Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَا يَبْعَثُ اللّٰهُ مَنْ يَمُوتُ بَلٰى وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

ve eḳsemū bi(a)llahi cehde eymānihim lā yeb'ǎṧu (a)llahu men yemūtu belā veǎ'den ǎleyhi Haḳḳan ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَقْسَمُواve eḳsemūق س مBölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.ve yemin ettiler
2بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
3جَهْدَcehdeج ه دÇabalamak veya emek vermek veya didinmek, kendini veya gücünü veya çabalarını kullanmak, kendini tutkuyla veya özenle veya gayretle işe vermek, ekstra çaba göstermek, kendini zorluğa veya yorgunluğa sokmak, birini veya bir şeyi incelemek, gücünün ötesinde yük bindirmek veya zayıflatmak veya yormak, bir şeyi çalkalayıp özünü çıkarmak, bir şeyi çok şiddetle istemek veya özlemek, üzerine yüklemek veya sıkıştırmak, belirgin hale gelmek, bir dava uğruna savaşmak, aşırı zorluk veya sıkıntı durumunda olmak, bir şey üzerine düşünmek, aşırı yüklemek (deve veya sığır gibi), bir şeyin peşinden koşmak, zorluklara karşı mücadele etmek.bütün şiddetiyle
4اَيْمَانِهِمْeymānihimي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.yeminlerinin
5لَا
6يَبْعَثُyeb'ǎṧuب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekdiriltmez (diye)
7اللّٰهُ(a)llahuAllah
8مَنْmenkimseyi
9يَمُوتُyemūtuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölen
10بَلٰىbelāhayır
11وَعْدًاveǎ'denو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)verdiği sözdür
12عَلَيْهِǎleyhiO'nun onlara
13حَقًّاHaḳḳanح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek olarak
14وَلٰكِنَّve lākinneama
15اَكْثَرَekṧeraك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğu
16النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
17لَا
18يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, Allah'a kesin olarak ant içtiler de Allah dediler, ölen kişiyi tekrar diriltmez. Evet, diriltecek, bir vaittir bu ki gerçektir ve yerine getirecektir onu, fakat insanların çoğu bilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, Allahʼa kesin olarak ant içtiler de Allah dediler, ölen kişiyi tekrar diriltmez. Evet, diriltecek, bir vaittir bu ki gerçektir ve yerine getirecektir onu, fakat insanların çoğu bilmez.

Adem Uğur

Onlar: "Allah ölen bir kimseyi diriltmez" diye olanca güçleriyle Allah'a and içtiler. Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vâdidir. Fakat insanların çoğu bilmez.

Ahmed Hulusi

(Onlar) en ağır yeminleri ile: "Allah, ölen kimseyi ba'setmez" diye Allah adına yemin ettiler. . . Hayır, O'nun üzerine hak bir vaattir (ki ölen, vefatın hemen sonraki anında ba'solacaktır ölümü tatmış olarak)! Fakat insanların çoğunluğu bilmezler.

Ahmet Tekin

Onlar: 'Allah ölen bir kimseyi diriltmez' diye, peşpeşe Allah’a büyük yeminler ettiler. Elbette diriltecek. Bu Allah’ın kesinkes gerçekleştireceği vadidir. Fakat insanların çoğu diriltileceklerini bilmiyorlar.

Ahmet Varol

En kuvvetli yeminleriyle: 'Allah öleni diriltmez' diye Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu O'nun üzerine gerçek bir vaaddir. Ancak insanların çoğu bilmezler.

Ali Bulaç

Olanca yeminleriyle: "Öleni Allah diriltmez" diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaidtir, ancak insanların çoğu bilmezler.

Ali Fikri Yavuz

Onlar: “- Allah, ölen kimseyi diriltmez.” diye en kuvvetli yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah üzerine gerçekleşen bir vaaddir; fakat insanların çoğu bilmezler.

Ali Rıza Safa

"Allah, ölüyü yeniden yaşama döndürmez!" diyerek, tüm güçleriyle, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. Hayır, öyle değil! O'nun üstlendiği söz gerçektir. Fakat insanların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

"Ölen kimseyi Allah'ın diriltemeyeceği" üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, Allah buna gerçekten söz vermiştir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Bekir Sadak

(38-39) len kimseyi Allah'in diriltmeyecegi uzerine butun gucleriyle Allah'a yemin ederler. Hayir; oyle degil, ayriliga dustukleri seyi onlara aciklamayi , inkar edenlerin kendilerinin yalanci olduklarini bileceklerini, Allah gercekten vadetmistir, fakat insanlarin cogu bilmezler.

Celal Yıldırım

«Allah, ölen kimseyi tekrar diriltip kaldırmaz» diyerek olanca yeminleriyle Allah ile yemin ettiler. Hayır, bu, Allah üzerine hak bir va'ddir; ne var ki insanların çoğu bilmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, Allah’ın ölen birini diriltmeyeceğine dair en büyük yeminleri ettiler. Aksine bu, Allah’ın bizzat üstlendiği gerçek bir vaadidir, fakat insanların çoğu bilmez.

Diyanet İşleri

Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri (eski)

(38-39) Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet Vakfi

Onlar: «Allah ölen bir kimseyi diriltmez» diye olanca güçleriyle Allah'a and içtiler. Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karşı gerçek bir vâdidir. Fakat insanların çoğu bilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kâfirler, «Allah ölen kimseyi diriltmez.» diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendisine karşı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Allah, ölen kimseyi diriltmez." diye olanca yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, dirilecektir, bu O'nun taahüt ettiği gerçek bir va'ddir; fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah ölen kimseyi ba'setmez diye olanca yeminleriyle Allaha kasem de ettiler, hayır ba'sedecek bu onun taahhüd buyurduğu hak bir va'd ve lakin nasın ekserisi bilmezler.

Erhan Aktaş

"Allah, ölen bir kimseyi diriltmez." diye olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır! Allah'ın ölüleri diriltmesi kesin bir sözdür. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah, ölen bir kimseyi diriltmez." diye olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır! Allah'ın ölüleri diriltmesi kesin bir sözdür. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Allah, ölen bir kimseyi diriltmez." diye olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır! Allah'ın ölüleri diriltmesi kesin bir sözdür. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramazlar.

Fizilal-il Kuran

Onlar en pekiştirici ifadeleri kullanarak «Allah, ölüleri yeniden diriltmez» diye yemin ettiler. Hayır, öyle değil. Ölüleri diriltmek, Allah'ın üstlendiği kesin bir vaaddir. Fakat çoğu insanlar bunu bilmezler.

Gültekin Onan

Olanca yeminleriyle: "Öleni Tanrı diriltmez" diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaaddir, ancak insanların çoğu bilmezler.

Hamdi Döndüren

Onlar, “Allah, ölen kimseyi diriltmeyecektir!” diye olanca güçleriyle, Allah adına yemin etmektedirler. Hayır, hayır, bu, Allah’ın gerçekleşmesini üstlendiği bir sözdür. Ama insanların çoğu bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Onlar: "Ölecek kimseyi Allah diriltmez" diye olanca yeminleriyle Allaha andetdiler. Hayır, bu Onun üzerinde hak bir vad'dir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Hasib Asutay

Onlar, 'Allah ölen kimseyi diriltmez' diye olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, (bu) onun üzerinde gerçek olan bir va'didir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (onlar): 'Allah, ölen kimseyi diriltmez!' diye bütün güçleriyle Allah’a yemîn ettiler. Hayır! (Onlar diriltileceklerdir! Bu,) O’nun üzerine hak bir va'ddir; fakat insanların çoğu bilmezler.

İbni Kesir

Onlar: Ölen kimseyi Allah diriltmez, diye olanca güçleriyle yemin ettiler. Hayır öyle değil. Bu, O'nun dosdoğru bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyan

Onlar, Allah’ın ölen kişiyi dirilt(e)meyeceğine dair güçlü bir şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Aksine bu (diriltme), O’nun bizzat kendisine ait kesin bir vaadidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Muhammed Esed

Üstelik, bunlar en ciddi yeminlerle, Allah'ın ismini anarak, "Allah ölüyü asla diriltmeyecektir!" diye and içiyorlar. Hayır, gerçekten bu O'nun, gerçekleşmesini kendi üzerine aldığı bir vaaddir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.

Mustafa İslamoğlu

Dahası, bunlar var güçleriyle Allah adına yeminler ediyorlar: "Allah ölen kimseyi asla diriltmeyecektir!" Kesinlikle hayır, bu O'nun gerçekleştirmeyi üstlendiği bir sözdür; ve fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah'a olanca yeminleriyle yemin ettiler ki: «Allah ölecek bir kimseyi (diriltmeyecektir). Hayır. Bu (diriltmek) O'nun üzerine hak olan bir vaaddir. Velâkin nâsın ekserisi bilmezler.

Ömer Öngüt

Onlar bütün güçleriyle: “Allah ölen kimseyi tekrar diriltmez. ” diye Allah'a yemin ettiler. Hayır, öyle değil! Bu, O'nun hak olarak verdiği bir sözdür. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Suat Yıldırım

Onlar var güçleriyle yemin ederek: "Allah, ölen kimseyi diriltmez!" dediler. Hayır, diriltecek! Bu O’nun verdiği kesin bir sözdür, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.

Süleyman Ateş

(Onlar), yeminlerinin bütün şiddetiyle: "Allah ölen kimseyi diriltmez!" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır diriltecektir, bu, O'nun gerçek olarak verdiği sözdür. Ama insanların çoğu bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

"Allah ölen bir kimseyi tekrar diriltmez." diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır (diriltecektir)! Allah bunu vaat etmiştir, mutlaka gerçekleşecektir. Ama insanların çoğu bunu bilmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Allah ölen kimseyi tekrar diriltmez" diye bütün güçleriyle yemin ettiler. Hayır! Bu Allah'ın verdiği gerçek sözdür ama bunu insanların çoğu bilmezler.

Şaban Piriş

Allah'ın ölen bir kimseyi yeniden diriltmeyeceğine tüm güçleri ile Allah adına yemin ettiler. Hayır, verilmiş bir söz olarak o gerçektir. Fakat, insanların çoğu bilmiyor.

Tefhim-ul Kuran

Olanca yeminleriyle: «Öleni Allah diriltmez» diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaidtir, ancak insanların çoğu bilmezler.

Ümit Şimşek

Bir de 'Öleni Allah diriltmez' diye, var güçleriyle Allah adına yemin ettiler. Elbette diriltir. Onun vaadi haktır; lâkin insanların çoğu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerinin tüm gücüyle, "Allah ölen kimseyi diriltmez" diye Allah'a yemin ettiler. Hayır, öyle değil. Öleni diriltmek O'nun üzerinde hak bir vaattır, fakat insanların çokları bilmezler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Allaha möhkəm and içdilər ki: “Allah ölən bir kəsi diriltməyəcəkdir!” Xeyr! Allahın ölüləri diriltməsi Onun doğru vədinə görə olacaq, lakin insanların çoxu bunu bilmirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Allah, ölən bir kimsəni diriltməyəcəkdir!″ – deyə Allaha möhkəm and içdilər. Xeyr! (Allah qiyamət günü ölüləri qəbirlərindən çıxarıb dirildəcəyi haqda) doğru vəʼd etmişdir. Lakin insanların əksəriyyəti (bunu) bilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie schwören hoch und heilig bei Gott und behaupten: ʺGott läßt keinen Toten auferstehen.ʺ Doch Gott hat es so entschieden, und Seine Entscheidung ist wahr. Die meisten Menschen wissen es aber nicht.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie schwören bei Allah ihren kräftigsten Eid, Allah werde denjenigen nicht auferwecken, der stirbt. Doch (das ist) ein für Ihn bindendes Versprechen in Wahrheit - aber die meisten Menschen wissen nicht -,

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie schwören bei Allah ihre festen Eide, Allah werde jene nicht auferwecken, die sterben. Aber nein! Ihn bindet ein Versprechen, das Ihm obliegt jedoch die meisten Menschen wissen es nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie legten bei ALLAH nachdrückliche Eide ab: ʺALLAH erweckt nicht denjenigen, der stirbt.ʺ Doch mit Sicherheit! Dies ist ein von Ihm gemachtes Versprechen, ein Wahrhaftiges. Doch die meisten Menschen wissen es nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they -the Pagans- make a solemn declaration with an appeal to Allah -if there be any- or to one of their false gods, -and they are many- that Allah shall never resurrect anyone once he is dead. But indeed He shall. This is a divine promise and the promise of Allah is truth personified but most people do not realize this fact.

Abdul Haleem

They have sworn by God with their strongest oaths that He will not raise the dead to life. But He will- it is His binding promise, though most people do not realize it-

Abdullah Yusuf Ali

They swear their strongest oaths by Allah, that Allah will not raise up those who die: Nay, but it is a promise (binding) on Him in truth: but most among mankind realise it not.

Abul A'la Maududi

They swear most solemnly in the name of Allah and say: "Allah shall not raise to life any who dies." (Yes, He will do so); that is a promise by which He is bound, even though most people do not know that.

Aisha Bewley

They swear by Allah with their most earnest oaths that Allah will not raise up those who die, when, on the contrary, it is a binding promise on Him; but most people do not know it.

Al-Hilali & Khan

And they swear by Allâh their strongest oaths, that Allâh will not raise up him who dies. Yes, (He will raise them up), - a promise (binding) upon Him in truth, but most of mankind know not.

Ali Quli Qarai

They swear by Allah with solemn oaths that Allah will not resurrect those who die. Yes indeed, it is a promise binding upon Him, but most people do not know.

Amatul Rahman Omar

And they have sworn by Allâh their most earnest oaths that Allâh will not raise the dead to life. Why not? It is a promise binding (in accordance with His will) upon Him. (He has guaranteed it, ) but most people do not know (this true fact).

Arthur John Arberry

have sworn by God the most earnest oaths God will never raise up him who dies; nay, it is a promise binding upon Him, but most men know not,

Bijan Moeinian

They insist and swear by the Lord that God will never raise the one who is already dead. Never mind them. The fact of the matter is that God has promised it and when the Lord promises, He delivers; what a shame that most people do not get it.

E. Henry Palmer

They swear by their most strenuous oath, 'God will not raise up him who dies. ' - Yea! a promise binding on him true!- but most men do not know.

Edip-Layth

They swore by God, in their strongest oaths, that God will not resurrect whoever dies. No, it is a promise of truth upon Him, but most people do not know.

George Sale

And they swear most solemnly by God, saying, God will not raise the dead. Yea; the promise thereof is true: But the greater part of men know it not.

Hamid S. Aziz

They swear by their strongest oath, "Allah will not raise up him who dies. "- Nay! But it is a promise binding on Him in truth. But most know not.

Mahmoud Ghali

And they have sworn by Allah the most earnest oaths (that) Allah will not make him who dies to rise again. Yes indeed, it is a promise truly (binding) upon Him; but most of mankind do not know.

Marmaduke Pickthall

And they swear by Allah their most binding oaths (that) Allah will not raise up him who dieth. Nay, but it is a promise (binding) upon Him in truth, but most of mankind know not,

Mohamed Ahmed - Samira

They swear emphatically in the name of God that God will not raise the dead. On the contrary, it is a promise incumbent on Him, though most men do not understand,

Muhammad Asad

As it is, they swear by God with their most solemn oaths, "Never will God raise from the dead anyone who has died!" Yea indeed! [This very thing has God promised] by a promise which He has willed upon Himself; but most people know it not.

Mustafa Khattab

They swear by Allah their most solemn oaths that Allah will never raise the dead to life. Yes ˹He will˺! It is a true promise binding on Him, but most people do not know.

Progressive Muslims

And they swore by God, in their strongest oaths, that God will not resurrect whoever dies. No, it is a promise of truth upon Him, but most people do not know.

Sahih International

And they swear by Allah their strongest oaths [that] Allah will not resurrect one who dies. But yes - [it is] a true promise [binding] upon Him, but most of the people do not know.

Sam Gerrans

And they swear by God their strongest oaths: “God will not raise up him who dies.” Verily, it is a promise binding upon Him, — but most men know not —

Shabbir Ahmed

They most strongly swear by Allah that He will not raise the dead. Nay, but it is a promise binding upon Him in truth, but most people do not make use of whatever they know.

Syed Vickar Ahamed

And they swear their strongest promise by Allah, that Allah will not raise up those who die: Yes! (He will raise them and) it is a promise (to be made real) from Him in Truth: But most men do not realize it.

Taqi Usmani

They swore by Allah on solemn oaths: "Allah will not resurrect those who die." Why not? It is a promise on His part, which is due to come true, but most of the people do not know.

The Monotheist Group

And they swore by God, in their strongest oaths, that God will not resurrect he who dies. No, it is a promise of truth upon Him, but most of the people do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils jurent par Allah en prononçant leurs serments les plus solennels: ʺAllah ne ressuscitera pas celui qui meurtʺ. Bien au contraire! Cʹest une promesse véritable (de Sa part), mais la plupart des gens ne le savent pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan bi Xwedê sonda asê xwar, gotin: Kesê ku bimire Xwedê wî sax nake. Nexêr, (Xwedê dê wan sax bike). Ev, ji cem Xwedê soz û peymaneke heq e, lê belê pirên mirovan (vê) nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zweren dure eden bij God: ʺGod zal wie sterft niet opwekken!ʺ Integendeel, het is een toezegging waartoe Hij in waarheid verplicht is -- maar de meeste mensen weten het niet --

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zweren op de meest plechtige wijze bij God, zeggende: God zal de dooden niet opwekken. En toch, de belofte is waar. Hij zal het dus doen, maar het grootste deel der menschen weet het niet.

Hollandaca — Siregar

En zij zweren bij Allah hun duurste eden dat Allah degene die sterft niet zal opwekken: integendeel, het is als een belofte waar Hij Zich aan heeft verbonden, maar de meesten van hen weten het niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поклялись они [эти многобожники] Аллахом, – сильнейшей из их клятв: «Не воскресит Аллах того, кто умер». Наоборот, (воскресит Он умерших) согласно обещанию от Него истинному, но большинство людей не знает (о Его могуществе).

Rusça — Osmanov

Они поклялись именем Аллаха великой клятвой: ʺАллах не воскресит того, кто умерʺ. Как бы не так! [Воскресит] согласно обещанию, данному Им, но большинство людей не ведает [об этом];

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svär vid Gud sina högtidligaste eder att Gud inte kommer att återuppväcka någon från de döda. Helt visst (skall de döda återuppväckas)! Det skall ske i kraft av det löfte som Han har åtagit Sig att infria, men de flesta människor är okunniga om detta.