Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.

اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْضِيلًا

unZur keyfe feDDelnā beǎ'Dehum ǎlā beǎ'Din ve le l-āḣiratu ekberu deracātin ve ekberu tefDīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُنْظُرْunZurن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbak
2كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
3فَضَّلْنَاfeDDelnāف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeküstün yaptık
4بَعْضَهُمْbeǎ'Dehumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazonların kimini
5عَلٰىǎlāüzerine
6بَعْضٍbeǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimi
7وَلَلْاٰخِرَةُve le l-āḣiratuا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımelbette ahiret
8اَكْبَرُekberuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.daha büyüktür
9دَرَجَاتٍderacātinد ر جAdım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek.dereceler bakımından
10وَاَكْبَرُve ekberuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.ve daha büyüktür
11تَفْضِيلًاtefDīlenف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeküstünlük bakımından

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bak da gör, onların bir kısmını nasıl bir kısmından üstün ettik; elbette âhiretteki yücelik, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyük.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bak da gör, onların bir kısmını nasıl bir kısmından üstün ettik; elbette âhiretteki yücelik, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyük.

Adem Uğur

Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.

Ahmed Hulusi

Bak, nasıl onların kimini kimine üstün kıldık! Elbette sonsuz gelecek boyutu, yaşam mertebeleri itibarıyla da en büyüktür, kişisel hissedişler itibarıyla da en büyüktür.

Ahmet Tekin

Lütufta bulunarak, onların bir kısmını rızıkta, servette, güç ve kuvvette, sıhhatte, makam ve mevkide sıradan bir aklın kavrayamayacağı hikmetlere dayalı olarak diğerlerine nasıl üstün kıldığımızı düşün ve araştır. Andolsun ki âhiret daha büyük rütbeler ve makamlarla doludur, daha yüce ve daha çok üstünlükleri vardır.

Ahmet Varol

Bak, nasıl bazılarını bazılarından üstün kıldık. Elbette ahiret dereceler yönünden de daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Ali Bulaç

Onlardan kimini kimine nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Ali Fikri Yavuz

Bak, bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık (rızk ve mevkilerini değişik yaptık). Elbette âhiret, derece farkları yönünden daha büyüktür, faziletçe de daha yüksektir.

Ali Rıza Safa

Onların bir bölümünü, diğerlerine nasıl üstün yaptığımıza bak? Kuşkusuz, konumlar yönünden, sonsuz yaşam daha büyüktür. Üstünlük yönünden de daha büyüktür.

Bayraktar Bayraklı

Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışız! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.

Bekir Sadak

Onlari birbirlerinden nasil ustun kildigimiza bir bak! Dogrusu ahirette daha buyuk dereceler ve daha buyuk ustunlukler vardir.

Celal Yıldırım

Bak, onların kimini kiminden nasıl üstün kıldık ve şanıma and olsun ki, Âhiret, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl farklı kılmışızdır. Elbette âhiretteki dereceler ve farklılıklar daha büyük olacaktır.

Diyanet İşleri

Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.

Diyanet İşleri (eski)

Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Doğrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır.

Diyanet Vakfi

Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bak! Onların bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık! Elbette ahiret, hem dereceler bakımından daha büyüktür, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bak! Bir kısmını diğerine nasıl üstün kılmışız; elbette ahiret hem dereceler bakımından, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bak bir kısmını diğerine nasıl tafdıl etmişiz ve elbette Ahıret derecatca da daha büyük, tafdılce de daha büyüktür

Erhan Aktaş

Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

Fizilal-il Kuran

Bir baksana, insanları dünyada nasıl birbirinden üstün kıldık. Oysa ahiretin dereceleri daha büyük olduğu gibi, aralarındaki üstünlük farkları daha geniş çaplıdır.

Gültekin Onan

Onlardan kimini kimine nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Hamdi Döndüren

İnsanlardan bir kısmını diğerlerine nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Ancak ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.

Hasan Basri Çantay

Baksan a, biz onların kimini kiminden nasıl üstün kıldık. Elbette ahiret, dereceler (farkları) i'tibariyle de daha büyükdür, üstün kılmak bakımından da daha büyükdür.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Bak, (rızık bakımından) onların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette âhiret, derece bakımından da daha büyük, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Hayrat Neşriyat

Bak, (rızıkta ve makamda) onların bazısını bazısından nasıl üstün kıldık! Elbette âhiret, hem dereceler i'tibâriyle daha büyük, hem de üstünlük i'tibâriyle daha büyüktür.

İbni Kesir

Bak, nasıl onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Elbetteki ahiret; dereceler bakımından da büyüktür, üstünlük bakımından da.

Mehmet Okuyan

Bak ki biz insanların kimini kiminden nasıl farklı yaratmışız! Elbette ahiret derece ve üstünlük farkları bakımından çok daha büyüktür.

Muhammed Esed

Onların bazılarına (yeryüzünde) diğerlerine göre nasıl cömert davrandığımıza bir bak: fakat (unutma ki,) ahiret, paye olarak daha yüksek, erdem ve (manevi) zenginlik bakımından daha yücedir.

Mustafa İslamoğlu

(Bu dünyada) onların bir kısmını, diğerlerine nasıl üstün kıldığımıza bir bak, ama ahiretin payı hem nicelik olarak çok daha büyük, hem de (nitelik olarak) çok daha üstün ve değerlidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bak! Onların bazısını bazısı üzerine nasıl üstün kılmışızdır. Ve elbetteki ki, ahiret, dereceler itibariyle daha büyüktür ve üstünlük itibariyle de daha büyüktür.

Ömer Öngüt

Bak! Biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır. Elbette ki ahiret, dereceler ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.

Suat Yıldırım

Bak nasıl dünyada onların kimini kimine üstün kıldık!Elbette âhirette erişilecek daha büyük mertebeler, kazanılacak daha yüksek faziletler vardır.

Süleyman Ateş

Bak, (rızık bakımından) nasıl onların kimini kiminden üstün yaptık. Elbette ahiret, dereceler bakımından da daha büyük, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan kimini kimine nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Ahiretteki derece farkları elbette daha büyüktür, üstünlükler de daha büyüktür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan birini diğerine nasıl üstün kıldığımıza bak. Şurası kesin ki Ahiretteki dereceler daha büyük, üstünlükler daha belirgin olacaktır.

Şaban Piriş

Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Ahiretin üstünlük ve fazileti ise daha büyüktür.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan bir kısmını bir kısmına nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.

Ümit Şimşek

Onları birbirine nasıl üstün kıldığımıza bir bak. Âhiretin ise mertebeleri de, üstünlükleri de daha yüksektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bak nasıl, kimini kimine üstün kıldık! Ama ahiret, dereceler bakımından elbette daha büyük, lütuflandırma bakımından daha yücedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bax gör dünyada onların birini digərindən necə üstün etdik. Axirətdə isə daha böyük dərəcələr və daha böyük üstünlüklər vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbərim!) Bir gör (var-dövlət, cah-cəlal baxımından dünyada) onların birini digərindən necə üstün tutduq? Axirətdə isə (dünyadakından) daha yüksək dərəcələr, daha böyük üstünlüklər vardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sieh, wie Wir im Diesseits den einen vor den anderen im Erwerb vorziehen! Doch im Jenseits sind die Rangstufen bei weitem wichtiger und erstrebenswerter.

Almanca — Der Edle Quran

Schau, wie Wir die einen von ihnen vor den anderen auszeichnen; aber das Jenseits ist wahrlich größer an Rangstufen und größer an Auszeichnungen.

Almanca — M. A. Rassoul

Schau, wie Wir die einen von ihnen über die anderen erhöht haben; und wahrhaftig, das Jenseits soll noch mehr Ränge und Auszeichnungen enthalten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Siehe, wie WIR die einen von ihnen vor den anderen begünstigt haben. Doch das Jenseits hat noch höhere Ränge und größere Begünstigungen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

See how We distinguish some in status, rank or fortune above others! And by the same token have We made the Hereafter excel here below and be the world of choice.

Abdul Haleem

see how We have given some more than others- but the Hereafter holds greater ranks and greater favours.

Abdullah Yusuf Ali

See how We have bestowed more on some than on others; but verily the Hereafter is more in rank and gradation and more in excellence.

Abul A'la Maududi

See, how We have exalted some above others in this world, and in the Life to Come they will have higher ranks and greater degrees of excellence over others.

Aisha Bewley

Look how We favour some of them over others. But the Next World has higher ranks and greater favours.

Al-Hilali & Khan

See how We prefer one above another (in this world), and verily, the Hereafter will be greater in degrees and greater in preferment.

Ali Quli Qarai

Observe how We have given some of them an advantage over some others; yet the Hereafter is surely greater in respect of ranks and greater in respect of relative merit.

Amatul Rahman Omar

Behold! how We have exalted some of them over others (in the present life), yet the Hereafter holds out greater degrees of rank and (confers) greater merits and excellence.

Arthur John Arberry

Behold, how We prefer some of them over others! And surely the world to come is greater in ranks, greater in preferment.

Bijan Moeinian

Just look around and see how some have been showered more than the others with my blessings. In the Hereafter, too, people will be showered differently; the difference, however is far greater and more significant.

E. Henry Palmer

See how we have preferred some of them over others, but in the next life are greater degrees and greater preference.

Edip-Layth

See how We have preferred some of them over the others; and in the Hereafter are greater levels, and greater preference.

George Sale

Behold, how We have caused some of them to surpass others in wealth and dignity: But the next life shall be more considerable in degrees of honour, and greater in excellence.

Hamid S. Aziz

See how We have preferred some of them over others, and verily, the Hereafter will be greater in degree and greater in preference.

Mahmoud Ghali

Look how We have graced some of them over the others, (Literally: over some "others") and indeed the Hereafter is greater in degrees and greater with marked graciousness.

Marmaduke Pickthall

See how We prefer one of them above another, and verily the Hereafter will be greater in degrees and greater in preferment.

Mohamed Ahmed - Samira

"See, how We favour one over the other; and in life to come are higher ranks and favours greater still.

Muhammad Asad

Behold how We bestow [on earth) more bounty on some of them than on others: but [remember that] the life to come will be far higher in degree and far greater in merit and bounty.

Mustafa Khattab

See how We have favoured some over others ˹in this life˺, but the Hereafter is certainly far greater in rank and in favour.

Progressive Muslims

See how We have preferred some of them over the others; and in the Hereafter are greater levels, and greater preference.

Sahih International

Look how We have favored [in provision] some of them over others. But the Hereafter is greater in degrees [of difference] and greater in distinction.

Sam Gerrans

See thou how We have preferred some of them over others; but the Hereafter is greater in degrees and greater in preferment.

Shabbir Ahmed

Behold how We bestow more bounty on some of them than others. But the life to come will be far higher in degree and far greater in bounty.

Syed Vickar Ahamed

See how We have given more to some than to others; But surely the Hereafter is higher in value and position and greater in excellence.

Taqi Usmani

See how We made some of them excel some others (in this world) and, of course, the Hereafter is much higher in ranks and much greater in degrees of merit.

The Monotheist Group

See how We have preferred some of them over the others; and in the Hereafter are greater levels, and greater preference.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Regarde comment Nous favorisons certains sur dʹautres. Et dans lʹau-delà, il y a des rangs plus élevés et plus privilégiés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) De binêre, çawa me (di risq û dereceyan de) hin kes di ser hin kesan re girtine û teqez dereceyên axretê gelek çêtir û gelek mezintir in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Kijk hoe Wij sommigen van hen boven anderen hebben bevoorrecht en het hiernamaals heeft hogere rangen en grotere bevoorrechtingen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gedenk hoe wij sommigen hunner in welvaart en waardigheid hebben doen uitmunten; maar het volgende leven zal belangrijker zijn in graden van eer en van grootere uitnemendheid.

Hollandaca — Siregar

Zie hoe Wij sommigen van hen bevoorrecht hebben boven anderen. En het Hiernamaals is zeker hoger in rang en groter als voorrecht.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Посмотри (о, Пророк), как Мы (в этом мире) дали преимущество одним (людям) над другими (в уделе и деяниях), а ведь, однозначно, Вечная жизнь (для верующих) – больше по степеням и больше по преимуществу.

Rusça — Osmanov

Посмотри, как одним [людям] Мы отдали предпочтение перед другими, - ведь будущая жизнь, несомненно, выше по достоинству и предпочтительнее.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Lägg märke till hur Vi (på jorden) gynnar några framför de andra, men i det eviga livet är graderna flera och det råder större skillnad i (de förmåner som) Vi ger (den ene men inte den andre).