Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَا وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِ وَهُوَ سَرِيعُ الْحِسَابِ

e ve lem yerav ennā ne'tī l-erDe nenḳuSuhā min eTrāfihā ve(a)llahu yeHkumu lā muǎḳḳibe li Hukmihi ve huve serīǔ l-Hisābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَلَمْe ve lem
2يَرَوْاyeravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmediler mi?
3اَنَّاennābizim
4نَأْتِيne'tīا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgeldiğimizi
5الْاَرْضَl-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzüne
6نَنْقُصُهَاnenḳuSuhāن ق صAzalmak, eksilmek, tükenmek, azaltmak, kayıp veya eksikliğe neden olmak, tüketmek, yetersiz kalmak, israf etmek, hafiflemek.onu eksilttiğimizi
7مِنْmin
8اَطْرَافِهَاeTrāfihāط ر فDüşmanın hattının uç noktasına saldırmak, bir şey seçmek, uç nokta, kenar, yan/bitişik/dış kısım, taraf, sınır, son, yeni edinilen, yakınlık, kenar bölgeleruçlarından
9وَاللّٰهُve(a)llahuAllah'tır
10يَحْكُمُyeHkumuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm veren
11لَاyoktur
12مُعَقِّبَmuǎḳḳibeع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.iptal edecek
13لِحُكْمِهِli Hukmihiح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.O'nun hükmünü
14وَهُوَve huveve O'nun
15سَرِيعُserīǔس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakçabuktur
16الْحِسَابِl-Hisābiح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.hesabı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmediler mi ki âdeta onların yerlerine geliyor, etrafından yurtlarını eksiltip duruyoruz. Allah hükmeder, hükmünü bozacak yoktur ve o pek tez hesap görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmediler mi ki âdeta onların yerlerine geliyor, etrafından yurtlarını eksiltip duruyoruz. Allah hükmeder, hükmünü bozacak yoktur ve o pek tez hesap görür.

Adem Uğur

Bizim, yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah (dilediği gibi) hükmeder, O'nun hükmünü bozacak kimse yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.

Ahmed Hulusi

Görmediler mi ki, biz arzı (fiziksel bedeni) her taraftan aşındırıyoruz (ta ki yaşlanır ve ölür; bir başka anlam, arzın global tükenişe gitmesi kozmik veya iklim şartlarıyla; ya da o devirdeki müşriklerin günden güne tükenişi). . . (Bunu) Allah hükmeder; O'nun hükmünü takip edici (bozup değiştirici) yoktur. . . O, oluşanların sonucuna göre bir sonraki aşamayı anında oluşturandır.

Ahmet Tekin

Bizim yurtlarını işgal edip, her taraftan toprak kopardığımızı, boyunlarını vurup esir aldığımızı, kendilerini sıkıştırdığımızı görmediler mi? Allah dilediği gibi hükmeder, hükümetlerini yönlendirir. Onun hükmünü, hükümetini kimse engelleyemez, bozamaz, değiştiremez. O çok çabuk hesaba çeker.

Ahmet Varol

Görmediler mi ki biz nasıl yeryüzüne gelip onu etrafından eksiltiyoruz? Allah hüküm verir. O'nun hükmünün ardına düşecek yoktur. O hesabı çabuk görendir.

Ali Bulaç

Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten biz arza geliyor ve onu çevresinden eksiltiyoruz. Allah hüküm verir. Onun hükmünün peşine düşecek yoktur. Ve O, hesabı pek çabuk görendir.

Ali Fikri Yavuz

O kâfirler görmüyorlar mı ki, biz arazilerini (müslümanlara feth ettirmekle) etrafından azalatıp duruyoruz? Allah öyle hüküm verir ki, onun hükmünü takip edecek (üzerinde tesir edecek hiç bir kuvvet) yoktur. Allah hesabı çok çabuk görendir.

Ali Rıza Safa

Yeryüzüne gelerek, onu uçlarından eksilttiğimizi zaten görmüyorlar mı? Çünkü Allah, yargı verir; O'nun yargısının önüne geçecek yoktur. Ve O, hesabı çok hızlı görür.

Bayraktar Bayraklı

Bizim o yer küreye gelip nasıl onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Hüküm veren Allah'tır; O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Bekir Sadak

Gormuyorlar mi ki, Biz yeryuzunu etrafindan gitgide eksiltmekteyiz. Hukum Allah'indir, O'nun hukmunu takip edip bozacak yoktur. O, hesabi cabuk gorur.

Celal Yıldırım

Yeryüzünü çevresinden eksilttiğimizi görmediler mi ? Allah hep hükmeder; O'nun hükmünü takip ve reddedecek; kazasını bozacak yoktur. O, hesabı çarçabuk görendir.

Diyanet İşleri

Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleri (eski)

Görmüyorlar mı ki, Biz yeryüzünü etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Hüküm Allah'ındır, O'nun hükmünü takip edip bozacak yoktur. O, hesabı çabuk görür.

Diyanet Vakfi

Bizim, yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah (dilediği gibi) hükmeder, O'nun hükmünü bozacak kimse yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Görmüyorlar mı ki, biz yeri etrafından eksiltip duruyoruz. Allah öyle hükmeder ki, O'nun hükmünü engelleyecek kimse yoktur. O çok hızlı hesap görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Görmüyorlar mı ki, biz yeri etrafından eksiltip duruyoruz? Ve Allah öyle hükmünü icra eder ki, hükmünü değiştirecek yoktur. O çok hızlı hesap görür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya görmüyorlar mı da? Biz o arzı etrafından eksiltip duruyoruz ve Allah öyle hukm-ü hukümet eder ki humünü takib edecek yoktur, hem o çok seri hisablıdır

Erhan Aktaş

Yeryüzüne gelip onu çevresinden nasıl eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Karar veren Allah'tır ve O'nun verdiği kararı bozacak hiç kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzüne gelip onu çevresinden nasıl eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Karar veren Allah'tır ve O'nun verdiği kararı bozacak hiç kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzüne gelip onu çevresinden nasıl eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Karar veren Allah'tır ve O'nun verdiği kararı bozacak hiç kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Fizilal-il Kuran

Bizim kâfirlerin yurtlarını uçlarından kırptığımızı, müslümanlar lehine alanlarını daralttığımızı görmüyorlar mı? Hüküm veren Allah'tır, O'nun hükmünü gözden geçirecek hiç kimse yoktur. O'nun hesaplaşması pek çabuktur.

Gültekin Onan

Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten biz arza geliyor ve onu çevresinden eksiltiyoruz. Tanrı hüküm verir. Onun hükmünün peşine düşecek yoktur. Ve O, hesabı pek çabuk görendir.

Hamdi Döndüren

Onlar Bizim yeryüzüne gelerek, onu nasıl uçlarından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Hüküm veren Allah’tır. O’nun hükmünün ardına düşerek onu iptal edecek kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir!

Hasan Basri Çantay

(Hem onlar gözleriyle de) görmediler mi ki biz (kudretimizle) arza (kafirlerin diyarına) geliyor, onu etrafından eksiltib duruyoruz. Allah hükmeder. Onun hükmü ardına düş (üb de red ed) ebilecek de yokdur. O, hesabı pek çabuk görendir.

Hasib Asutay

(Onlar), bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? (18) Allah (dilediği gibi) hükmeder. O'nun hükmünü geri çevirecek kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir. (18. Kâfirlerin memleketlerinin fethi ile ilgili topraklarının azalması, Müslümanlarınkinin ise çoğalması şeklinde yorumlanabildiği gibi, 'erozyon' dediğimiz, toprağın yağmur, sel ve rüzgâr gibi tabii güçlerin etkisi ile yerinden kayması olarak da yorumlanmıştır.)

Hayrat Neşriyat

Görmediler mi ki, şübhesiz biz (ben Azîmüşşân), yeryüzüne (kâfirlerinmemleketlerine, mü’minlere yardım etmekle) geliyor, onu etrâfından (peygamberin fetihleriyle) eksiltip duruyoruz? Ve Allah (dilediği gibi) hükmeder; O’nun hükmünü geri çevirecek kimse yoktur. Ve O, hesâbı pek çabuk görendir.

İbni Kesir

Görmüyorlar mı ki; Biz, yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Allah hükmünü verir. O'nun hükmünü bozacak yoktur. Ve O, hesabı çabuk görendir.

Mehmet Okuyan

Yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah (dilediği gibi) hükmeder, O’nun hükmünü bozacak kimse yoktur. O, hesabı hızlı olandır.

Muhammed Esed

Peki, görmüyorlar mı, yeryüzünü, sahip olduğu en iyi şeylerden her gün biraz daha yoksun bırakarak (cezalandırıcı müdahalelerimizle) nasıl yokluyoruz? (Bilmiyorlar mı ki,) Allah hüküm verdiği (zaman) O'nun hükmünün önüne geçecek kimse yoktur; (ve yine bilmiyorlar mı ki) O hesabı pek çabuk olandır!

Mustafa İslamoğlu

Peki onlar görmediler mi ki, Biz yeryüzüne müdahil olup, ona (ait değerleri) her bir tarafından eksiltiyoruz? (Şu kesin) ki; Allah yasa koyar, O'nun yasasını kimse bozamaz. Üstelik o hesabını pek çabuk görür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmüyorlar mı ki, muhakkak Biz (kudretimizle) yeryüzünde teveccüh ediyor, onu etrafından eksiltiyoruz ve Allah Teâlâ hükmeder. O'nun hükmünü reddedecek yoktur ve o hesabı pek sür'atle görücüdür.

Ömer Öngüt

Bizim yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Hüküm veren Allah'tır. O'nun hükmünü bozacak kimse yoktur. O hesabı çabuk görendir.

Suat Yıldırım

Bizim arzı (yeri) alıp onu uçlarından nasıl eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Allah öyle hükmeder ki onun hükmünü denetleyecek hiç bir merci yoktur. O, hesabı çabuk görür.

Süleyman Ateş

Bizim o toprağa gelip nasıl onu, uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Hüküm veren Allah'tır. O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar görmüyorlar mı ki yurtlarına geliyor, onu parça parça ellerinden alıyoruz. Hükmü Allah verir. Onun hükmünü bozacak yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar görmüyorlar mı ki yurtlarını çevresinden sürekli daraltıyoruz. Hükmü Allah verir. O'nun hükmünü bozacak yoktur. O, hesabı çok hızlı görür.

Şaban Piriş

Bizim yeryüzünün etrafından gitgide eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Hüküm Allah'ındır, O'nun hükmünü bozacak yoktur. O, çabucak hesabı görür.

Tefhim-ul Kuran

Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten biz arza geliyor ve onu çevresinden eksiltiyoruz. Allah hüküm verir. Onun hükmünün peşine düşecek de yoktur. Ve O, hesabı pek çabuk görendir.

Ümit Şimşek

Bizim yeryüzüne gelip de onu kenarlarından eksiltmekte olduğumuzu onlar görmediler mi? Allah hükmeder; Onun hükmünü denetleyecek hiç kimse yoktur. Onun hesap görmesi ise pek çabuktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmüyorlar mı ki biz o yerküreye geliyor, onu uçlarından eksiltiyoruz. Allah hükmeder; O'nun hükmünü denetleyecek de yoktur. Hesabı çok çabuk görür O.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər kafirlər Bizim, yer üzünə gəlib onu bəzi tərəflərindən azaltdığımızı (müsəlmanların ixtiyarına verdiyimizi) görmürlərmi? Allah istədiyi kimi hökm verir. Onun hökmünü ləğv edən olmaz. O, tez haqq-hesab çəkəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər onlar (kafirlər) Bizim (hökmümüzlə, qüdrətimizlə) yer üzünə gəlib onu (müxtəlif) tərəflərindən əskiltdiyimizi (müsəlmanların get-gedə onların torpaqlarını fəth etdiklərini) görmürlərmi? Hökm edən Allahdır. Heç kəs Onun hökmünü dəf edə bilməz. (Allah) tezliklə haqq-hesab çəkəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sehen sie nicht, daß Wir über das Land verfügen, Gebiete abtrennen und den Gläubigen geben? So urteilt Gott. Es steht keinem zu, Sein Urteil anzutasten. Er ist schnell im Abrechnen.

Almanca — Der Edle Quran

Sehen sie denn nicht, daß Wir über das Land kommen und es an seinen Enden kürzen? Allah (allein) richtet, und es gibt niemanden, der letztendlich Sein Urteil rückgängig machen kann. Und Er ist schnell im Abrechnen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sehen sie denn nicht, daß Wir vom Land Besitz ergreifen und es von allen Seiten in seiner Größe schmälern? Und Allah richtet; da ist keiner, der Seine Entscheidung widerrufen kann. Und Er ist schnell im Abrechnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nehmen sie etwa nicht wahr, daß WIR Uns doch der Erde zuwenden und sie bei ihren Enden weniger machen. Und ALLAH bestimmt, es gibt niemanden, der Seine Bestimmung annulliert. Und ER ist schnell im Zur-Rechenschaft-Ziehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- not see that We reduce the; land or territory in their possession and add it to the Muslims territory by progressive conquests of its outlying borders! And Allah is He Who commands, and no one shall ever be able to reverse His judicial decision;He is swift indeed in putting the law in execution.

Abdul Haleem

Do they not see how We come to [their] land and shrink its borders? God decides- no one can reverse His decision- and He is swift in reckoning.

Abdullah Yusuf Ali

See they not that We gradually reduce the land (in their control) from its outlying borders? (Where) Allah commands, there is none to put back His Command: and He is swift in calling to account.

Abul A'la Maududi

Do they not see that We are advancing in the land, diminishing it by its borders on all sides? Allah judges, and no one has the power to reverse His judgement. He is swift in reckoning.

Aisha Bewley

Do they not see how We come to the land eroding it at its extremities. Allah judges and there is no reversing His judgement. He is swift at reckoning.

Al-Hilali & Khan

See they not that We gradually reduce the land (of the disbelievers, by giving it to the believers, in war victories) from its outlying borders. And Allâh judges, there is none to put back His Judgement and He is Swift at reckoning.

Ali Quli Qarai

Have they not seen how We visit the land diminishing it at its edges? Allah judges, and there is none who may repeal His judgement, and He is swift at reckoning.

Amatul Rahman Omar

Do they not see that We are invading the land (of disbelief and are gradually) reducing and curtailing it from its sides? Allâh judges the matter, there is none to reverse His judgment. Swift is He at calling to account.

Arthur John Arberry

Have they not seen how We come to the land diminishing it in its extremities? God judges; none repels His judgment; He is swift at the reckoning.

Bijan Moeinian

Do they not see how day by day they are loosing the ground. It is God Who rules and there is none to reverse His decrees and God is swift in taking the guilty ones to account.

E. Henry Palmer

Did they not see that we come to the land and diminish the borders thereof? God judges, and there is none to reverse His judgment, and He is swift at reckoning up!

Edip-Layth

Do they not see that We come to the land and reduce it from its borders? God gives judgment and there is none to override His judgment. He is quick reckoning.*

George Sale

Do they not see that We come into their land, and straiten the borders thereof, by the conquests of the true believers? When God judgeth, there is none to reverse his judgment; and He will be swift in taking an account.

Hamid S. Aziz

See they not how We visit the land and reduce its borders (through conquest)? Allah judges (or commands), and there is none to reverse His judgment (or command), and He is swift at reckoning!

Mahmoud Ghali

And have they not seen that We come up to the earth diminishing it in its extremities? And Allah judges; none reverses His judgment and He is swift at the reckoning.

Marmaduke Pickthall

See they not how we aim to the land, reducing it of its outlying parts? (When) Allah doometh there is none that can postpone His doom, and He is swift at reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

Do they not see Us advancing from all sides into their land and reducing its frontiers? It is for God to judge; and there is none to reverse His judgement. He is swift at reckoning.

Muhammad Asad

Have, then, they [who deny the truth] never yet seen how We visit the earth [with Our punishment], gradually depriving it of all that is best thereon? For, [when] God judges, there is no power that could repel His judgment: and swift in reckoning is He!

Mustafa Khattab

Do they not see that We gradually reduce their land from its borders? Allah decides—none can reverse His decision. And He is swift in reckoning.

Progressive Muslims

Do they not see that We come to the land and reduce it from its ends And God gives judgment and there is none to override His judgment. And He is quick to reckoning.

Sahih International

Have they not seen that We set upon the land, reducing it from its borders? And Allah decides; there is no adjuster of His decision. And He is swift in account.

Sam Gerrans

Have they not considered that We come to the earth, diminishing it from its extremities? And God judges; there is no adjuster of His judgment; and He is swift in reckoning.

Shabbir Ahmed

Don't they see that every day on earth brings them closer to the end? For, when Allah judges, there is no power that could repel His Judgment. And Swift in reckoning is He!

Syed Vickar Ahamed

Do they not see that We slowly reduce the land (for them) from its outer (borders) regions? (When) Allah judges, there is no one to undo His Judgment: And He is (Al-Hasib) Swift in calling to Account.

Taqi Usmani

Have they not seen that We are coming to the land narrowing it down from all its sides? Allah judges; there is none to repel His judgement. And He is swift at reckoning.

The Monotheist Group

Do they not see that We come to the land and reduce it from its ends? And God gives judgment and there is none to override His judgment. And He is swift to reckoning.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne voient-ils pas que Nous frappons la terre et que Nous la réduisons de tous côtés? Cʹest Allah qui juge et personne ne peut sʹopposer à Son jugement, et Il est prompt à régler les comptes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma ew (kafir) nabînin ku em ji hawirdor ve erdê (li wan) teng dikin? Her Xwedê ye yê ku hukim dike, tu kes nikare hukmekî di ser hukmê wî re bike û ew, hesabdîtina wî bilez e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben zij dan niet gezien dat Wij naar het land komen om de uiteinden ervan in te korten? God oordeelt en niemand kan Zijn oordeel ongedaan maken; Hij is snel met de afrekening.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zien zij niet, dat wij in hun land komen en dat wij de grenzen daarvan vernauwen, door de overwinning der ware geloovigen? Als God oordeelt, kan niemand zijn oordeel omverwerpen, en hij zal snel zijn in het opmaken der rekening.

Hollandaca — Siregar

En zien zij niet dat Wij tot het land komen en Wij het van buitenaf inperken? En Allah oordeelt en niemand kan Zijn oordeel afwenden. En Hij is snel in de afrekening,

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве они [мекканские многобожники] не увидели, что Мы приходим к земле, сокращая ее (для неверующих) по краям [отдаем во власть верующим город за городом, землю за землей]? И Аллах выносит решение, и никто не отменит Его решения, и Он быстр в расчете!

Rusça — Osmanov

Разве неверные не видели, как Мы нисходим на их владения и сокращаем их по краям? Аллах творит суд, никто не отвратит Его решения, и Он скор на расплату.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Har (förnekarna) då inte sett hur Vi slår mot (deras) land och skär bort dess utmarker (undan för undan och låter dem falla i de troendes händer)? Gud ensam dömer och ingen kan tillfoga något till Hans beslut; Han är snar att kalla till räkenskap.