(Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).
اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِهِ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِهِ تَسْتَعْجِلُونَ
e ṧumme iƶā mā veḳaǎ āmentum bihi āl-āne ve ḳad kuntum bihi testeǎ'cilūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona, azap gelip çattıktan sonra mı imân edeceksiniz, halbuki böyle bir şeyin olmayacağını sanıp alay ederek çabucak gelmesini istiyordunuz hani.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ona, azap gelip çattıktan sonra mı imân edeceksiniz, halbuki böyle bir şeyin olmayacağını sanıp alay ederek çabucak gelmesini istiyordunuz hani.
Adem Uğur
Başınıza belâ geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? (Çok geç). Halbuki onu (azabın gelmesini) istemekte acele ediyordunuz?
Ahmed Hulusi
(Azap) başınıza geldikten sonra mı iman edeceksiniz? ŞİMDİ mi? (Oysa) onu acilen yaşamayı istiyordunuz!
Ahmet Tekin
Küstahça, alelacele verilmesini istediğiniz cezanın gerçekleşeceği zaman mı iman edeceksiniz, yoksa şimdi mi iman edeceksiniz?
Ahmet Varol
(Azap) geldikten sonra mı ona inanacaksınız? Şimdi mi? Oysa daha önce onun acele ile gelmesini istiyordunuz!
Ali Bulaç
Gerçekleştikten sonra mı O'na iman edeceksiniz? Hemen şimdi mi? Oysa siz, onun (azabın) erkence gelmesini istiyordunuz.
Ali Fikri Yavuz
Bu azab vâkı olduktan sonra mı Allah’a iman edeceksiniz? O vakit size: “Şimdi mi iman ediyorsunuz?” denecek. Halbuki siz alay ederek, bu azabın acele gelmesini isteyip duruyordunuz.
Ali Rıza Safa
"Gerçekleştikten sonra mı inanacaksınız; şimdi mi? Zaten onu, ivedi olarak istiyordunuz!"
Bayraktar Bayraklı
"Başınıza bela geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? Halbuki azabın gelmesini istemekte acele ediyordunuz."
Bekir Sadak
Vuku bulduktan sonra mi O'na inanacaksiniz? Inanmayanlar azabi gorunce, «µimdi miydi?» derler. «Elbette, siz onu acele istiyordunuz» denir.
Celal Yıldırım
Yoksa bu azâb meydana geldikten sonra mı (Allah'a) imân edeceksiniz ? (Veya va'dedilen azaba öyle mi inanacaksınız ?) Şimdi mi ? Oysa siz onu acele isteyip duruyordunuz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Olacaklar olduktan sonra mı buna iman edeceksiniz? O anda, öyle mi? Hani azabın çarçabuk gelmesini istemiştiniz!
Diyanet İşleri
(Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).
Diyanet İşleri (eski)
Vuku bulduktan sonra mı O'na inanacaksınız? İnanmayanlar azabı görünce, 'şimdi miydi?' derler. 'Elbette, siz onu acele istiyordunuz' denir.
Diyanet Vakfi
Olacaklar olduktan sonra mı O’na iman edeceksiniz? Şimdi mi? Halbuki onu (azabın gelmesini) istemekte acele ediyordunuz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bu azap meydana geldikten sonra mı iman edeceksiniz, yoksa şimdi mi? Halbuki onun çarçabuk gelmesini istiyordunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu azap meydana geldikten sonra mı ona iman edeceksiniz? Yoksa şimdi mi? Halbuki siz onun acele gelmesini istiyordunuz?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya sonra vakı' olduğu zaman mı ona iyman edeceksiniz? Ya... şimdi ha? hani siz bunu acele istiyordunuz, a?
Erhan Aktaş
Gerçekleşmesi için acele istediğiniz azaba gerçekleşince mi inanacaksınız yoksa şimdi mi?"
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Gerçekleşmesi için acele istediğiniz azaba gerçekleşince mi inanacaksınız yoksa şimdi mi?"
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Gerçekleşmesi için acele isteyip durduğunuz azap, gerçekleşince mi ona inanacaksınız?"
Fizilal-il Kuran
Yoksa azap başlarına geldikten sonra kendilerine, 'Şimdi ona inandınız mı? Hani onun bir an önce gerçekleşmesini istiyordunuz' densin diye mi?
Gültekin Onan
Gerçekleştikten sonra mı O'na inanacaksınız? Hemen şimdi mi? Oysa siz, onun (azabın) erkence gelmesini istiyordunuz.
Hamdi Döndüren
Siz, azap gerçekleştikten sonra mı, ona inanacaksınız? Yoksa şimdi mi? Hani siz, onun bir an önce gerçekleşmesini istiyordunuz?
Hasan Basri Çantay
Bu (azab) vaaki olduktan sonra mı Ona (Allaha) iman edeceksiniz? (O vakit size:) "Şimdi mi (iman ediyorsunuz? denecek), halbuki siz onun mutlakaa gelmesini isteyib duruyordunuz".
Hasib Asutay
Gerçekleştikten sonra mı ona (azaba) iman edeceksiniz? Şimdi mi? Oysa siz onu acele istiyordunuz!
Hayrat Neşriyat
Sonra (azab) vuku' bulduğu zaman mı O’na îmân edeceksiniz? (Artık o zamanki îmânınız kabûl edilmeyecek ve size şöyle denecek:) 'Şimdi mi? Hani siz gerçekten onu (o azâbın gelmesini) acele istiyordunuz?'
İbni Kesir
Gerçekleştikten sonra mı ona inanacaksınız? Hemen şimdi mi. Hani siz onu acele istiyordunuz.
Mehmet Okuyan
(Azap) başınıza geldikten sonra mı ona inanmış (olacak)sınız? Şimdi mi (iman ettiniz)? Onu (azabı) istemekte acele ediyordunuz!
Muhammed Esed
Peki, gelmesinde (meydan okurcasına) tezlik gösterdiğiniz (ve) şimdi (size, 'Ona inanıyor musunuz?' diye sorulacağı o Gün) gelip çattıktan sonra mı, ancak o zaman mı, ona inanacaksınız?
Mustafa İslamoğlu
Tehdit gerçekleştikten sonra mı O'na inanacaksınız? Ne! Ancak şimdi ha? Oysa ki siz (asla gelmez diye meydan okuyor), onun çabuk gelmesinde ısrar ediyordunuz!?
Ömer Nasuhi Bilmen
«O azap, vaki olduktan sonra mı ona imân etmiş olacaksınız? Şimdi mi? Halbuki, siz onu istical ediveriyordunuz (ya).»
Ömer Öngüt
O azap başınıza geldikten sonra mı O'na inanacaksınız? Şimdi mi? Hani siz onu acele istiyordunuz?
Suat Yıldırım
İş işten geçtikten sonra mı iman edeceksiniz? Demek şimdi ha! (Ama artık çok geç!). Alın da görün çarçabuk gelmesini istediğiniz şeyi!
Süleyman Ateş
(Azab) başınıza geldikten sonra mı ona inanacaksınız? Şimdi mi (inandınız)? Hani ya siz onu çabuk isteyip duruyordunuz (nasılmış)?
Süleymaniye Vakfı
(Onlara şöyle denir:) Gerçekleştikten sonra mı o azaba inandınız? Şimdi mi? Hani bir an önce olsun istiyordunuz!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Azap geldikten sonra mı inancınızı kesinleştireceksiniz?O zaman size şöyle denecektir: "Şimdi mi? Cezanın çabuk gelmesini isteyip duruyordunuz ya!"
Şaban Piriş
O, gerçekleştikten sonra mı ona inandınız? Siz onu acele istiyordunuz.
Tefhim-ul Kuran
Gerçekleştikten sonra mı O'na iman edeceksiniz? Hemen şimdi mi? Oysa siz, onun erkence gelmesini istiyordunuz.
Ümit Şimşek
Olan olduktan sonra mı ona inanacaksınız? Şimdi inandınız, öyle mi? Hani siz bunun çabuklaştırılmasını istiyordunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
O azap başınıza patladıktan sonra mı iman ettiniz! Şimdi mi? Hani onu aceleden isteyip duruyordunuz?
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əzab başınızın üstünü aldıqdan sonramı ona iman gətirəcəksiniz? Yoxsa indimi? Siz ki, onun tez gəlməsini istəyirdiniz!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O əzab gəldikdən sonramı ona inanacaqsınız? İndimi? Halbuki siz onun tez gəlməsini istəyirsiniz!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wollt ihr erst daran glauben, wenn sie euch erfaßt hat? Jetzt erst glaubt ihr? Ihr habt doch gewünscht, daß sie schnell erfolgt.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Werdet ihr dann, wenn sie hereinbricht, daran glauben? Wie, erst jetzt, und dabei habt ihr sie doch vorzuverlegen gewünscht?
Almanca — M. A. Rassoul
Wollt ihr erst dann an sie glauben, wenn sie eintrifft? Wie? Jetzt? Und doch wolltet ihr sie beschleunigen!ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann, wenn sie (die Peinigung) erfolgt, verinnerlicht ihr den Iman daran?! Jetzt erst, während ihr sie bereits immer wieder beschleunigt haben wolltet?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Is it only now that your Hereafter is planted you admit that it is carried on from discourse and design to reality and effect, when in life below you mockingly challenged it and wished it be hastened on!
Abdul Haleem
Will you believe in it, when it actually happens?’ It will be said, ‘Now [you believe], when [before] you sought to hasten it?’
Abdullah Yusuf Ali
"Would ye then believe in it at last, when it actually cometh to pass? (It will then be said): 'Ah! now? and ye wanted (aforetime) to hasten it on!'
Abul A'la Maududi
Is it only when this chastisement has actually overtaken you that you will believe in it? (And when the chastisement will surprise you), you will try to get away from it, although it is you who had sought to hasten its coming.'
Aisha Bewley
And then, when it actually comes about: ‘Now do you have iman in it? It was this that you were trying to hasten!’
Al-Hilali & Khan
Is it then that when it has actually befallen, you will believe in it? What! Now (you believe)? And you used (aforetime) to hasten it on!"
Ali Quli Qarai
‘What! Do you believe it when it has befallen? Now? While you would seek to hasten it [earlier]?!’
Amatul Rahman Omar
`Will you then believe in it when this (punishment) has (actually) befallen (you)? (It will be useless then and you will be told), "Now (you believe!) whereas you were keen on hastening it on before the appointed time". '
Arthur John Arberry
What, when it has come to pass, will you then believe in it? Now, when already you seek to hasten it!'
Bijan Moeinian
If you see your doom with your own eyes, will you believe then? But how can you then escape from an inescapable event that you asked to happen to you?
E. Henry Palmer
And when it has fallen - will ye believe in it now!- And yet ye wish to bring it on!
Edip-Layth
"When it occurs, would you then acknowledge it? While now you are hastening it on!"
George Sale
When it falleth on you, do ye then believe it? Now do ye believe, and wish it far from you, when ye formerly desired it should be hastened?
Hamid S. Aziz
Say, "Have you considered, when His punishment comes to you, by night or day, which portion thereof will the sinners wish to hasten?
Mahmoud Ghali
Is it (only) thereafter, when it befalls, that you will believe in it? Do (you believe) now? And already you were seeking to hasten it!"
Marmaduke Pickthall
Is it (only) then, when it hath befallen you, that ye will believe? What! (Believe) now, when (until now) ye have been hastening it on (through disbelief)?
Mohamed Ahmed - Samira
Will you believe it when it comes to pass? Indeed, you will believe it then. How impatient you were to hasten it!
Muhammad Asad
Will you, then, believe in it [only] after it has come to pass -[on the Day when you will be asked, `Do you believe in it] now, after having [contemptuously] called for its speedy advent?'
Mustafa Khattab
Will you believe in it only after it has overtaken you? Now? But you always wanted to hasten it!"
Progressive Muslims
"Would you then, when it occurs, believe in it While now you are hastening it on!"
Sahih International
Then is it that when it has [actually] occurred you will believe in it? Now? And you were [once] for it impatient
Sam Gerrans
Then is it, when it has befallen, you will believe in it? Now? When you had sought to hasten it?
Shabbir Ahmed
"Would you then profess belief in it at last, when it comes to pass! Ah! Now? And you wanted to hasten it on. " (But the period of Respite has been over).
Syed Vickar Ahamed
"At last, would you then believe in it, when it actually comes true?" (It will then be said:) "Well now? And you wanted to hasten it on!"
Taqi Usmani
Is it only when it befalls you that you will believe in it? (It will be said to you at that time, "Have you believed) now, while you used to demand (in mockery) that it should come sooner?"
The Monotheist Group
"Will you then, when it occurs, believe in it? While now you are hastening it on!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ʺEst-ce au moment où le châtiment se produira que vous croirez? (Il vous sera dit: ʺInutileʺ.) Maintenant! Autrefois, vous en réclamiez (ironiquement) la prompte arrivée!ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Gelî muşrikan!) Ma piştî ku ezab bê rastê hûn ê îmanê bînin? (Wê hingê dê ji we re wiha bê gotin:) Erê ma vêga we bawerî anî? Hal ev e ku we bi lez ev ezab dixwest.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
zullen jullie dan wanneer het gebeurt erin geloven? Nu wel? En jullie hadden het nog wel willen verhaasten.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als zij op u nederkomt, zult gij er dan aan gelooven? Ja, dan zult gij er aan gelooven. Maar gij zult uitstel wenschen, als vroeger het verhaasten.
Hollandaca — Siregar
Vervolgens, wanneer (de bestraffing) heeft plaatsgevonden, dan geloven jullie erin? Nu? Terwijl jullie waarlijk om bespoediging ervan plachten te vragen?
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Разве потом, когда оно [наказание] падет (на вас) (о, многобожники), вы уверуете в него [в наказание]?» (И будет сказано вам): «Разве теперь (вы уверовали), когда (сами) раньше торопили с ним [с наказанием]?».
Rusça — Osmanov
Уверуете ли вы в него [хотя бы] тогда, когда оно постигнет вас? [Тогда вам скажут]: ʺТеперь [вы убедились,] а ведь вы торопились ускорить [его наступление]ʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Skall ni tro på det sedan det väl har drabbat (er) - det som ni (trodde var en tom hotelse och därför med ironi) begärde att det genast skulle drabba er?ʺ -