O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.
يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِاِذْنِهِ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَعِيدٌ
yevme ye'ti lā tekellemu nefsun illā bi iƶnihi fe minhum şeḳiyyun ve seǐydun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün geldi mi hiçbir kimse, Rabbinin izni olmaksızın konuşamaz; onların bir kısmı kutsuzdur, bir kısmı kutlu.
Abdulkadir Gölpınarlı
O gün geldi mi hiçbir kimse, Rabbinin izni olmaksızın konuşamaz; onların bir kısmı kutsuzdur, bir kısmı kutlu.
Adem Uğur
O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.
Ahmed Hulusi
O süreç başladığında, O'nun elvermesi dışında, hiçbir nefs konuşamaz! Onlardan kimi şaki (imanı olmayan, sonsuza dek cehennemlik) kimi de saiddir (imanı olan, sonsuza dek cennetlik).
Ahmet Tekin
O gün gelince, Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. O gün, insanların bir kısmı bedbaht, bir kısmı mutludur.
Ahmet Varol
O gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbaht kimi de mutludur.
Ali Bulaç
(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.
Ali Fikri Yavuz
O gün gelince, Allah’ın izni olmadıkça, hiç kimse konuşamaz. Artık insanlardan bir kısmı muazzebdir; bir kısmı da bahtiyardır.
Ali Rıza Safa
O gün geldiğinde, O'nun izni olmadıkça, hiç kimse konuşamaz. Onların bir bölümü mutsuz, bir bölümü ise mutludur.
Bayraktar Bayraklı
Kıyamet geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbaht, kimi de mutludur.
Bekir Sadak
O gun gelince, Allah'in izni olmaksizin hic kimse konusamaz: Iclerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardir.
Celal Yıldırım
O gün geldikte Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbaht-mutsuz, kimi de bahtlı-mutludur.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O gün geldiğinde Allah’ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu!
Diyanet İşleri
O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.
Diyanet İşleri (eski)
O gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz: İçlerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardır.
Diyanet Vakfi
O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O gün gelince Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onların kimi bedbaht, kimi de mutludur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onun geleceği günde hiçbir kimse, Allah'ın izni olmadan konuşamayacaktır. Artık onlardan kimi mutsuz, kimi mutludur.
Elmalılı Hamdi Yazır
O geleceği gün hiç bir nefis, tekellüm edemez, ancak onun iznile başka, artık kimi bedbaht kimi mes'ud
Erhan Aktaş
O Gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz, kimi de mutludur.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz, kimi de mutludur.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz kimi de mutludur.
Fizilal-il Kuran
O gün geldiğinde Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. O gün kimi insanlar mutlu, kimisi ise bedbahttır.
Gültekin Onan
(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.
Hamdi Döndüren
O gün geldiğinde, Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. Onlardan bir kısmı bahtsız (şakî) bir kısmı mutlu (saîd) dur.
Hasan Basri Çantay
Gelecek olan o günde Allahdan izinsiz hiç bir kimse konuşmaz. Artık onlardan kimi şakıy (bedbaht), kimi de said (bahtiyar) dir.
Hasib Asutay
O geldiği gün O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. (29) Onlardan kimi bedbahttır, kimi de mutlu. (29. Yani şefaat edemez.)
Hayrat Neşriyat
Gelecek olan o gün, O’nun izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz! Artık onlardan kimi şakidir (bedbahttır), kimi de saîddir (bahtiyârdır)!
İbni Kesir
O gün gelince; Allah'ın izni olmadan kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi de bahtiyardır.
Mehmet Okuyan
O geldiği gün O’nun (Allah’ın) izni olmadan kimse konuşamaz. Onlardan kimi azgındır, kimi de mutlu.
Muhammed Esed
O Gün gelince, O'nun izni olmadıkça kimse konuşamayacak; ve (bir araya getirilenlerden) kimileri bedbaht, kimileri de bahtiyar olacak.
Mustafa İslamoğlu
O gün geldiğinde, hiçbir kimse O'nun izni olmadan savunma yapamaz: sonuçta onlardan kimileri bedbaht, kimileri de bahtiyar olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
O geldiği gün hiçbir şahıs konuşamaz. Ancak onun izniyle (konuşmak müstesna). Artık onlardan kimi şakidir, kimi de saiddir.
Ömer Öngüt
O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan kimse konuşamaz. İçlerinde bedbaht olanlar da vardır, bahtiyar olanlar da vardır.
Suat Yıldırım
O gün gelince, Allah’ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz. Artık onlardan kimi bedbaht, kimi mutludur.
Süleyman Ateş
O geldiği gün, hiç kimse O'nun izni olmadan konuşamaz. O(raya toplana)nlardan kimi şaki (bahtsız), kimi sa'id(mutlu)dur.
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın izni olmadan kimsenin konuşamayacağı gün geldiğinde kimileri mutsuz, kimileri de mutlu olacaktır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O gün gelince Allah'ın izni olmadan kimse konuşamaz. Onlardan kimi sıkıntılı, kimi de mutludur.
Şaban Piriş
O gün gelince, Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. Onların bir kısmı şakidir, bir kısmı mesuttur.
Tefhim-ul Kuran
(Kıyametin) Geleceği günde, O'nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi 'bedbaht ve mutsuz', (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.
Ümit Şimşek
O gün geldiğinde, kimse Allah'tan izinsiz konuşamaz. Onlardan bedbahtlar da vardır, mutlu olanlar da.
Yaşar Nuri Öztürk
O geldiği gün hiçbir benlik, O'nun izni olmadan söz söyleyemez. Onların bir kısmı bahtsız, bir kısmı mutludur.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Qiyamət gəldiyi gün Allahın izni olmadan heç kəs danışa bilməz. Onlardan kimi bədbəxt, kimi də xoşbəxt olacaq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Qiyamət) gəldiyi gün (Allahın) izni olmadan heç kəs danışa bilməz. (O gün) insanların bir qismi bədbəxt, bir qismi isə xoşbəxt olacaqdır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn er kommt, wird keine Seele ohne Seine Erlaubnis sprechen dürfen. Die Menschen teilen sich dann in Unglückliche und Glückliche.
Almanca — Der Edle Quran
An dem Tag, da er eintrifft, wird keine Seele sprechen, außer mit Seiner Erlaubnis. Dann werden einige von ihnen unglücklich und andere glückselig sein.
Almanca — M. A. Rassoul
Wenn jener (Tag) kommt, dann wird keine Seele sprechen, es sei denn mit Seiner Erlaubnis; unter ihnen gibt es dann welche, die unselig und welche, die selig sind.
Almanca — Muhammad Zaidan
Am Tag, wenn er eintrifft, wird keine Seele außer mit Seiner Zustimmung sprechen. Manche von ihnen sind dann voller Kummer und manche freudig.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when it -this Day-comes, trembling shall be so great that no one can utter a word but at Allah's command. Some sinking in a sea of misery and some rejoicing beyond a common joy.
Abdul Haleem
and when that Day comes, no soul will speak except by His permission, and some of them will be wretched and some happy.
Abdullah Yusuf Ali
The day it arrives, no soul shall speak except by His leave: of those (gathered) some will be wretched and some will be blessed.
Abul A'la Maududi
And when the appointed Day comes, no one shall even dare to speak except by the leave of Allah. Then some will be declared wretched, others blessed.
Aisha Bewley
On the Day it comes, no self will speak except by His permission. Some of them will be wretched and others glad.
Al-Hilali & Khan
On the Day when it comes, no person shall speak except by His (Allâh’s) Leave. Some among them will be wretched and (others) blessed.
Ali Quli Qarai
The day it comes, no one shall speak except by His leave. [On that day,] some of them will be wretched and [some] felicitous.
Amatul Rahman Omar
The day it comes, no soul shall speak save by His leave; (on that day) some will turn out wretched and (others) fortunate.
Arthur John Arberry
the day it comes, no soul shall speak save by His leave; some of them shall be wretched and some happy.
Bijan Moeinian
On that Day none will be able to speak without the Lord’s permission. Some will be miserable and some will be happy.
E. Henry Palmer
The day when it shall come no soul shall speak save by His permission, and amongst them (shall be) the wretched and the glad.
Edip-Layth
On the day it comes, no person will speak to another except by His leave. Some of them will be distraught, some will be happy.
George Sale
When that day shall come, no soul shall speak to excuse it self, or to intercede for another, but by the permission of God. Of them one shall be miserable, and another shall be happy.
Hamid S. Aziz
We will delay it not, save unto an appointed time, already numbered.
Mahmoud Ghali
The Day it comes up, no self will speak except by His permission. So (some) of them are wretched, and (some) happy.
Marmaduke Pickthall
On the day when it cometh no soul will speak except by His permission; some among them will be wretched, (others) glad.
Mohamed Ahmed - Samira
The day it comes no soul will dare say a word but by His leave; and some will be wretched, some will be blessed.
Muhammad Asad
When that Day comes, not a soul will speak. unless it be by His leave; and of those [that are gathered together], some will be wretched and some, happy.
Mustafa Khattab
When that Day arrives, no one will dare speak except with His permission. Some of them will be miserable, others joyful.
Progressive Muslims
On the Day it comes, no person will speak to another except by His leave. Some of them will be distraught, some will be happy.
Sahih International
The Day it comes no soul will speak except by His permission. And among them will be the wretched and the prosperous.
Sam Gerrans
On the day it comes no soul will speak save by His leave. And among them will be wretched and glad:
Shabbir Ahmed
On the Day, when it comes, no one will speak except by His Leave. Some of them will be miserable, others glad. (The miserable ones will get deprived of the blessings, and the glad ones will enjoy all the bounties of the eternal life (36:59)).
Syed Vickar Ahamed
On the Day when it arrives, no person shall speak except by His Permission: From those (brought up) some will be miserable and (some will be) blessed.
Taqi Usmani
The day it comes no one shall speak except by His leave. So, some of them will be wretched and (some) blessed.
The Monotheist Group
On the Day it comes, no person will speak except with His permission. Some of them will be distraught, some will be happy.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Le jour où cela arrivera, nulle âme ne parlera quʹavec Sa permission (celle dʹAllah). Il y aura des damnés et des heureux.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ew roj bê, bêyî destûra Xwedê tu kes nikare bipeyive (û mehderiyê bike), vêca hin ji wan bedbext in, hin ji wan jî bextiyar in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Op de dag dat zij komt zal iemand slechts met Zijn toestemming spreken. Onder hen zijn er ellendigen en gelukzaligen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als die dag komt, zal geene ziel spreken om zich zelve te verontschuldigen, noch om voor een ander tusschen beide te treden, dan door Gods verlof. Van hen zal de een ellendig, een ander gelukkig zijn.
Hollandaca — Siregar
Op de Dag die komt zai geen ziel spreken, behalve met Zijn verlof. En onder hen er zijn en zijn ongerlukkigen en gelukkigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
В тот день, когда он [День Суда] наступит, каждый будет говорить только с Его разрешения [только с дозволения Аллаха]; и из них [из числа собранных в тот день] будет и несчастный [кто заслуживает наказания] и счастливый [который ждет награду].
Rusça — Osmanov
[Когда] наступит этот день, ни один человек не заговорит, кроме как с Его соизволения. И среди [людей] будут и несчастные и счастливые.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Den Dagen skall ingen människa tala om inte Han har gett Sin tillåtelse; på några (väntar) fördömelse, på andra salighet.