Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkar, başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.
مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَدِي لِنَفْسِهِ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولًا
meni htedā fe innemā yehtedī li nefsihi ve men Delle fe innemā yeDillu ǎleyhā ve lā teziru vāziratun vizra uḣrā ve mā kunnā muǎƶƶibīne Hattā neb'ǎṧe rasūlen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (97 / 97 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kim doğru yolu bulursa ancak kendisi için bulmuştur ve kim doğru yoldan sapmışsa kendisini sapıtmıştır ve kimse, bir başkasının yükünü yüklenmez ve biz, peygamber göndermedikçe hiçbir topluluğu azaplandırmayız.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kim doğru yolu bulursa ancak kendisi için bulmuştur ve kim doğru yoldan sapmışsa kendisini sapıtmıştır ve kimse, bir başkasının yükünü yüklenmez ve biz, peygamber göndermedikçe hiçbir topluluğu azaplandırmayız.
Abdullah Aydın
Kim doğru yolda giderse ancak kendi lehinde yola gitmiş, kim doğru yoldan sapmışsa ancak kendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Biz, bir Peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.
Adem Uğur
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.
Ahmed Hulusi
Kim hakikate ererse sadece kendinedir bu doğru yolu bulmuş oluşu; kim de saparsa (hakikatten) yalnızca kendi nefsi aleyhine sapmış olur! Hiç kimse, bir başkasının yaptığı yanlışların yükünü taşımaz! Biz bir Rasul oluşturup (ba's edip) onunla uyarmadıkça azap yaşatmayız!. .
Ahmet Davudoğlu
Kim doğru yolda giderse sırf kendi lehine gider. Kim de sapıklık ederse, ancak kendi aleyhine eder. Hiç bir suçlu başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, peygamber göndermedikçe kimseye azap edici değiliz.
Ahmet Tekin
Kim hidayeti tercih eder, İslâm’da sebat ederse, sadece kendi iyiliği, kurtuluşu için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olur. Kim de başına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederse, yalnızca kendi felâketini hazırlamış, kendisi zarara, ziyana uğramış olur. Hiçbir günahkâr, günah yüklü, suçlu bir kişi, başkasının günahının suçunun cezasını çekmez. Biz, tebliğ ile görevli, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir Rasul göndermedikçe kimseye azap edecek değiliz.
Ahmet Varol
Kim hidayete ererse kendi nefsi için hidayete erer. Kim de sapıtırsa yalnız kendi aleyhine sapıtır. Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermedikçe azap edecek değiliz.
Ali Arslan
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendisi için seçmiş olur.
Ali Bulaç
Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir elçi gönderinceye kadar (hiç bir topluluğa) azab edecek değiliz.
Ali Fikri Yavuz
Kim doğru yolda giderse ancak kendisi için doğru yolda bulunur (Sevab kendisinedir). Kim de sapıklık ederse, yalnız kendi aleyhine sapıklık eder (cezasını çeker). Hiç bir günâhkâr da başkasının günahını taşımaz. Bir de biz, bir Peygamber göndermedikçe azab etmeyiz.
Ali Rıza Safa
Artık, kim doğru yolu bulursa, yalnızca kendisi için doğru yolu bulmuş olur. Kim de saparsa, yalnızca kendi yitimine yönelik sapmış olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü taşımaz. Zaten bir elçi göndermedikçe cezalandırmayız.
Arif Pamuk
Kim doğru yolu bulup seçerse, onu ancak kendi lehine bulup seçmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir günahkar, diğer bir günahkarın günahını yüklenemez. Ve biz bir peygamber göndermedikçe azâb edici de değiliz.
Ayntabî Mehmet Efendi
Kim doğru yolu bulursa, onu ancak, kendi faydasına bulmuş olur. Kim de saparsa, o da yalnız, kendi zararına sapmış olur. Hiç bir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Biz, bir Resûl gönderinceye kadar, hiçbir ümmete azâb edici değiliz.
Bahaeddin Sağlam
Kim doğru yolu bulursa, o kendisi için doğru yolu bulmuştur.
Bayraktar Bayraklı
Her kim doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Her kim de yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin suçunu taşıyacak değildir. Ayrıca, biz bir peygamber göndermedikçe azap etmeyiz.
Bekir Sadak
Kim dogru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmis ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmistir. Kimse kimsenin gunahini cekmez. Biz peygamber gondermedikce kimseye azabetmeyiz.
Bir Heyet
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiştir.
Celal Yıldırım
Kim doğru yolu bulup seçerse, onu ancak kendi lehine bulup seçer. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir günahkâr diğer bir günahkârın günahını yüklenmez. Ve biz bir peygamber göndermedikçe azâb ediciler de değiliz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kim doğru yolu seçerse kendi iyiliği için seçmiştir, kim de saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiç kimse başkasının günah yükünü üstüne almaz. Biz bir resul göndermedikçe azap da etmeyiz.
Diyanet İşleri
Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkar, başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.
Diyanet İşleri (eski)
Kim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmiş ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz.
Diyanet Vakfı (1993)
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur.
Diyanet Vakfi
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üstlenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kim doğru yola gelirse sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez. Biz bir Peygamber göndermedikçe, hiç kimseye azab edecek değiliz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kim doğru yola giderse, sırf kendi iyiliği için gider; kim de sapıklık ederse, ancak kendi aleyhine eder; Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez! Biz bir peygamber göndermedikçe azap da etmeyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim doğru giderse sırf kendi lehine gider, kim de sapıklık ederse ancak aleyhine eder ve hiç bir vizir çeken diğerinin vizrini çekmez, biz bir Resul göndericiye kadar ta'zib de etmeyiz
Erhan Aktaş
Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez. Ve Biz, bir Resul göndermedikçe azap edecek değiliz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez. Ve Biz, bir resul göndermedikçe azap edecek değiliz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez. Ve Biz, bir rasul göndermedikçe azap edecek değiliz.
Fizilal-il Kuran
Kim doğru yolu izlerse kendisi için izler. Kim doğru yoldan saparsa kendi zararına sapıtmış olur. Hiç kimse bir başkasının günah yükünü taşımaz. Bir peygamber göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız.
Gültekin Onan
Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer, kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir elçi gönderinceye kadar (hiç bir topluma) azab edecek değiliz.
Hamdi Döndüren
Kim doğru yola gelirse, kendisi için gelmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, o da ancak kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü taşımaz. Biz elçi göndermedikçe azap edecek değiliz.
Hasan Basri Çantay
Kim doğru yolu bulursa, o doğru yolu ancak kendi faidesine bulmuş olur. Kim de sapıklık ederse o da yalınız kendi aleyhine sapmış olur. Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz bir resul gönderinceye kadar (hiç bir kimseye ve kavme) azab ediciler değiliz.
Hasan Tahsin Feyizli
Kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için doğru yola gelmiştir.
Hasib Asutay
Kim doğru yolu bulursa, ancak kendisi için bulmuş olur; kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir günahkâr başkasının günâh yükünü üstlenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.
Hayrat Neşriyat
Kim hidâyete ererse, artık ancak kendisi için hidâyete ermiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde ancak kendi aleyhine dalâlete düşmüş olur. Hem hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez. (Biz) bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azâb ediciler değiliz.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay
Kim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmiştir.
Hüseyin Kaleli
“Kim hidâyete erdi ise, ancak kendisi için hidâyete erer. Kim de sapıttı ise, yine ancak kendi aleyhine sapıtır. Bir günahkar da başkasının günahını taşımaz. Bir peygamber göndermedikçe de azap edenler değiliz.”
İbni Kesir
Kim, hidayete ererse; kendi nefsi için hidayete ermiş olur. Kim de dalalete düşerse; kendi nefsi aleyhine dalalete düşmüş olur. Hiç kimse başkasının yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azab ediciler değiliz.
İsmail Mutlu, Şaban Döğen
Doğru yolda giden kendi lehine bir yol bulmuştur. Doğru yoldan sapanda kendi aleyhinde sapmıştır. Hiçbir günahkar başkalarının günahını yüklenmez. Peygamber göndermedikçe de Biz kimseye azap edici değiliz.
Mehmet Okuyan
Kim doğru yola gelirse, sadece kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa, sadece kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Biz bir elçi gönderinceye kadar (kimseye) azap ediciler değiliz.
Muhammed Esed
Her kim ki doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Ve her kim ki yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir. Ayrıca, Biz, (kendilerine) bir elçi göndermeden (yaptığı haksızlıklardan ötürü hiçbir topluma) azap etmeyiz.
Mustafa İslamoğlu
Kim doğru yola yönelirse, iyi bilsin ki o sadece kendisi lehine yönelmiş olacaktır; kim de saparsa, unutmasın ki o da yalnızca kendi aleyhine sapmış olacaktır: zira hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz; üstelik Biz, bir elçi gönderinceye kadar asla (bir toplumu) azaba sürüklememişizdir.
Nedim Yılmaz
Kim doğru yola girerse sadece kendisi için doğru yola girmiş olur. Kim de yoldan saparsa sadece kendi aleyhine yoldan sapmış olur. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenmez. Biz bir peygamber göndermedikçe asla azap etmeyiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Kim doğru yola giderse ancak kendisi için doğru yola gitmiş olur ve her kim sapıtırsa ancak kendi aleyhine olarak sapıtmış bulunur. Ve bir günahkar kimse başkasının günahını yüklenmez ve Biz bir resûl gönderinceye kadar azap ediciler olmadık.
Ömer Öngüt
Kim yola gelirse kendi iyiliği için yola gelmiş olur. Kim de doğruluktan saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.
Ömer Rıza Doğrul
Her kim doğru yolu bulursa kendi öz canı için doğrulmuş olur. Her kim saparsa, gene kendi öz canının (zararına) sapmış olur. Hiçbir günahkâr bir başkasının yükünü taşıyamaz. Biz peygamber göndermedikçe hiçbir kavmi azaba uğratmayız.
Suat Yıldırım
Kim doğru yolu seçerse, kendisi için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi aleyhinde sapmış olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız.
Süleyman Ateş
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur, kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü taşımaz. Biz elçi göndermedikçe azab edecek değiliz.
Süleymaniye Vakfı
Kim yola gelirse kendisi için gelir, kim de yoldan çıkarsa kendi aleyhine çıkar. Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Biz bir resul /kitap göndermeden azap edecek değiliz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kim yola gelirse kendi yararına gelir, kim de yoldan çıkarsa kendi zararına çıkar. Kimse kimsenin yükünü çekmez. Biz elçi göndermeden azap etmeyiz.
Şaban Piriş
Doğru yola giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, elçi göndermedikçe azap etmeyiz.
Talat Koçyiğit
Kim Hak yola girerse, kendisi için girmiş olur.
Tefhim-ul Kuran
Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkâr, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber gönderinceye kadar (hiç bir topluma) azab edecek değiliz.
Ümit Şimşek
Doğru yolu bulan, kendisi için bulmuştur. Yoldan sapan da kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Ve Biz peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur. Sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkar, bir başka günahkarın yükünü taşımaz. Ve biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan
Hidayete eren ancak kendi faidesine hidayete ermiş olur.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kim doğru yolla getsə, xeyri onun özünə olar, kim azğınlığa düşsə, ziyanı da onun öz əleyhinə olar. Heç bir günahkar başqasının günahını daşımaz. Biz elçi göndərməmiş heç kəsə əzab vermirdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Doğru yol tutan yalnız özünə xeyir, haqq yoldan azan da ancaq özünə zərər edər. Heç bir günahkar başqasının günahını daşımaz. (Hərə öz günahına cavabdehdir). Biz, peyğəmbər göndərməmiş (heç bir ümmətə) əzab vermərik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wer sich um Rechtleitung bemüht, nützt sich selbst, und wer in die Irre geht, schadet sich selbst. Keiner trägt die Schuld eines anderen. Wir setzen erst eine Strafe fest, nachdem Wir einen Gesandten geschickt haben.
Almanca — Der Edle Quran
Wer der Rechtleitung folgt, der ist nur zu seinem eigenen Vorteil rechtgeleitet. Und wer irregeht, der geht nur zu seinem Nachteil irre. Und keine lasttragende (Seele) nimmt die Last einer anderen auf sich. Wir strafen nicht eher, bis Wir einen Gesandten geschickt haben.
Almanca — M. A. Rassoul
Wer den rechten Weg befolgt, der befolgt ihn nur zu seinem eigenen Heil; und wer irregeht, der geht allein zu seinem eignen Schaden irre. Und keine lasttragende Seele soll die Last einer anderen tragen. Und Wir bestrafen nie, ohne zuvor einen Gesandten geschickt zu haben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Wer Rechtleitung findet, der findet für sich selbst Rechtleitung, und wer irregeht, der geht ausschließlich gegen sich selbst irre. Und keine verfehlende Seele trägt die Verfehlung einer anderen. Und WIR werden niemals peinigen, bis WIR einen Gesandten entsandt haben.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Indeed, he who is steered by the spirit of truth into all truth and Providence his guide benefits his own soul, and he who errs and strays from the path of truth and righteousness will prejudice his own soul. No soul bearing wrongs or not, will in any way bear the wrong of another, nor would We inflict a penalty on a people until We had sent to them a Messenger serving as a spectacle and a warning and they counselled deaf.
Abdul Haleem
Whoever accepts guidance does so for his own good; whoever strays does so at his own peril. No soul will bear another’s burden, nor do We punish until We have sent a messenger.
Abdullah Yusuf Ali
Who receiveth guidance, receiveth it for his own benefit: who goeth astray doth so to his own loss: No bearer of burdens can bear the burden of another: nor would We visit with Our Wrath until We had sent an messenger (to give warning).
Abul A'la Maududi
He who follows the Right Way shall do so to his own advantage; and he who strays shall incur his own loss. No one shall bear another's burden. And never do We punish any people until We send a Messenger (to make the Truth distinct from falsehood).
Aisha Bewley
Whoever is guided is only guided to his own good. Whoever is misguided is only misguided to his detriment. No burden-bearer can bear another’s burden. We never punish until We have sent a Messenger.
Al-Hilali & Khan
Whoever goes right, then he goes right only for the benefit of his ownself. And whoever goes astray, then he goes astray to his own loss. No one laden with burdens can bear another’s burden. And We never punish until We have sent a Messenger (to give warning).
Ali Quli Qarai
Whoever is guided is guided only for [the good of] his own soul, and whoever goes astray, goes astray only to its detriment. No bearer shall bear another’s burden. We do not punish [any community] until We have sent [it] an apostle.
Amatul Rahman Omar
He who follows the right way follows it to his own good and he who goes astray, surely, he goes astray to his own loss. And no soul that bears the burden shall bear the burden of another. And We never punish unless We have sent a Messenger.
Arthur John Arberry
Whosoever is guided, is only guided to his own gain, and whosoever goes astray, it is only to his own loss; no soul laden bears the load of another. We never chastise, until We send forth a Messenger.
Bijan Moeinian
Whoever accepts the guidance, has done himself a favor. Whoever has chooses the wrong path, he has done an injustice to himself. Nobody will be held responsible for somebody else’s wrong doing and I will never punish without first having sent a Messenger (to warn.)
E. Henry Palmer
He who accepts guidance, accepts it only for his own soul: and he who errs, errs only against it; nor shall one burdened soul bear the burden of another. Nor would we punish until we had sent an apostle.
Edip-Layth
Whoever is guided is guided for himself, and whoever is misguided is for his own loss. No person shall carry the load of another, and We were not to punish until We send a messenger.
George Sale
He who shall be rightly directed, shall be directed to the advantage only of his own soul; and he who shall err, shall err only against the same: Neither shall any laden soul be charged with the burden of another. We did not punish any people, until we had first sent an apostle to warn them.
Hamid S. Aziz
He who accepts guidance (or does right), accepts it only for his own soul: and he who errs, errs only against it; nor shall one burdened soul bear the burden of another. Nor would We punish until we had sent a Messenger (with warnings).
Mahmoud Ghali
Whoever is guided, surely he is guided only for himself; (i. e., for his own gain) and whoever errs (away), then surely he errs (away) only upon himself; (i.e., to his own loss) and no encumbered self will be encumbered with the encumbrance of another (self); and in no way are We tormenting (anyone) until We have sent forth a Messenger.
Marmaduke Pickthall
Whosoever goeth right, it is only for (the good of) his own soul that he goeth right, and whosoever erreth, erreth only to its hurt. No laden soul can bear another's load, We never punish until we have sent a messenger.
Mohamed Ahmed - Samira
"He who finds the right path does so for himself; and he who goes astray does so to his own loss; and no one who carries a burden bears another's load. We never punish till We have sent a messenger.
Muhammad Asad
Whoever chooses to follow the right path, follows it but for his own good; and whoever goes astray, goes but astray to his own hurt; and no bearer of burdens shall be made to bear another" burden. Moreover. We would never chastise [any community for the wrong they may do] ere We have sent an apostle [to them].
Mustafa Khattab
Whoever chooses to be guided, it is only for their own good. And whoever chooses to stray, it is only to their own loss. No soul burdened with sin will bear the burden of another. And We would never punish ˹a people˺ until We have sent a messenger ˹to warn them˺.
Progressive Muslims
Whoever is guided is guided for himself, and whoever is misguided is for his own loss. And no person shall carry the load of another, and We were not to punish until We send a messenger.
Sahih International
Whoever is guided is only guided for [the benefit of] his soul. And whoever errs only errs against it. And no bearer of burdens will bear the burden of another. And never would We punish until We sent a messenger.
Sam Gerrans
Whoso is guided, he is but guided for his soul; and whoso strays, he but strays against it; and no bearer bears the burden of another. And We do not punish until We have raised up a messenger.
Shabbir Ahmed
So, whoever goes right, does it for his own "Self", and whoever strays, strays against his own "Self". No person bears the load of another. And We never punish any people until We have sent a Messenger. (The Eternal Messenger now is the Book of Allah).
Syed Vickar Ahamed
Whoever takes the guidance, takes it for his own good: And Whoever goes astray does so to his loss: No bearer of burdens can bear the burden of another: And We will not come down with Our Anger until We had sent a messenger (to warn).
Taqi Usmani
Whoever adopts the right path does so for his own benefit, and whoever goes astray does so to his own detriment, and no bearer of burden shall bear the burden of another, and it is not Our way to punish (anyone) unless We send a Messenger.
The Monotheist Group
Whoever is guided is guided for himself, and whoever is misguided is for his own loss. And no person shall carry the burdens of another, and We were not to punish until We send a messenger.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quiconque prend le droit chemin ne le prend que pour lui-même; et quiconque sʹégare, ne sʹégare quʹà son propre détriment. Et nul ne portera le fardeau dʹautrui. Et Nous nʹavons jamais puni (un peuple) avant de (lui) avoir envoyé un Messager.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Kî ku rasterê bibe vêca bêguman ew ji bo xwe rasterê bûye, kî jî ji riya rast bikeve êdî bêguman ew li xwe zerarê dike. Tu gunehkar, gunehê kesekî din hilnagire. Heyanî Em qasidekî neşînin Em tu kesî nadin ezabê.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wie zich de goede richting laat wijzen, die volgt het goede pad slechts in zijn eigen voordeel en wie dwaalt, dwaalt slechts tot zijn eigen nadeel en niemand is belast met de last van een ander. En Wij bestraffen niet voordat Wij een gezant hebben opgeroepen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij die op den rechten weg zal worden geleid, zal alleen ten voordeele van zijne eigene ziel worden geleid, en hij die dwaalt, zal alleen tegen zijne eigene ziel, met de last van eene andere worden bezwaard. Wij straffen nooit een volk dan nadat wij eerst een gezant hadden afgevaardigd, om hen te waarschuwen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Кто пойдет верным путем [путем Аллаха], то тот будет идти верно для самого себя [во благо себе], а кто заблудится, то тот заблудится против самого себя [во вред себе]. И не понесет несущая ноши другой [ни на кого не будет возлагаться грех другого], и Мы (никого) не наказывали, пока не отправляли (к ним) посланника [пока не был доведен до них довод].
Rusça — Osmanov
Тот, кто идет прямым путем, идет себе на пользу. Тот же, кто отклоняется [с дороги], отклоняется во вред себе. И ни одна душа не понесет ношу чужую, и Мы [никогда] не наказывали [людей], не послав предварительно к ним посланника.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Den som låter sig vägledas, vägleds till nytta för sig själv; och den som går vilse, går bara vilse till skada för sig själv. Och på ingen bärare av bördor skall läggas en annans börda. Vi straffar inte (ett folk) förrän Vi sänt Vårt sändebud (till dem).