Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

وَلِكُلِّ اُمَّةٍ رَسُولٌ فَاِذَا جَاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

ve li kulli ummetin rasūlun fe iƶā cā'e rasūluhum ḳuDiye beynehum bi l-ḳisTi ve hum lā yuZlemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلِكُلِّve li kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlive hepsi için vardır
2اُمَّةٍummetinا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmetin
3رَسُولٌrasūlunر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir resul
4فَاِذَاfe iƶāne zaman ki
5جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldiğinde
6رَسُولُهُمْrasūluhumر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleonların resulleri
7قُضِيَḳuDiyeق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakhükmedilir
8بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
9بِالْقِسْطِbi l-ḳisTiق س طAdaletten sapmak, haksız/yanlış davranmak veya iş yapmak. Qasuta - adil davranmak. Qist - adalet, hakkaniyet. Qasit - haksız/adaletsiz davranan kişi. Aqsatu - daha adil. Aqsata (fiil 4) - adil olmak. Muqsitun - adaleti gözeten kişi.adaletle
10وَهُمْve humve onlar
11لَا
12يُظْلَمُونَyuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakhaksızlığa uğratılmazlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Her ümmetin bir peygamberi var. Peygamberleri geldi mi aralarında adâletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.

Adem Uğur

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

Ahmed Hulusi

Her ümmet için (Hakk'ı bildiren) bir Rasul vardır. . . Rasulleri geldiği vakit aralarında adl üzere (hak ettiklerine göre) hükmolunur. . . Onlar zulme uğratılmazlar.

Ahmet Tekin

Her milletin bir Rasûlü vardır. Rasulleri mahşerde yanlarına geldiği zaman aralarında amelleri, hakları, mükâfatları ve cezalarının tesbiti ile ilgili âdil bir muhakeme yapılarak kararlar icra edilir. Onlara haksızlık da yapılmaz.

Ahmet Varol

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri onlara geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Bulaç

Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Her ümmet için bir Peygamber vardır. Onların her birine Peygamberi geldiği zaman, onu yalanladılar da aralarında adaletle hüküm verildi (azaba uğratıldılar). Onlar, zulmedilmediler (cezalarını çektiler.)

Ali Rıza Safa

Her toplumun bir elçisi vardır. Elçiler onlara geldiğinde, aralarında adaletle yargı verilir; onlara haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiğinde, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlara asla zulmedilmez.

Bekir Sadak

Her ummetin bir peygamberi vardir. Onlara peygamberleri geldiginde aralarinda adaletle hukum verilmis olur. Onlarin haklari yenmez.

Celal Yıldırım

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri gelince aralarında adaletle hükmedilir; onlar haksızlığa uğramazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Her ümmetin bir peygamberi olmuştur. Onlara peygamberleri geldiğine göre aralarında olup bitenler hakkında adaletle hüküm verilir, haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

Diyanet İşleri (eski)

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiğinde aralarında adaletle hüküm verilmiş olur. Onların hakları yenmez.

Diyanet Vakfi

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her ümmetin bir peygamberi vardır; o peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir, hiçbirine zulmedilmez

Elmalılı Hamdi Yazır

Her ümmet için bir Resul vardır, o Resulleri geldiği vakıt aralarında adaletle huküm verilir, hiçbirine zulmedilmez.

Erhan Aktaş

Her ümmetin bir resulü vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında hakkaniyetle hükmedilir. Asla haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her ümmetin bir resulü vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında hakkaniyetle hükmedilir. Asla haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her ümmetin bir rasulü vardır. Rasulleri geldiği zaman aralarında hakkaniyetle hükmedilir. Asla haksızlığa uğratılmazlar.

Fizilal-il Kuran

Her ümmete bir peygamber gönderilmiştir. Peygamberler gelip de mesajlarını duyurduktan sonra ümmetler hakkında adalet uyarınca hüküm verilir, onlara haksızlık edilmez.

Gültekin Onan

Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.

Hamdi Döndüren

Her ümmetin bir elçisi vardır. (Kıyamet günü) elçileri yanlarına geldiğinde, onlar hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın, aralarında adaletle hüküm verilir.

Hasan Basri Çantay

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında adaletle hükm edilir ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

Hasib Asutay

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki her ümmetin bir peygamberi vardır. Artık peygamberleri geldiği (ve kimi îman, kimi de inkâr ettiği) zaman, aralarında adâletle hüküm verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

İbni Kesir

Her ümmetin bir rasulü vardır. Onların rasulleri gelince aralarında adaletle hükmedilir. Ve asla zulme uğratılmazlar.

Mehmet Okuyan

Her ümmetin bir elçisi vardır. Elçileri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara haksızlık edilmez.

Muhammed Esed

Her ümmet için mutlaka bir elçi olagelmiştir: ancak (her ümmetin) elçisi geldikten (ve tebliğini yaptıktan) sonra onlar hakkında bütünüyle adaletle yargıda bulunulur; ve onlara asla haksızlık yapılmaz.

Mustafa İslamoğlu

Her ümmet için bir elçi olagelmiştir: ve onlara elçileri geldikten (ve hakikati tebliğ ettikten) sonradır ki ancak aralarında adil yargıda bulunulabilir; onlara asla haksızlık da yapılmaz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Her ümmet için bir peygamber vardır. Artık onlara peygamberleri geldiği vakit aralarında adâletle hükmedilmiş olur ve onlar zulmolunmazlar.

Ömer Öngüt

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri onlara gelince, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara aslâ zulmedilmez.

Suat Yıldırım

Her ümmetin bir Peygamberi vardır. Peygamberleri kendilerine gelince, aralarında adaletle hükmedilir, hiç birine zulmedilmez.

Süleyman Ateş

Her ümmetin bir elçisi vardır. Elçileri gel(ip de bunlar onu yalanlay)ınca aralarında adaletle hükmolunur, onlara hiç haksızlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı

Her toplumun bir elçisi vardır. Elçileri geldiği zaman, aralarında hakka uygun şekilde hükmedilir. Onlara haksızlık yapılmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her toplumun(ümmetin) bir elçisi vardır. Elçileri yanlarına geldiği zaman, aralarında hakka uygun şekilde hükmedilir. Onlara haksızlık yapılmaz.

Şaban Piriş

Her ümmet için bir resul vardır. Onlara Resulleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.

Tefhim-ul Kuran

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.

Ümit Şimşek

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiğinde, hiçbirine haksızlık edilmeden, aralarında adaletle hükmedilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Her ümmet için bir resul öngörülmüştür. Resulleri gelince, aralarında adaletle hüküm verilir. Hiçbir zulme uğratılmazlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hər ümmətin bir elçisi vardır. Elçiləri gəldikdə onların arasında ədalətlə hökm verilər və onlara zülm edilməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Hər ümmətin bir peyğəmbəri vardır. Onlara peyğəmbər gəldiyi zaman aralarında ədalətlə hökm olunar və onlara zülm edilməz!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Jedes Volk hat seinen Gesandten. Wenn ihr Gesandter zu ihnen kommt, werden ihre Taten im Jenseits gerecht beurteilt, und ihnen wird nicht unrecht getan.

Almanca — M. A. Rassoul

Und für jede Nation ist ein Gesandter (bestimmt) Wenn also ihr Gesandter kommt, so wird zwischen ihnen in Gerechtigkeit entschieden, und kein Unrecht widerfährt ihnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und für jede Umma gibt es einen Gesandten. Und wenn ihr Gesandter eintrifft, wird zwischen ihnen gerecht gerichtet und ihnen wird keinerlei Unrecht angetan.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To every people, generation or nation has a Messenger been sent to admonish them to seek Allah, their Creator and draw near to him. Following his death, the legacy of thought and the message of truth were committed to a delegate until another Messenger was sent, And in Day of judgment shall every Messenger bear witness to his peoples' response, and people shall be judged and every one is rendered his due and no one shall be wronged.

Abdul Haleem

Every community is sent a mes-senger, and when their messenger comes, they will be judged justly; they will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

To every people (was sent) a messenger: when their messenger comes (before them), the matter will be judged between them with justice, and they will not be wronged.

Abul A'la Maududi

A Messenger is sent to every people; and when their Messenger comes, the fate of that people is decided with full justice; they are subjected to no wrong.

Aisha Bewley

Every nation has a Messenger and when their Messenger comes everything is decided between them justly. They are not wronged.

Al-Hilali & Khan

And for every Ummah (a community or a nation) there is a Messenger; when their Messenger comes, the matter will be judged between them with justice, and they will not be wronged.

Ali Quli Qarai

There is an apostle for every nation; so when their apostle comes, judgement is made between them with justice, and they are not wronged.

Amatul Rahman Omar

And for every nation there is a Messenger. So when their Messenger (of God) comes, the issue between them is judged with all fairness, and they are not done injustice to.

Arthur John Arberry

Every nation has its Messenger; then, when their Messenger comes, justly the issue is decided between them, and they are not wronged.

Bijan Moeinian

Every nation is blessed with a prophet (to tell them what is right and what is wrong. ) They will be tried at the presence of their own prophet so that no one be unjustly sentenced (for not having heard the truth.)

E. Henry Palmer

Every nation has its apostle; and when their apostle comes to them, it is decided between them with justice, and they are not wronged.

Edip-Layth

For every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.

George Sale

Unto every nation hath an apostle been sent: And when their apostle came, the matter was decided between them with equity; and they were not treated unjustly.

Hamid S. Aziz

Whether We show you something of that which We promised them, or whether We will take you to Ourself, still unto Us is their return; and Allah is also a witness to what they do.

Mahmoud Ghali

And for every nation there is a Messenger, so when their Messenger comes, (the case) is decreed between them with equity, and they are not done an injustice.

Marmaduke Pickthall

And for every nation there is a messenger. And when their messenger cometh (on the Day of Judgment) it will be judged between them fairly, and they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

For every people there is an apostle; and when their apostle is come the matter is decided between them equitably, and no one is wronged.

Muhammad Asad

NOW every community has had an apostle; and only after their apostle has appeared [and delivered his message] is judgment passed on them, in all equity; and never are they wronged.

Mustafa Khattab

And for every community there is a messenger. After their messenger has come,[1] judgment is passed on them in all fairness, and they are not wronged.

Progressive Muslims

And for every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.

Sahih International

And for every nation is a messenger. So when their messenger comes, it will be judged between them in justice, and they will not be wronged

Sam Gerrans

And for every community is a messenger; then when their messenger comes, it will be concluded between them with equity, and they will not be wronged.

Shabbir Ahmed

For every nation there has been a Messenger. And he always explained to them the distinction between justice and injustice. The Law of Requital has never unjustly dealt with any nation.

Syed Vickar Ahamed

And for every nation a messenger was sent when their messenger has come (and told them), the matter will be decided between them justly, and they will not be wronged.

Taqi Usmani

For every people there is a messenger. So, when their messenger comes, the matter is decided between them with justice, and they are not wronged.

The Monotheist Group

And for every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A chaque communauté un Messager. Et lorsque leur messager vint, tout se décida en équité entre eux et ils ne furent point lésés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji her umetekê re pêxemberekî wê heye (da ku wan rasterê bike). Vêca dema pêxemberê wan (roja qiyametê) hat, di navbera wan de bi dadmendî hukm tê kirin û neheqî li wan nayê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En voor elke gemeenschap is er een gezant. Wanneer dan hun gezant tot hen komt wordt tussen hen met rechtvaardigheid beslist en hun wordt geen onrecht aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Aan ieder volk werd een profeet gezonden, en toen hun profeet kwam, werd het geschil tusschen hen met eerlijkheid beslist, en zij werden niet onrechtvaardig behandeld.

Hollandaca — Siregar

En voor iedere gemeenschap is er een Boodschapper. Wanneer dan hun Boodschapper is gekomen, dan wordt er onder hen rechtvaardig geoordeeld, en hun zal geen onrecht worden aangedaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И у каждой общины (которая была до вас, о, люди) (был) свой посланник. И когда придет их посланник (в День Суда) [каждая община придет со своим посланником, книгой деяний и ангелами-писцами, которые все будут свидетелями им], то будет решено между ними по справедливости, и они не будут обижены [не будут наказаны без греха].

Rusça — Osmanov

У каждой общины есть свой посланник. Когда к последователям общины приходит их посланник, [их дела] будут решены по справедливости, и они не будут обижены.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TILL VARJE folk har (Vi sänt) ett sändebud och när sändebudet har kommit (till sitt folk), skall rättvisa domar avkunnas över dem och ingen skall tillfogas orätt.