Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.

وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُوا الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

ve lā telbisū l-Haḳḳa bi l-bāTili ve tektumū l-Haḳḳa ve entum teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تَلْبِسُواtelbisūل ب سGiymek/örtmek, giysi giymek, giyinmek, sarmak, gizlemek, uygun olmak, saklamak/kamufle etmek, giyilen şey.ve karıştırmayın
3الْحَقَّl-Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği
4بِالْبَاطِلِbi l-bāTiliب ط لBoş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmakbatılla
5وَتَكْتُمُواve tektumūك ت مSaklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmakve gizlemeyin
6الْحَقَّl-Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği-doğruyu
7وَاَنْتُمْve entumsiz
8تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebildiğiniz halde

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Doğruyu bâtılla karıştırıp da bile bile gerçeği unutup gizlemeyin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Doğruyu bâtılla karıştırıp da bile bile gerçeği unutup gizlemeyin.

Adem Uğur

Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.

Ahmed Hulusi

Gerçeği (Hakk'ı), aslı olmayana (batıla) karıştırmayın! Bildiğiniz halde gerçeği gizliyorsunuz!

Ahmet Tekin

Gerekçeli, hikmete dayalı gelen hak kitaba, hak düzene, bâtıl karıştırmayın. Bile bile hakikati, Muhammed’in hak peygamber olduğunu, ilâhî hükümleri gizlemeyin.

Ahmet Varol

Hakkı batıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin.

Ali Bulaç

Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.

Ali Fikri Yavuz

Hakkı bâtıla karıştırıp da bile bile gizlemeyin (Peygamber A.S.V’ın vasfını Tevrat’da bulmadık diye hakkı örtmeyin).

Ali Rıza Safa

Gerçeği, gerçeğe aykırı olanla karıştırmayın. Çünkü siz biliyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayınız ve hakkı gizlemeyiniz.

Bekir Sadak

Hakki batila karistirmayin ve bile bile hakki gizlemeyin.

Celal Yıldırım

Bildiğiniz halde hakkı bâtıla karıştırıp gerçeği gizlemeyin.

Diyanet İşleri

Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.

Diyanet İşleri (eski)

Hakkı batıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin.

Diyanet Vakfi

Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hakk'ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hakkı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin!

Elmalılı Hamdi Yazır

hakkı batılla bulayıp da bile bile hakkı gizlemeyin

Erhan Aktaş

"Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hakk'ı Batıl'la" karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.

Fizilal-il Kuran

Bile bile batılı hakkın üzerine örtüp hakkı bakışlardan gizlemeyin.

Gültekin Onan

Hakkı batıl ile örtmeyin (libas) ve hakkı gizlemeyin (tektümülhakka). Siz biliyorsunuz. (VEYA: Bildiğiniz halde hakkı batıl ile örtmeyin ve...) (VEYA: ...bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin)

Hamdi Döndüren

Gerçeği batıla karışırtıp da, bile bile gerçeği gizlemeyin!

Hasan Basri Çantay

Kendiniz bilib dururken Hakkı baatıla karıştırıb da gerçeği gizlemeyin.

Hasib Asutay

Bile bile hakkı bâtıl ile karıştırıp da gerçeği gizlemeyin.

Hayrat Neşriyat

Hem siz (doğru olanı) bile bile hakkı bâtıl ile karıştırmayın ve hakkı gizlemeyin!

İbni Kesir

Hakkı batıla karıştırıp da, bile bile siz gerçeği gizlemeyin.

Mehmet Okuyan

Bilerek gerçeği batılla karıştırmayın; gerçeği gizlemeyin!

Muhammed Esed

Hakkı batıl ile örtüp bile bile gizlemeyin.

Mustafa İslamoğlu

Hakkı batılla karıştırmayın ve bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hakkı bâtıl ile örtüp karıştırmayın. Ve hakkı saklamayın. Halbuki siz bilirsiniz.

Ömer Öngüt

Hakkı bâtıl ile karıştırmayın, bilerek hakkı gizlemeyin.

Suat Yıldırım

Batılı hakka karıştırmayın, bile bile gerçeği gizlemeyin!

Süleyman Ateş

Bile bile gerçeği batılla bulayıp hakkı gizlemeyin.

Süleymaniye Vakfı

Gerçekleri uydurma şeylerle karıştırmayın ve gerçekleri bile bile gizlemeyin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hakkı, batıl kılığına sokmayın; hakkı bile bile gizlemeyin.

Şaban Piriş

Hakka batılı karıştırmayın, bile bile hakkı gizlemeyin.

Tefhim-ul Kuran

Hakkı batıl ile örtmeyin ve sizce de bilinirken hakkı gizlemeyin.

Ümit Şimşek

Hakkı bâtıl ile karıştırmayın; bile bile hakkı gizlemeyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Hakkı batılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Özünüz də bilə-bilə haqqa batil donu geyindirməyin və haqqı gizlətməyin.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz bilə-bilə haqqı batillə qarışdırmayın, haqqı gizlətməyin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das Wahre dürft ihr nicht durch das Falsche verschleiern. Die Wahrheit, um die ihr wißt, dürft ihr nicht verhehlen.

Almanca — Der Edle Quran

Und verdeckt nicht das Wahre durch das Falsche, und verschweigt nicht die Wahrheit, wo ihr doch wißt!

Almanca — M. A. Rassoul

Und mischt nicht Wahrheit mit Unrecht durcheinander! Und verschweigt nicht die Wahrheit, wo ihr (sie) doch kennt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch vermengt nicht das Wahre mit dem für nichtig Erklärten, und verbergt nicht dasWahre, während ihr wisst.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Nor irreverently mix up the truth guiding into all truth and poison it with what you forge of falsehood, nor conceal the truth when you know it conforms with fact and agrees with reality".

Abdul Haleem

Do not mix truth with falsehood, or hide the truth when you know it.

Abdullah Yusuf Ali

And cover not Truth with falsehood, nor conceal the Truth when ye know (what it is).

Abul A'la Maududi

Do not confound Truth by overlaying it with falsehood, nor knowingly conceal the Truth.

Aisha Bewley

Do not mix up truth with falsehood and knowingly hide the truth.

Al-Hilali & Khan

And mix not truth with falsehood, nor conceal the truth [i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم is Allâh’s Messenger and his qualities are written in your Scriptures, the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] while you know (the truth).[1]

Ali Quli Qarai

And do not mix the truth with falsehood, nor conceal the truth while you know.

Amatul Rahman Omar

Do not confound the truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.

Arthur John Arberry

And do not confound the truth with vanity, and do not conceal the truth wittingly.

Bijan Moeinian

And do not mix up the truth with lies; nor hide the truth knowingly.

E. Henry Palmer

Clothe not truth with vanity, nor hide the truth the while ye know.

Edip-Layth

Do not obscure the truth with falsehood, nor keep the truth secret while you know.

George Sale

Cloath not the truth with vanity, neither conceal the truth against your own knowledge;

Hamid S. Aziz

Cloak not truth with vanity and falsehood, nor knowingly hide the truth.

Mahmoud Ghali

And do not confound the Truth with the untruth and do not keep back the Truth and you know (it).

Marmaduke Pickthall

Confound not truth with falsehood, nor knowingly conceal the truth.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.

Muhammad Asad

And do not overlay the truth with falsehood, and do not knowingly suppress the truth;

Mustafa Khattab

Do not mix truth with falsehood or hide the truth knowingly.

Progressive Muslims

And do not confound the truth with falsehood, nor keep the truth secret while you know.

Sahih International

And do not mix the truth with falsehood or conceal the truth while you know [it].

Sam Gerrans

And clothe not truth with vanity, nor conceal the truth when you know.

Shabbir Ahmed

Confound not the Truth with falsehood, nor conceal the Truth while you are well aware of it. ((2:159). News of the Arabian Prophet in Deuteronomy: (18:15-18).)

Syed Vickar Ahamed

And do not cover Truth with falsehood, and do not hide the Truth when you know (it).

Taqi Usmani

and do not confound truth with falsehood, and do not hide the truth when you know (it).

The Monotheist Group

And do not confound the truth with falsehood, nor keep the truth secret while you know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ne mêlez pas le faux à la vérité. Ne cachez pas sciemment la vérité.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Omkleedt de waarheid niet met onzin en verbergt haar niet; jullie weten wel beter.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Kleedt de waarheid niet in het gewaad der leugen en verbergt de waarheid niet tegen beter weten aan.

Hollandaca — Siregar

En vermengt de Waarheid niet met de valsheid en verbergt de Waarheid niet terwijl jullie het weten.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Не путайте истины с ложью, не скрывайте истины, если вы знаете ее.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Klä inte ut det sanna med lögn och göm inte undan sanningen mot bättre vetande.