De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

ḳul bi feDli (a)llahi ve bi raHmetihi fe bi ƶālike fe l yefraHū huve ḣayrun mimmā yecmeǔne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2بِفَضْلِbi feDliف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeklütfuyla
3اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
4وَبِرَحْمَتِهِve bi raHmetihiر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmetiyle
5فَبِذٰلِكَfe bi ƶālikeişte bununla
6فَلْيَفْرَحُواfe l yefraHūف ر حMemnun/mutlu/sevinçli/neşeli olmak, sevinmek, coşmak, coşan/sevinen kişi, canlı.sevinsinler
7هُوَhuvebu
8خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayırlıdır
9مِمَّاmimmāşeylerden
10يَجْمَعُونَyecmeǔneج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.biriktirdikleri

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Allah'ın ihsânıyla, rahmetiyle, yalnız bunlarla ferahlanıp sevinsinler. Bu, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Allahʼın ihsânıyla, rahmetiyle, yalnız bunlarla ferahlanıp sevinsinler. Bu, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.

Adem Uğur

De ki: Ancak Allah'ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.

Ahmed Hulusi

De ki: "Allah fazlı olarak ve O'nun rahmetiyle, işte onunla (yukarıda sayılanlarla) sevinip ferahlasınlar (boş ve geçici zevklerle değil)!. . O (rahmet ile yaşanası şeyler), onların topladıklarından (dünyalıklardan) daha hayırlıdır. "

Ahmet Tekin

'Allah’ın lütfu ve O’nun rahmetiyle, yalnızca bunlarla sevinsinler. Bu, onların, topladıkları dünya malından daha hayırlıdır' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Allah'ın lütfu ve rahmetiyle işte sadece bununla sevinsinler. Bu, onların biriktirdiklerinden hayırlıdır.'

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Allah’ın ihsaniyle ve rahmetiyle, ancak bununla ferahlansınlar. Bu, onların toplamakta olduklarından (dünya menfaatından) daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın lütfu ve O'nun rahmetiyle, işte artık sevinsinler!" Bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha iyidir.

Bayraktar Bayraklı

Söyle onlara, Allah'ın bu lütfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstündür.

Bekir Sadak

De ki: «Bunlar, Alah'in bol nimeti ve rahmetiyledir.» Buna sevinsinler. O, onlarin topladiklarindan daha hayirlidir.

Celal Yıldırım

De ki: Ancak Allah'ın geniş nimeti, yardım ve rahmetiyle; işte bununla ferahlanın ; bu onların topladıklarından daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri

De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Bunlar, Allah'ın bol nimeti ve rahmetiyledir.' Buna sevinsinler. O, onların topladıklarından daha hayırlıdır.

Diyanet Vakfi

De ki: Ancak Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki, «Allah'ın ihsanıyla ve rahmetiyle, yalnızca bunlarla sevinç duysunlar. Bu, onların biriktirip durduklarından daha hayırlıdır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle; yalnızca O'nunla sevinç duyun! O, onların toplayıp durduklarından hayırlıdır!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Allahın fadlile, rahmetile, ancak onunla artık ferahlanın, o onların toplayıb durduklarından hayırlıdır

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın fazlı ve rahmetiyle gönül huzuruna kavuşsunlar. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın fazlı ve rahmetiyle gönül huzuruna kavuşsunlar. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın fazlı ve rahmetiyle rahata ersinler. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Allah'ın lütfu ile, rahmeti ile, sadece bunlarla sevinsinler. Bunlar onların biriktirdikleri dünya malından daha hayırlıdır.

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."

Hamdi Döndüren

De ki: “O halde, onlar, Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, işte bununla sevinsinler! Çünkü bütün bunlar, onların biriktirdiklerinden daha iyidir.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ancak Allahın fazl (-u keremi) ile, rahmetiyle, işte yalınız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıb durdukları (bütün dünyalıklar) ından hayırlıdır".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Ancak Allah'ın lütfu ve rahmetiyle (21), işte yalnız bununla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır. (21. Âyette geçen 'Allah'ın lütfü ve rahmeti'nden maksat, bir görüşe göre Kur'an-ı Kerim ve İslâm'dır. Diğer bir görüşe göre de lütuf İslâm, rahmet ise Müslümana va'dolunan nimetlerdir.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Ancak Allah’ın fazlıyla ve rahmetiyle, evet yalnız bununla sevinsinler! Bu, onların (dünyadaki bütün) toplamakta olduklarından hayırlıdır.'

İbni Kesir

De ki: Bunlar Allah'ın lütfu ve rahmeti iledir. Sadece bunlarla sevinsinler. O, bütün toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ancak Allah’ın lütfu ve merhametiyle, işte bunlarla sevinsinler! Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.”

Muhammed Esed

Söyle (onlara), Allah'ın bu cömertliği ve rahmetiyle işte böylece sevinsinler: (sevinsinler ki,) bu onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstün, daha iyidir!

Mustafa İslamoğlu

Söyle (onlara): Allah'ın ihsanı ve rahmetiyle, evet işte bunlarla sevinsinler artık; (ki) bu onların tüm birikimlerinden daha hayırlıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Allah Teâlâ'nın fazlı ile ve rahmeti ile.» İşte yalnız onunla ferahlansınlar. O, onların topladıklarından daha hayırlıdır.

Ömer Öngüt

De ki: “Ancak lütfu ve rahmetiyle, evet işte asıl bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Allah’ın lütfuyla, rahmetiyle, evet sadece bununla sevinin!Çünkü bu, insanların dünya malı olarak topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır."

Süleyman Ateş

De ki: "Allah'ın lutfiyle, rahmetiyle (evet) ancak onunla ferahlansınlar. O onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır."

Süleymaniye Vakfı

De ki: (Kur'an'ın gelişi) Allah'ın lütfu, iyilik ve ikramıyladır. Bununla sevinsinler. Bu, onların biriktirebileceği her şeyden daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Onlara, Allah'ın lütfunu ve ikramını anlat; içleri onunla rahatlasın. Bu, onların biriktirdiği her şeyden değerlidir."

Şaban Piriş

De ki: -Bunlar, Allah'ın fazlı ve O'nun rahmetiyledir. İşte buna sevinsinler. Bu onların biriktirdiklerinden hayırlıdır.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Allah'ın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır.»

Ümit Şimşek

Onlara söyle ki, Allah'ın lütfu ve rahmetiyle-evet, ancak bunlarla-ferahlansınlar. Bu onların dünyada topladıklarından hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Allah'ın lütfuyla, O'nun rahmetiyle, sadece onunla sevinip ferahlasınlar! O, onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Bunlar Allahın lütfü və mərhəməti sayəsindədir!” Qoy onlar buna sevinsinlər. Bu ki, onların yığdıqlarından daha xeyirlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) De: ″Allahın neʼməti və mərhəməti ilə - ancaq onunla sevinsinlər. Bu onların yığdıqlarından (fani dünya malından) daha xeyirlidir!″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Über die Huld Allahs und über Seine Barmherzigkeit, ja darüber sollen sie froh sein. Das ist besser als das, was sie zusammentragen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺDurch die Gnade Allahs und durch Seine Barmherzigkeit; darüber sollen sie sich nun freuen. Das ist besser als das, was sie anhäufen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺÜber ALLAHs Gunst und Seine Gnade, darüber sollen sie sich freuen. Dies ist besser als das, was sie anhäufen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: You people ought to rejoice at Allah's grace and mercy - His guidance to the path of righteousness, the illumination and enlightenment, reason, sense and endless advantages summed up in you and outweighing all that you accumulate of the mundane things of this life.

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘In God’s grace and mercy let them rejoice: these are better than all they accumulate.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "In the bounty of Allah. And in His Mercy,- in that let them rejoice": that is better than the (wealth) they hoard.

Abul A'la Maududi

Tell them (O Prophet!): 'Let them rejoice in Allah's grace and mercy through which this (Book) has come to you. It is better than all the riches that they accumulate.

Aisha Bewley

Say: ‘It is the favour of Allah and His mercy that should be the cause of their rejoicing. That is better than anything they accumulate.’

Al-Hilali & Khan

Say: "In the Bounty of Allâh, and in His Mercy (i.e. Islâm and the Qur’ân); - therein let them rejoice." That is better than what (the wealth) they amass.

Ali Quli Qarai

Say, ‘In Allah’s grace and His mercy— let them rejoice in that! It is better than what they amass. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `All this (revelation of the Qur'ân) is through the grace of Allâh and His mercy. In this, therefore, let them rejoice, (because) this (Qur'ân) is better than all that they hoard.'

Arthur John Arberry

Say: 'In the bounty of God, and His mercy -- in that let them rejoice; it is better than that they amass.

Bijan Moeinian

Say: "It is in account of the generosity and mercy of the Lord that you have received this Qur’an. May them enjoy it as it is better than what they come up with themselves (such as civil laws.)

E. Henry Palmer

Say, 'By the grace of God and by His mercy,- and in that let them rejoice! It is better than that which they collect!'

Edip-Layth

Say, "By God's grace and His mercy." For that let them rejoice, that is better than all that they gather.

George Sale

Say, through the grace of God, and his mercy: Therein therefore let them rejoice; this will be better than what they heap together of worldly riches.

Hamid S. Aziz

O mankind! There has come to you a direction (guidance, exhortation) from your Lord, and a healing for the disease in your breasts, and a guidance and a mercy for believers.

Mahmoud Ghali

Say, "By the Grace of Allah, and by His mercy; so with that let them exult; it is more charitable (i. e., better) than whatever they (heap) together. (Literally: whatever they gather)

Marmaduke Pickthall

Say: In the bounty of Allah and in His mercy: therein let them rejoice. It is better than what they hoard.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "It is the blessing and mercy of God; so rejoice in it. It is better than all that you amass."

Muhammad Asad

Say: "In [this] bounty of God and in His grace-in this, then, let them rejoice: it is better than all [the worldly wealth] that they may amass!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "In Allah’s grace and mercy let them rejoice. That is far better than whatever ˹wealth˺ they amass."

Progressive Muslims

Say: "By God's grace and His mercy. " For that let them rejoice, that is better than all that they gather.

Sahih International

Say, "In the bounty of Allah and in His mercy - in that let them rejoice; it is better than what they accumulate. "

Sam Gerrans

Say thou: “At the bounty of God, and at His mercy: —” At that let them exult; it is better than what they amass.

Shabbir Ahmed

Say, "In this Bounty of Allah and in His Grace - in this, then, let them rejoice. It is better than all the treasures that they may amass."

Syed Vickar Ahamed

Say: "In the Bounty of Allah and in His Mercy— In that let them find joy (and happiness):" That is better than (the wealth) they (greedily) save.

Taqi Usmani

Say, "With the grace of Allah and with His mercy (this book has been revealed). So they should rejoice in it. It is much better than that (wealth) which they accumulate.

The Monotheist Group

Say: "By the grace of God and His mercy." For that let them rejoice, that is better than all that they gather.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺ(Ceci provient) de la grâce dʹAllah et de Sa miséricorde; Voilà de quoi ils devraient se réjouir. Cʹest bien mieux que tout ce quʹils amassentʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Bi kerem û dilovaniya Xweda ye, vêca bila bi vê kêfxweş û dilşad bibin. Ev, ji malê ku ew dicivînin, çêtir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺOver Gods goedgunstigheid en over Zijn barmhartigheid, daarover moeten zij zich verheugen. Dat is beter dan wat zij bijeenbrengen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Door de genade van God en zijne barmhartigheid; dat zij er zich dus in verheugen; dit zal hun voordeeliger zijn dan de wereldsche rijkdommen, welke zij bijeenvergâren.

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺMet de gunst van Allah en Zijn Barmhartigheid, laten zij zich dan daarmee verheugen. Hij (de gunst) is beter dan wat zij verzamelen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (всем людям): «Щедрости Аллаха [Корану] и Его милосердию [Исламу]», – этому [Корану и Исламу] пусть они радуются. Это [Коран и Ислам] лучше того [имущества], что они собирают.

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺДа возрадуются [люди] милосердию и милости Аллаха!ʺ Это лучше [земных благ], которые они накапливают.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺGläds över dessa Guds gåvor och över Hans barmhärtighet, som är förmer än (de rikedomar) ni kan samla!ʺ