(1-2) Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.
اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُ حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ
elhākumu t-tekāṧuru / Hattā zurtumu l-meḳābira
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ziyâret edinceye dek kabirleri.
Adem Uğur
Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.
Ahmed Hulusi
Öylesine ki mezarlıkları ziyarete gittiniz.
Ahmet Tekin
Kabirdekileri sayacak kadar; kabire girinceye kadar; kabir azâbını tadıncaya kadar oyaladı.
Ahmet Varol
Öyle ki kabirleri bile ziyaret ettiniz.
Ali Bulaç
Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.
Ali Fikri Yavuz
Kabirlere varıncıya kadar ziyaret ettiniz; (ölülerinizi sayıb onların yokluğu ile öğündünüz.)
Ali Rıza Safa
Mezarlarınıza girinceye dek.
Bayraktar Bayraklı
- Ta ki ölüp kabre gelinceye kadar,çoklukla övünmek sizi oyaladı.
Bekir Sadak
(1-2) Cogunluk olmak iddianiz sizi o kadar mesgul etti ki, mezarlari ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
Celal Yıldırım
Kabirleri bile ziyaret ettiniz (oradaki ölülerinizi bile saymaya çalıştınız).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(1-2) Çoklukla övünme yarışı sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
Diyanet İşleri
(1-2) Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.
Diyanet İşleri (eski)
(1-2) Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
Diyanet Vakfi
(1-2) Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(1-2) Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ta kabirlere kadar gidip ziyaret edişinize kadar!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ta.. ziyaret edişinize kadar kabirleri
Erhan Aktaş
Ta ki ölüp kabirlere girinceye kadar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ta ki ölüp kabirlere girinceye kadar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ta ki ölüp kabirlere girinceye kadar.
Fizilal-il Kuran
Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.
Gültekin Onan
Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.
Hamdi Döndüren
Sonunda kabirleri ziyaret ettiniz.
Hasan Basri Çantay
ta kabirler (e kadar gidib) ziyaret etdiniz.
Hasib Asutay
Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz. (1) (1. Kabre girinceye kadar mal artırmaya çalıştınız.)
Hayrat Neşriyat
(1-2) Sizi tekâsür’le (o çoklukla, mal ve evlâd çokluğuyla) övünmek (o kadar) oyaladı ki, nihâyet kabirleri ziyâret ettiniz (ve artık ölmüş olanlarınızı dahi sayarak gururlandınız)!
İbni Kesir
Mezarlıkları bile ziyaret ettiniz,
Mehmet Okuyan
Sonunda mezarlıkları (bile) ziyaret ettiniz.
Muhammed Esed
mezarlarınıza girinceye dek (süren).
Mustafa İslamoğlu
ta ki siz mezarlıklara varıncaya dek.
Ömer Nasuhi Bilmen
(1-2) Sizi o çokluk kuruntusu oyaladı. Tâ ki, kabirleri ziyaret ediverdiniz.
Ömer Öngüt
Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.
Suat Yıldırım
Tâ boylayıncaya kadar kabirleri!
Süleyman Ateş
Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz (kabre girinceye kadar mal artırmağa çalıştınız).
Süleymaniye Vakfı
Siz kabirlere girinceye kadar (bu yarış) sürdü.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kabirlere kadar gittiniz.
Şaban Piriş
Mezarları ziyaret edinceye / ölünceye dek.
Tefhim-ul Kuran
Öyle ki (bu) mezarı ziyaretinize (Kabire gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.
Ümit Şimşek
Kabre varıncaya kadar!
Yaşar Nuri Öztürk
Öyle ki, ziyaret edip saydınız kabirleri.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
gömülməklə qəbirləri ziyarət etdiniz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Hətta (məzarlarda yatan ölülərinizi sayıb, onların da çoxluğu ilə fəxr etməyiniz üçün) qəbirləri ziyarət etdiniz. Və ya (axirətiniz üçün əsla çalışmadan) ölüb getdiniz (ölənə qədər bu halınızda davam etdiniz).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
bis ihr ins Grab gekommen seid.
Almanca — Der Edle Quran
bis ihr die Friedhöfe besucht.
Almanca — M. A. Rassoul
bis ihr die Gräber besucht.
Almanca — Muhammad Zaidan
bis ihr die Gräber besucht habt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Until the graves become your house of detention;
Abdul Haleem
until you go into your graves.
Abdullah Yusuf Ali
Until ye visit the graves.
Abul A'la Maududi
until you reach your graves.
Aisha Bewley
until you went down to the graves.
Al-Hilali & Khan
Until you visit the graves (i.e. till you die).
Ali Quli Qarai
until you visited [even] the graves.
Amatul Rahman Omar
Until (on your death) you embrace the graves.
Arthur John Arberry
even till you visit the tombs.
Bijan Moeinian
Until you are brought to your grave.
E. Henry Palmer
till ye visit the tombs!
Edip-Layth
Until you visit the graves.
George Sale
until ye visit the graves.
Hamid S. Aziz
Till you visit the graves!
Mahmoud Ghali
Till you visit the cemeteries.
Marmaduke Pickthall
Until ye come to the graves.
Mohamed Ahmed - Samira
Till you reach the grave.
Muhammad Asad
until you go down to your graves.
Mustafa Khattab
until you end up in ˹your˺ graves.[1]
Progressive Muslims
Until you visit the graves.
Sahih International
Until you visit the graveyards.
Sam Gerrans
Until you visit the graves.
Shabbir Ahmed
Until you go down to your graves.
Syed Vickar Ahamed
Until you visit the graves,
Taqi Usmani
until you reach the graves.
The Monotheist Group
Until you visit the graves.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
jusquʹà ce que vous visitiez les tombes.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi vê rewşê heta ku hûn çûn seredana goristanan jî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
dat jullie zelfs de graven bezoeken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Tot gij in het graf nederdaalt.
Hollandaca — Siregar
Totdat jullie in de graven terechtkomen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
пока вы не навестили [[Умар бин Абд аль-Азиз сказал, что в этом аяте есть указание на возврат [воскрешение], так как навещающий обязательно возвращается на свое место, поэтому могила не является конечным пристанищем человека. Конечным пристанищем человека является либо Рай, либо Ад. (ибн Усеймин)]] могилы [пока не настигнет вас смерть].
Rusça — Osmanov
до тех самых пор, пока вы не сойдете в могилы.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ända till dess ni står vid gravens rand.