Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذِينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

e lem tera ilā (e)lleƶīne ḣaracū min diyārihim ve hum ulūfun Haƶera l-mevti fe ḳāle lehumu (a)llahu mūtū ṧumme eHyāhum inne (a)llahe le ƶū feDlin ǎlā n-nāsi ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَteraر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmedin mi?
3اِلَىilā
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
5خَرَجُواḣaracūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkanları
6مِنْmin-ndan
7دِيَارِهِمْdiyārihimد و رDönmek, devretmek, dolaşmakyurtları-
8وَهُمْve humve onlar
9اُلُوفٌulūfunا ل فBir şeye bağlı kalmak, sık sık ziyaret etmek, alışkanlıkla başvurmak, bir şeye aşina olmak veya alışmak, sosyal/arkadaşça/dostça olmak, sevmek/onaylamak/dostane olmak, korumak/güvence altına almak, güvenlikten sorumluluğu içeren anlaşma/yükümlülük. Birleştirmek veya bir araya getirmek, birlik/ittifak/anlaşma durumu, birleşme veya arkadaşlığa sebep olmak, toplamak/bağlamak/birleştirmek/birleşmek. Bin olmak. İyi bilinen belirli bir yuvarlak sayı.binlerce kişi iken
10حَذَرَHaƶeraح ذ رSakınmak, dikkat etmek, ihtiyatlı/tedbirli/uyanık olmak, özen göstermek, üstünde durmak, hazırlıklı olmak, korkmak veya korkuda olmak, öfkelenmek ve kendini zarara hazırlamak, bir araya toplanmak, kudurtulmak.korkusuyla
11الْمَوْتِl-mevtiم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüm
12فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemişti
13لَهُمُlehumuonlara
14اللّٰهُ(a)llahuAllah
15مُوتُواmūtūم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızÖlün!
16ثُمَّṧummesonra, ayrıca
17اَحْيَاهُمْeHyāhumح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekkendilerini diriltmişti
18اِنَّinneşüphesiz
19اللّٰهَ(a)llaheAllah
20لَذُوle ƶūsahibidir
21فَضْلٍfeDlinف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekikram
22عَلَىǎlākarşı
23النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
24وَلٰكِنَّve lākinneama
25اَكْثَرَekṧeraك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğu
26النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
27لَا
28يَشْكُرُونَyeşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükretmezler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmez misin ki binlerce kişi, ölümden çekinerek yurtlarından nasıl çıktılar da sonra Allah onlara ölün dedi, sonra da diriltti onları. Şüphe yok ki Allah, insanlara karşı ihsân sahibidir ama insanların çoğu şükretmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmez misin ki binlerce kişi, ölümden çekinerek yurtlarından nasıl çıktılar da sonra Allah onlara ölün dedi, sonra da diriltti onları. Şüphe yok ki Allah, insanlara karşı ihsân sahibidir ama insanların çoğu şükretmez.

Adem Uğur

Binlerce oldukları halde, ölüm korkusundan dolayı yurtlarından çıkıp gidenleri görmedin mi? Allah onlara "Ölün!" dedi (öldüler). Sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı lütufkârdır. Lâkin insanların çoğu şükretmez.

Ahmed Hulusi

Ölüm korkusuyla yurtlarını terk eden binlerce kişiyi görmedin mi? Allah onlara "Ölün" dedi; sonra da diriltti. Şüphesiz ki Allah insanlara fazl sahibidir; ama insanların ekseriyeti değerlendirmezler (verilen nimeti).

Ahmet Tekin

Binlerce kişi iken, ölüm korkusuyla düşmana karşı durmayıp yurtlarından çıkarak kaçanları görmüyor musun? Allah, korktuklarını daha çabuk başlarına getirmek için onlara: 'Ölün' buyurarak varlıklarından eser bırakmadı. Sonra da öldürenin ve diriltenin Allah olduğunu göstermek için onları ihya ederek yaşama hakkı verdi. Allah insanlara karşı çok lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmez.

Ahmet Varol

Sayıları binleri bulduğu halde ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara 'ölün' dedi ve sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmezler.

Ali Bulaç

Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin mi? Allah onlara: "Ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı fazl sahibidir. Ancak, insanların çoğunluğu şükretmez.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm) binlerce kişi iken (vebadan) ölüm korkusu ile yurdlarından çıkanları görmedin mi ki; Allah onlara: “ölün” dedi de öldüler, sonra onlara hayat verdi. Şüphesiz ki Allah insanlara ihsan ve rahmet sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmez.

Ali Rıza Safa

Ölüm korkusuyla yurtlarından ayrılan binlerce kişiyi görmedin mi? Allah, onlara "Ölün!" dedi; sonra da onlara yeniden yaşam verdi. Kuşkusuz, Allah, doğal olarak, İnsanlara Karşı Lütuf Sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmez.

Bayraktar Bayraklı

Sen ölüm korkusuyla yurtlarını terk eden binlerce kişiyi görmedin mi? Ki bu durumda Allah onlara "ölün" demişti ve sonra da onları hayata döndürmüştü. Unutmayın ki Allah, insanoğluna karşı lütufta sınırsızdır, ancak insanların çoğu nankördür.

Bekir Sadak

Binlerce kisinin memleketlerinden olum korkusuyla ciktiklarini gormedin mi? Allah onlara «Olun» dedi. Sonra onlari diriltti. Allah insanlara bol nimet verir, fakat insanlarin cogu sukretmezler.

Celal Yıldırım

Sayıları binlerce olduğu halde ölüm korkusuyla ülkelerinden çıkanları görmedin mi? O sebeple Allah onlara «Ölün!» dedi. Sonra da onları diriltti. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı merhamet, şefkat ve yardım edicidir. Ne var ki insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sayıca binleri buldukları halde ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Bunun üzerine Allah onlara “ölün!” dedi. Sonra kendilerine hayat verdi. Şüphesiz Allah’ın insanlar üzerinde büyük lütufları vardır ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri (eski)

Binlerce kişinin memleketlerinden ölüm korkusuyla çıktıklarını görmedin mi? Allah onlara 'Ölün' dedi. Sonra onları diriltti. Allah insanlara bol nimet verir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet Vakfi

Binlerce oldukları halde, ölüm korkusundan dolayı yurtlarından çıkıp gidenleri görmedin mi? Allah onlara «Ölün!» dedi (öldüler). Sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı lütufkârdır. Lâkin insanların çoğu şükretmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Görmedin mi o kimseleri ki kendileri binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıktılar. Allah da kendilerine «ölün!» dedi, sonra da onlara bir hayat verdi. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı bir lütuf sahibidir. Fakat insanların pek çokları şükretmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkan kimseleri görmez misin? Allah onlara: "Ölün." dedi. Sonra onlara bir hayat verdi. Muhakkak Allah, insanlara karşı bir fazilet sahibidir, ancak insanların pek çokları şükretmiyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakmaz mısın, o kimseler ki? binlerce kişi iken ölüm korkusiyle diyarlarından çıkdılar, Allah da kendilerine "ölün" dedi, Sonra da onlara bir hayat verdi, her halde Allah insanlara karşı, bir adil sahibi ve lakin insanların pek çokları şükretmiyorlar

Erhan Aktaş

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "Ölün." dedi; sonra, onlara hayat verdi. Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "Ölün." dedi; sonra, onlara hayat verdi. Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "Ölün." dedi; sonra, onlara hayat verdi. Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmezler.

Fizilal-il Kuran

Binlerce kişilik kalabalık olarak ölüm korkusu ile yurtlarından kaçan kimseleri görmedin mi? Allah onlara önce «ölün» dedi, arkasından kendilerini yeniden diriltti. Hiç kuşkusuz Allah insanlara karşı kerem sahibidir, ama insanlar çoğunlukla şükretmezler.

Gültekin Onan

Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin mi? Tanrı onlara: "Ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Kuşkusuz Tanrı insanlara karşı fazl sahibidir. Ancak insanların çoğunluğu şükretmez.

Hamdi Döndüren

Sen, sayıları binlerce olmasına rağmen, yine de ölümden korktukları için yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah onlara, “ölün!” diye seslenmiş ve sonra da onları yeniden hayata döndürmüştü. Hiç kuşku yok ki, Allah, insanlara karşı çok lütuf sahibidir; ama insanların çoğu yine de şükretmezler.

Hasan Basri Çantay

(Habibim, sayıları) binlerce olduğu halde ölüm korkusiyle yurdlarından (bırakıb) çıkanları gör (müş gibi bil) medin mi? Allah onlara "Ölüm!" dedi, sonrada kendilerini diriltdi. Her halde Allah insanlara karşı fazl (-ü ınayet) saahibidir. Fakat insanların pek çoğu şükretmezler.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusu ile yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara 'Ölün ' dedi (öldüler), sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmez.

Hayrat Neşriyat

Kendileri binlerce oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Bunun üzerine Allah onlara: 'Ölün!' (diye) buyurdu, sonra da onları diriltti. Şübhesiz ki Allah, insanlara karşı gerçekten büyük ihsan sâhibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

İbni Kesir

Binlerce oldukları halde ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allh onlara; (ölün) dedi. Sonra da onları diriltti. Şüphesiz ki, Allah insanlara karşı lutuf sahibidir. Ama insanların pek çoğu şükretmezler.

Mehmet Okuyan

Binlerce (kişi) oldukları hâlde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkıp gidenleri görmedin mi? Allah onlara “(manevi olarak) ölün!” demişti; sonra da onları (manevi olarak) diriltmişti. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmez.

Muhammed Esed

Sen, ölüm korkusuyla yurtlarını terk eden binlerce kişiyi görmedin mi? Ki bu durumda Allah onlara "Ölün!" diye seslenmiş ve sonra da onları hayata geri döndürmüştü. Unutmayın ki Allah, insanoğluna karşı lütfunda sınırsızdır, ancak insanların çoğu nankördür.

Mustafa İslamoğlu

Sayıları binlerce olduğu halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri gözünde canlandırabilir misin!? Allah onlara önce "Ölün!" demiş, peşinden onları hayata döndürmüştü. Hiç şüphesiz Allah insanlara karşı sınırsız lütuf sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmedin mi o kimseleri ki, onlar binlerce kişi oldukları halde ölümden sakınarak yurtlarından çıktılar. Allah Teâlâ ise onlara, «Ölünüz!» diye emretti. Sonra da onları diriltti. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ nâs hakkında fazl sahibidir. Fakat nâsın pek çokları şükretmezler.

Ömer Öngüt

Binlerce oldukları halde ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara: “Ölün!” dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı ikram sahibidir. Fakat insanların çoğu şükretmezler.

Suat Yıldırım

Baksana, sayıları binlerce olmasına rağmen ölüm korkusuyla diyarlarını terkedip çıkan kimselere! Allah onlara:"Ölün!" dedi sonra onları diriltti. Doğrusu Allah insanlara lütûfkârdır, fakat insanların çoğu şükretmezler.

Süleyman Ateş

Şu, binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara, "Ölün!" demişti de sonra kendilerini diriltmişti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Süleymaniye Vakfı

Ölüm korkusuyla yurtlarından çıkmış binlerce kişiyi gözünde canlandırmaz mısın? Allah onlara: "Ölün!" demiş sonra onları tekrar diriltmişti. Allah insanlara karşı, kesinlikle çok lütufkardır ama insanların çoğu görevini yerine getirmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ölüm korkusuyla yurtlarından çıkmış binlerce kişiyi gözünde canlandırmadın mı? Allah onlara: "Ölün!" demiş sonra tekrar diriltmişti. İnsanlara ikramda bulunan Allah'tır. Ama insanların çoğu O'na karşı görevini yerine getirmez.

Şaban Piriş

Binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "ölün" dedi, sonra da onları tekrar diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Tefhim-ul Kuran

Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin mi? Allah onlara: «Ölün» dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı fazl sahibidir. Ancak, insanların çoğunluğu şükretmez.

Ümit Şimşek

Görmedin mi o kimseleri ki, binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk etmişlerdi. Allah onlara 'Ölün!' dedi, sonra da onları tekrar diriltti. Gerçek şu ki, insanlar üzerinde Allah'ın pek büyük lütuf ve nimeti vardır; lâkin çoğu insanlar şükretmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

ölüm korkusuyla binlerce kişi halinde yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "Ölün!" dedi de sonra onları diriltti. Şu bir gerçek ki Allah, insanlara karşı çok lütufkardır. Fakat insanların çokları şükretmezler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Minlərlə adam olduqları halda ölüm qorxusundan yurdlarından çıxanları görmədinmi? Allah onlara: “Ölün!”– dedi. Sonra isə onları diriltdi. Doğrudan da, Allah insanlara qarşı lütfkardır, lakin insanların çoxu buna şükür etmir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Minlərlə adamın (taundan) ölüm qorxusu ilə öz yurdlarını tərk edib getdiklərini görmədinmi? Allah onlara: ″Ölün!″ – dedi və sonra da (yenidən) diriltdi. Həqiqətən, Allah insanlara lütf edəndir, lakin insanların bir çoxu şükür etməzlər!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Hast du nicht erfahren, wie Menschen zu Tausenden ihre Wohnungen verließen und auszogen aus Angst vor dem Tod, (anstatt dem Feind entgegenzutreten und die rechte Sache zu verteidigen)? Gott sprach zu ihnen: ʺSterbt!ʺ Er ließ die Gemeinde aber dann (durch den Kampf der Mutigen in Ehre und Würde) leben. Gott gibt den Menschen in Fülle, aber die meisten Menschen danken Ihm nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Hast du nicht über jene nachgedacht, die in Todesfurcht zu Tausenden aus ihren Häusern auszogen? Allah sprach zu ihnen: ʺSterbt!ʺ Dann gab Er ihnen das Leben (wieder) Wahrlich, Allah ist huldvoll gegen die Menschen, doch die meisten Menschen sind nicht dankbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewahrtest du etwa nicht diejenigen, die ihre Wohngebiete zu Tausenden aus Angst vor dem Tod verließen, dann sagte ALLAH ihnen: ʺSterbt!ʺ, dann belebte ER sie wieder?! Gewiß, ALLAH ist doch Gunst erweisend den Menschen gegenüber, doch die meisten Menschen erweisen sich undankbar.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have you not seen, O Muhammad, into the event of those who fled their dwellings by the thousands in the face of hostility from the enemy of faith in fear of death? Consequently, Allah pronounced them dead and their hopes died as well. Then in mercy He revived their hopes and infused renewed life into them. Indeed, Allah’s efficacious grace abounds in people but most of them show no gratitude nor do their hearts surge, responding thankfully.

Abdul Haleem

[Prophet], consider those people who abandoned their homeland in fear of death, even though there were thousands of them. God said to them, ‘Die!’ and then brought them back to life again; God shows real favour to people, but most of them are ungrateful.

Abdullah Yusuf Ali

Didst thou not Turn by vision to those who abandoned their homes, though they were thousands (In number), for fear of death? Allah said to them: "Die": Then He restored them to life. For Allah is full of bounty to mankind, but Most of them are ungrateful.

Abul A'la Maududi

(O Messenger), have you thought of those who went forth from their homes for fear of death even though they were in their thousands? Allah said to them: "Die!" Then He restored them to life. Indeed Allah is Bounteous to mankind; but most people do not give thanks in return.

Aisha Bewley

What do you think about those who left their homes in thousands in fear of death? Allah said to them, ‘Die!’ and then brought them back to life. Allah shows great favour to mankind, but most people are not grateful.

Al-Hilali & Khan

Did you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) not think of those who went forth from their homes in thousands, fearing death? Allâh said to them, "Die". And then He restored them to life. Truly, Allâh is full of bounty to mankind, but most men thank not.

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who left their homes in thousands, apprehensive of death, whereupon Allah said to them, ‘Die,’ then He revived them? Indeed Allah is gracious to mankind, but most people do not give thanks.

Amatul Rahman Omar

Have you not considered the case of those (Israelites) who (in their exodus) fled from their homes (in Egypt with Moses) and they were (a congregation of) thousands, for fear of death? Then Allâh said to them, `Die', (with the result that this generation perished while wandering in the wilderness for forty years). Then (from the next generation) He revived them, (and made them inherit the Promised land). Allâh is Munificent to people; but most of the people give (Him) no thanks.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who went forth from their habitations in their thousands fearful of death? God said to them, 'Die!' Then He gave them life. Truly God is bounteous to the people, but most of the people are not thankful.

Bijan Moeinian

Think about those Israelites who were afraid of "Exodus" God made them die and then brought them back to life to show them their baseless fear. God is really kind to mankind but not lot of people know that.

E. Henry Palmer

Dost thou not look at those who left their homes by thousands, for fear of death; and God said to them 'Die,' and then He quickened them again? Verily God is Lord of grace to men, but most men give no thanks.

Edip-Layth

Did you not see those who were evicted from their homes in groups, all the while they were wary of death; so God said to them, "Die," then He resurrected them. God has great favor over the people, but most people are not thankful.

George Sale

Hast thou not considered those, who left their habitations, -- and they were thousands -- for fear of death? And God said unto them, die; then he restored them to life, for God is gracious towards mankind; but the greater part of men do not give thanks.

Hamid S. Aziz

Do you not look at those who left their homes by thousands, for fear of death; and Allah said to them "Die," and then He quickened them again? Verily Allah is Lord of Grace to men, but most men give no thanks.

Mahmoud Ghali

Have you not regarded the ones who went out of their residences and they were in thousands, wary of death. So, Allah said to them, "Die." Thereafter He gave them life. Surely Allah is indeed The Owner of Grace over mankind, but most of mankind do not thank (Him).

Marmaduke Pickthall

Bethink thee (O Muhammad) of those of old, who went forth from their habitations in their thousands, fearing death, and Allah said unto them: Die; and then He brought them back to life. Lo! Allah is a Lord of Kindness to mankind, but most of mankind give not thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you never thought of men who went out of their homes as a measure of safety against death, and they were thousands, to whom God said: "Die," then restored them to life? Indeed God bestows His blessings on men; only most men are not grateful.

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware of those who forsook their homelands in their thousands for fear of death-whereupon God said unto them, "Die," and later brought them back to life? Behold, God is indeed limitless in His bounty unto man -but most people are ungrateful.

Mustafa Khattab

Have you ˹O Prophet˺ not seen those who fled their homes in the thousands for fear of death?[1] Allah said to them, "Die!" then He gave them life. Surely Allah is ever Bountiful to humanity, but most people are ungrateful.

Progressive Muslims

Did you not see those who left their homes in groups, all the while they were weary of death; so God said to them: "Die," then He resurrected them. God has great favour over the people, but most people are not thankful.

Sahih International

Have you not considered those who left their homes in many thousands, fearing death? Allah said to them, "Die"; then He restored them to life. And Allah is full of bounty to the people, but most of the people do not show gratitude.

Sam Gerrans

Hast thou not considered those who went forth from their habitations in their thousands, fearing death? And God said to them: “Die”; then gave He them life. God is bountiful to mankind, but most men are not grateful.

Shabbir Ahmed

The Ideal Society that you establish shall have sound socio-economic fabric and Rule of Law. That would enable you to thwart aggression from any quarters. You won't then, behave cowardly like those who were thousands in numbers, but when challenged by the enemy, they ran in droves leaving their homes behind. They feared death. Then they realized that the Divine Law of mortality is inescapable, hence the fear of death is vain. Soon, they stood up on their feet and defeated the enemy. They lived again. Allah's Guidance is a Bounty to mankind but the majority of the people do not realize and appreciate this fact.

Syed Vickar Ahamed

Did you not turn your vision to those who abandoned their homes. Though they were thousands (in number), for fear of death? Allah said to them: "Die." Then He restored them to life. Truly, Allah is full of kindness to mankind, but most of them are ungrateful.

Taqi Usmani

Have you not seen those who left their homes, while they were in thousands, to escape death? So, Allah said to them, "Be dead." Then He raised them alive. Surely, Allah is gracious to people, but most of the people are not grateful.

The Monotheist Group

Did you not see those who left their homes in groups, all the while they were fearful of death; so God said to them: "Die," then He resurrected them. God has bestowed a great grace over the people, but most of the people are not thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹas-tu pas vu ceux qui sortirent de leurs demeures, - il y en avait des milliers -, par crainte de la mort? Puis Allah leur dit: ʺMourezʺ. Après quoi Il les rendit à la vie. Certes, Allah est Détenteur de la Faveur, envers les gens; mais la plupart des gens ne sont pas reconnaissants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ka ji min re bêje: Ma ew ên ku ji tirsa mirinê ji welatên xwe derketin digel ku hejmara wan bi hezaran bû, te nedîtin? Xwedê ji wan re got: “Bimirin” (ew jî mirin), piştre ew sax kirin. Bêguman Xwedê li ser mirovan xwedîkerem e. Lê belê piraniya mirovan vê naşêkirînin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Heb jij niet gezien naar hen die bij duizenden in doodsangst uit hun woningen trokken? Toen sprak God tot hen: ʺSterftʺ en vervolgens maakte Hij hen weer levend. God is vol van goedgunstigheid jegens de mensen, maar de meeste mensen betuigen geen dank.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebt gij hen nog niet beschouwd die hunne woningen verlieten (zoo waren er duizenden) uit vrees voor den dood. God zeide tot hen: Sterft. Daarop wekte Hij hen weder op; want God is genadig voor de menschen, doch het grootste gedeelte hunner bedankt hem niet voor zijne weldaden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты не видел [разве ты не размышлял о] тех [[кто они точно не известно]], которые вышли из своих жилищ [из своих домов], – а было их (несколько) тысяч, – остерегаясь [боясь] смерти? И сказал им Аллах: «Умрите!» (И все они сразу же умерли. Это было наказанием от Аллаха за то, что они пытались убежать от того, что Аллах предопределил им.) А потом (через некоторое время) Он оживил их. Поистине, Аллах – однозначно, обладатель [даритель] (неисчислимой) щедрости для людей, но большая часть людей не благодарят (Его за то, что Он дарует им)!

Rusça — Osmanov

Разве тебе неизвестно о тех, которые, опасаясь смерти, покинули свои жилища, - их было тысячи! Аллах же сказал им: ʺУмрите!ʺ А потом Он оживил их. Воистину, Аллах милостив к людям, но большинство людей неблагодарны.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HAR DU inte hört om dem som i tusental flydde från sina hem för att undkomma ett dödligt hot? Gud lät döden skörda dem, men därefter återkallade Han dem till livet. Ja, Guds nåd flödar sannerligen över människorna, men de flesta människor är otacksamma.