Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

فَمَا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

fe mā eğnā ǎnhum mā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kazandıkları mal ve servet, azâbı defedemedi onlardan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kazandıkları mal ve servet, azâbı defedemedi onlardan.

Adem Uğur

Kazanmakta oldukları şeyler onlardan hiçbir zararı savmadı.

Ahmed Hulusi

Kazandıkları, onları kurtaramadı.

Ahmet Tekin

Yapmakta oldukları sığınaklar, güçleri, kazanmakta oldukları şeyler, onların başına gelenleri engelleyemedi.

Ahmet Varol

Kazandıkları kendilerinden bir şeyi savamadı.

Ali Bulaç

Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.

Ali Fikri Yavuz

Böylece elde ettikleri muhkem evlerin, mal ve evlâdların kendilerine hiç faydası olmadı.

Ali Rıza Safa

Kazandıkları şeyler, onlara yarar sağlamadı.

Bayraktar Bayraklı

Kazandıkları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.

Bekir Sadak

Yaptiklari kendilerine bir fayda saglamadi.

Celal Yıldırım

Artık elde ettikleri şeylerin kendilerine hiç de yararı olmadı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Aldıkları tedbirin kendilerine hiçbir faydası olmadı.

Diyanet İşleri

Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

Diyanet İşleri (eski)

Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.

Diyanet Vakfi

Kazanmakta oldukları şeyler onlardan hiçbir zararı savmadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kazanmakta oldukları şeylerin kendilerine hiç faydası olmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

de o kesb edegeldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı.

Erhan Aktaş

Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Fizilal-il Kuran

Oydukları köşkler hiçbir işlerine yaramadı.

Gültekin Onan

Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.

Hamdi Döndüren

Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.

Hasan Basri Çantay

Binaen'aleyh kazanageldikleri (irtikab etdikleri) o şeyler kendilerinden (hiç bir azabı) defi edemedi.

Hasib Asutay

Kazandıkları şeyler, kendilerinden (hiçbir zararı) savamadı.

Hayrat Neşriyat

Artık kazanmakta oldukları şeylerin, onlara hiçbir faydası olmadı.

İbni Kesir

Binaenaleyh yaptıkları da kendilerine bir fayda sağlamadı.

Mehmet Okuyan

Kazandıkları şeyler onlardan hiçbir şeyi savmamıştı.

Muhammed Esed

ellerine geçirdikleri (güç) kendilerine bir yarar sağlamadı.

Mustafa İslamoğlu

ve elde ettiklerinden hiçbir şey onların başından belayı savamadı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık o kazanageldikleri şeyleri kendilerini kurtaramadı.

Ömer Öngüt

Kazanmakta oldukları şeyler, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.

Suat Yıldırım

Kazanıp ele geçirdikleri mal ve imkânlar hiçbir fayda vermedi kendilerine.

Süleyman Ateş

Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.

Süleymaniye Vakfı

Kazandıkları şeyler işlerine yaramadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.

Şaban Piriş

Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

Tefhim-ul Kuran

Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtarmaya) onlara yetmedi.

Ümit Şimşek

Kazandıkları şeylerin onlara hiçbir yararı olmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Gördükləri tədbirlər (möhkəm evlər, qalalar tikmək; var-dövlət yığmaq) onlara heç bir fayda vermədi (Allahın əzabını onlardan dəf edə bilmədi).

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

Alles, was sie erworben hatten, gewährte ihnen keinen Schutz.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und von ihnen hat nichts abwehren können das, was sie sich zu erwerben pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And so be it, what they gained of skill and enjoyed of safety did not profit them nor help them accomplish a useful purpose.

Abdul Haleem

What they had gained was of no use to them.

Abdullah Yusuf Ali

And of no avail to them was all that they did (with such art and care)!

Abul A'la Maududi

and whatever they had been earning proved of no avail.

Aisha Bewley

so all that they earned was of no use to them.

Al-Hilali & Khan

And all that they used to earn availed them not.

Ali Quli Qarai

and what they used to earn did not avail them.

Amatul Rahman Omar

So that all that they had accomplished was of no avail to them.

Arthur John Arberry

that they earned did not avail them.

Bijan Moeinian

Whatever they had gained was of no help to them.

E. Henry Palmer

and that which they had earned availed them naught.

Edip-Layth

What they earned did not benefit them.

George Sale

Neither was what they had wrought of any advantage unto them.

Hamid S. Aziz

And that which they counted as gain availed them naught.

Mahmoud Ghali

Then in no way did whatever they used to earn avail them.

Marmaduke Pickthall

And that which they were wont to count as gain availed them not.

Mohamed Ahmed - Samira

And all that they had done (for security) availed them nothing.

Muhammad Asad

and of no avail to them was all [the power] that they had acquired.

Mustafa Khattab

and all they achieved was of no help to them.

Progressive Muslims

What benefit did what they earn make for them

Sahih International

So nothing availed them [from] what they used to earn.

Sam Gerrans

And there availed them not what they had earned.

Shabbir Ahmed

And of no avail to them was all the power that they had acquired.

Syed Vickar Ahamed

And what they had (built with so much care and) done was of no use to them!

Taqi Usmani

So, whatever they earned did not come to their help.

The Monotheist Group

What benefit did what they earn make for them?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce quʹils avaient acquis ne leur a donc point profité.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (xaniyên qaîm û kelehên asê) yên ku lêdikirin tu zerar ji ser wan neda alî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En dus baatte hun niet wat zij ten uitvoer hadden gebracht.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat zij gedaan hadden, was volstrekt niet voordeelig voor hen.

Hollandaca — Siregar

Toen baatte wat zij plachten te verrichten hen niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не избавило их (от наказания Аллаха) то, что они приобретали [их имущество и крепости в горах].

Rusça — Osmanov

И не спасло их то, что они приобретали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och (befästningarna) som de hade uppfört kunde inte skydda dem (mot förintelsen).