Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

وَقَضَيْنَا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِحِينَ

ve ḳaDeynā ileyhi ƶālike l-emra enne dābira hā'ulā'i meḳTūǔn muSbiHīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَضَيْنَاve ḳaDeynāق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakve bildirdik
2اِلَيْهِileyhiona
3ذٰلِكَƶālikeşu
4الْاَمْرَl-emraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbuyruğu
5اَنَّennemutlaka
6دَابِرَdābiraد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.arkaları
7هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'işunların
8مَقْطُوعٌmeḳTūǔnق ط عkesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş kısım Türkçe'ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetlekesilecektir
9مُصْبِحِينَmuSbiHīneص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.sabaha girerlerken

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bu işi ona vahyettik de hiç şüphe yok ki dedik, sabah çağı bunların kökleri kesilir.

Adem Uğur

Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."

Ahmed Hulusi

Ona şu işi hükmettik: "Kesinlikle bunlar sabahlarken arkaları kesilmiş olacaktır. "

Ahmet Tekin

Biz Lût’a, bu kâfirlerin sabaha çıkarken mutlaka köklerinin kazınmış olacağı planını, hükmünü vahyile bildirmiştik.

Ahmet Varol

Ona kesin olarak şu emri bildirdik: 'Sabaha çıkarlarken bunların kökleri kesilecektir.'

Ali Bulaç

Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."

Ali Fikri Yavuz

Biz, Lût’a şu kesin emri vahyettik: Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.

Ali Rıza Safa

Ona, şu buyruğu da bildirdik: "Sabaha varmadan, onların arkası kesilecektir!"

Bayraktar Bayraklı

Lut'a şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."

Bekir Sadak

Boylece Lut'a bunlarin sonlarinin kesilmis olarak sabahliyacaklarini bildirdik.

Celal Yıldırım

Lût'a şu emri hükmettiğimizi bildirdik: «Sabahladıklarında bunların kökü kesilmiş olacak.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Lût’a şu hükmü bildirdik: “Onlar, sabah vaktine girerken son ferdine kadar yok edilmiş olacaktır!”

Diyanet İşleri

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

Diyanet İşleri (eski)

Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.

Diyanet Vakfi

Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: «Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: «Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona kesin olarak şu emri vahyettik: "Sabaha çıkarken şunların arkaları katiyyen kesilecek."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona kat'i olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunların arkaları kat'iyyen kesilecek

Erhan Aktaş

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Fizilal-il Kuran

Böylece Lût'a bu önemli olayı, yani sabah olunca şu adamların soylarının kurumuş olacağı yolundaki hükmümüzü bildirdik.

Gültekin Onan

Ve onlara şu buyruğu verdik (kaza): "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."

Hamdi Döndüren

Böylece, ona şu buyruğumuzu bildirdik: “Sabaha doğru, bu insanların kökü kesilmiş olacaktır.”

Hasan Basri Çantay

Ona şu (kat'i) emri vahyetdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası behemehal kesilmiş olacakdır".

Hasib Asutay

Ona (Lut'a) şu hükmümüzü vahyettik: 'Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.'

Hayrat Neşriyat

Ona (Lût’a) şu (kesin) emri de vahyettik: 'Sabaha ulaşan kimseler iken, onların (o fâsık kavmin) ardı mutlaka kesilmiş olacaktır (helâk olacaklardır)!'

İbni Kesir

Böylece ona bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlayacaklarını bildirdik.

Mehmet Okuyan

Ona (Lut’a) şu hükmümüzü vahyetmiştik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların kökü kesilmiş olacaktır.”

Muhammed Esed

Ve (elçilerimiz aracılığıyla) o'na şu hükmü tebliğ ettik: "Bu (günahkar)ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır".

Mustafa İslamoğlu

Ve ona şu kesin kararımızı bildirdik: "İşte bu güruhun kökü gün ağarırken tamamen kazınmış olacaktır!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(65-66) «Artık efrâd-ı aileni gecenin bir kısmında yürüt (yola çıkar) sen de arkalarını takib et ve sizden hiç biri ardına dönüp bakmasın ve emrolunduğunuz tarafa geçip gidiniz.» Ve ona (Hazreti Lût'a) şu emri kat'iyyen vahyettik ki, onların arkaları sabaha çıkacakları vakit elbette kesilmiş olacaktır.

Ömer Öngüt

Ona kesin olarak şu emri hükmettiğimizi bildirdik: “Sabaha çıkarken mutlaka bunların sonları kesilmiş olacak. ”

Suat Yıldırım

Ona şu kesin emri vahyettik: "Sabaha çıkarlarken onların kökü kesilmiş olacaktır!"

Süleyman Ateş

Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.

Süleymaniye Vakfı

Şu kararımızı Lut'a bildirdik: "Sabaha erdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şu kesin kararı ona bildirdik: "Sabaha girdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır."

Şaban Piriş

Ona, Sabahleyin onların arkasının kesilmiş olacağı hususunu da açıklamıştık.

Tefhim-ul Kuran

Ve onlara şu emri verdik: «Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.»

Ümit Şimşek

Böylece Lût'a şu emri tebliğ ettik ki, sabaha çıktıklarında onların kökü kesilmiş olacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz ona vəhy etdik ki, sübh çağı onların kökü kəsiləcək.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və ona (Luta da) vəhy etdik ki, səhər çağı onların (kafirlərin) kökü kəsilmiş olacaq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir gaben Lot ein: ʺWir haben die Entscheidung getroffen, daß diese Frevler am Morgen vernichtet werden.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben ihm diese Angelegenheit mitgeteilt, daß der letzte Rest dieser Leute bei Tagesanbruch ausgetilgt werde.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir verkündeten ihm in dieser Angelegenheit, daß die Wurzel jener (Leute) am Morgen ausgerottet werden sollte.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR haben ihm diese Bestimmung erteilt: ʺDiese werden doch beim Morgengrauen bis auf den Letzten vernichtet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We informed him of this decree, thus: "These wicked people shall be uprooted by morning".

Abdul Haleem

We made this decree known to him: the last remnants of those people would be wiped out in the morning.

Abdullah Yusuf Ali

And We made known this decree to him, that the last remnants of those (sinners) should be cut off by the morning.

Abul A'la Maududi

And We communicated to him the decree that by the morning those people will be totally destroyed.

Aisha Bewley

We revealed to him the command We had decreed: that on the following morning the last remnant of those people would be cut off.

Al-Hilali & Khan

And We made known this decree to him, that the root of those (sinners) was to be cut off in the early morning.

Ali Quli Qarai

We apprised him of the matter that these will be rooted out by dawn.

Amatul Rahman Omar

And We appraised him (-Lot) with certainty that the roots (and last remnants) of these people are to be cut off when they rise at dawn.

Arthur John Arberry

And We decreed for him that commandment, that the last remnant of those should be cut off in the morning.

Bijan Moeinian

Thus I informed Lot about My decision concerning the next day destruction of those people.

E. Henry Palmer

And we decided for him this affair because the uttermost one of these people should be cut off on the morrow.

Edip-Layth

We conveyed him the decree, that the remnants of these people will be cut off in the morning.

George Sale

And We gave him this command; because the utmost remnant of those people was to be cut off in the morning.

Hamid S. Aziz

And We made plain for him the decree that the uttermost one of these people should be cut off on the morrow.

Mahmoud Ghali

And We decreed for him that Command, that the last trace of these was to be cut off in the (early) morning.

Marmaduke Pickthall

And We made plain the case to him, that the root of them (who did wrong) was to be cut at early morn.

Mohamed Ahmed - Samira

We issued this command to him, for they were going to be destroyed in the morning.

Muhammad Asad

And [through Our messengers] We revealed unto him this decree: "The last remnant of those [sinners] shall be wiped out" in the morn. "

Mustafa Khattab

We revealed to him this decree: "Those ˹sinners˺ will be uprooted in the morning."

Progressive Muslims

And We made it known to him, that the seed of these people will be cut off in the morning.

Sahih International

And We conveyed to him [the decree] of that matter: that those [sinners] would be eliminated by early morning.

Sam Gerrans

And We decreed for him that command: “The root of those will be cut off in the morning.”

Shabbir Ahmed

And We revealed to Lot this decree, "The last remnant of those shall be wiped out in the morning. "

Syed Vickar Ahamed

And We made known this decree (order) to him that the last remaining of those (sinners) should be left behind by the early morning.

Taqi Usmani

We conveyed to him Our decision that they (the unbelievers) were to be totally uprooted when they would see the morning.

The Monotheist Group

AndWe made the matter known to him, that the remainder of these people would be wiped out by the morning.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous lui annonçâmes cet ordre: que ces gens-là, au matin, seront anéantis jusquʹau dernier.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji Lût re ragihand ku ew ên gunehkar di çaxê sibehê de wê ji binî ve bêne qutbirkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij kondigden hem de beslissing aan dat zij in de morgen tot de laatste toe geveld zouden zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij gaven hem dit bevel, daar dit volk, tot op den laatsten man, vóór den volgenden dag moest zijn verdelgd.

Hollandaca — Siregar

En Wij openbaarden aan hem (Loeth) die zaak: dat zij in de ochtend zullen worden uitgeroeid.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И решили [внушили] Мы ему [пророку Луту] это дело, что утром эти будут полностью истреблены.

Rusça — Osmanov

И Мы внушили Луту [в откровении] повеление о том, что грешники все до единого к утру будут уничтожены.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi uppenbarade för honom detta (Vårt) beslut: ʺNär dagen bryter in, skall alla dessa syndare ha förintats.ʺ