Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِحِينَ

ve āteynāhu fī d-dunyā Haseneten ve innehu fī l-āḣirati le mine S-SāliHīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاٰتَيْنَاهُve āteynāhuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve ona vermiştik
2فِي
3الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
4حَسَنَةًHasenetenح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.iyilik
5وَاِنَّهُve innehuşüphesiz O
6فِي
7الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette de
8لَمِنَle mine
9الصَّالِحِينَS-SāliHīneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyilerdendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dünyâda ona iyilik vermiştik, âhirette de gerçekten, sâlih kişilerdendir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve dünyâda ona iyilik vermiştik, âhirette de gerçekten, sâlih kişilerdendir.

Adem Uğur

Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.

Ahmed Hulusi

Biz Ona dünyada güzellikler verdik. . . O, sonsuz gelecek yaşamda da salihlerdendir.

Ahmet Tekin

Biz ona dünyada devlet nimeti, iyilik ve güzellik verdik. O âhirette, ebedî yurtta da kesinlikle dindar, ahlaklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlardan, sâlihlerdendir.

Ahmet Varol

Ona dünyada güzellik verdik. Şüphesiz o ahirette de salihlerdendir.

Ali Bulaç

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.

Ali Fikri Yavuz

Biz, dünyada ona güzel bir anılış verdik (her din sahibi onu sever ve iyilikle anar). Muhakkak ki, o ahirette sâlihlerdendir (Allah’ın öz kullarındandır).

Ali Rıza Safa

Ve Ona, dünyada güzellik verdik. Kuşkusuz, O, sonsuz yaşamda da kesinlikle erdemli olanlar arasında olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Ona dünyada güzellik verdik. Elbette o, âhirette de iyilerdendir.

Bekir Sadak

simdi sana, «Dogruya yonelen, puta tapanlardan olmayan Ibrahim'in dinine uy» diye vahyettik.

Celal Yıldırım

Ona hem Dünya'da iyilik-güzellik verdik; hem de Âhiret'te O sâlihlerdendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz İbrâhim’e bu dünyada iyilik verdik; kuşkusuz o, âhirette de sâlihlerden olacaktır.

Diyanet İşleri

Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

Diyanet İşleri (eski)

Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.

Diyanet Vakfi

Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve biz ona (İbrahim'e) iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de salihlerdendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Biz ona dünyada bir iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de mutlaka iyiler arasında olacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve biz ona hem Dünyada bir hasene verdik, hem de şüphesiz ki o Ahırette elbette salihinden

Erhan Aktaş

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de salihlerdendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de salihlerdendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de salihlerdendir.

Fizilal-il Kuran

Biz ona dünyada iyilik verdik, ahirette ise O, kesinlikle iyi kullar arasındadır.

Gültekin Onan

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.

Hamdi Döndüren

Ona bu dünyada iyilik vermiştik. O, ahirette de iyilerdendir.

Hasan Basri Çantay

Biz ona dünyada bir güzellik (iyi bir hal ve mevki) vermişdik. Şübhesiz ki o, ahıretde de mutlakaa saalihlerdendir.

Hasib Asutay

Biz ona dünyada iyilik vermiştik. (38) Şüphesiz o, âhirette de salih olanlardandır. (38. Hz. İbrahim bütün dinler nezdinde güzel bir övgüye mazhar idi.)

Hayrat Neşriyat

Ona dünyada da iyilik verdik. Şübhesiz ki o, âhirette de elbette sâlih kimselerdendir.

İbni Kesir

Dünyada ona iyilik verdik. Doğrusu o, ahirette de iyilerdendir.

Mehmet Okuyan

Ona dünyada güzellik vermiştik. Şüphesiz ki o, ahirette de elbette iyilerden (olacak)tır.

Muhammed Esed

Biz de bunun için o'na bu dünyada iyilik bahşettik; şüphesiz ahirette de o kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Biz de bu dünyada ona iyi bir (makam) bahşettik; şu kesin ki o, ahirette de dürüst ve erdemliler arasında yer alacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Biz O'na dünyada bir güzellik verdik ve şüphe yok ki, o ahirette elbette sâlihlerdendir.

Ömer Öngüt

Dünyada ona iyilik verdik, doğrusu o ahirette de sâlihlerdendir.

Suat Yıldırım

Biz ona dünyada iyilik verdik. Elbette o, âhirette de salihlerden olacaktır.

Süleyman Ateş

Ona dünyada iyilik vermiştik. O, ahirette de iyilerdendir.

Süleymaniye Vakfı

Ona bu dünyada bir güzellik verdik. O, ahirette de elbette iyi kimselerden olacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona bu dünyada bir güzellik verdik. O, öbür dünyada da elbette iyilerden olacaktır.

Şaban Piriş

Dünyada ona iyilik vermiştik. Ahirette de o salihlerdendir.

Tefhim-ul Kuran

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.

Ümit Şimşek

Ona dünyada da bir güzellik verdik. Âhirette ise, o, hiç kuşkusuz, iyi ve hayırlı kullardandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz ona dünyada gözəl nemət verdik. Şübhəsiz ki, o, axirətdə də əməlisalehlərdəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz ona dünyada gözəl neʼmət (peyğəmbərlik, hamı tərəfindən sevilib hörmət olunmaq) bəxş etdik. Şübhəsiz ki, o, axirətdə də (ən yüksək dərəcələrə nail olacaq) salehlərdəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Im Diesseits erwiesen Wir ihm Huld, und im Jenseits wird er gewiß zu den Rechtschaffenen gehören.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir hatten ihm im Diesseits Gutes gegeben, und im Jenseits gehört er fürwahr zu den Rechtschaffenen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir gewährten ihm Gutes in dieser Welt, und im Jenseits wird er sicherlich unter den Rechtschaffenen sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR ließen ihm im Diesseits Gutes zuteil werden und im Jenseits gehört er zweifelsohne zu den gottgefällig Guttuenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We bestowed upon him Our prevenient and efficacious grace here and he shall be a crown to the virtuous Hereafter.

Abdul Haleem

We gave him blessings in this world, and he is among the right-eous in the Hereafter.

Abdullah Yusuf Ali

And We gave him Good in this world, and he will be, in the Hereafter, in the ranks of the Righteous.

Abul A'la Maududi

We bestowed good upon him in this world, and in the Hereafter he shall certainly be among the righteous.

Aisha Bewley

We gave him good in this world and in the Next World he will be one of the righteous.

Al-Hilali & Khan

And We gave him good in this world, and in the Hereafter he shall be of the righteous.

Ali Quli Qarai

We gave him good in this world, and in the Hereafter he will indeed be among the Righteous.

Amatul Rahman Omar

And We granted him great success (and all comforts) of this life, and in the Hereafter he is most surely among the righteous.

Arthur John Arberry

And We gave him in this world good, and in the world to come he shall be among the righteous.

Bijan Moeinian

I granted him the best (peace, happiness, guidance and not necessarily materialistic things) in this world and will be among the righteous ones in the Hereafter.

E. Henry Palmer

And we gave him in this world good things; and, verily, in the next he will be among the righteous.

Edip-Layth

We gave him good in this world, and in the Hereafter he is of the reformed ones.

George Sale

And We bestowed on him good in this world; and in the next he shall surely be one of the righteous.

Hamid S. Aziz

And We gave him in this world good things; and, verily, in the Hereafter he is among the righteous.

Mahmoud Ghali

And We brought him in the present (life) (Literally: the lowly "life", i. e., the life of this world) a fair (reward), and surely in the Hereafter he will indeed be among the righteous.

Marmaduke Pickthall

And We gave him good in the world, and in the Hereafter he is among the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

And gave him what is good in the world, and in the Hereafter he will be among the righteous and the good.

Muhammad Asad

And so We vouchsafed him good in this world; and, verily, in the life to come [too] he shall find himself among the righteous.

Mustafa Khattab

We blessed him with all goodness in this world,[1] and in the Hereafter he will certainly be among the righteous.

Progressive Muslims

And We gave him good in this world, and in the Hereafter he is of the upright ones.

Sahih International

And We gave him good in this world, and indeed, in the Hereafter he will be among the righteous.

Sam Gerrans

And We gave him good in the World, and in the Hereafter he will be among the righteous.

Shabbir Ahmed

We gave him good reward in the world. And in the Hereafter he shall be among those who fully developed their personalities (actualized their potentials).

Syed Vickar Ahamed

And We gave him good in this world, and in the Hereafter, he will be together with the Righteous.

Taqi Usmani

We bestowed good upon him in this world; and in the Hereafter, he is among the righteous.

The Monotheist Group

And We gave him good in this world, and in the Hereafter he is of the upright ones.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous lui avons donné une belle part ici-bas. Et il sera certes dans lʹau-delà du nombre des gens de bien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me li dinyayê kerem pê re kir û bêguman ew li axretê jî ji qencîkaran e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben hem in het tegenwoordige leven gegeven wat goed is en in het hiernamaals hoort hij bij de rechtschapenen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij beloonden hem in deze wereld, en in de volgende zal hij tot de rechtvaardigen behooren.

Hollandaca — Siregar

En Wij gaven hem op de wereld het goede en voorwaar, in het Hiernamaals behoort hij tot de oprechten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И даровали Мы ему [пророку Ибрахиму] в (этом) мире благо [пример для последующих поколений и благое упоминание о нем], и, поистине, он в Вечной жизни, (будет) конечно среди праведников [обитателей высших райских жилищ].

Rusça — Osmanov

Мы даровали ему в здешнем мире добро, и, воистину, он и в том мире - в числе праведников.