Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا فِي دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

fe ǎḳarūhā fe ḳāle temetteǔ fī dārikum ṧelāṧete eyyāmin ƶālike veǎ'dun ğayru mekƶūbin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَعَقَرُوهَاfe ǎḳarūhāع ق رKesmek, yaralamak, katletmek, topallık vermek, sonuç vermemek, kısır olmak (örn: rahim)yine de onu kestiler
2فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(bunun üzerine) dedi ki
3تَمَتَّعُواtemetteǔم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.yaşayın
4فِي
5دَارِكُمْdārikumد و رDönmek, devretmek, dolaşmakyurdunuzda
6ثَلٰثَةَṧelāṧeteث ل ثÜçe bölünmek veya sayıca üç olmak, bir şeyin üçte biri, üçte bir, üçer üçer, herhangi bir sayının üçte biri.üç
7اَيَّامٍeyyāminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigün
8ذٰلِكَƶālikeişte bu
9وَعْدٌveǎ'dunو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)bir vaaddir
10غَيْرُğayruغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
11مَكْذُوبٍmekƶūbinك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlanmayacak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ayaklarını kesip öldürdüler onu, Sâlih de yurdunuzda üç gün daha yaşayıp geçinin dedi, bu, yalan denmesine imkân bulunmayan bir vait.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ayaklarını kesip öldürdüler onu, Sâlih de yurdunuzda üç gün daha yaşayıp geçinin dedi, bu, yalan denmesine imkân bulunmayan bir vait.

Adem Uğur

Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!" Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

Ahmed Hulusi

Onu, ayaklarını keserek öldürdüler! Dedi ki: "Üç günlük ömrünüz kaldı evlerinizde! İşte bu yalanlanmayacak bir bildirimdir. "

Ahmet Tekin

Sâlih’in kavmi, deveyi, bacaklarından kılıçla biçerek öldürdüler. Sâlih: 'Yurdunuzda üç gün daha zevk ü sefa sürün' dedi. Bu, yalanlanması mümkün olmayan bir tehditti.

Ahmet Varol

Onlar yine de o deveyi kestiler. Bunun üzerine (Salih): 'Yurdunuzda üç gün yaşayadurun. Bu yalanlanmayacak bir vaaddir' dedi.

Ali Bulaç

onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

Ali Fikri Yavuz

Nihayet o devenin ayaklarını keserek onu öldürdüler. Bunun üzerine sâlih şöyle dedi: “- Memleketinizde üç gün daha yaşayadurun. İşte bu, yalan çıkarılamıyan bir vaaddir.”

Ali Rıza Safa

Yine de onu kestiler. Bunun üzerine, şöyle dedi: "Ülkenizde üç gün daha yararlanın bakalım. İşte bu, yalanlanamayacak bir sözdür!"

Bayraktar Bayraklı

Fakat Semud kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın." Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

Bekir Sadak

Buna ragmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: «Yurudunuzda uc gun daha kalin. Bu, yalanlanmayacak bir sozdur» dedi.

Celal Yıldırım

Bu uyarıya rağmen onlar deveyi devirip öldürdüler. Salih onlara : Öyle ise evinizde üç gün (daha) yaşayıp yararlanın. Bu, yalanı olmayan bir tehdittir,» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Buna rağmen o deveyi kestiler. Sâlih de, “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın!” dedi. Bu, asılsız çıkmayacak bir tehdit idi.

Diyanet İşleri

Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

Diyanet İşleri (eski)

Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: 'Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür' dedi.

Diyanet Vakfi

Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!» Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Derken, o deveyi kestiler. Bunun üzerine Salih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalan çıkmayacak olan kesin bir vaaddir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onu tepeleyip öldürdüler. Bunun üzerine Salih onlara: "Evinizde üç gün yaşayın; işte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onu tepelediler, bunun üzerine dedi ki: Evinizde üç gün yaşayın ve işte bu bir va'd ki yalan çıkarılmamıştır

Erhan Aktaş

Yine de onu kestiler. "Yurdunuzda üç gün yaşayın. Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yine de onu kestiler. "Yurdunuzda üç gün yaşayın. Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yine de onu kestiler. "Yurdunuzda üç gün yaşayın. Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

Fizilal-il Kuran

Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman: “Yurdunuzda üç gün daha kalın, bu yalanlanmayacak sözdür.” ...

Gültekin Onan

Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

Hamdi Döndüren

Fakat onlar bu deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Salih dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın!” Bu söz yalanlanamayan bir tehdit idi.

Hasan Basri Çantay

Derken, onu, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine (Saalih) dedi ki: "Memleketinizde üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı çıkarılamayacak bir tehdiddir".

Hasib Asutay

Fakat onlar deveyi kestiler. (Salih) Dedi ki: 'Yurdunuzda üç gün daha yararlanın (Sonra helak olacaksınız).' Bu, yalanlanmayan bir uyandır.

Hayrat Neşriyat

Fakat (Semûd kavmi bu îkazı dinlemeyerek) onu kestiler; bunun üzerine (Sâlih): 'Yurdunuzda üç gün daha yaşayın! Bu, yalan olmayan bir tehdiddir!' dedi.

İbni Kesir

Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman: Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu; yalanlanmayacak bir sözdür, dedi.

Mehmet Okuyan

(Semûd kavmi) onu (deveyi) hunharca katletmiş ve (Salih onlara) şöyle demişti: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın; (sonra helak olacaksınız)!” Bu, yalanlanamayacak bir vaattir.

Muhammed Esed

Bu (uyarıya) rağmen, hunharca boğazladılar onu. Bunun üzerine (Salih): "Artık (sadece) üç gün(ünüz) kaldı, barınaklarınızda eyleşecek" dedi, "bu (söylediğim) yalanlanamayacak bir yargıdır!"

Mustafa İslamoğlu

Buna rağmen, onu vahşice katlettiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: "Konaklarınızda keyif sürme süreniz sadece üç gündür; işte bu yalanlaması imkansız bir tehdittir!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra onu boğazladılar. Bunun üzerine dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayınız. İşte bu, yalanlanmamış olan bir vaaddir.»

Ömer Öngüt

Derken onu kestiler. O da dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayadurun. Bu yalanlanmayacak bir tehdittir. ”

Suat Yıldırım

Fakat halk o deveyi tepeleyince Salih onlara: "Yurdunuzda üç günlük bir ömrünüz kaldı. Sonra helâk olacaksınız. İşte hilafı olmayan kesin söz!" dedi.

Süleyman Ateş

Fakat onu kesip devirdiler. (Salih) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün yaşayın, (sonra mahvolacaksınız); bu, yalan olmayan bir uyarıdır!"

Süleymaniye Vakfı

Fakat onlar deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine Salih dedi ki: "Üç gün daha yurdunuzda (nimetlerden) yararlanmaya devam edin. Bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra ayaklarını keserek deveyi öldürdüler. Salih dedi ki "Üç gün daha yurdunuzdan yararlanın. Bu, yalan çıkmayacak bir tehdittir."

Şaban Piriş

Deveyi kestiler. "Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir sözdür." dedi.

Tefhim-ul Kuran

Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir.»

Ümit Şimşek

Onlar deveyi boğazladılar. Salih dedi ki: 'Yurdunuzda üç gün daha barının. Bu, asla yalanlanmayacak bir vaaddir.'

Yaşar Nuri Öztürk

Ama deveyi yere yıkıp kestiler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin. Bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dəvənin diz vətərini kəsdilər. Saleh dedi: “Yurdunuzda üç gün də kef eləyin. Bu, yalan olmayan bir vəddir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (dəvəni) tutub (ayaqlarından) kəsdilər. (Saleh də onlara) dedi: ″Daha üç gün yurdunuzda yaşayıb kef çəkin. Bu elə bir vəʼddir (sözdür) ki, yalan çıxmaz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Doch sie erschlugen sie. Da sprach er: ʺGenießt euer Leben in euren Häusern noch drei Tage lang! Gottes Verheißung wird wahrhaftig in Erfüllung gehen. Sie ist keine Lüge.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Aber sie schnitten ihr die Sehnen durch. Da sagte er: ʺGenießt (euer Leben) in eurer Wohnstätte noch drei Tage lang. Dies ist ein Versprechen, das nicht erlogen ist.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Doch sie zerschnitten ihr die Sehnen; da sagte er: ʺErgötzt euch in euren Häusern (noch) drei Tage. Das ist ein Urteil, das nicht zu verleugnen ist.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch sie verletzten ihre Beine. Dann sagte er: ʺVergnügt euch in euren Wohnstätten noch drei Tage, dies ist ein Versprechen, das nicht erlogen ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Thus still they disabled her by cutting her hamstring muscles, and there did Saleh say to them: "You have only three days to lust after your sinful system of faith and worship and after the way you conduct yourselves in life. This, is indeed, an irrevocable promise not proving untrue."

Abdul Haleem

But they hamstrung it, so he said, ‘Enjoy life for another three days:

Abdullah Yusuf Ali

But they did ham-string her. So he said: "Enjoy yourselves in your homes for three days: (Then will be your ruin): (Behold) there a promise not to be belied!"

Abul A'la Maududi

But they slaughtered her. Thereupon Salih warned them: 'Enjoy yourselves in your homes for a maximum of three days. This is a promise which shall not be belied.'

Aisha Bewley

But they hamstrung her, so he said, ‘Enjoy yourselves in your land for three more days. That is a promise which will not be belied.’

Al-Hilali & Khan

But they killed her. So he said: "Enjoy yourselves in your homes for three days. This is a promise (i.e. a threat) that will not be belied."

Ali Quli Qarai

But they hamstrung her, whereupon he said, ‘Enjoy yourselves in your homes for three days: that is a promise not to be belied!’

Amatul Rahman Omar

But they hamstrung her, so that he (- Sâlih) said, `You shall enjoy the provision of Allâh in your worldly abodes only for (another) three days. This is a promise which will never prove false.'

Arthur John Arberry

But they hamstrung her; and he said, 'Take your joy in your habitation three days -- that is a promise not to be belied. '

Bijan Moeinian

They killed the camel (proving that they are not willing to follow even a symbolic commandment of God which is revealed to test their obedience. ) Saleh said: "Listen carefully; you have only three days to live (an excellent opportunity to repent.) This is a true prophecy."

E. Henry Palmer

But they did hamstring her, and he said, 'Enjoy yourselves in your houses for three days;- that is the promise that shall not be belied. '

Edip-Layth

But they slaughtered her. So he said, "You will only have three days of enjoyment in your homes. This is a promise that will not be denied."

George Sale

Yet they killed her; and Saleh said, enjoy yourselves in your dwellings for three days; after which ye shall be destroyed. This is an infallible prediction.

Hamid S. Aziz

"O my people! This she-camel of Allah is a test (symbol, token) for you; leave her, then, to feed in Allah's earth, and touch her not with harm, lest a near torment seize you. "

Mahmoud Ghali

Then they hamstrung her. So he said, "Enjoy (life) in your residence three days; that is a promise not to be belied." (i.e., without "the possibility of" being belied).

Marmaduke Pickthall

But they hamstrung her, and then he said: Enjoy life in your dwelling-place three days! This is a threat that will not be belied.

Mohamed Ahmed - Samira

But they hamstrung her. Then (Saleh) said: "You have but three days to enjoy life in your homes. Infallible is this promise.

Muhammad Asad

But they cruelly slaughtered her. And thereupon [Salih] said: "[Only] for three days [more] shall you enjoy life in your homes: this is a judgment which will not be belied!"

Mustafa Khattab

But they killed her, so he warned ˹them˺, "You have ˹only˺ three ˹more˺ days to enjoy life in your homes—this is an unfailing promise!"

Progressive Muslims

But they slaughtered her. So he said: "You will only have three days of enjoyment in your homes. This is a promise that will not be denied."

Sahih International

But they hamstrung her, so he said, "Enjoy yourselves in your homes for three days. That is a promise not to be denied."

Sam Gerrans

Then they hamstrung her; and he said: “Enjoy yourselves in your homes three days — that is a promise not to be belied.”

Shabbir Ahmed

But they cruelly slaughtered her. Thereupon He said to his people, "Only for three more days shall you enjoy life in your homes. This is a Promise not to be belied."

Syed Vickar Ahamed

But they slaughtered her (by cutting her tendons). So he said: "Enjoy yourselves for three days in your homes: (Then there will be your ruin): (Look!) There is a promise not to be false!"

Taqi Usmani

Then they slaughtered her. So, he said, "Enjoy yourselves in your homes for three days (only). That is a promise, not to be backed out."

The Monotheist Group

But they slaughtered her. So he said: "Take enjoyment in your dwellings for three days. This is a promise not to be denied."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils la tuèrent. Alors, il leur dit: ʺJouissez (de vos biens) dans vos demeures pendant trois jours (encore)! Voilà une promesse qui ne sera pas démentieʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca deve şerjê kirin. Salih got: Sê rojan di malên xwe de bi dilxweşî bijîn, (piştre hûn ê helak bibin), ev civan peymaneke rast e û bêderew e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zij sneden haar hielpezen door. Toen zei hij: ʺJullie kunnen nog drie dagen in jullie woning genieten. Dat is een ongelogen aanzegging.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Doch zij doodden haar, en Saleh zeide: Verblijd u in uwe woningen gedurende drie dagen, waarna gij verdelgd zult worden. Dit is eene onfeilbare voorzegging.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но они (не поверили пророку Салиху) (и) зарезали ее, и сказал он [пророк Салих] (им): «Пользуйтесь же в своих жилищах [живите] три дня (после чего вас постигнет наказание): и это – (данное Аллахом) обещание, которое не является лживым».

Rusça — Osmanov

Но они подрезали ей поджилки, и Салих сказал: ʺПользуйтесь мирскими благами [еще] три дня в своих жилищах. Это - неотвратимое обещание [о вашем наказании]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de slaktade kamelstoet på det grymma sättet, varpå (Salih) sade: ʺI (ytterligare) tre dagar skall ni få glädjas (åt livet) i era hem; detta är inte tomma ord!ʺ