Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

اَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدًا نَبَذَهُ فَرِيقٌ مِنْهُمْ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

e ve kullemā ǎāhedū ǎhden nebeƶehu ferīḳun minhum bel ekṧeruhum lā yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَكُلَّمَاe ve kullemāك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetline zaman
2عَاهَدُواǎāhedūع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.anlaştılarsa
3عَهْدًاǎhdenع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.ahitle
4نَبَذَهُnebeƶehuن ب ذAtmak, fırlatmak, vazgeçmek, çıkarmak, reddetmek, bir şeyi değersiz olduğu için veya dikkate almadığı için atmakonu bozdular
5فَرِيقٌferīḳunف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir grup
6مِنْهُمْminhumonlardan
7بَلْbelzaten
8اَكْثَرُهُمْekṧeruhumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çokları
9لَا
10يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmazlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlarla bir ahde girişildi mi içlerinden bir bölüğü o ahdi bozacak ha. Bir bölüğünün ahdini bozması şöyle dursun, zâten çokları inanmazlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlarla bir ahde girişildi mi içlerinden bir bölüğü o ahdi bozacak ha. Bir bölüğünün ahdini bozması şöyle dursun, zâten çokları inanmazlar.

Adem Uğur

Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir gurup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Ahmed Hulusi

Bir sözleşmeyle anlaşma yaptıkları her defasında, içlerinden bir grup onu bozup atmadı mı! Hayır, onların çoğunluğu iman etmezler!

Ahmet Tekin

Fâsıklar ne zaman bir antlaşma, bir sözleşme yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir grup çıkıp, onu inkâr ederek, yırtıp atacak öyle mi? Zaten onların çoğu imân etmeyecekler.

Ahmet Varol

Onlar her ne zaman bir ahidde bulundularsa içlerinden bir topluluk onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Ali Bulaç

Ne zaman bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.

Ali Fikri Yavuz

O Yahûdiler, her ne zaman bir ahd üzerine anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir topluluk o ahdi bozup atıvermedi mi? Hattâ az bir topluluk değil, onların çoğu ahd tanımaz îmansızlardır.

Ali Rıza Safa

Söz verdikleri zaman, onların arasından bir küme, tümünde, o sözü bozup atmadılar mı? Hayır, onların çoğu inanmaz.

Bayraktar Bayraklı

Ne zaman, onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Bekir Sadak

Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuslarsa iclerinden bir takimi onu bozmamis midir? Zaten onlarin cogu inanmazlar.

Celal Yıldırım

Onlar (Yahudiler) ne kadar bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir kısmı onu bozup (peygamberlerin ve mürşitlerin yüzüne) atmadılar mı ? Zaten onların çoğu (ahde bağlı kalmaz ve) dosdoğru imân etmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ne zaman onlar bir söz verdilerse yine kendilerinden bir grup onu bozup bir kenara atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.

Diyanet İşleri

Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa içlerinden bir takımı onu bozmamış mıdır? Zaten onların çoğu inanmazlar.

Diyanet Vakfi

Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O fasıklar, hem bunları tanımayacaklar, hem de ne zaman bir antlaşma yapsalar her defasında mutlaka içlerinden bir zümre onu bozup atıverecek öyle mi? Hatta az bir zümre değil, onların çoğu antlaşma tanımaz imansızlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

ya o fasıklar hem bunları tanımıyacaklar hem de ne zaman bir ahd üzerine muahede yapsalar her def'asında mutlaka içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? hatta az bir güruh değil ekserisi ahd tanımaz imansızlar

Erhan Aktaş

Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir zümre onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.

Fizilal-il Kuran

Onlar ne zaman bir ahit yaptılar ise aralarından bir grup onu bozup bir yana atmadı mı? Aslında onların çoğu inanmaz.

Gültekin Onan

Ne zaman bir ahidde bulundularsa, onların bir bölümü (feriykun) onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu inanmış değildir.

Hamdi Döndüren

Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden bir kısmı onu bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.

Hasan Basri Çantay

Onlar ne zaman bir ahid ile bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozub atıvermedi mi? Hayır, (bir güruh değil), onların çoğu (ahid tanımazlar), iman etmezler.

Hasib Asutay

Ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, onlardan bir grup onu bozmadı mı? Hayır! Onların çoğu iman etmezler.

Hayrat Neşriyat

Nitekim ne zaman söz vererek bir andlaşma yapsalar, içlerinden bir kısmı onu bozmadı mı? Hayır! Onların çoğu îmân etmezler.

İbni Kesir

Onlar, ne zaman bir ahidle bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozup atmadı mı? Hayır, onların bir çoğu iman etmezler.

Mehmet Okuyan

Ne zaman onlar (Allah’a) bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Gerçekte onların çoğu iman etmez.

Muhammed Esed

Ne zaman (Allah'a) söz verdilerse bazıları sözlerini (çiğneyip) bir kenara atmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu inanmıyor.

Mustafa İslamoğlu

Ne yani, her söz verişlerinde onlardan bir kısmı bu sözden dönmedi mi? Maalesef onların çoğu güven duygusundan yoksun kalmışlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ya her ne zaman bir ahd ile muâhede yapacak olsalar onlardan bir gürûh o ahdi bozup atacak mı? Belki onların ekserisi imân etmezler.

Ömer Öngüt

Onlar ne zaman bir andlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup arkalarına atmadılar mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.

Suat Yıldırım

O fâsıklar hem bunları reddedecek, hem de ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? (Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.

Süleyman Ateş

Ne zaman bir ahit (andlaşma) yaptılarsa, onlardan bir grup o ahdi bozup atmadı mı? Zaten çokları inanmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Bunlar ne zaman (Allah'a) bir söz verseler onların bir takımı onu kaldırıp atmadı mı? Aslında bunların çoğu inanıp güvenmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden birtakımı yükümlülüklerini üstünden atar; değil mi? Aslında bunların çoğu güveni kötüye kullanır.

Şaban Piriş

Onlar ne zaman bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup bu sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa, içlerinden bir bölümü onu atıp bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.

Ümit Şimşek

Onların her söz verişinde, içlerinden bir topluluk o sözü bozup bir kenara atmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmiyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka ahdi kaldırıp atmadı mı? Doğrusu şu ki, onların çokları iman etmezler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar hər dəfə əhd bağladıqda içərilərindən bir dəstə onu pozmurmu? Həm də onların çoxu buna inanmır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yəhudilər) hər dəfə əhd bağladıqları zaman onların bir qismi onu pozmadımı?! Onların, bəlkə də, çoxu (Tövrata) inanmır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

So sind sie. Jedesmal, wenn sie einen Pakt schließen, wird er von einigen von ihnen nicht eingehalten. In der Tat sind die meisten unter ihnen keine Gläubigen.

Almanca — Der Edle Quran

Ist es nicht (so), daß jedesmal, wenn sie eine Verpflichtung eingingen, sie eine Gruppe von ihnen verworfen hat? - Nein! Vielmehr glauben die meisten von ihnen (doch) nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Ist es denn nicht immer so, daß jedesmal, wenn sie ein Bündnis eingegangen sind, ein Teil von ihnen es verwirft? Die meisten von ihnen glauben es doch nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Is it not the case that when they make a promise to you, O Muhammad and to others before you, some of them always break it? In fact, most of them are faithlessly disposed.

Abdul Haleem

How is it that whenever they make a covenant or a pledge, some of them throw it away? In fact, most of them do not believe.

Abdullah Yusuf Ali

Is it not (the case) that every time they make a covenant, some party among them throw it aside?- Nay, Most of them are faithless.

Abul A'la Maududi

Is it not that every time they made a covenant with Allah a party of them set it aside? The truth is that most of them do not truly believe.

Aisha Bewley

Why is it that, whenever they make a contract, a group of them disdainfully tosses it aside? No indeed! Most of them have no iman.

Al-Hilali & Khan

Is it not (the case) that every time they make a covenant, some party among them throw it aside? Nay! (the truth is:) most of them believe not.

Ali Quli Qarai

Is it not that whenever they made a covenant, a part of them would cast it away? Rather the majority of them do not have faith.

Amatul Rahman Omar

Is it not a fact that every time they made a covenant, some of them cast it away? Rather most of them have no (true) faith.

Arthur John Arberry

Why, whensoever they have made a covenant, does a party of them reject it? Nay, but the most of them are unbelievers.

Bijan Moeinian

It is amazing how, after having made a pledge (with God), most of them disregard it. [This clearly indicated that] Most of them are disbelievers [although they pretend to be the believers.]

E. Henry Palmer

Or every time they make a covenant, will a part of them repudiate it? Nay, most of them do not believe.

Edip-Layth

Whenever they make a pledge, does a group of them break it? Alas, most of them do not acknowledge.

George Sale

Whenever they make a covenant, will some of them reject it? Yea the greater part of them do not believe.

Hamid S. Aziz

Or every time they make a covenant, will a part of them repudiate it? Nay, most of them are faithless.

Mahmoud Ghali

And is it, (that) whenever they have made (Literally: covenanted a covenant) a covenant, a group of them flung it (off)? No indeed, most of them do not believe.

Marmaduke Pickthall

Is it ever so that when they make a covenant a party of them set it aside? The truth is, most of them believe not.

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent clear signs to you, such as none can deny except those who transgress the truth.

Muhammad Asad

Is it not so that every time they made a promise [unto God], some of them cast it aside? Nay, indeed: most of them do not believe.

Mustafa Khattab

Why is it that every time they make a covenant, a group of them casts it aside? In fact, most of them do not believe.

Progressive Muslims

Is it that each time they make a pledge, a group of them breaks it Alas, most of them do not believe.

Sahih International

Is it not [true] that every time they took a covenant a party of them threw it away? But, [in fact], most of them do not believe.

Sam Gerrans

Whenever they made a covenant, did not a faction among them reject it? The truth is, most of them do not believe.

Shabbir Ahmed

(This reflects in their daily lives. ) Is it not so that whenever they make a pledge with others, a party among them breaks it (and others feel liberated from their collective responsibility)? Nay, indeed, most of them do not believe in the Permanent Values.

Syed Vickar Ahamed

Is it not (the case) that every time they make a promise, some party among them throws it aside? But most of them are faithless.

Taqi Usmani

Would it always be that every time they enter into a pact, a group from among them should throw it aside? In fact, most of them do not believe.

The Monotheist Group

Is it that each time they make a pledge, a group of them breaks it? Alas, most of them do not believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Faudrait-il chaque fois quʹils concluent un pacte, quʹune partie dʹentre eux le dénonce? Cʹest que plutôt la plupart dʹentre eux ne sont pas croyants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çendî ku bi misogerî soz didin, hinek ji wan wê sozê di ser guhê xwe re diavêjin, belkî pirên wan bawerî nayînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Heeft dan niet telkens als zij een verbintenis aangingen een groep van hen het veronachtzaamd. Jazelfs, de meesten van hen geloven niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hoe dikwijls zij ook ons geloof bezweren, een deel van hen verwerpen het toch: ja de meesten onder hen gelooven niet daaraan.

Hollandaca — Siregar

Is het niet zo dat telkens wanneer zij (de ongelovigen) een verbintenis aangingen, zij die (later) van zich afwierpen? Maar de mesesten van hen geloven niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели каждый раз, когда они [потомки Исраила] заключают договор (с Аллахом или людьми), часть из них [некоторые из иудеев] отбрасывает его [договор] [не выполняют свои договоренности]? Но нет же, большинство их не верует (в то, что ниспослал Аллах)!

Rusça — Osmanov

И всякий раз, как иудеи дают клятву Аллаху, разве некоторые из них не нарушают ее? Более того, большинство из них не верует в Аллаха.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Är det inte så att varje gång de ingick ett förbund, förkastades det av några av dem? Nej, de flesta av dem har alls ingen tro.