Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.

مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ فِيهَا وَهُمْ فِيهَا لَا يُبْخَسُونَ

men kāne yurīdu l-Hayāte d-dunyā ve zīnetehā nuveffi ileyhim eǎ'mālehum fīhā ve hum fīhā lā yubḣasūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مَنْmenkimler
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3يُرِيدُyurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isterse
4الْحَيٰوةَl-Hayāteح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatını
5الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
6وَزِينَتَهَاve zīnetehāز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.ve süsünü
7نُوَفِّnuveffiو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.karşılıklarını tam veririz
8اِلَيْهِمْileyhimonlara
9اَعْمَالَهُمْeǎ'mālehumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarının
10فِيهَاfīhāorada
11وَهُمْve humve onlara
12فِيهَاfīhāorada
13لَا
14يُبْخَسُونَyubḣasūneب خ سAzaltmak/hafifletmek, kusurlu/hatalı/arızalı yapmak, mahrum etmek/dolandırmak, haksız/adaletsiz davranmak.bir noksanlık yapılmaz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dünya hayatını, onun süs ve şatafatını isteyenlere, Dünya'da işlediklerinin karşılığını tastamam veririz ve onlar burada bir zarara ve eksikliğe de uğratılmazlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kim dünya yaşayışını ve ziynetini dilerse bu çeşit kişilerin yaptıklarının karşılığını tam olarak öderiz ve onlar, bu hususta hiçbir zarara uğramazlar.

Adem Uğur

Kim, (yalnız) dünya hayatını ve zinetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.

Ahmed Hulusi

Kim dünya hayatını ve onun süslü değerlerini irade ederse, yaptıklarının karşılığını tümüyle orada veririz. . . Onların dünyadaki karşılığı hiç eksiltilmez (dünya için yaşayan karşılığını dünyada alır ve biter).

Ahmet Tekin

Kimler dünya hayatını ve dünyadaki güzellikleri istemekte ısrar ederlerse, dünyadaki amellerinin karşılıklarını onlara tam olarak öderiz. Orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar, amellerinin değeri düşürülmez, mükâfatları eksik ödenmez.

Ahmet Varol

Kimler dünya hayatını ve süsünü isterse onlara orada yaptıklarının karşılıklarını tam veririz. Orada onlara bir noksanlık yapılmaz.

Ali Bulaç

Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe uğratılmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Kim dünya hayatını ve onun gösterişli zevklerini isterse, biz onlara, amellerinin karşlığını tamamen öderiz (sıhhat, zenginlik ve zevkle yaşarlar). Bu hususta, onlara noksanlık yapılmaz.

Ali Rıza Safa

Kim dünya yaşamını ve onun çekiciliğini isterse, yaptıklarının karşılığını orada tümüyle veririz; eksiksiz olarak.

Bayraktar Bayraklı

Kim, yalnızca dünya hayatını ve süsünü isterse, işlerinin karşılığını onlara orada tam olarak veririz ve onlar orada hiçbir zarara uğratılmazlar.

Bekir Sadak

Dunya hayatini ve guzelliklerini isteyenlere, orada islediklerinin karsilgini tastamam, veririz; onlar orada bir eksiklige de ugratilmazlar.

Celal Yıldırım

Dünya hayatını, onun süs ve şatafatını isteyenlere, Dünya'da işlediklerinin karşılığını tastamam veririz ve onlar burada bir zarara ve eksikliğe de uğratılmazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kim dünya hayatı ve onun ziynetini istiyorsa, orada onlara işlerinin karşılığını eksiksiz veririz; orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.

Diyanet İşleri

Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.

Diyanet İşleri (eski)

Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar.

Diyanet Vakfi

Kim, (yalnız) dünya hayatını ve zinetini istemekte ise, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Her kim dünya hayatını ve güzelliklerini isterse biz onlara amellerinin karşılığını orada tamamen öderiz. Bu hususta kendilerine bir densizlik yapılmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim dünya hayatını ve onun süsünü arzu ederse, Biz onlara dünyada yaptıklarının karşılığını tamamen öderiz ve bu konuda kendilerine densizlik yapılmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim Dünya hayatı ve ziynetini murad ederse biz, onlara amellerini Dünyada tamamen öderiz, ve bu babda kendilerine densizlik yapılmaz

Erhan Aktaş

Kim sadece dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, onlara yaptıklarının karşılığını eksiksiz veririz. Bu hususta onlara hiçbir haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim sadece dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, onlara yaptıklarının karşılığını eksiksiz veririz. Bu hususta onlara hiçbir haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim sadece dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, onlara yaptıklarının karşılığını eksiksiz öderiz. Bu hususta onlara hiçbir haksızlık yapılmaz.

Fizilal-il Kuran

Sadece dünya hayatını ve bu hayatın çekici güzelliklerini isteyenlere çalışmalarının karşılığını orada tam olarak veririz, onlar orada hiçbir ödül kısıntısına uğratılmazlar.

Gültekin Onan

Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe uğratılmazlar.

Hamdi Döndüren

Kim (yalnız) dünya hayatını ve onun süsünü isterse biz yaptıklarının karşılığını kendilerine orada tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.

Hasan Basri Çantay

Kim (yalınız) dünya hayaatını ve onun zinet (ve ihtişam) ını arzu ederse onların yapdıklarının (çalışdıklarının) karşılığını burada tamamen öderiz. Onlar bu hususda bir eksikliğe de uğratılmazlar.

Hasib Asutay

Kim (yalnız) dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, onlara orada amellerinin karşılığını tam olarak öderiz ve onlar orada hiçbir zarara uğratılmazlar.

Hayrat Neşriyat

Kim dünya hayâtını ve ziynetini isterse, onlara orada (dünyada) amellerinin karşılığını tam olarak veririz ve onlara orada bir eksiklik yapılmaz.

İbni Kesir

Kim, dünya hayatını ve onun süsünü isterse; onlara amellerinin karşılığını burada tamamen öderiz. Onlar bu hususta hiç bir zarara da uğratılmazlar.

Mehmet Okuyan

Kim dünya hayatını ve süsünü isterse, işlerinin karşılığını orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.

Muhammed Esed

Dünya hayatını ve onun görkemini, zenginliğini isteyenlere gelince, onlara bu (hayatta) yapıp ettiklerinin karşılığını tam olarak ödeyeceğiz ve onlar da hak ettiklerinden asla yoksun bırakılmayacaklar:

Mustafa İslamoğlu

Her kim dünya hayatını ve onun güzelliklerini isterse, orada yaptıklarının karşılığını tastamam veririz; üstelik onlar orada, (niyet ve amaçlarına bakılarak) değerlendirmeye tabi tutulmazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Her kim dünya hayatını ve onun ziynetini dilerse onlara da dünya amellerini tamamen öderiz ve onlar orada bir eksikliğe uğratılmazlar.

Ömer Öngüt

Kim dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, onlara orada yaptıklarının karşılığını tam olarak veririz. Onlar orada hiçbir zarara uğratılmazlar.

Suat Yıldırım

Kim dünya hayatını ve dünyanın zinet ve şatafatını isterse, Biz orada onların işlerinin karşılığını kendilerine tam tamına öderiz ve onlara dünyada asla haksızlık yapılmaz.

Süleyman Ateş

Kimler dünya hayatını ve süsünü isterse onlara oradaki amellerin(in karşılığın)ı tam veririz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Her kim dünya hayatını ve süsünü isterse onlara orada işlerinin karşılığını tamı tamına veririz. Orada onlardan bir kesinti de yapılmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dünya hayatını ve süsünü isteyenlere yaptıkları işlerin karşılığını burada tamı tamına veririz. Burada onlardan bir kesinti yapılmaz.

Şaban Piriş

Dünya hayatını ve onun süslerini isteyenlere, orada yaptıklarının karşılığını hiç eksiksiz öderiz.

Tefhim-ul Kuran

Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe de uğratılmazlar.

Ümit Şimşek

Her kim iğreti hayatı ve onun süsünü isterse böylelerinin yapıp ettiklerinin karşılığını kendilerine bu hayatta tam olarak veririz. Onlar dünyada hiçbir eksiltmeye uğratılmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Her kim iğreti hayatı ve onun süsünü isterse böylelerinin yapıp ettiklerinin karşılığını kendilerine bu hayatta tam olarak veririz. Onlar dünyada hiçbir eksiltmeye uğratılmazlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kim dünya həyatını və onun bərbəzəyini istəyirsə, onlara əməllərinin əvəzini orada tam verərik və onlar orada zərər çəkməzlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kim (axirətdən vaz keçib) dünyanı və onun bərbəzəyini istəyirsə, Biz ona əməllərinin əvəzini (sağlamlıq, sərvət, övlad, gözəl yaşayış) elə orada (dünyada) verərik. Onların dünyadakı mükafatları əsla azaldılmaz. (Dünyada yaxşı işlər görüb eʼtiqadı olmayan şəxsə axirətdə dünyəvi əməlləri heç bir fayda verməz. Çünki Allah ona dünyadakı yaxşı əməllərinin əvəzini elə dünyanın özündə verər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Jene, die nur das diesseitige Leben und seine Freuden wollen, lassen Wir den Ertrag ihrer Arbeit voll und ganz zukommen.

Almanca — Der Edle Quran

Wer immer das diesseitige Leben und seinen Schmuck will, dem lassen wir in ihm (den Lohn für) seine Werke in vollem Maß zukommen, und ihm wird darin nichts geschmälert.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen, die das irdische Leben und seine Pracht begehren, wollen Wir für ihre irdischen Werke voll belohnen, und sie sollen (auf Erden) kein Unrecht erleiden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wer das diesseitige Leben und seinen Schmuck will, denen werden WIR darin ihre Werke vergelten und sie werden darin nicht benachteiligt!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who are concerned only with the interests and pleasures of this life and its temporal and mundane things may rest assured that We will apportion to them in full what is due to them and make them reap the fruits accruing from their worldly deeds and they shall not be wronged.

Abdul Haleem

If any desire [only] the life of this world with all its finery, We shall repay them in full in this life for their deeds- they will be given no less-

Abdullah Yusuf Ali

Those who desire the life of the present and its glitter,- to them we shall pay (the price of) their deeds therein,- without diminution.

Abul A'la Maududi

Those who seek merely the present world and its adornment. We fully recompense them for their work in this world, and they are made to suffer no diminution in it concerning what is their due.

Aisha Bewley

As for those who desire the life of the dunya and its finery, We will give them full payment in it for their actions. They will not be deprived here of their due.

Al-Hilali & Khan

Whosoever desires the life of the world and its glitter, to them We shall pay in full (the wages of) their deeds therein, and they will have no diminution therein.

Ali Quli Qarai

As for those who desire the life of this world and its glitter, We will recompense them fully for their works therein, and they shall not be underpaid in it.

Amatul Rahman Omar

Those who desire (the provisions of) this present life and its ornature, We will repay them in full (the reward) for their deeds in this (very life) and they will be made to suffer no loss therein.

Arthur John Arberry

Whoso desires the present life and its adornment, We will pay them in full for their works therein, and they shall not be defrauded there;

Bijan Moeinian

Those who prefer this world and are fascinated by its vanities, will get whatever they desire from it.

E. Henry Palmer

Whosoever shall wish for the life of this world and its ornaments, we will pay them their works therein, and they shall not be cheated.

Edip-Layth

Whoever wants the worldly life and its adornments, then We will grant them their works in it, and they will not be short changed in it.

George Sale

Whoso chooseth the present life, and the pomp thereof, unto them will We give the recompense of their works therein, and the same shall not be diminished unto them.

Hamid S. Aziz

"And if they (false gods, Muses) do not answer, then know that it is revealed by the knowledge of Allah, and that there is no God but He. Do you then Surrender (unto Allah and accept Islam)?

Mahmoud Ghali

Whoever is willing (to gain) the present life (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and its adornment, We will pay them therein in full for their deeds and they shall not be depreciated (i.e., their deeds will not be depreciated) therein.

Marmaduke Pickthall

Whoso desireth the life of the world and its pomp, We shall repay them their deeds herein, and therein they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

To those who desire the life of this world and its many allures, We shall pay them in full for their acts herein and will not withold any thing.

Muhammad Asad

AS FOR THOSE who care for [no more than] the life of this world and its bounties -We shall repay them in full for all that they did in this [life], and they, shall not be deprived of their just due therein:

Mustafa Khattab

Whoever desires ˹only˺ this worldly life and its luxuries, We will pay them in full for their deeds in this life—nothing will be left out.

Progressive Muslims

Whoever wants the worldly life and its adornments, then We will grant them their works in it, and they will not be short changed in it.

Sahih International

Whoever desires the life of this world and its adornments - We fully repay them for their deeds therein, and they therein will not be deprived.

Sam Gerrans

Whoso desires the life of this world and its adornment, We will repay them in full for their deeds therein; and they will not be deprived therein.

Shabbir Ahmed

Whoever cares for (no more than) the short term gains and glitter of the worldly life, We shall repay for them their deeds herein without the least reduction. (17:18).

Syed Vickar Ahamed

Those who want the life of the world and its (showy) brightness— We shall pay them (for) their deeds in there— And they will have no reduction (in their penalty).

Taqi Usmani

Those who seek (merely) the worldly life and its beauty, We will fully recompense them herein for their acts, and their right will not be curtailed in this world.

The Monotheist Group

Whoever wants the worldly life and its adornments, then We will grant them their works in it, and they will not be short changed in it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui veulent la vie présente avec sa parure, Nous les rétribuerons exactement selon leurs actions sur terre, sans que rien leur en soit diminué.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi kesê jiyana dinyayê û xemla wê bixwaze, em ê bêkêmasî, beranberî karên wan li dinyayê bidin wan û li dinyayê tiştek li wan nayê kêmkirin,

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wie het tegenwoordige leven en zijn praal wensen, aan hen zullen Wij hun daden vergoeden en hun zal niet te kort gedaan worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij die het tegenwoordige leven met zijne uiterlijke pracht kiezen, hun zullen wij de belooning hunner werken in dit leven schenken, en deze zal voor hen niet worden verminderd.

Hollandaca — Siregar

(Voor) wie het wereldse leven en haar versiering wensen zullen Wij hun daden daarin volledig vergoeden, en zij zullen daarin niet worden benadccld.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Кто (своими делами) желает земной жизни и ее красот [наслаждений], тому Мы полностью завершим дела их [вернем всю награду за добрые дела] в ней [в этой жизни], и они в ней [в этой жизни] не будут обделены [ничего из их дел не будет убавлено].

Rusça — Osmanov

Тем, кто жаждет жизни в этом мире и ее блага, Мы сполна воздадим за их поступки в этом мире, и они нисколько не будут ущемлены.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE VILKAS hela håg står till det jordiska livet och dess fröjder, dem skall Vi i detta (liv) ge hela lönen för deras handlingar, och ingenting skall här dras ifrån;