De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَا اَنْزَلَ اللّٰهُ لَكُمْ مِنْ رِزْقٍ فَجَعَلْتُمْ مِنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًا قُلْ آٰللّٰهُ اَذِنَ لَكُمْ اَمْ عَلَى اللّٰهِ تَفْتَرُونَ

ḳul e raeytum mā enzele (a)llahu lekum min rizḳin fe ceǎltum minhu Harāmen ve Halālen ḳul āllehu eƶine lekum em ǎlā (a)llahi tefterūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَرَاَيْتُمْe raeytumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmüyor musunuz?
3مَا
4اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdiğini
5اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
6لَكُمْlekumsize
7مِنْmin-tan
8رِزْقٍrizḳinر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızık-
9فَجَعَلْتُمْfe ceǎltumج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve sizin kıldığınızı
10مِنْهُminhuondan
11حَرَامًاHarāmenح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.(bir kısmını) haram
12وَحَلَالًاve Halālenح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.(bir kısmını) helal
13قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
14آٰللّٰهُāllehuا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikAllah mı?
15اَذِنَeƶineا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretizin verdi
16لَكُمْlekumsize
17اَمْemyoksa
18عَلَىǎlākarşı
19اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
20تَفْتَرُونَtefterūneف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.iftira (mı) ediyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Allah'ın, size verdiği rızıklardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl saymanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı izin verdi size, yoksa Allah'a iftirâ mı ediyorsunuz?

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Allahʼın, size verdiği rızıklardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl saymanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı izin verdi size, yoksa Allahʼa iftirâ mı ediyorsunuz?

Adem Uğur

De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?

Ahmed Hulusi

De ki: "Düşündünüz mü, Allah'ın sizin için rızıktan inzal ettiğini ki ondan bir kısmını haram, bir kısmını da helal kıldınız". . . De ki: "Allah size izin mi verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Ahmet Tekin

'Allah’ın size verdiği rızkın, mahsulün ve hayvanların bir kısmını haram, bir kısmını helâl saymanıza ne dersiniz?' de. 'Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Allah'ın size rızık olarak verdiklerinin kimisini helal kimisini haram kılmanız hakkında ne diyorsunuz?' De ki: 'Allah mı size izin verdi yoksa siz Allah'a karşı yalan mı uyduruyorsunuz?'

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?"

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), müşriklere de ki: “-Allah sizin için rızık olarak hangi şeyleri indirdi de, siz ondan bir haram ve bir halâl yaptınız, bana haber verin. “ De ki: “- Size Allah mı izin verdi (de böyle yaptınız), yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın size yiyecek olarak indirdiklerinin bir bölümünü yasakladığınızın, bir bölümünü de helal yaptığınızın ayırdında mısınız?" De ki: "Allah, size izin mi verdi; yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ne oldu size de, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram bir de helal yaptınız?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Bekir Sadak

De ki: «Allah'in size indirdigi rizkin bir kismini haram, bir kismini helal kildiginizi gormuyor musunuz? De ki: Size Allah mi izin verdi, yoksa Allah'a karsi yalan mi uyduruyorsunuz?»

Celal Yıldırım

De ki: Baksanıza, Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını haram, bir kısmını helâl saydınız. De ki: Allah mı (bu hususta) size izin verdi, yoksa Allah'a karşı yalan mı uyduruyorsunuz ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Allah’ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir kısmını helâl bir kısmını haram saymanıza ne demeli?” De ki: “Buna Allah mı izin verdi yoksa Allah adına hüküm mü uyduruyorsunuz?”

Diyanet İşleri

De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Allah'ın size indirdiği rızkın bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görmüyor musunuz?' De ki: 'Size Allah mı izin verdi, yoksa Allah'a karşı yalan mı uyduruyorsunuz?'

Diyanet Vakfi

De ki: Allah’ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki, «Baksanıza, Allah sizin için nice rızıklar indirdi, siz onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl yaptınız». De ki, «Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Baksanıza Allah sizin için rızık olarak neler indirdi de siz ondan bir kısmını haram, bir kısmını da helal yaptınız!" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki baksanıza! Allah sizin için rızk olarak neler indirdi de siz ondan bir haram, bir halal yaptınız, size, de: Allah mı izin verdi? Yoksa Allaha iftira mı ediyorsunuz?

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın size rızık olarak indirdiklerinin bir kısmını helal, bir kısmını haram yaptığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Fizilal-il Kuran

De ki; «Baksanıza Allah'ın size gönderdiği rızıklara? Bunların bir bölümünü haram ve bir bölümünü de helâl saydınız.» De ki; «Bu konuda Allah mı size izin verdi, yoksa O'na iftira mı ediyorsunuz?»

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın sizin için indirdiği, sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Tanrı mı size izin verdi, yoksa Tanrı hakkında yalan uydurup ittira mı ediyorsunuz?"

Hamdi Döndüren

De ki: “Allah’ın size gönderdiği rızık hakkında ne dersiniz? Siz onun bir kısmını haram, bir kısmını helal kaldınız. De ki: “Allah size bu konuda izin mi verdi, yoksa Allah hakkında yalan mı uyduruyorsunuz?”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Allahın size indirib de (kendi kendinize) ondan (kimini) haram, (kimini) halal yapdığınız rızıkdan ne haber? Söyleyin bana?" De ki: "Allah mı size izin verdi de (öyle yapdınız), yoksa Allaha iftira mı ediyorsunuz?"

Hasib Asutay

De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir bölümünü helal, bir bölümünü de haram kılmanıza ne dersiniz? De ki: (Bu konuda) Allah mı size izin verdi yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Söyleyin bakalım! Allah size rızık olarak neleri indirdi de (siz) ondan (bir kısmını) helâl ve (bir kısmını) haram kıldınız?' De ki: 'Allah mı size (böyle) izin verdi, yoksa Allah’a iftirâ mı ediyorsunuz?'

İbni Kesir

De ki: Allah'ın size gönderdiği, sizin de bazılarını haram, bazılarını da helal kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?

Mehmet Okuyan

De ki: “Allah’ın sizin için indirdiği rızıktan (bir kısmını) helâl, (bir kısmını da) haram kıldığınızı gördünüz mü?” De ki: “Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”

Muhammed Esed

De ki: "Hiç Allah'ın sizin için rızık olarak indirdiği şeyler üzerinde düşündünüz mü? O rızıklar ki, bir kısmını yasaklıyor, bir kısmını da meşru görüyorsunuz". De ki: "(Böyle yapmanız konusunda) size Allah mı izin verdi; yoksa (düpedüz) kendi tahminlerinizi mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"

Mustafa İslamoğlu

Sor (onlara): "Ya Allah'ın sizin yararlanmanız için ikram ettiği, sizin de (keyfi olarak) bir kısmını haram bir kısmını helal saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Bana haber veriniz! Allah Teâlâ sizin için rızktan neler indirdi ve siz ondan bir haram bir de helâl kıldınız.» De ki: «Allah Teâlâ mı size izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?»

Ömer Öngüt

De ki: “Allah'ın size indirdiği, sizin bazılarını haram bazılarını helâl kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?”

Suat Yıldırım

De ki: "Peki, Allah’ın size ihsan ettiği rızıklardan, bir kısmını helâl, bir kısmını haram yapmanıza ne dersiniz?"De ki: "Allah mı sizin böyle yapmanıza izin verdi, yoksa siz Allah’a iftira mı ediyorsunuz?"

Süleyman Ateş

De ki: "Gördünüz mü, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerin bir kısmını haram ve bir kısmını helal yaptınız." De ki: "Allah mı size böyle izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah'ın size rızık olarak neler indirdiğini hiç düşündünüz mü? Tutup onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helal saydınız." De ki: "Size bu izni Allah mı verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Allah'ın size indirdiği her bir rızkı düşündünüz mü? Siz onu helal, haram diye sınıflandırıyorsunuz." De ki "Bunu size Allah mı bildirdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Şaban Piriş

De ki: -Allah'ın size indirdiğinin bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görüyor musunuz? De ki: -Size Allah mı izin verdi; yoksa Allah hakkında yalan mı uyduruyorsunuz?

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?» De ki: «Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?»

Ümit Şimşek

De ki: Bakın, Allah size ne rızıklar indiriyor; sonra siz onların kimini haram, kimini helâl sayıyorsunuz. De ki: Size bunun için Allah mı izin verdi; yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Allahın sizə nazil etdiyi ruzi barədə söyləyin görüm, onun bir qismini haram, bir qismini isə halal saydınız”. De: “Allahmı sizə izin verdi, yoxsa Allaha iftira yaxırsınız?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Allahın sizə ruzi olaraq (göydən) nə endirdiyini gördünüzmü ki, onun bir qismini haram, bir qismini isə halal etdiniz?″ De: ″(Bunu deməyə) Allah Özü sizə izin verdi, yoxsa Allaha iftira yaxırsınız?″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺDenkt über die Gaben nach, die Gott euch herabgesandt hat, und fragt euch, wie ihr darauf kommt, einiges für verboten und einiges für erlaubt zu erklären!ʺ Sprich: ʺHat Gott euch dazu ermächtigt, oder sind es die Lügen, die ihr Gott zuschreibt?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Was meint ihr zu dem, was Allah für euch an Versorgung herabgesandt hat und was ihr dann als Verbotenes und Erlaubtes festgelegt habt, - sag: Hat Allah es euch tatsächlich erlaubt, oder ersinnt ihr etwas gegen Allah?

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺHabt ihr das betrachtet, was Allah euch an Nahrung hinabgesandt hat, woraus ihr aber (etwas) Verbotenes und Erlaubtes gemacht habt?ʺ Sprich: ʺHat Allah euch (das) gestattet oder erdichtet ihr Lügen gegen Allah?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺWie seht ihr das, was ALLAH euch vom Rizq hinabsandte, dann ihr es in Haram und Halal eingeteilt habt?ʺ Sag (weiter): ʺErlaubte ALLAH es euch, oder erdichtet ihr im Namen ALLAHs?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: Do you see the victuals with which Allah has provided you of His bounty, both from heaven and from beneath your feet, and you took the liberty to classify them according to your desire into the permissible and the forbidden insisting that all pleasures are good! Was it Allah Who permitted you to do so or do you take a persistent stand to relate to Allah falsehood and promote your own falsehood!

Abdul Haleem

Say, ‘Think about the provision God has sent down for you, some of which you have made unlawful and some lawful.’ Say, ‘Has God given you permission [to do this], or are you inventing lies about God?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "See ye what things Allah hath sent down to you for sustenance? Yet ye hold forbidden some things thereof and (some things) lawful." Say: "Hath Allah indeed permitted you, or do ye invent (things) to attribute to Allah?"

Abul A'la Maududi

Did you consider that the sustenance which Allah had sent down for you of your own accord you have declared some of it as unlawful and some as lawful? Ask them: 'Did Allah bestow upon you any authority for this or do you forge lies against Allah?

Aisha Bewley

Say: ‘What do you think about the things Allah has sent down to you as provision which you have then designated as halal and haram?’ Say: ‘Has Allah given you authority to do this or are you inventing lies against Allah?’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to these polytheists): "Tell me, what provision Allâh has sent down to you! And you have made of it lawful and unlawful." Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Has Allâh permitted you (to do so), or do you invent a lie against Allâh?"

Ali Quli Qarai

Say, ‘Have you regarded what Allah has sent down for you of [His] provision, whereupon you made some of it unlawful and [some] lawful?’ Say, ‘Did Allah give you the sanction [to do so], or do you fabricate a lie against Allah?’

Amatul Rahman Omar

Say, `Have you considered that, out of the provisions Allâh has provided for you, you have classified by yourselves some as unlawful and some lawful?' Say, `Has Allâh given you leave (to do so) or do you forge lies in the name of Allâh?'

Arthur John Arberry

Say: 'Have you considered the provision God has sent down for you, and you have made some of it unlawful, and some lawful?' Say: 'Has God given you leave, or do you forge against God?'

Bijan Moeinian

Say to them: "Have you ever contemplated how God provides all kind of things that your life depends upon them? How come then you make some of them lawful and some of them unlawful for yourselves? Is your decision (to make some lawful and some unlawful) based upon the Lord’s commandments? Why are you falsely ascribing your fabrications to the Lord?"

E. Henry Palmer

Let us see now what God has sent down to you of provision! and yet ye have made of it unlawful and lawful. Say, 'Does God permit you, or against God do ye forge lies?'

Edip-Layth

Say, "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you made some of it forbidden and some lawful?" Say, "Did God authorize you, or did you invent lies against God?"

George Sale

Say, tell me; of that which God hath sent down unto you for food, have ye declared part to be lawful, and other part to be unlawful? Say, hath God permitted you to make this distinction? Or do ye devise a lie concerning God?

Hamid S. Aziz

Say, "In the grace of Allah and in His mercy let them rejoice!" It is better than that (wealth) which they hoard.

Mahmoud Ghali

Say, "Have you seen (that) whatever provision Allah has sent down for you, yet you have made (some) of it prohibited and (some) lawful?" Say, "Has Allah given you permission, or do you fabricate lies against Allah?"

Marmaduke Pickthall

Say: Have ye considered what provision Allah hath sent down for you, how ye have made of it lawful and unlawful? Hath Allah permitted you, or do ye invent a lie concerning Allah?

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Have you thought of what God has sent you for food, of which you have labelled some as lawful and some forbidden?" And ask: "Has God commanded this, or you are imputing lies to God?"

Muhammad Asad

Say: "Have you ever considered all the means of sustenance which God has bestowed upon you from on high -and which you thereupon divide into 'things forbidden' and 'things lawful? Say: "Has God given you leave [to do this] -or do you, perchance, attribute your own guesswork to God?"

Mustafa Khattab

Ask ˹the pagans, O  Prophet˺, "Have you seen that which Allah has sent down for you as a provision, of which you have made some lawful and some unlawful?"[1] Say, “Has Allah given you authorization, or are you fabricating lies against Allah?”

Progressive Muslims

Say: "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you made some of it forbidden and some lawful" Say: "Did God authorize you, or did you invent lies against God"

Sahih International

Say, "Have you seen what Allah has sent down to you of provision of which you have made [some] lawful and [some] unlawful?" Say, "Has Allah permitted you [to do so], or do you invent [something] about Allah ?"

Sam Gerrans

Say thou: “Have you seen what God has sent down for you of provision, and you have made thereof lawful and unlawful?” Say thou: “Did God give you leave, or is it about God that you invent?”

Shabbir Ahmed

Say, "Have you considered how Allah sends down to you all kinds of provisions for your minds and bodies? Then you render some of them unlawful and some lawful?" (You go after man-made dogmas thus tampering with the revealed Word of God and declare unlawful His Bounties of sustenance, food, clothing, ornament of life and things of aesthetic beauty such as art). Say, "Has Allah permitted you to do this? Or do you invent lies and attribute them to Allah?" (7:32).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Do you see what provision Allah has sent down to you for your living? And you make (some) unlawful (from the provision) and (you make some things) lawful. " Say: "Has Allah really permitted you, or do you make up (things) to attribute to Allah?"

Taqi Usmani

Say, "Have you ever considered, whatever provision Allah has sent down for your benefit, you have made up lawful and unlawful from it?" Say, “Has Allah permitted you or are you fabricating a lie against Allah?”

The Monotheist Group

Say: "Have you seen what God has sent down to you from provisions, then you have made some of it forbidden and some lawful?" Say: "Did God authorize you, or do you invent lies about God?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Que dites-vous de ce quʹAllah a fait descendre pour vous comme subsistance et dont vous avez alors fait des choses licites et des choses interdites? - Dis: ʺEst-ce Allah qui vous lʹa permis? Ou bien forgez vous (des mensonges) contre Allah?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: De ka ji min re bibêjin, ji wî risqê ku Xwedê ji bo we afirandî hûn hinekî heram û hinekî jî helal didêrin? (Resûlê min! Ji wan re) Bibêje: Ma di vê de Xwedê destûr daye we? Yan jî ma hûn li Xwedê bêbextiyê dikin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺHoe lijkt het jullie? Wat God voor jullie als levensonderhoud heeft laten neerdalen en waarvan jullie verboden en toegestane dingen hebben gemaakt?ʺ Zeg: ʺHeeft God jullie toestemming gegeven of verzinnen jullie iets over God?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: verhaal mij van datgene wat God u tot voedsel heeft nedergezonden, hebt gij een deel geoorloofd en een ander deel ongeoorloofd verklaard? Zeg: Heeft God u geoorloofd, dit onderscheid te maken, of denkt gij eene leugen tegen God uit?

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺHebben jullie gezien wat Allah voor jullie heeft neergezonden aan voorzieningen, waarna jullie daarvan verboden en toegestane dingen maakten?ʺ Zeg: ʺHeeft Allah jullie (darvoor) toestemming gegeven? Of verzinnen jullie leugens over Allah?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник) (этим неверующим): «Видели ли вы то [сообщите мне о том], что ниспослал вам Аллах из пропитания, а вы сделали из него [объявили по своему усмотрению] (что-то) запретным и (что-то) дозволенным?» Скажи (им): «Аллах ли разрешил вам это [дозволять или запрещать что-то], или вы измышляете на Аллаха ложь?»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺЧто скажете вы о пропитании, которое ниспослал вам Аллах и часть которого вы объявили запретной, а другую часть - дозволенной?ʺ Спроси: ʺАллах дозволил вам это или же вы возводите на Аллаха напраслину?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺVad anser ni om det som Gud har låtit komma er till del för er försörjning, om vilket ni säger att (något) är förbjudet och (något) tillåtet?ʺ Säg: ʺHar Gud gett er tillstånd (till detta) eller tillskriver ni Gud vad ni (själva) tänker ut?ʺ