Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًا هَلْ يَسْتَوُ۫نَ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Derabe (a)llahu meṧelen ǎbden memlūken lā yeḳdiru ǎlā şey'in ve men razeḳnāhu minnā rizḳan Hasenen fe huve yunfiḳu minhu sirran ve cehran hel yestevūne l-Hamdu li (a)llahi bel ekṧeruhum lā yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ضَرَبَDerabeض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakmisal verir
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3مَثَلًاmeṧelenم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.misaliyle
4عَبْدًاǎbdenع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekbir köle
5مَمْلُوكًاmemlūkenم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.başkasının malı olan
6لَا
7يَقْدِرُyeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışgücü yetmeyen
8عَلٰىǎlā
9شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şeye
10وَمَنْve menve kimseyi
11رَزَقْنَاهُrazeḳnāhuر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızıklandırdığımız
12مِنَّاminnākatımızdan
13رِزْقًاrizḳanر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızık ile
14حَسَنًاHasenenح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel
15فَهُوَfe huveki o
16يُنْفِقُyunfiḳuن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.infak eder
17مِنْهُminhuondan
18سِرًّاsirranس ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltukgizli
19وَجَهْرًاve cehranج ه رBelirgin olmak/açık olmak/görünür olmak/halka açık olmak/yüksek sesli olmak/keşfedilmek, büyük/hacimli olmak, hoşa giden/iyi görünümlü olmak, neredeyse/tamamen temizlemek, üstün gelmeye/geçmeye çalışmakve açık
20هَلْhelolurlar mı?
21يَسْتَوُ۫نَyestevūneس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyebunlar eşit
22اَلْحَمْدُl-Hamduح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.Hamd
23لِلّٰهِli (a)llahiAllah'adır
24بَلْbelfakat
25اَكْثَرُهُمْekṧeruhumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çokları
26لَا
27يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah bir örnek getirmiştir: Bir köle olsa ve hiçbir şeye gücü yetmese ve bir de güzel bir sûrette rızıklandırdığımız birisi bulunsa da rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını, gizli, açık yoksullara harcasa, onları geçindirse bunlar eşit ve denk olur mu hiç? Hamd Allah'a, eşit değildir bunlar, fakat çoğu bilmez.

Adem Uğur

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

Ahmed Hulusi

Allah (şöyle) bir misal veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi. . . Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah'a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.

Ahmet Tekin

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine tarafımızdan güzel rızık ve servet verilen ve ondan gizli ve aşikâre, karşılık beklemeden, gönüllü harcayan hür bir insanı misal veriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün övgüler Allah’a yakışır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Ahmet Varol

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkiyeti altında olan köleyle kendisine güzel bir rızık verdiğimiz ve ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak vermektedir. Bunlar eşit olurlar mı? Hamd yalnız Allah'adır. Fakat onların çoğu bilmezler.

Ali Bulaç

Allah, (kendisine ortak koştuğunuz ilahlar konusunda) hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'ındır; fakat onların çoğu bilmezler.

Ali Fikri Yavuz

Allah, şunu temsil buyurdu: Hiç bir tasarrufa gücü yetmiyen halis bir köle, bir de tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verilip de ondan gizli ve aşikâr harcayan kimse... Hiç bunlar müsavi olur mu? (O halde putları Allah’a nasıl eş tutuyorlar?). Bütün hamd Allah’a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu (Bu hakikatleri) bilmezler.

Ali Rıza Safa

Allah, örnek veriyor: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının yönetimindeki bir kul; verdiğimiz güzel bir geçimi hem gizli hem de açık olarak yardımlaşmak amacıyla paylaşan birisiyle aynı olur mu? Allah'a övgüler olsun! Hayır, onların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine katımızdan verdiğimiz güzel rızıktan gizlice ve açıkça veren kimseyi örnek veriyor. Bunlar hiç eşit olur mu? Övgü Allah'a aittir;fakat çoğu bunu bilmez.

Bekir Sadak

Allah, hicbir seye gucu yetmeyen ve baskasinin mali olan bir kole ile, kendisine verdigimiz guzel nimetlerden gizlice ve acikca sarfeden kimseyi misal gosterir: «Hic bunlar esit olur mu? vulmege layik olan Allah'tir, fakat cogu bilmezler.

Celal Yıldırım

Allah hiçbir şeye gücü yetmiyen bir köle ile, kendisini tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırıp, ondan gizli ve açık (Allah için) harcayan (hür) kimseyi misâl verir; bunlar hiç eşit olur mu ? Allah'a hamd olsun. Ne var ki (insanların) çoğu bilmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah size, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkü konumundaki köle ile katımızdan kendisini güzel bir şekilde rızıklandırdığımız ve bundan gizli-açık başkalarını da yararlandıran kişiyi örnek veriyor: Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur ama onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri (eski)

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah'tır, fakat çoğu bilmezler.

Diyanet Vakfi

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, kendisine güzel bir rızık verilen ve o rızıkdan gizli ve açık olarak harcayan hür bir insanı misal verdi. Hiç bunlar eşit olur mu? Bütün hamd Allah'a mahsustur. Doğrusu insanların çoğu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah şunu misal getirdi: Bir yanda hiçbir şeye gücü yetmeyen bir köle, diğer yanda tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz, ondan gizli, açık olarak harcayan hür bir insan, bunlar hiç eşit olur mu? Bütün hamd, Allah'a mahsustur, fakat çokları bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah şunu temsil getirdi: bir abdi memluk, hiç bir şey'e kudreti yok, bir de o zat ki kendisine tarafımızdan güzel bir rızık nasib etmişiz de o ondan gizli, açık infak edip duruyor, hiç bunlar müsavi olurlar mı? Bütün hamd Allahındır amma çokları bilmezler

Erhan Aktaş

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir köle ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

Fizilal-il Kuran

Allah, özgürlüğünden yoksun, hiçbir şey yapmaya gücü yetmeyen, bir köle ile kendisine bağışladığımız güzel nimetlerin bir bölümünü başkalarına veren kimseyi size örnek veriyor. Hiç bunlar bir olur mu? Allah'a hamdolsun ki, gerçek meydana çıktı. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

Gültekin Onan

Tanrı, (kendisine ortak koştuğunuz tanrılar konusunda) hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Tanrı'nındır fakat onların çoğu bilmezler.

Hamdi Döndüren

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile kendisine güzel rızık verdiğimiz, o rızıktan gizli ve açık harcayan özgür kimseyi örnek olarak vermektedir. Hiç bunlar eşit olur mu? Hamd yalnız Allah içindir. Ancak insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Allah şöyle bir mesel irad etdi: Hiç bir şey'e gücü yetmeyen memluk bir kul, bir de (hür) bir zat ki kendisine tarafımızdan güzel bir rızk nasıyb etmişizde o, bundan gizli ve aşikar harcayıp duruyor. Bunlar hiç müsavi olurlar mı? (Bütün) hamd Allahındır. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Hasib Asutay

Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verdi. Bunlar hiç eşit olur mu? (23) Hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler. (24) (23. Allah'tan başkasına tapan kimse köle durumundadır. Çünkü iradesini bir yaratığın eline vermiştir. Allah'a kul olan ise kölelikten kurtulmuş tam özgürlüğe kavuşmuştur. Elbette bu iki tip insan eşit değildir. Âyetteki örnek ile bu gerçek anlatılıyor. Bu İlâhi temsil benzetmede öncekilerin tamamlayıcısıdır yahut mümin ile kâfirin mukayesesine aittir.) (24. Bilmedikleri için de Allah'ın nimetlerini Allah'tan başkasına nisbet ederler.)

Hayrat Neşriyat

Allah şöyle bir misâl getirdi: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkü olmuş bir köle ile; bir de kendisini tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız (ve) böylece bundan gizli ve açık olarak sarf eden kimse, hiç bir olurlar mı (ki âciz putları, herşeye kadir olan Allah ile bir tutuyorsunuz)? Hamd, Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.

İbni Kesir

Allah, size bir misal verir: Başkasının malı olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızka nail olup gizli veya açık infak eden; hiç bir olur mu? Hamd, Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyan

Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasına ait bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi örnek vermektedir. Bunlar hiç eşit olurlar mı! Hamd (övgü) Allah içindir. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

Muhammed Esed

Allah (işte size iki insan) örneği veriyor: (biri) hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasına bağımlı bir köle; (diğeri de) kendisine katımızdan (bir armağan olarak) güzel bir rızık bahşettiğimiz (özgür) bir insan ki, o rızıktan gizli açık (gönlünce, doğru yolda) harcamalar yapıyor. İmdi, (düşünün), bu iki insan hiç bir tutulabilir mi? Bütün övgüler Allah'a yakışır: ama onların çoğu bunu bilmezler.

Mustafa İslamoğlu

(İşte, örnek olarak) Allah size şu misali verir: Başkasının boyunduruğu altındaki köle sınıfına mensup birini (düşünün; bir de) kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz ve ondan açık ve gizli hayırda bulunan (hür) birini... Şimdi bunların (ikisi de) bir tutulabilir mi? Övgülerin en mükemmeline yalnız (iradeyi yaratan) Allah layıktır: fakat onların çoğu (bunun dahi) farkında değiller!

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ bir mesel irad etti: «Bir memluk kul ki, hiçbir şey üzerinde kâdir değil ve bir kimse ki, onu tarafımızdan güzel bir rızk ile merzûk etmişizdir de o ondan gizli ve aleni olarak infak etmektedir. Ya hiç bunlar müsavî olurlar mı?» Hamd Allah'a mahsustur fakat onların çokları bilmezler.

Ömer Öngüt

Allah size bir misal verir: Hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık harcayan bir kimse hiç eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

Suat Yıldırım

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam, öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor. Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah’a aittir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Süleyman Ateş

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile; kendisine güzel rızık verdiğimiz, o rızıktan gizli ve açık harcayan kimseyi misal olarak anlattı. Hiç bunlar bir olurlar mı? Hamd Allah'a mahsustur, fakat çokları bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

Allah, hakimiyet altında olup hiçbir şeye gücü yetmeyen bir köle ile kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz ve onu gizli-açık infak eden /hayra harcayan (hür) kişiyi örnek veriyor. Bunlar hiç bir olur mu? Her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür ama onların çoğu bunu bilmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah size bir benzetme yapıyor; hakimiyet altında olup hiçbir şeye gücü yetmeyen bir esir, bir de kendine güzel rızık verdiğimiz ve onu gizli-açık hayra harcayan kişi. Hiç bunlar bir olur mu? Allah ne yaparsa güzel yapar ama onların çoğu bunu bilmezler.

Şaban Piriş

Allah, size, başkasının mülkiyetinde olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız ve kendisi de ondan gizli ve açıktan infak eden kimseyi örnek gösteriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat, onların çoğu bilmiyor.

Tefhim-ul Kuran

Allah, hiç bir şeye gücü yetmeyen ve başkasının mülkünde olan ile, tarafımızdan kendisine güzel bir rızık verdiğimiz, böylelikle ondan gizli ve açık infak eden kimseyi örnek olarak gösterdi; bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'ındır; fakat onların çoğu bilmezler.

Ümit Şimşek

Allah, başkalarının sahipliği altında bulunan ve elinden hiçbir şey gelmeyen bir köle ile, tarafımızdan güzel bir rızıkla nasiplendirdiğimiz ve bu rızıktan gizli ve açık bağışta bulunan kimseyi misal olarak verdi. Bunlar bir olur mu hiç? Hamd Allah'a mahsustur. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah şöyle bir örnekleme yaptı: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının eşyası durumunda bir kul/köle ile bizden bir güzel rızıkla rızıklandırdığımız ve ondan gizli açık dağıtan bir kişi. Bunlar aynı olur mu?! Bütün övgüler Allah'adır ama onların çokları bilmiyorlar.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah belə bir məsəl çəkdi: ″Heç bir şeyə gücü çatmayan və başqasının malı olan bir qul özünə verdiyimiz gözəl ruzidən (Allah yolunda) gizli və aşkar sərf edən birisi ilə (azad bir insanla) eyni ola bilərmi?! Həmd (hər cür təʼrif və şükür) yalnız Allaha məxsusdur, lakin (müşriklərin) əksəriyyəti (bunu) bilməz!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Allah prägt das Gleichnis eines leibeigenen Dieners, der über nichts Macht hat, und jemandes, dem Wir von Uns her eine schöne Versorgung gewährt haben, so daß er davon heimlich und offen ausgibt. Sind sie (etwa) gleich? (Alles) Lob gehört Allah! Nein! Vielmehr wissen die meisten von ihnen nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah gibt (euch) das Gleichnis (von zwei Männern) an die Hand: von einem Sklaven, einem Leibeigenen, der über nichts Gewalt hat, und von einem (Freien), den Wir Selbst reichlich versorgt haben, und der davon im Verborgenen und offenkundig spendet. Sind diese gleich? Preis sei Allah! Doch die meisten von ihnen wissen es nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH prägte ein Gleichnis eines leibeigenen Sklaven, der nichts vermag, und desjenigen, dem WIR von Uns schönes Rizq gewährten, von dem er heimlich und offenkundig gibt, sind beide etwa gleich?! Alhamdulillah: Alles Lob gebührt ALLAH! Nein, sondern die meisten von ihnen wissen nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah cites an instance of two men in illustration of a general truth. One is a slave, the property of his master, who is divested of freedom and personal rights, the other is the master in whom Our grace abounds; he is free to spend in divine service and/or in other services secretly and publicly. Can they produce or achieve something equal or possess a like degree in any aspect of life! Never. Therefore, how can Allah the Creator of all be equaled with any being! Praise be to Him and extolled are His glorious attributes, but most of them do not realize this fact.

Abdul Haleem

God presents this illustration: a slave controlled by his master, with no power over anything, and another man We have supplied with good provision, from which he gives alms privately and openly. Can they be considered equal? All praise belongs to God, but most of them do not recognize this.

Abdullah Yusuf Ali

Allah sets forth the Parable (of two men: one) a slave under the dominion of another; He has no power of any sort; and (the other) a man on whom We have bestowed goodly favours from Ourselves, and he spends thereof (freely), privately and publicly: are the two equal? (By no means;) praise be to Allah. But most of them understand not.

Abul A'la Maududi

Allah sets forth a parable: There is one who is a slave and is owned by another and has no power over anything; and there is one whom We have granted good provision Ourselves, of which he spends both secretly and openly. Can they be equal? All praise be to Allah. But most of them do not even know (this simple fact).

Aisha Bewley

Allah does make a metaphor: an owned slave possessing no power over anything, and someone We have given plentiful provision who gives out from it secretly and openly. Are they the same? Praise be to Allah! They are not! But most people do not know it.

Al-Hilali & Khan

Allâh puts forward the example of (two men - a believer and a disbeliever); a slave (disbeliever) under the possession of another, he has no power of any sort, and (the other), a man (believer) on whom We have bestowed a good provision from Us, and he spends thereof secretly and openly. Can they be equal? (By no means). All the praises and thanks are to Allâh. Nay! (But) most of them know not.

Ali Quli Qarai

Allah draws a parable: a chattel who has no power over anything, and one whom We have provided a goodly provision and who spends out of it secretly and openly. Are they equal? All praise belongs to Allah. But most of them do not know.

Amatul Rahman Omar

Allâh sets forth (for your knowledge) an excellent description of a slave who is owned (by another), (and) who has no power over anything. On the other hand there is another (a free man) whom We have provided with goodly provision from Ourself and he spends out of it secretly and openly (in Our cause). Can they both be alike? (No, not at all.) All true and perfect praise belongs to Allâh, but the thing is, most of these people do not know.

Arthur John Arberry

God has struck a similitude: a servant possessed by his master, having no power over anything, and one whom We have provided of Ourselves with a provision fair, and he expends of it secretly and openly. Are they equal? Praise belongs to God! Nay, most of them know not.

Bijan Moeinian

Consider a slave who is owned (like man who is owned by God) and has no power. Then compare him with the one who (is being showered with so many blessings of Mine and) generously contributes to the charity (publicly or secretly.) Are these two equal? (If the answer is: "No", then the Generous Lord is not equal to the helpless beings which are being raised to heaven by some.) Praise to the Lord, what a shame that most people simply do not get it.

E. Henry Palmer

God has struck out a parable; an owned slave, able to do nothing; and one whom we have provided with a good provision, and who expends therefrom in alms secretly and openly:- shall they be held equal?- Praise be to God, most of them do not know!

Edip-Layth

God cites the example of a slave who is owned and cannot control anything, against one whom We have provided a good provision which he spends of it secretly and openly. Are they the same? God be praised, but most of them do not know.

George Sale

God propoundeth as a parable a possessed slave, who hath power over nothing, and him on whom we have bestowed a good provision from us, and who giveth alms thereout both secretly and openly: Shall these two be esteemed equal? God forbid! But the greater part of them know it not.

Hamid S. Aziz

Allah coins a similitude (or parable); (On the one hand) a slave owned by another, having control over nothing, and (on the other hand) one on whom We have bestowed a goodly favours from Us, and who spends there from freely secretly and openly - shall they be held equal? Praise be to Allah, but most of them understand not.

Mahmoud Ghali

Allah has struck a similitude: a slave possessed (by his patron), unable to determine anything, and one whom We have provided of Ourselves with a fair provision, (and) so he expends of it secretly and openly. Are they equal? Praise be to Allah! No indeed, most of them do not know.

Marmaduke Pickthall

Allah coineth a similitude: (on the one hand) a (mere) chattel slave, who hath control of nothing, and (on the other hand) one on whom we have bestowed a fair provision from Us, and he spendeth thereof secretly and openly. Are they equal? Praise be to Allah! But most of them know not.

Mohamed Ahmed - Samira

God presents the example of a man who is a hired servant with no power over anything, and another on whom We have bestowed a handsome fortune, who spends from it in private and in public: Can they be equal? Praised be God! But most men do not understand.

Muhammad Asad

God propounds [to you] the parable of [two men-] a man enslaved, unable to do anything of his own accord, and a [free] man upon whom We have bestowed goodly sustenance [as a gift] from Ourselves, so that he can spend thereof [at will, both] secretly and openly. Can these [two] be deemed equal? All praise is due to God [alone]: but most of them do not understand it.

Mustafa Khattab

Allah sets forth a parable: a slave who lacks all means, compared to a ˹free˺ man to whom We granted a good provision, of which he donates ˹freely,˺ openly and secretly. Are they equal? Praise be to Allah. In fact, most of them do not know.

Progressive Muslims

God puts forth the example of a slave who is owned and cannot achieve anything, against one whom We have provided a good provision which he spends of it secretly and openly. Are they the same God be praised, but most of them do not know.

Sahih International

Allah presents an example: a slave [who is] owned and unable to do a thing and he to whom We have provided from Us good provision, so he spends from it secretly and publicly. Can they be equal? Praise to Allah ! But most of them do not know.

Sam Gerrans

God strikes a similitude: — a slave owned, not having power over anything, and him whom We provided with goodly provision from Us and he spends thereof secretly and openly. Are they equal? Praise belongs to God! But most of them know not.

Shabbir Ahmed

Allah gives you an example of two men; one of them is enslaved, unable to do anything of his own accord. And the other is a free man whom We have blessed with Our bounties, and he can spend of it on others secretly and openly. Can these two be deemed equal? Praise be to Allah! (So, praise Him by way of obedience). But the majority of humans do not understand that verbal thanks do not equal practical gratitude.

Syed Vickar Ahamed

Allah brings forward the case (of two men: One) a slave under the control of another; He (the slave) has no power at all; And (the other) a man upon whom We have granted many good favors from Ourselves, and he spends from them (freely), privately and publicly: Then are the two equal? All the Praises (and thanks) be to Allah. But most of them do not understand.

Taqi Usmani

Allah gives an example: There is a slave owned (by someone), who has no power over anything, and there is a person whom We have given good provision from Us, and he spends out of it secretly and openly. Are they equal? Praise be to Allah. But, most of them do not know.

The Monotheist Group

God puts forth the example of a slave who is owned and cannot achieve anything, against one whom We have provided a good provision which he spends of it secretly and openly. Are they the same? Praise be to God, but most of them do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah propose en parabole un esclave appartenant (à son maître), dépourvu de tout pouvoir, et un homme à qui Nous avons accordé de Notre part une bonne attribution dont il dépense en secret et en public. (Ces deux hommes) sont-ils égaux? Louange à Allah! Mais la plupart dʹentre eux ne savent pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, mînaka evdekî dide ku ew bi xwe milkê yekî din e û hêza wî li ser tiştekî nîn e û mînaka mirovekî azad dide ku me risqekî pak dayê, vêca ew jî bi dizî û aşkera (di riya Xwedê de) xerc dike. Erê ma ev herdu dibin wekhev? Pesn û spasî ji Xwedê re ne, lê belê pirên wan nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God geeft een voorbeeld van een slaaf over wie beschikt wordt, die nergens macht over heeft en iemand in wiens levensbehoeften Wij van Onze kant goed voorzien en die er dan ook in het geheim en openbaar bijdragen van geeft, zijn die dan gelijk? Lof zij God! Integendeel, maar de meesten van hen weten het niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God stelt u als eene vergelijking een slaaf voor, die over niets macht bezit en dengeen, wien wij een grooten voorraad hebben geschonken en die daarvan openlijk en heimelijk aalmoezen geeft; zullen deze beiden gelijk geschat worden? Goddank, neen! Maar het grootste deel der menschen weet het niet.

Hollandaca — Siregar

Allah maakt een vergelijking: een slaaf waarover beschikt wordt heeft geen macht en (de ander is) degene die Wij van Ons goed levensonderhoud voorzien hebben, en hij geeft er heimelijk en openlijk van uit. Zijn zij gelijk? Alle lof is voor Allah. Welnee, de meesten van hen weten (het) niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Чтобы показать несостоятельность убеждения многобожников) приводит Аллах (в качестве) примера раба-невольника, (у которого нет никакого имущества и) который не может ничего (расходовать из средств), и (другого – свободного), кого Мы наделили от Себя хорошим уделом [даровали дозволенные блага], и он (свободно) расходует из него [своего имущества] тайно [никому не показывая] и явно [открыто]. Разве (разумный человек скажет, что) они [эти двое] одинаковы? {Поэтому нельзя равнять Аллаха Всевышнего, Который является Владельцем всего сущего, с Его творениями, которые являются Его рабами, и ничем самостоятельно не владеют.} Хвала Аллаху! Но большая часть их [многобожников] не знает (что все блага принадлежат только Ему, и что только Он достоин служения и поклонения Ему)!

Rusça — Osmanov

Аллах привел притчу [о двух мужах]: рабе-невольнике, который не способен [что-либо] совершить, и том, кому Мы даровали прекрасный удел и который расходует его и явно и тайно. Равны ли они [по возможностям]? Слава Аллаху, [нет], но большая часть людей не знает этого.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud framställer liknelsen om (två män) - en slav, som tillhör en annan man och som inte kan företa sig något (på egen hand), och en man som Vi har skänkt god försörjning och som ger av sitt både när ingen ser det och öppet inför alla. Är dessa två jämförbara? Gud ske lov (för denna liknelse)! Men de flesta (av dem) inser inte (den skillnad som här råder).