(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."

وَلَوْلَا اِذْ دَخَلْتَ جَنَّتَكَ قُلْتَ مَا شَاءَ اللّٰهُ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ اِنْ تَرَنِ اَنَا۬ اَقَلَّ مِنْكَ مَالًا وَوَلَدًا فَعَسٰى رَبِّي اَنْ يُؤْتِيَنِ خَيْرًا مِنْ جَنَّتِكَ وَيُرْسِلَ عَلَيْهَا حُسْبَانًا مِنَ السَّمَاءِ فَتُصْبِحَ صَعِيدًا زَلَقًا

ve levlā iƶ deḣalte cenneteke ḳulte mā şā'e (a)llahu lā ḳuvvete illā bi(a)llahi in terani enā eḳalle minke mālen ve veleden / fe ǎsā rabbī en yu'tiyeni ḣayran min cennetike ve yursile ǎleyhā Husbānen mine s-semāi fe tuSbiHa Saǐyden zeleḳan

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْلَاve levlāgerekmez miydi?
2اِذْzaman
3دَخَلْتَdeḣalteد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirdiğin
4جَنَّتَكَcennetekeج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkbağına
5قُلْتَḳulteق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemen
6مَاne
7شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilerse
8اللّٰهُ(a)llahuAllah
9لَاyoktur
10قُوَّةَḳuvveteق و يGüçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin - çöl/vahşi doğa sakinleri (qawiya fiilinden türetilmiştir, bu da ıssız veya terk edilmiş hale gelmek anlamına gelir).kuvvet
11اِلَّاillābaşka
12بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'tan
13اِنْingerçi
14تَرَنِteraniر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.sen beni görüyorsun
15اَنَا۬enābeni
16اَقَلَّeḳalleق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.daha az
17مِنْكَminkesenden
18مَالًاmālenم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.malca
19وَوَلَدًاve veledenو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekve evlatça
1فَعَسٰىfe ǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kiumulur ki
2رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اَنْen
4يُؤْتِيَنِyu'tiyeniا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbana verebilir
5خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyisini
6مِنْmin
7جَنَّتِكَcennetikeج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıksenin bağından
8وَيُرْسِلَve yursileر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve gönderir
9عَلَيْهَاǎleyhāonun üzerine
10حُسْبَانًاHusbānenح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.yıldırımlar
11مِنَmine-ten
12السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
13فَتُصْبِحَfe tuSbiHaص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.böylece kesilir
14صَعِيدًاSaǐydenص ع دYükselmek, tırmanmak, koşmak, yürümekten daha hızlı adımlarla hareket etmek, yukarı çıkmak, zor olmak (iş/durum)bağın
15زَلَقًاzeleḳanز ل قKaymak, bundan tiksinip geri çekilmek, onu yerinden çıkarmak, keskin veya dikkatli bakmak, kaygan bir yer, kafasını tıraş etmek, pürüzsüz kayakupkuru bir toprak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bağına girdiğin zaman Allah, neyi dilerse o olur, kuvvet, ancak Allah'ındır deseydin ya. Beni malca, evlâtça senden düşkün gördün ama.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bağına girdiğin zaman Allah, neyi dilerse o olur, kuvvet, ancak Allahʼındır deseydin ya. Beni malca, evlâtça senden düşkün gördün ama.

Adem Uğur

Bağına girdiğinde: Mâşâallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır, deseydin ya! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan (şunu bil ki):

Ahmed Hulusi

"Keşke cennetine (bağına) girdiğinde 'maşaAllah {Allah dilemesinin meydana getirdiğidir}; la kuvvete illa Billah {bende açığa çıktığı görülen} kuvvet sadece Allah'a aittir', deseydin. . . Gerçi sen beni, zenginlik ve evlatça kendinden düşük de görüyorsun. "

Ahmet Tekin

'Keşke bağına girdiğinde, Mâşallah-Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan her şey olur. Güç ve kuvvet yalnız Allah’ın izni ve yardımıyla işe yarar, deseydin. Beni kendinden fakir ve oğullarımı az görüyorsan eğer, şunu bil ki...' dedi.

Ahmet Varol

Bağına girdiğin zaman: 'Maşallah (Allah'ın dilediği olmuş), kuvvet ancak Allah'tandır' demeli değil miydin? Eğer beni mal ve evlat bakımından senden daha az görüyorsan;

Ali Bulaç

"Bağına girdiğin zaman, 'Maşaallah, Allah'tan başka kuvvet yoktur' demen gerekmez miydi? Eğer beni mal ve çocuk bakımından senden daha az (güçte) görüyorsan."

Ali Fikri Yavuz

Kendi bağına girdiğin zaman; “- Bu Allah’dandır, benim kuvvetimle değil, Allah’ın kuvveti ile olmuştur” deseydin ya!... Eğer beni, malca ve evlâtça kendinden az görüyorsan,

Ali Rıza Safa

"Bahçesine girdiğinde, ‘Bu, Allah'ın dilediğidir!' ‘Güç, yalnızca Allah'a özgüdür!' deseydin olmaz mıydı? Malımın ve evlatlarımın, seninkilerden daha az olduğunu görüyor olsan bile!"

Bayraktar Bayraklı

"Bağına girdiğinde, her ne kadar sen beni mal ve çocuk bakımından daha az görüyorsan da, 'Allah dilemiş! Her güç Allah iledir' demeli değil miydin?"

Bekir Sadak

(37-41) Kendisiyle konustugu arkadasi ona: «Seni topraktan, sonra nutfeden yaratani, sonunda de seni insan kiligina koyani mi inkar ediyorsun? Iste O benim Rabbim olan Allah'tir. Rabbime kimseyi ortak kosmam. Bahcene girdigin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nufus bakimindan daha az buluyorsan da: «Masallah! Kuvvet ancak Allah'a mahsustur! demen gerekmez mi? Rabbim,senin bahcenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin uzerine gokten bir felaket gonderir de bahcen yerlebir olabilir. Yahud suyu cekilir bir daha da bulamazsin» dedi.

Celal Yıldırım

«Bahçene girdiğin zaman beni malca ve evlâdca kendinden az görsen bile, maşaallah, kuvvet ancak Allah iledir, demeli değil miydin ?»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(39-40) Keşke bağına girdiğinde, ‘Mâşallah! Güç yalnız Allah’ındır’ deseydin! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan, ben de rabbimin, senin bağından daha iyisini bana vereceğini umuyorum.Allah senin bağına gökten âfetler gönderir de bağ boş ve kaygan bir zemin haline gelebilir.

Diyanet İşleri

(39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."

Diyanet İşleri (eski)

(37-41) Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: 'Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah'tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: 'Maşallah! Kuvvet ancak Allah'a mahsustur!' demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın' dedi.

Diyanet Vakfi

«Bağına girdiğinde: Mâşâallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır, deseydin ya! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan (şunu bil ki):»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Kendi bağına girdiğin zaman: «Bu Allah'dandır, benim kuvvetimle değil, Allah'ın kuvveti ile olmuştur, deseydin ya! Her ne kadar beni, malca ve evlatça kendinden az görüyorsan da.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bağına girdiğin zaman: "Maşallah, Allah'ın yardımından başka hiçbir kuvvet yoktur!" deseydin olmaz mıydı? Eğer malca ve evlatça beni kendinden az görüyorsan,

Elmalılı Hamdi Yazır

Bağına girdiğin vakıt "maşaallahu la kuvvete illa billah" dese idin olmaz mıydı? eğer malca, evladca beni kendinden az görüyorsan

Erhan Aktaş

"Her ne kadar beni mal-mülk ve evlat bakımından eksik görüyorsan da bahçene girdiğin zaman: "Allah ne dilerse o olur, Allah'tan başka hiçbir güç yoktur, deseydin ya!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Her ne kadar beni mal-mülk ve evlat bakımından eksik görüyorsan da bahçene girdiğin zaman: "Allah ne dilerse o olur, Allah'tan başka hiçbir güç yoktur, deseydin ya!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her ne kadar beni mal-mülk ve evlat bakımından eksik görüyorsan da, bahçene girdiğin zaman: "Allah ne dilerse o olur, Allah'tan başka hiçbir güç yoktur." deseydin ya!

Fizilal-il Kuran

Aslında bahçene girdiğinde 'Maşaellah' gerçek güç, Allah'ın tekelindedir deseydin ya! Gerçi sen malımın ve evlatlarımın seninkilerden az olduğunu görüyorsun.

Gültekin Onan

"Bağına girdiğin zaman, 'Maaşallah, Tanrı'dan başka kuvvet yoktur' demen gerekmez miydi? Eğer beni mal ve çocuk bakımından senden daha az (güçte) görüyorsan."

Hamdi Döndüren

“Bağına girdiğin zaman, ‘Mâşâllah, kuvvet yalnız Allah’ındır.” demen gerekmez miydi? Eğer malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan (şunu bil ki):”

Hasan Basri Çantay

"Bağına girdiğin zaman Maaşaallah, Allah (ın yardımın) dan başka hiçbir kuvvet yokdur demeli değil miydin? Malca ve evladca beni kendinden az (ve aşağı) görüyorsan,

Hasib Asutay

Bağına girdiğin zaman: Maşallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır, deseydin ya! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden daha güçsüz görüyorsan (şunu bil ki:)

Hayrat Neşriyat

'Bağına girdiğin zaman: 'Mâşâallah! Kuvvet ancak Allah’(ın yardımı) iledir!’ demen gerekmez miydi? Her ne kadar beni malca ve evlâdca kendinden daha az görsen de!'

İbni Kesir

Bahçene girdiğin zaman her ne kadar mal ve nüfuz bakımından beni kendinden daha az buluyorsan da; maşaallah, Allah'tan başka kuvvet yoktur, demen lazım değil miydi?

Mehmet Okuyan

Bahçene girdiğinde “Maşallah! Kuvvet yalnızca Allah’a aittir.” deseydin ya! “Malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan, (şunu bil ki) belki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir; oraya (bahçene) gökten yıldırımlar gönderir ve kupkuru bir toprak hâline gelir.

Muhammed Esed

Ve (devamla,) "Yazık, keşke bahçene girerken 'Allah'ın dilediği (olur, çünkü) yaratıcı güç ancak Allah'ın elindedir deseydin! Mal ve evlatça, gördüğün gibi, senden daha güçsüz isem de

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki senin bağına girerken, (O'nun hayata müdahil olduğunu görüp): "Bu, Allah'ın yaratıcı iradesiyle olur; (bu irade) ancak Allah sayesinde kullanılan bir güçle (gerçekleşir)" diye düşünmen gerekmez miydi? Gördüğün gibi mal ve evlat bakımından senden daha güçsüzsem de,

Ömer Nasuhi Bilmen

«Bağına girdiğin zaman, 'Maşallah, lâ kuvvete illâ billah' demeli değil mi idin, eğer beni malca ve evlatça daha az görüyorsan?»

Ömer Öngüt

“Bağına girdiğin zaman: 'Mâşâallah! (Allah dilemiş de olmuş!) Kuvvet yalnız Allah'ındır. ' demen gerekmez miydi? Gerçi sen beni malca ve evlâtça kendinden güçsüz görüyorsun. ”

Suat Yıldırım

"Benim servetimin ve çoluk çocuğumun sayısının seninkinden daha az olduğunu düşündüğüne göre, bağına girdiğinde: "Maşaallah! Allah ne güzel dilemiş ve yapmış! Ondan başka gerçek güç ve kuvvet sahibi yoktur." demeli değil miydin?

Süleyman Ateş

"Bağına girdiğin zaman: Maşaallah (Allah dilemiş de olmuş), kuvvet yalnız Allah iledir! demen gerekmez miydi? Gerçi sen beni malca ve evlatça senden az görüyorsun ama"

Süleymaniye Vakfı

Bağına girdiğinde keşke: "Maşallah! Allah'ın verdiği dışında bir güç yoktur!" deseydin! Beni mal ve evlat yönünden kendinden aşağı görüyorsan

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Beni mal ve evlat yönünden senden aşağı görüyorsan gör ama bahçene girdiğinde keşke şöyle deseydin: Allah ne güzel yapmış! Buna Allah'tan başka kimsenin gücü yetmez.

Şaban Piriş

Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından az görüyorsan da, bahçene girdiğin zaman 'Allah'ın dilediği olur, bütün güç sadece Allah'ındır.' demen gerekmez miydi?

Tefhim-ul Kuran

«Bağına girdiğin zaman, 'Maşallah, Allah'tan başka kuvvet yoktur' demen gerekmez miydi? Eğer beni mal ve çocuk bakımından senden daha az (güçte) görüyorsan.»

Ümit Şimşek

'Keşke bağına girdiğin zaman 'Mâşaallah, Allah dilemiş de lütfetmiş; güç ve kuvvet ancak Allah'ındır' deseydin! Gerçi sen beni servetçe de, evlât sayısı bakımından da kendinden aşağıda görüyorsun.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bağına girdiğinde, 'Maşallah, kuvvet yalhız Allah'tandır!' desen olmaz mıydı? Gerçi sen beni, malca ve evlatça senden basit görüyorsun ama,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bağına girdiyin zaman: “Maşallah (Allahın istədiyidir)! Qüvvət yalnız Allaha məxsusdur!”– deməli deyildinmi? Əgər var-dövlətcə və övladca məni özündən kasıb sayırsansa,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bağına girdiyin zaman barı: ″Maşallah (Allahın istədiyi kimi oldu), qüvvət (və qüdrət) yalnız Allaha məxsusdur!″ – deyəydin! Əgər məni özündən daha az mal-dövlət və övlad sahibi görürsənsə,

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn du in deinen Garten eintrittst, solltest du sagen: ʺEs geschieht, was Gott will; ohne Gottes Beistand bin ich macht- und hilflos.ʺ Dann sprach er: ʺDu siehst in mir einen, der weniger Vermögen und Kinder als du hat.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Würdest du doch, wenn du deinen Garten betrittst, sagen: ,(Es sei,) was Allah will; es gibt keine Kraft außer durch Allahʹ! Wenn du auch siehst, daß ich weniger Besitz und Kinder habe als du,

Almanca — M. A. Rassoul

Warum hast du nicht damals, als du deinen Garten betratest, gesagt: ʺWie Allah es will (, so geschehe es); es gibt keine Macht, außer bei Allahʺ; wenn du mich auch geringer als dich selbst an Besitz und Nachkommenschaft siehst?

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"If only", the poor man added, "when you entered your orchard you had exclaimed:" " Praise be to Allah, whatever He wills shall be; no one can command success but He". "If you do see me in comparison less than you in affluence and in progeny",

Abdul Haleem

If only, when you entered your garden, you had said, "This is God’s will. There is no power not [given] by God." Although you see I have less wealth and offspring than you,

Abdullah Yusuf Ali

"Why didst thou not, as thou wentest into thy garden, say: 'Allah's will (be done)! There is no power but with Allah!' If thou dost see me less than thee in wealth and sons,

Abul A'la Maududi

When you entered your vineyard, why did you not say: 'Whatever Allah wills shall come to pass, for there is no power save with Allah!' If you find me less than yourself in wealth and children

Aisha Bewley

Why, when you entered your garden, did you not say, "It is as Allah wills, there is no strength but in Allah"? Though you see me with less wealth and children than you possess,

Al-Hilali & Khan

"It was better for you to say, when you entered your garden: ‘That which Allâh wills (will come to pass)! There is no power but with Allâh[1]!’ If you see me less than you in wealth, and children,

Ali Quli Qarai

Why did you not say, when you entered your garden, ‘‘[This is] as Allah has wished! There is no power except by Allah!’’ If you see that I have lesser wealth than you and children,

Amatul Rahman Omar

`And why did you not say when you entered your garden, "(Only) that which Allâh wills (comes to pass)", for power belongs only to Allâh; though you see me inferior to yourself in riches and children,

Arthur John Arberry

Why, when thou wentest into thy garden, didst thou not say, "As God will; there is no power except in God"? If thou seest me, that I am less than thou in wealth and children,

Bijan Moeinian

"When you entered your garden (instead of saying those words of pride), you should have said: “What a blessing from the Lord. Indeed there is no power beside the power of the Lord." You are right; I do not have as much wealth and as many children as you have. But my Lord may shower me with better than your gardens. …

E. Henry Palmer

Why couldst thou not have said, when thou didst go into thy garden, "What God pleases! there is no power save in God," - to look at, I am less than thee in wealth and children;

Edip-Layth

"When you entered your garden, you should have said, "This is what God has given, there is no power except by God." You may see me as having less wealth and fewer children than you."

George Sale

And when thou enterest thy garden, wilt thou not say, what God pleaseth shall come to pass; there is no power but in God alone? Although thou seest me to be inferior to thee in wealth and number of children,

Hamid S. Aziz

But He is Allah, my Lord; and I associate no partner with my Lord.

Mahmoud Ghali

And if you had said as you entered your garden, cWhatever Allah decides (will be); there is no power except with Allah, (i. e., say: ma sha " É " Allah La hawla wala quwwata Éilla billah) (it would have been better for you.) In case you see me that I am less than you in wealth and children,

Marmaduke Pickthall

If only, when thou enteredst thy garden, thou hadst said: That which Allah willeth (will come to pass)! There is no strength save in Allah! Though thou seest me as less than thee in wealth and children,

Mohamed Ahmed - Samira

When you entered your garden, why did you not say: 'As God may please;' for no one has power except given by God? Though you see me poorer in wealth and children than you,

Muhammad Asad

And [he continued:] "Alas, if thou hadst but said, on entering thy garden, `Whatever God wills [shall come to pass, for] there is no power save with God!' Although, as thou seest, I have less wealth and offspring than thou,

Mustafa Khattab

If only you had said, upon entering your property, ‘This is what Allah has willed! There is no power except with Allah!’ Even though you see me inferior to you in wealth and offspring,

Progressive Muslims

"And if you enter your garden, you should have said: "This is what God has given, there is no power except by God. " You see me as being less than you in wealth and in children"

Sahih International

And why did you, when you entered your garden, not say, 'What Allah willed [has occurred]; there is no power except in Allah '? Although you see me less than you in wealth and children,

Sam Gerrans

“And oh, that when thou wast entering thy garden thou hadst but said: ‘What God has willed; there is no strength save in God!’ Although thou seest me less than thee in wealth and children,

Shabbir Ahmed

And he continued, "Alas, when you entered your garden, you should have said, 'This is what Allah has given me according to His Laws for no one has Power but Allah. ' You see that I have less wealth and fewer children than you." (Still I associate no one with Him).

Syed Vickar Ahamed

"It was better for you to say, as you went into your garden: ‘Allah’s Will (will be done)! There is no power except with Allah!’ If you do see me less than you in wealth and sons,

Taqi Usmani

Why, when you entered your garden, did you not say, ‘(Everything is) as Allah wills. There is no power except with Allah’? If you see me inferior to you in wealth and children,

The Monotheist Group

"And if you enter your garden, you should say: 'Thisis what God has given, there is no power except by God.' You see me as being less than you in wealth and in children?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

En entrant dans ton jardin, que ne dis-tu: ʺTelle est la volonté (et la grâce) dʹAllah! Il nʹy a de puissance que par Allahʺ. Si tu me vois moins pourvu que toi en biens et en enfants,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema tu çûyî nava rezê xwe, bila te bigota: Maşaellah! Hêz bes ya Xwedê ye! Eger ji hêla mal û zarok ve tu min ji xwe kêmtir bibînî….

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Had je maar gezegd toen jij je tuin inging: ʹZoals God het wil. Alleen in God is kracht!? Als jij van mij ziet, dat ik minder bezit en kinderen heb,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als gij uwen tuin binnentreedt, zult gij dan niet zeggen: Wat God behaagt, zal geschieden; er is geene macht buiten God. Hoewel gij ziet, dat ik in rijkdom en getal van kinderen onder u sta.

Hollandaca — Siregar

En had jij maar, toen jij je tuin binnentrad, gezegd: ʹMâ sjâʹa Allah, lâ qoewwata illâbillahʹ - (Wat Allah wil, er is geen kracht dan door Allah), indien jij van mij ziet, dat ik minder danjou ben, op het gebied van bezit en kinderen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А почему бы тебе, когда ты входишь в свой сад (который восторгает тебя), не сказать: «(Это то) что (мне) пожелал (даровать) Аллах! Нет (у меня) мощи (обрести это), кроме как с Аллахом [только с Его помощью]». Если ты (и) видишь меня беднее, чем ты, (и) имуществом и детьми,

Rusça — Osmanov

Почему же ты, когда вошел в виноградник, не сказал: ʺЭто то, чего возжелал Аллах, и нет мощи, кроме как от Аллахаʺ? Если ты считаешь, что я беднее тебя имуществом и детьми,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om du bara hade sagt när du gick ut i din vingård:ʹSke Guds vilja! Det finns ingen styrka utom hos Gud!ʹ Om du anser att jag är underlägsen dig i rikedom och (antal) söner,