İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَالَّذِينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

zuyyine li(e)lleƶīne keferū l-Hayātu d-dunyā ve yesḣarūne mine (e)lleƶīne āmenū ve(e)lleƶīne tteḳav fevḳahum yevme l-ḳiyāmeti ve(a)llahu yerzuḳu men yeşā'u bi ğayri Hisābin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1زُيِّنَzuyyineز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.süslü gösterildi
2لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenler
4الْحَيٰوةُl-Hayātuح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatı
5الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
6وَيَسْخَرُونَve yesḣarūneس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekve alay ederler
7مِنَmine
8الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerle
9اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
10وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselerle
11اتَّقَوْاtteḳavو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişitakva sahipleri
12فَوْقَهُمْfevḳahumف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.onlardan üstündürler
13يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününde
14الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
15وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
16يَرْزُقُyerzuḳuر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızık verir
17مَنْmenkimseye
18يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
19بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
20حِسَابٍHisābinح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.hesapsız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlara dünya yaşayışı, süslü gösterildi de inananların bir kısmıyla alay ediyorlar. Fakat Allah'tan sakınan iman sahipleri, kıyamet gününde onlardan üstündür. Allah, dilediğine sayısız nîmet verir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlara dünya yaşayışı, süslü gösterildi de inananların bir kısmıyla alay ediyorlar. Fakat Allahʼtan sakınan iman sahipleri, kıyamet gününde onlardan üstündür. Allah, dilediğine sayısız nîmet verir.

Adem Uğur

Kâfir olanlar için dünya hayatı câzip kılındı. (Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alay ederler. Oysa ki, (iman edip) inkârdan sakınanlar kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Ahmed Hulusi

Dünya hayatı süslenip bezendi kafirler için (hakikatlerini inkar edenler süslü dış dünyaya yönelirler)! Onlar, (bu yüzden) iman edenlerle alay ederler. Oysa o korunan iman edenler, kıyamet günü onların fevkindedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için, dünya hayatı süslenip güzel gösterildi. Bu sebeple onlar imân edenlerden bazılarıyla alay ediyorlar. Halbuki, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere, lütuf ve ihsanından kayda geçirilmeyen, dara düşürmeyen, ölçüye tartıya vurulmayan, hesabı sorulmayan, itiraza mahal olmayan hesapsız rızık ve servet verir.

Ahmet Varol

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Bu yüzden mü'minlerle alay ediyorlar. Oysa takva sahipleri kıyamet gününde onların üstündedirler. Allah dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır.

Ali Bulaç

İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Ali Fikri Yavuz

Dünya hayatı kâfirlere süslü göründü de iman edenlerle eğleniyorlar, (onların zenginleri, müminlerin fakirleri ile alay ediyorlar.) Halbuki takva sahibi (fakîr) müminler, kıyamet gününde onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlere, dünya yaşamı çekici gösterilmiştir. Üstelik inananları küçümserler. Oysa sorumluluk bilinci taşıyanlar, Yeniden Yaratılış Günü'nde, onların üstünde olacaktır. Çünkü Allah, dilediğine, hesapsız geçimlik verir.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenlere bu dünya hayatı güzel görünür. Bu sebeple, iman edenlerle alay ederler. Ama, kıyamet günü Allah'a karşı sakınma duygusu taşıyanlar, onlardan daha üstün olacaklardır. Allah, dilediği kimselere hesapsız rızık verir.

Bekir Sadak

Inkar edenlere, dunya hayati guzel gorunur, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah'a karsi gelmekten sakinanlar kiyamet gunu onlarin ustunde olacaklardir. Allah diledigini hesabsiz sekilde riziklandirir.

Celal Yıldırım

İnkarcılara dünya hayatı pek süslendi. İnananlarla alay ediyorlar. Oysa Allah'tan korkup günah ve kötülüklerden sakınanlar Kıyamet günü onların (birçok derecelerle) üstündedir. Allah dilediğine (nimetler kapısını açıp) hesapsız rızık verir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnananlarla alay ederek inkâra sapanlar dünya hayatının çekiciliğine kapıldılar. Ama Allah’tan korkanlar kıyamet gününde onlardan üstün olacaklardır. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesabsız şekilde rızıklandırır.

Diyanet Vakfi

Kâfir olanlar için dünya hayatı câzip kılındı. (Bu yüzden) onlar, iman edenler ile alay ederler. Oysa ki, (iman edip) inkârdan sakınanlar kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız lutufta bulunur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dünya hayatı, inkar edenler için bezendi. (Onlar), iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki takva sahibi olan o müminler, kıyamet günü onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnkarcılara dünya hayatı bezendi de iman edenlerle eğleniyorlar. Oysa korunan o müminler, kıyamet günü onların üstündedirler. Allah, dilediğine hesapsız nimetler verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenlere o dünya hayatı bezendi de iman edenlerle eğleniyorlar, halbuki korunan o mü'minler kıyamet günü onların fevkındadır, Allah dilediğine hisabsız ni'metler verir

Erhan Aktaş

Kafirlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar, İman Edenlerle alay ederler. Oysa takva sahibi olan kimseler, Kıyamet Günü'nde onlardan üstün durumdadırlar. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar, iman edenlerle alay ederler. Oysa takva sahibi olan kimseler, Kıyamet Günü'nde onlardan üstün durumdadırlar. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörlere, dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar, iman edenlerle alay ederler. Oysa takva sahibi olan kimseler, Kıyamet Günü'nde onlardan üstün durumdadırlar. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Fizilal-il Kuran

Dünya hayatı kâfirlere cazip görünür. Bunlar müminler ile alay ederler. Oysa Allah'ın azabından sakınanlar, Kıyamet günü, kâfirlerden üstün konumdadırlar. Allah dilediğine hesapsız olarak rızık verir.

Gültekin Onan

Kafirler için dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, inananlardan kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Tanrı dilediğine hesapsız rızk verir.

Hamdi Döndüren

Dünya hayatı, inkâr edenler için süslendi de, onlar iman edenlerle alay ediyorlar. Halbuki Allah’tan sakınan o mü’minler, kıyamet günü onlardan üstündür. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Hasan Basri Çantay

Küfredenler dünya hayaatı pek süslendi. iman edenlerden kimiyle (Bilal, Ammar, Suheyb gibi fakirlerle) eğleniyorlar. Halbuki takvaaya eren (o mü'min) ler kıyaamet gününde onların üstündedirler. Allah kimi dilerse ona hesabsız rızık verir.

Hasib Asutay

İnkâr edenlere dünya hayatı çekici kılındı. (Onlar) iman edenlerden kimileriyle alay ediyorlar. (77) Oysa takva sahipleri kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir. (77. Bu âyet fakir müminlerle alay eden Ebu Cehil ve benzeri müşrikler hakkındadır.)

Hayrat Neşriyat

İnkâr edenlere dünya hayâtı süslenmiştir de îmân edenlerle alay ediyorlar. Hâlbuki(günahlardan) sakınanlar, kıyâmet gününde onların üstündedirler. Allah ise, dilediği kimseyi hesabsız rızıklandırır.

İbni Kesir

Küfredenlere dünya hayatı pek süslendi. Ve onlar, iman edenlerden kimiyle eğleniyorlar. Halbuki takvaya erenler kıyamet gününde onların üstündedirler. Allah, dilediğine hesabsız rızık verir.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar için dünya hayatı cazip kılındı. Onlar, bazı müminlerle alay ediyorlar. (İman edip) takvâlı (duyarlı) olanlar, kıyamet gününde onların üzerinde (olacak)tır. Allah dilediğine (layık olana) hesapsız rızık verir.

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanlara (yalnız) bu dünya hayatı güzel görünür. Bu nedenle, imana ermişlerle alay ederler; ama Kıyamet Günü Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlar onlardan daha üstün (bir konumda) olacaklardır. Ve Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Mustafa İslamoğlu

Kafirlere dünya hayatı güzel görünür; bu yüzden mü'minlerle alay ederler. Sorumluluk şuuru taşıyanlarsa kıyamet günü onlardan üstün bir konumda olacaklar. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kâfir olanlar için dünya hayatı bezetilmiştir. Ve onlar imân edenler ile eğlenirler. Halbuki bu muttakîler Kıyamet gününde onların fevkindedirler. Ve Allah Teâlâ dilediğini hesapsız olarak merzûk kılar.

Ömer Öngüt

İnkâr edip kâfir olanlara dünya hayatı süslü gösterildi. Bu yüzden onlar inananlarla alay ederler. Oysa ki Allah'tan korkup karşı gelmekten sakınanlar, kıyamet gününde onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Suat Yıldırım

Kâfirlere dünya hayatı süslü gösterildi; Bu yüzden iman edenlerle eğlenirler. Halbuki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kıyamet günü öbürlerinin üstündedir. Allah dilediğine hesapsız nimetler verir.

Süleyman Ateş

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi; (onlar) inananlarla alay ederler. Oysa korunanlar, kıyamet gününde onlardan üstündürler. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Süleymaniye Vakfı

Dünya hayatı, kafirlik edenlere süslü gösterilir, onlar inananlarla alay ederler. Ama müttakiler /kendini yanlışlardan koruyanlar kıyamet /mezardan kalkış günü kafirlerden üstün durumda olurlar. Allah, tercih ettiği kişiye hesapsız rızık verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaşadıkları hayat, kafirlere süslü gösterilir, inananları hafife alırlar. Ama müttakiler Kıyamet günü o kafirlerden üstün durumda olurlar. Allah, tercih ettiği kişiye hesapsız rızık verir.

Şaban Piriş

Küfredenlere dünya hayatı cazip görünmekte ve bu sebeple iman edenlerle alay etmektedirler. Oysa Allah'tan korkanlar, kıyamet günü onların çok üstündedirler; Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Tefhim-ul Kuran

İnkâr edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi) . Onlar, iman edenlerden kimileriyle alay ederler. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Ümit Şimşek

İnkâr etmiş olanlara dünya hayatı sevimli gösterildi; onun için iman edenlerle eğlenip duruyorlar. Takvâ sahipleri ise, kıyamet gününde onlara üstün olacaklardır. Allah, dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.

Yaşar Nuri Öztürk

İğreti/sefil hayat küfre sapanlara süslü gösterilmiştir; onlar, iman sahipleriyle alay ederler. Takvaya sarılanlar, kıyamet günü onların tepelerinde olacaktır. Allah, dilediğini hesapsız bir biçimde rızklandırır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Dünya həyatı kafirlər üçün gözəlləşdirildi. Onlar iman gətirənləri məsxərəyə qoyurdular. Halbuki müttəqilər qiyamət günü onlardan üstün olacaqlar. Allah istədiyi kəsə hesabsız ruzi verər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Dünya həyatı kafirlər üçün zinətlənmişdir. Onlar (bununla da) iman gətirənlərə istehza edərlər. Halbuki, müttəqilər qiyamət günündə onlardan üstündürlər. Allah istədiyi kəsə saysız-hesabsız ruzi verər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen werden durch das scheinbar schöne Leben auf Erden verführt. Sie machen sich lustig über die Gläubigen. Diese werden aber über ihnen stehen am Tag der Auferstehung. Gott gibt uneingeschränkt, wem Er will, ohne zu rechnen.

Almanca — Der Edle Quran

Ausgeschmückt ist denen, die ungläubig sind, das diesseitige Leben, und sie spotten über diejenigen, die glauben. Aber diejenigen, die gottesfürchtig sind, werden am Tag der Auferstehung über ihnen stehen. Und Allah versorgt, wen Er will, ohne zu berechnen.

Almanca — M. A. Rassoul

Anziehend erscheint denen, die ungläubig sind, das diesseitige Leben, und sie verhöhnen diejenigen, die glauben. Doch diejenigen, die gottesfürchtig sind, werden am Tag der Auferstehung über ihnen stehen. Und Allah beschert, wem Er will, ohne Maß.

Almanca — Muhammad Zaidan

Denjenigen, die Kufr betrieben haben, wurde das diesseitige Leben verschönert, und sie machen sich lustig über diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben. Doch diejenigen, die Taqwa gemäß handelten, stehen über ihnen am Tag der Auferstehung. Und ALLAH gewährt Rizq, wem er will, ohne Berechnung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Life here has eluded the eyes and minds of those who embrace their irreverent conviction and speak in derision of the believers. But those who revere Allah shall be above them on the Day of Resurrection, distinguished with eminence. Allah provides livelihood and merits whom He will with the necessary means without measure.

Abdul Haleem

The life of this world is made to seem glamorous to the disbelievers, and they laugh at those who believe. But those who are mindful of God will be above them on the Day of Resurrection: God provides immeasurably for whoever He pleases.

Abdullah Yusuf Ali

The life of this world is alluring to those who reject faith, and they scoff at those who believe. But the righteous will be above them on the Day of Resurrection; for Allah bestows His abundance without measure on whom He will.

Abul A'la Maududi

Worldly life has been made attractive to those who have denied the Truth. Such men deride the men of faith, but the pious shall rank higher than them on the Day of Resurrection. As for worldly livelihood, Allah grants it to whomsoever He wills without measure.

Aisha Bewley

To those who are kafir, the life of this world is painted in glowing colours and they laugh at those who have iman. But on the Day of Rising those who fear Allah will be over them. Allah provides for whomever He wills without any reckoning.

Al-Hilali & Khan

Beautified is the life of this world for those who disbelieve, and they mock at those who believe. But those who obey Allâh’s Orders and keep away from what He has forbidden, will be above them on the Day of Resurrection. And Allâh gives (of His Bounty, Blessings, Favours, Honours on the Day of Resurrection) to whom He wills without limit.

Ali Quli Qarai

Worldly life has been glamorized for the faithless, and they ridicule the faithful. But those who are Godwary shall be above them on the Day of Resurrection, and Allah provides for whomever He wishes without any reckoning.

Amatul Rahman Omar

Decked out fair is this present life (to make it appear attractive) to those who disbelieve, and they hold those who believe in condemnation. But those who guard against evil shall be (placed) above them on the Day of Resurrection. And Allâh provides (His gifts) for whom He will without reckoning and measure.

Arthur John Arberry

Decked out fair to the unbelievers is the present life, and they deride the believers; but those who were godfearing shall be above them on the Resurrection Day; and God provides whomsoever He will without reckoning.

Bijan Moeinian

The life of this world seems so appealing to the disbelievers that they make fun of believers who are not enchanted with it. Let them know that God will rank the believers above the disbelievers on the day of judgment. Let them also know that God gives whatever He want to whomever He wants.

E. Henry Palmer

Made fair to those who misbelieve is this worlds life; they jest at those who do believe. But those who fear shall be above them on the resurrection day. God gives provision unto whom He will without account.

Edip-Layth

This lowly/worldly life has been made pleasing to the ingrates, and they mock those who acknowledge. Those who are aware will be above them on the day of Resurrection; God provides for whomever He wishes without counting.

George Sale

The present life was ordained for those who believe not, and they laugh the faithful to scorn; but they who fear God shall be above them, on the day of the resurrection: For God is bountiful unto whom he pleaseth without measure.

Hamid S. Aziz

Beautiful is the life of this world to those who disbelieve; they jest at those who do believe. But those who keep their duty shall be above them on the Day of Resurrection. Allah gives provision unto whom He will without measure.

Mahmoud Ghali

Adorned for the ones who have disbelieved is the present life (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and they scoff at the ones who have believed; and the ones who are pious will be above them on the Day of the Resurrection and Allah provides whomever He decides without reckoning.

Marmaduke Pickthall

Beautified is the life of the world for those who disbelieve; they make a jest of the believers. But those who keep their duty to Allah will be above them on the Day of Resurrection. Allah giveth without stint to whom He will.

Mohamed Ahmed - Samira

Enamoured are the unbelievers of the life of this world, and scoff at the faithful. But those who keep from evil and follow the straight path will have a higher place than they on the Day of Reckoning; for God gives in measure without number whomsoever He will.

Muhammad Asad

Unto those who are bent on denying the truth the life of this world [alone] seems goodly; hence, they scoff at those who have attained to faith: but they who are conscious of God shall be above them on Resurrection Day. And God grants sustenance unto whom He wills, beyond all reckoning.

Mustafa Khattab

The life of this world has been made appealing to the disbelievers, and they mock the believers. Those who are mindful ˹of Allah˺ will rank above them on the Day of Judgment. And Allah provides for whoever He wills without limit.

Progressive Muslims

This worldly life has been made pleasing to the disbelievers, and they mock those who believe. And those who are righteous will be above them on the Day of Resurrection; God provides for whoever He wishes without a price.

Sahih International

Beautified for those who disbelieve is the life of this world, and they ridicule those who believe. But those who fear Allah are above them on the Day of Resurrection. And Allah gives provision to whom He wills without account.

Sam Gerrans

Made fair is the life of this world for those who ignore warning; and they deride those who heed warning. But those who are in prudent fear will be above them on the Day of Resurrection. And God gives provision to whom He wills without reckoning.

Shabbir Ahmed

Beautified seems the life of this world to the rejecters, and they ridicule the believers who uphold Permanent Values and look beyond instant gains. Those who live an upright life will be higher in degrees on the Day of Resurrection. Allah provides without stint to His creation according to His Law that does not discriminate between people. He is the Sustainer of all humanity (114:1).

Syed Vickar Ahamed

The life of this world attracts those who reject faith, and they make fun of those who believe. But the righteous will be above them on the Day of Gathering (Resurrection); For Allah grants His abundance without measure on anyone He wills.

Taqi Usmani

Adorned is the present life for those who disbelieve, and they laugh at those who believe, while those who fear Allah shall be above them on the Day of Resurrection. Allah gives provision to whom He wills without measure.

The Monotheist Group

This worldly life has been made pleasing to the disbelievers, and they mock those who believe. And those who are righteous will be above them on the Day of Resurrection; God provides for whoever He wishes without a price.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

On a enjolivé la vie présente à ceux qui ne croient pas, et ils se moquent de ceux qui croient. Mais les pieux seront au-dessus dʹeux, au Jour de la Résurrection. Et Allah accorde Ses bienfaits à qui Il veut, sans compter.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Jiyana dinyayê ji bo kafiran hatiye xemilandin û henekên xwe bi bawermendan dikin. Hal ev e ku yên teqwadar, roja qiyametê di ser wan re ne. Xwedê kê bivê bêhesab risq didiyê.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het tegenwoordige leven is voor hen die ongelovig zijn aantrekkelijk gemaakt en zij maken hen die geloven belachelijk. Maar zij die godvrezend zijn staan op de opstandingsdag boven hen. God geeft levensonderhoud aan wie Hij wil, zonder afrekening.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het leven in deze wereld is voor hen die niet gelooven en de geloovigen bespotten; maar zij die God vreezen, zullen boven hen staan op den dag der opstanding; want God is genadig zonder maat omtrent dengene die hem behaagt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разукрашена для тех, которые стали неверными, земная жизнь, и издеваются [насмехаются] они над теми, которые уверовали, но те, которые остерегаются (наказания Аллаха), – (будут) выше их [неверующих] в День Воскресения. (Когда Аллах введет верующих на самые высшие ступени Рая и ввергнет неверующих на самое дно Ада.) И Аллах дарует удел тому, кому пожелает (из Своих творений), без счета.

Rusça — Osmanov

Тех, кто не уверовал, прельщает жизнь в этом мире, и насмехаются они над теми, кто уверовал. А ведь богобоязненные возвысятся над ними в Судный день! Аллах дарует удел, не считая, кому пожелает.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Förnekarna av sanningen, som gör narr av de troende, har fått se det jordiska livets lockelser i ett förskönande ljus. Men de gudfruktiga skall ha rang högt över dem på Uppståndelsens dag. Gud ger Sitt goda i överflöd till den Han vill.