Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
كَمَا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِمِينَ
ke mā enzelnā ǎlā l-muḳtesimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Nitekim bölük bölük olanlara da indirmiştik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Nitekim bölük bölük olanlara da indirmiştik.
Adem Uğur
Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.
Ahmed Hulusi
İnzal ettiğimizi bölüp ayrıştıranlara (Tevrat ve İncil'i işlerine gelenler ve gelmeyenler olarak) olduğu gibi; sana da inzal ettik (hakikat BİLGİsini)!
Ahmet Tekin
Uyarıcılık görevini yapman için Kurân’ı da sana vahyettik. Tıpkı onu hak ve bâtıl diye kısımlara ayırıp bir kısmına iman eden, bir kısmını inkâr eden yahudi ve hristiyanlara; grup grup şehre giriş yollarını keserek Muhammed’in Kur’ân’ı tebliğini engelleyenlere indirdiğimiz kutsal kitaplar gibi.
Ahmet Varol
O (kitabı) parçalara ayıranlara indirdiğimiz gibi! [5]
Ali Bulaç
Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,
Ali Fikri Yavuz
Tıpkı o Yahudi ve Hristiyanlara indirdiğimiz (azap) gibi.
Ali Rıza Safa
İndirdiklerimizi bölüp parçalayanlar gibi.
Bayraktar Bayraklı
"Nitekim biz, bölücülere azabı indirmişizdir."
Bekir Sadak
(90-93) Kuran'i islerine geldigi gibi bolenlere de, kendi Kitablarinin bir kismina inanip bir kismini kabul etmiyen yahudi ve hiristiyanlara da nitekim Kitap indirmistik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptiklarindan sorumlu tutacagiz.
Celal Yıldırım
Nitekim işbölümü yapanlara.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Nitekim biz, bölüp parçalayanları cezalandırdık.
Diyanet İşleri
Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
Diyanet İşleri (eski)
(90-93) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Diyanet Vakfi
Nitekim biz, komplo kuranlara (azabı) indirmişizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Tıpkı o taksim edenlere indirdiğimiz gibi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere
Erhan Aktaş
Muktesimlere indirdiğimiz şey gibi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Muktesimlere indirdiğimiz şey gibi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Muktesimlere indirdiğimiz şey gibi.
Fizilal-il Kuran
Kutsal kitaplarının ayetleri arasında ayırım gözeten bölücülere de mesaj indirdik.
Gültekin Onan
Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,
Hamdi Döndüren
Nitekim Biz Kur’an’ı kısımlara ayıranlara (azab) indirmişizdir.
Hasan Basri Çantay
(90-91) Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'anı parçalayanlara da (öyle azab) indirmişdik.
Hasib Asutay
Nitekim (Kur'an'ı) kısımlara ayıran (bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayanlara da (azabı) indirmiştik.
Hayrat Neşriyat
Nitekim, o taksîm edicilere (kendilerini sakındırdığın azâbı) indirmişizdir.
İbni Kesir
Tıpkı o bölüşenlere indirdiğimiz gibi.
Mehmet Okuyan
Nitekim biz yalan yere yemin edenlere (azabı) indirmişizdir.
Muhammed Esed
(Bir ilahi kelam bağışladık sana), tıpkı onu (sonradan) bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi,
Mustafa İslamoğlu
(Vahyi sana Biz indirdik), tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere indirdiğimiz gibi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Nitekim (o azabı,) taksimcilerin üzerlerine indirmiştik.
Ömer Öngüt
Biz o bölücülere (azap) indirmişizdir.
Suat Yıldırım
(90-91) Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur’ân’ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.
Süleyman Ateş
(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!
Süleymaniye Vakfı
(Sana indirdiğimiz gibi) kitaplarını parçalara ayıranlara da kitap indirdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.
Şaban Piriş
Bölücülere indirdiğimiz gibi...
Tefhim-ul Kuran
Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,
Ümit Şimşek
Nitekim, bölüşenlerin üzerine de azap indirmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Quranı bölənlərə də beləcə əzab endirmişdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Eynilə (Qurʼanı) bölənlərə endirdiyimiz (əzab) kimi!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Auch warnen Wir jene Ungläubigen, die den Koran (in Poesie, Orakel und Legenden) einteilen,
Almanca — Der Edle Quran
Wie Wir (die Strafe) auf diejenigen hinabgesandt haben, die aufteilten,
Almanca — M. A. Rassoul
Wie Wir (die Strafe) auf jene herabsandten, die sich abgespalten haben
Almanca — Muhammad Zaidan
(WIR offenbarten dir) wie WIR (den Gesandten) derjenigen Einteilenden hinabsandten,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Just as We had sent down a warning to those who treated Our Scriptures in the way it suited them dividing them into parts, accepting some and rejecting others.
Abdul Haleem
like the [warning] We have sent down for those who divide themselves into bands
Abdullah Yusuf Ali
(Of just such wrath) as We sent down on those who divided (Scripture into arbitrary parts),-
Abul A'la Maududi
even as We had sent warning to those who had divided their religion into fragments;
Aisha Bewley
Just as We sent down punishment on the dissectors,
Al-Hilali & Khan
As We have sent down on the dividers, (Quraish pagans or Jews and Christians).
Ali Quli Qarai
Even as We sent down on the dividers,
Amatul Rahman Omar
Since We (have decided to) send down (this revelation full of warnings) to those who have formed themselves into factions by taking oaths (against you).
Arthur John Arberry
So We sent it down to the partitioners,
Bijan Moeinian
This warning is like the one that I sent [in the past] to those who divided their religion into different sects.
E. Henry Palmer
As we sent down (punishment) on the separatists
Edip-Layth
As We have sent down on the dividers.
George Sale
If they believe not, We will inflict a like punishment on them, as We have inflicted on the dividers,
Hamid S. Aziz
Such as We sent down for those who make divisions,
Mahmoud Ghali
Just as We sent down upon those who divide among themselves, (i. e., draw lots or divide by means of headless arrows).
Marmaduke Pickthall
Such as We send down for those who make division,
Mohamed Ahmed - Samira
Like (those) We had sent to those schismatics who slandered their Books
Muhammad Asad
[For, thou art the bearer of a divine writ] such as We have bestowed from on high upon those who [afterwards] broke it up into parts,
Mustafa Khattab
˹a warning˺ similar to what We sent to those who divided ˹the Scriptures˺,
Progressive Muslims
As We have sent down on the dividers.
Sahih International
Just as We had revealed [scriptures] to the separators
Sam Gerrans
“‘Like as We sent down upon those who distributed among themselves[...].’”)
Shabbir Ahmed
We did send down punishment upon the formulators of sects, after such warnings.
Syed Vickar Ahamed
(Anger) as We have sent down on those who have divided (the Word of Allah in parts as they please)—
Taqi Usmani
(to warn them that We may send down the scourge upon them) as We sent down upon the dividers.
The Monotheist Group
As for the dividers in what We sent down.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
De même que Nous avons fait descendre (le châtiment) sur ceux qui ont juré (entre eux),
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çawa Me bi ser ên ku dabeş dikin (ezab) şand…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zoals (tot jou) hebben Wij (ook een boodschap) neergezonden tot hen die in stukken verdelen,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Indien zij niet gelooven, zullen wij hun eene gelijke straf opleggen, als aan de verdeelers.
Hollandaca — Siregar
Zoals Wij (de bestraffing) hebben neergezonden naar de verdelers.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Мы ниспослали Коран тебе, также) как ниспосылали Мы разделившим [иудеям и христианам],
Rusça — Osmanov
подобным тому, которое Мы ниспослали тем,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Vi har nämligen anförtrott dig ett gudomligt budskap) så som Vi tidigare gav Våra uppenbarelser till dem som (därefter godtyckligt) delade upp dem i stycken