Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."
وَقَضَيْنَا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِحِينَ
ve ḳaDeynā ileyhi ƶālike l-emra enne dābira hā'ulā'i meḳTūǔn muSbiHīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bu işi ona vahyettik de hiç şüphe yok ki dedik, sabah çağı bunların kökleri kesilir.
Adem Uğur
Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."
Ahmed Hulusi
Ona şu işi hükmettik: "Kesinlikle bunlar sabahlarken arkaları kesilmiş olacaktır. "
Ahmet Tekin
Biz Lût’a, bu kâfirlerin sabaha çıkarken mutlaka köklerinin kazınmış olacağı planını, hükmünü vahyile bildirmiştik.
Ahmet Varol
Ona kesin olarak şu emri bildirdik: 'Sabaha çıkarlarken bunların kökleri kesilecektir.'
Ali Bulaç
Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."
Ali Fikri Yavuz
Biz, Lût’a şu kesin emri vahyettik: Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.
Ali Rıza Safa
Ona, şu buyruğu da bildirdik: "Sabaha varmadan, onların arkası kesilecektir!"
Bayraktar Bayraklı
Lut'a şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."
Bekir Sadak
Boylece Lut'a bunlarin sonlarinin kesilmis olarak sabahliyacaklarini bildirdik.
Celal Yıldırım
Lût'a şu emri hükmettiğimizi bildirdik: «Sabahladıklarında bunların kökü kesilmiş olacak.»
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Lût’a şu hükmü bildirdik: “Onlar, sabah vaktine girerken son ferdine kadar yok edilmiş olacaktır!”
Diyanet İşleri
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."
Diyanet İşleri (eski)
Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.
Diyanet Vakfi
Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: «Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: «Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ona kesin olarak şu emri vahyettik: "Sabaha çıkarken şunların arkaları katiyyen kesilecek."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona kat'i olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunların arkaları kat'iyyen kesilecek
Erhan Aktaş
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Fizilal-il Kuran
Böylece Lût'a bu önemli olayı, yani sabah olunca şu adamların soylarının kurumuş olacağı yolundaki hükmümüzü bildirdik.
Gültekin Onan
Ve onlara şu buyruğu verdik (kaza): "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."
Hamdi Döndüren
Böylece, ona şu buyruğumuzu bildirdik: “Sabaha doğru, bu insanların kökü kesilmiş olacaktır.”
Hasan Basri Çantay
Ona şu (kat'i) emri vahyetdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası behemehal kesilmiş olacakdır".
Hasib Asutay
Ona (Lut'a) şu hükmümüzü vahyettik: 'Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.'
Hayrat Neşriyat
Ona (Lût’a) şu (kesin) emri de vahyettik: 'Sabaha ulaşan kimseler iken, onların (o fâsık kavmin) ardı mutlaka kesilmiş olacaktır (helâk olacaklardır)!'
İbni Kesir
Böylece ona bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlayacaklarını bildirdik.
Mehmet Okuyan
Ona (Lut’a) şu hükmümüzü vahyetmiştik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların kökü kesilmiş olacaktır.”
Muhammed Esed
Ve (elçilerimiz aracılığıyla) o'na şu hükmü tebliğ ettik: "Bu (günahkar)ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır".
Mustafa İslamoğlu
Ve ona şu kesin kararımızı bildirdik: "İşte bu güruhun kökü gün ağarırken tamamen kazınmış olacaktır!"
Ömer Nasuhi Bilmen
(65-66) «Artık efrâd-ı aileni gecenin bir kısmında yürüt (yola çıkar) sen de arkalarını takib et ve sizden hiç biri ardına dönüp bakmasın ve emrolunduğunuz tarafa geçip gidiniz.» Ve ona (Hazreti Lût'a) şu emri kat'iyyen vahyettik ki, onların arkaları sabaha çıkacakları vakit elbette kesilmiş olacaktır.
Ömer Öngüt
Ona kesin olarak şu emri hükmettiğimizi bildirdik: “Sabaha çıkarken mutlaka bunların sonları kesilmiş olacak. ”
Suat Yıldırım
Ona şu kesin emri vahyettik: "Sabaha çıkarlarken onların kökü kesilmiş olacaktır!"
Süleyman Ateş
Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.
Süleymaniye Vakfı
Şu kararımızı Lut'a bildirdik: "Sabaha erdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Şu kesin kararı ona bildirdik: "Sabaha girdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır."
Şaban Piriş
Ona, Sabahleyin onların arkasının kesilmiş olacağı hususunu da açıklamıştık.
Tefhim-ul Kuran
Ve onlara şu emri verdik: «Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.»
Ümit Şimşek
Böylece Lût'a şu emri tebliğ ettik ki, sabaha çıktıklarında onların kökü kesilmiş olacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz ona vəhy etdik ki, sübh çağı onların kökü kəsiləcək.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və ona (Luta da) vəhy etdik ki, səhər çağı onların (kafirlərin) kökü kəsilmiş olacaq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir gaben Lot ein: ʺWir haben die Entscheidung getroffen, daß diese Frevler am Morgen vernichtet werden.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir haben ihm diese Angelegenheit mitgeteilt, daß der letzte Rest dieser Leute bei Tagesanbruch ausgetilgt werde.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir verkündeten ihm in dieser Angelegenheit, daß die Wurzel jener (Leute) am Morgen ausgerottet werden sollte.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR haben ihm diese Bestimmung erteilt: ʺDiese werden doch beim Morgengrauen bis auf den Letzten vernichtet.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We informed him of this decree, thus: "These wicked people shall be uprooted by morning".
Abdul Haleem
We made this decree known to him: the last remnants of those people would be wiped out in the morning.
Abdullah Yusuf Ali
And We made known this decree to him, that the last remnants of those (sinners) should be cut off by the morning.
Abul A'la Maududi
And We communicated to him the decree that by the morning those people will be totally destroyed.
Aisha Bewley
We revealed to him the command We had decreed: that on the following morning the last remnant of those people would be cut off.
Al-Hilali & Khan
And We made known this decree to him, that the root of those (sinners) was to be cut off in the early morning.
Ali Quli Qarai
We apprised him of the matter that these will be rooted out by dawn.
Amatul Rahman Omar
And We appraised him (-Lot) with certainty that the roots (and last remnants) of these people are to be cut off when they rise at dawn.
Arthur John Arberry
And We decreed for him that commandment, that the last remnant of those should be cut off in the morning.
Bijan Moeinian
Thus I informed Lot about My decision concerning the next day destruction of those people.
E. Henry Palmer
And we decided for him this affair because the uttermost one of these people should be cut off on the morrow.
Edip-Layth
We conveyed him the decree, that the remnants of these people will be cut off in the morning.
George Sale
And We gave him this command; because the utmost remnant of those people was to be cut off in the morning.
Hamid S. Aziz
And We made plain for him the decree that the uttermost one of these people should be cut off on the morrow.
Mahmoud Ghali
And We decreed for him that Command, that the last trace of these was to be cut off in the (early) morning.
Marmaduke Pickthall
And We made plain the case to him, that the root of them (who did wrong) was to be cut at early morn.
Mohamed Ahmed - Samira
We issued this command to him, for they were going to be destroyed in the morning.
Muhammad Asad
And [through Our messengers] We revealed unto him this decree: "The last remnant of those [sinners] shall be wiped out" in the morn. "
Mustafa Khattab
We revealed to him this decree: "Those ˹sinners˺ will be uprooted in the morning."
Progressive Muslims
And We made it known to him, that the seed of these people will be cut off in the morning.
Sahih International
And We conveyed to him [the decree] of that matter: that those [sinners] would be eliminated by early morning.
Sam Gerrans
And We decreed for him that command: “The root of those will be cut off in the morning.”
Shabbir Ahmed
And We revealed to Lot this decree, "The last remnant of those shall be wiped out in the morning. "
Syed Vickar Ahamed
And We made known this decree (order) to him that the last remaining of those (sinners) should be left behind by the early morning.
Taqi Usmani
We conveyed to him Our decision that they (the unbelievers) were to be totally uprooted when they would see the morning.
The Monotheist Group
AndWe made the matter known to him, that the remainder of these people would be wiped out by the morning.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous lui annonçâmes cet ordre: que ces gens-là, au matin, seront anéantis jusquʹau dernier.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ji Lût re ragihand ku ew ên gunehkar di çaxê sibehê de wê ji binî ve bêne qutbirkirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij kondigden hem de beslissing aan dat zij in de morgen tot de laatste toe geveld zouden zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij gaven hem dit bevel, daar dit volk, tot op den laatsten man, vóór den volgenden dag moest zijn verdelgd.
Hollandaca — Siregar
En Wij openbaarden aan hem (Loeth) die zaak: dat zij in de ochtend zullen worden uitgeroeid.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И решили [внушили] Мы ему [пророку Луту] это дело, что утром эти будут полностью истреблены.
Rusça — Osmanov
И Мы внушили Луту [в откровении] повеление о том, что грешники все до единого к утру будут уничтожены.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi uppenbarade för honom detta (Vårt) beslut: ʺNär dagen bryter in, skall alla dessa syndare ha förintats.ʺ