Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِرِينَ

ṧumme tevelleytum min beǎ'di ƶālike fe levlā feDlu (a)llahi ǎleykum ve raHmetuhu le kuntum mine l-ḣāsirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2تَوَلَّيْتُمْtevelleytumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdönmüştünüz
3مِنْmin-ından
4بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeard-
5ذٰلِكَƶālikebunun
6فَلَوْلَاfe levlāeğer olmasaydı
7فَضْلُfeDluف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekiyiliği
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9عَلَيْكُمْǎleykumsize
10وَرَحْمَتُهُve raHmetuhuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve merhameti
11لَكُنْتُمْle kuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinelbette olurdunuz
12مِنَmine-dan
13الْخَاسِرِينَl-ḣāsirīneخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.ziyana uğrayanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bundan sonra gene yüz çevirmiştiniz. Allah'ın ihsânı ve rahmeti olmasaydı ziyankârlardan olurdunuz ya.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bundan sonra gene yüz çevirmiştiniz. Allahʼın ihsânı ve rahmeti olmasaydı ziyankârlardan olurdunuz ya.

Adem Uğur

Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Ahmed Hulusi

Oysa bunun ardından yine yüz çevirip eski halinize döndünüz! Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasa kesin hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Ahmet Tekin

Verdiğiniz sözün akabinde, sözünüzden dönüp, halkı arzuladığınız istikamette yönlendirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, herhalde zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Ahmet Varol

Siz bu olaydan sonra yine yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı zarara (hüsrana) uğrayanlardan olurdunuz.

Ali Bulaç

Siz ise, bundan sonra da yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın üzerinizdeki fazlı (lütuf ve ihsanı) ve rahmeti olmasaydı, siz gerçekten hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Ali Fikri Yavuz

İtaat için sağlam söz verdikten sonra, arkasından döneklik ettiniz. Eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti üzerinize inmeyeydi, elbette kendini aldatmışlardan olurdunuz.

Ali Rıza Safa

Sonra, işte bunun ardından döndünüz. Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, kesinlikle yitime uğramış olurdunuz.

Bayraktar Bayraklı

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın iyiliği ve merhameti üzerinizde olmasaydı, manen iflas etmiş olacaktınız.

Bekir Sadak

Bundan sonra yine yuz cevirdiniz; eger Allah'in size bol nimeti ve merhameti olmasaydi, muhakkak zarara ugrayanlardan olurdunuz.

Celal Yıldırım

Bundan sonra yine yüzçevirmiştiniz. Allah'ın size fazl-u rahmeti olmasaydı, nerhalde zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bundan sonra yine döndünüz. Eğer Allah’ın keremi ve rahmeti üzerinizde olmasaydı muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Diyanet İşleri

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Diyanet İşleri (eski)

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz; eğer Allah'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Diyanet Vakfi

Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra verdiğiniz sözün arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onun arkasından yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

sonra onun arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinize Allahın fazl-ü rahmeti olmasa idi her halde hüsrana düşenlerden olurdunuz

Erhan Aktaş

Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Fizilal-il Kuran

Bunun arkasından verdiğiniz sözden döndünüz. Eğer Allah'ın üzerinizdeki fazlı ve merhameti olmasaydı kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Gültekin Onan

Siz ise bundan sonra da yüz çevirdiniz / döneklik ettiniz (tevelleytüm). Tanrı'nın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı kaybedenlerden / hüsrana uğrayanlardan / kendini aldatanlardan / aldatılanlardan (hasiriyn) olurdunuz.

Hamdi Döndüren

Ancak siz, bunun ardından yine sözünüzden döndünüz. Size, Allah’ın lütuf ve acıması olmasaydı, şüphesiz en büyük zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Hasan Basri Çantay

Sonra onun (Tevratı kabul edişinizin) arkasından yine yüz çevirmişdiniz. İşte eğer üzerinizde Allanın fazl-u rahmeti olmasaydı elbette maddi ve ma'nevi en büyük zarara uğrayanlardan olacakdınız (mahvolacakdınız).

Hasib Asutay

Sonra bunun ardından yüz çevirdiniz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın lütfü ve merhameti olmasaydı elbette zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Hayrat Neşriyat

Sonra bunun ardından yüz çevirdiniz. Fakat üzerinize Allah’ın ihsânı ve rahmeti(tevbelerinizi kabûl etmesi) olmasaydı, mutlaka zarara uğrayanlardan olurdunuz.

İbni Kesir

Sonra o sözü müteakip yine yüz çevirdiniz. Eğer üstünüzde Allah'ın fazlu rahmeti olmasaydı hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Mehmet Okuyan

Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Allah’ın iyiliği ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı, şüphesiz ki zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Muhammed Esed

Ama siz ondan sonra sözünüzden döndünüz! Eğer Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı kendinizi muhakkak ziyana uğrayanlar arasında bulurdunuz.

Mustafa İslamoğlu

Bunun ardından bir kez daha sözünüzden döndünüz. Eğer Allah size lutfedip acımasaydı, kesinlikle kaybetmiştiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra o misâkı müteakip yüz çevirdiniz. Eğer üzerinize Allah Teâlâ'nın fazl ve rahmeti olmasaydı elbette hüsrâna uğrayanlardan olurdunuz.

Ömer Öngüt

Bundan sonra yine sözünüzden döndünüz, yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Suat Yıldırım

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Süleyman Ateş

Ardından yine dönmüştünüz; eğer Allah'ın size iyiliği ve merhameti olmasaydı, elbette ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Süleymaniye Vakfı

Buna rağmen daha sonra yüz çevirmiştiniz. Eğer Allah'ın size lütfu ve ikramı olmasaydı kesinlikle kaybedenlerden olurdunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra bunun ardından yüz çevirmiştiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın ikramı ve iyiliği olmasaydı, kaybedenlere karışır giderdiniz.

Şaban Piriş

Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz; eğer Allah'ın size bol nimet ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Tefhim-ul Kuran

Siz ise, bundan sonra da yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın üzerinizdeki fazlı (lutuf ve ihsanı) ve rahmeti olmasaydı, siz gerçekten kayba uğrayanlardan olurdunuz.

Ümit Şimşek

Ondan sonra siz yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı, hüsrana uğrayıp gitmiştiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun ardından da yüz çevirip döndünüz. Eğer Allah'ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olacaktınız,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra bunun ardınca siz yenə üz döndərdiniz. Əgər sizə Allahın lütfü və rəhmi olmasaydı, əlbəttə, ziyana uğrayanlardan olardınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bundan sonra siz (əhdinizdən) döndünüz (əvvəlcə əməl etdiyiniz Tövrata sonra əməl etmədiniz). Əgər sizə Allahın yazığı və rəhmi gəlməsəydi (tövbə etmək üçün möhlət verilməsəydi), əlbəttə, (böyük) zərər çəkənlərdən olardınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr habt euch dann abgewandt. Wenn Gott euch nicht mit Huld und Barmherzigkeit bedacht hätte, wäret ihr unter den Verlierern.

Almanca — Der Edle Quran

Dann kehrtet ihr euch nach alledem ab. Aber wenn nicht Allahs Huld gegen euch und Sein Erbarmen gewesen wären, gehörtet ihr wahrlich zu den Verlierern.

Almanca — M. A. Rassoul

da habt ihr euch abgewandt; und wenn nicht die Gnade Allahs und Seine Barmherzigkeit über euch gewesen wären, so wäret ihr gewiß unter den Verlierenden gewesen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann habt ihr euch danach abgewandt. Und gäbe es keine Gunst von ALLAH und keine Gnade von Ihm, wäret ihr unweigerlich von den Verlierern.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" Thus still you have been disobedient, and had it not been for Allah's efficacious grace and mercy abounding in you, you would have incurred privation and suffered a great loss".

Abdul Haleem

Even after that you turned away. Had it not been for God’s favour and mercy on you, you would certainly have been lost.

Abdullah Yusuf Ali

But ye turned back thereafter: Had it not been for the Grace and Mercy of Allah to you, ye had surely been among the lost.

Abul A'la Maududi

Then you turned away from your covenant, and had it not been for Allah’s grace and mercy upon you, you would have long been utter losers.

Aisha Bewley

Then after that you turned away, and were it not for Allah's favour to you and His mercy, you would have been among the lost.

Al-Hilali & Khan

Then after that you turned away. Had it not been for the Grace and Mercy of Allâh upon you, indeed you would have been among the losers.

Ali Quli Qarai

Then after that you turned away; and were it not for Allah’s grace on you and His mercy, you would surely have been among the losers.

Amatul Rahman Omar

Then, (even) after that you went back (upon your covenant). Had it not been for the grace of Allâh and His mercy upon you, you would have certainly been of the losers.

Arthur John Arberry

Then you turned away thereafter, and but for the bounty and mercy of God towards you, you had been of the losers.

Bijan Moeinian

After that [and in spite of such an impress event] you broke your promise! Nevertheless, I did not deprive you of My grace and mercy. Had I done so, you would have certainly been included among the losers.

E. Henry Palmer

Then did ye turn aside after this, and were it not for God's grace towards you and His mercy, ye would have been of those who lose.

Edip-Layth

Then you turned away after this. Had it not been for God's favor upon you and His mercy, you would have been of the losers.

George Sale

After this ye again turned back, so that if it had not been for God's indulgence and mercy towards you, ye had certainly been destroyed.

Hamid S. Aziz

Then even after that did you turn aside, and were it not for Allah's grace towards you and His mercy, you would have been of those who lose.

Mahmoud Ghali

Thereafter you turned away even after that, so had it not been for the Grace of Allah towards you and His mercy, indeed you would have been of the losers.

Marmaduke Pickthall

Then, even after that, ye turned away, and if it had not been for the grace of Allah and His mercy ye had been among the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

But you went back (on your word), and but for the mercy and grace of God you were lost.

Muhammad Asad

And you turned away after that-! And had it not been for God's favour upon you and His grace, you would surely have found yourselves among the lost;

Mustafa Khattab

Yet you turned away afterwards. Had it not been for Allah’s grace and mercy upon you, you would have certainly been of the losers.

Progressive Muslims

Then you turned away after this. And had it not been for God's favour upon you and His mercy, you would have been of the losers.

Sahih International

Then you turned away after that. And if not for the favor of Allah upon you and His mercy, you would have been among the losers.

Sam Gerrans

Then you turned away after that; and were it not for the bounty of God upon you and His mercy, you would have been among the losers.

Shabbir Ahmed

Even then you turned away and were it not for the Grace of Allah and His Mercy, you would have been among the losers.

Syed Vickar Ahamed

But you turned back after that: Had it not been for the Grace and Mercy of Allah to you, you surely had been among the lost.

Taqi Usmani

Then even after that, you turned away. So, had it not been for the grace of Allah upon you, and His mercy, you would have been among the losers.

The Monotheist Group

Then you turned away after this. And had it not been for the grace of God upon you and His mercy, you would have been of the losers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis vous vous en détournâtes après vos engagements, nʹeût été donc la grâce dʹAllah et Sa miséricorde, vous seriez certes parmi les perdants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Piştî vê, hûn li ser soza xwe nesekinîn. Eger kerem û merhemeta Xwedê li ser we nebûya, teqez hûn dibûn ji ziyankeran.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen keerden jullie je daarna af en zonder Gods goedgunstigheid jegens jullie en Zijn barmhartigheid zouden jullie tot de verliezers behoren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar gij zijt daarop er van afgekeerd; en had God u niet beschermd en zich over u erbarmd, dan waart ge reeds lang verdelgd.

Hollandaca — Siregar

Vervolgens wendden jullie je af, en als er niet de gunst van Allah over jullie en Zijn Barmhartigheid was geweest, dan zouden jullie zeker tot de verliezers behoren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом вы отвратились после этого [после принятия договора и поднятия горы над вами] (как и всегда вы поступали) и, если бы не щедрость Аллаха к вам и не Его милость (то, что Он разрешил покаяние), то вы бы оказались потерпевшими убыток (и в этом мире и в Вечной жизни).

Rusça — Osmanov

И после всего этого вы отвернулись от Аллаха! И если бы не благоволение Аллаха к вам и не милосердие Его, вы непременно потерпели бы урон.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men ni vände om (från denna väg)! Och om inte Gud i Sin nåd hade förbarmat Sig över er skulle ni helt säkert ha stått som förlorare;