"Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

ve yeḳūlūne metā hāƶā l-veǎ'du in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyorlar ki
2مَتٰىmetāne zamandır?
3هٰذَاhāƶābu
4الْوَعْدُl-veǎ'duو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)vaad edilen
5اِنْineğer
6كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
7صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru sözlü

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve derler ki: Gerçekseniz bu vait ne zaman yerine gelecek

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve derler ki: Gerçekseniz bu vait ne zaman yerine gelecek

Adem Uğur

Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar.

Ahmed Hulusi

"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu vaat (haşr) ne zaman?" derler.

Ahmet Tekin

Onlar: 'Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit, bu nihaî yargı ne zaman gerçekleşecek?' diyorlar.

Ahmet Varol

'Eğer doğru sözlü iseniz bu vaad edilen şey ne zaman gelecek?' diyorlar.

Ali Bulaç

Derler ki: "Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?"

Ali Fikri Yavuz

Kâfirler, alay yollu şöyle derler: “Eğer sadık kimselerseniz, bu azabın veya kıyametin vâdi ne zaman?”

Ali Rıza Safa

Üstelik diyorlar ki: "Bu sözü verilen, ne zaman; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Diyorlar ki: "Doğru iseniz bu vaad ne zaman?"

Bekir Sadak

«Bu iddiada samimi iseniz, bu azabin gerceklesmesi ne zamandir? soyle» derler.

Celal Yıldırım

Bu va'd(edilen azâb) ne zaman ? Eğer doğrulardan iseniz (bize haber verin) derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Şayet dedikleriniz doğruysa ne zaman gerçekleşecek şu tehdit?” diyorlar.

Diyanet İşleri

"Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

'Bu iddiada samimi iseniz, bu azabın gerçekleşmesi ne zamandır? söyle' derler.

Diyanet Vakfi

Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, «Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?» diyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(48-49) "Ne zamandır bu va'dedilen (azap); eğer doğru söylüyorsanız?" diyorlar. De ki: "Ben Allah'ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir yarar, ne de bir zarara malikim!" Her ümmetin bir eceli vardır; ecelleri gelince artık bir an geride kalamazlar, ileri de gidemezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne zaman bu va'd? Sadıksanız diyorlar

Erhan Aktaş

"Eğer doğru söylüyorsanız, yaptığınız bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer doğru söylüyorsanız, yaptığınız bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer doğru söylüyorsanız, yaptığınız bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

Fizilal-il Kuran

Onlar, «Eğer doğru söylüyorsanız vadettiğiniz bu ceza ne zaman gerçekleşecek?» derler.

Gültekin Onan

Derler ki: "Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?"

Hamdi Döndüren

Onlar, “Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaat edilen azap ne zaman gerçekleşecektir?” demektedirler.

Hasan Basri Çantay

"Eğer (İddianızda) doğrucu iseniz bu va'd (ve tehdidin tehakkuku) ne zaman? (Söyleyin)" derler.

Hasib Asutay

'Eğer doğru iseniz bu va'd (azap) ne zamandır?' diyorlar.

Hayrat Neşriyat

'Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen azab) ne zaman?' diyorlar.

İbni Kesir

Derler ki: Doğru sözlülerden iseniz bu vaad ne zamanmış?

Mehmet Okuyan

“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler.

Muhammed Esed

Buna rağmen yine de (hakkı inkar edenler:) "(kıyamet ve (nihai) yargı hakkındaki) bu söz ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğru sözlü kimselerseniz (buna cevap verin, ey siz inananlar)!" diye sorup duruyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Buna rağmen bir de kalkıp "Bu tehdit ne zaman gerçekleşecekmiş? Eğer doğru söylüyorsanız (cevap verin de görelim)!" diyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve derler ki: «Eğer siz sâdık kimseler iseniz bu vaad ne zamandır?»

Ömer Öngüt

Onlar: “Eğer doğru sözlü iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek?” derler.

Suat Yıldırım

Onlar: "Eğer dediğiniz doğru ise, peki bu vaadin ne zaman gerçekleşeceğini söyleyin!" derler.

Süleyman Ateş

"Doğru iseniz bu bizi tehdid(ettiğiniz) azab ne zaman?" diyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Şöyle diyorlar: "Doğru sözlü kişilerseniz o vaat ne zaman gerçekleşecek?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Derler ki "Eğer söylediğiniz doğruysa, o tehdit ne zaman gerçekleşecek?"

Şaban Piriş

-Doğru söylüyorsanız bu vaat ne zaman gerçekleşecektir? derler.

Tefhim-ul Kuran

Derler ki: «Eğer doğru sözlüler iseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?»

Ümit Şimşek

Bir de diyorlar ki: Doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman gerçekleşecek?

Yaşar Nuri Öztürk

Diyorlar ki: "Doğru sözlülerseniz bu vaat ne zaman?"

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Kafirlər:) ″Əgər doğru danışırsınızsa, (bir xəbər verin görək) bu vəʼd etdiyiniz qiyamət (və ya əzab) nə vaxt olacaq?″ – deyə soruşarlar.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺWann wird dieses Versprechen eintreten, wenn ihr wahrhaftig seid?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺWann wird dieses Versprechen (verwirklicht werden), wenn ihr wahrhaftig seid?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagen: ʺWann wird dieses Versprechen denn eingelöst, wenn ihr wahrhaftig seid?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The infidels ask as usual: "When shall it -the Day of judgment- be, if you - the Messenger and his followers- are declaring the truth?"

Abdul Haleem

They ask, ‘When will this promise be fulfilled, if what you say is true?’

Abdullah Yusuf Ali

They say: "When will this promise come to pass,- if ye speak the truth?"

Abul A'la Maududi

They say:'If what you promise is true, when will this threat be fulfilled?'

Aisha Bewley

They say, ‘When will this promise be kept if you are telling the truth?’

Al-Hilali & Khan

And they say: "When will be this promise (the torment or the Day of Resurrection), if you speak the truth?"

Ali Quli Qarai

They say, ‘When will this promise be fulfilled, should you be truthful?’

Amatul Rahman Omar

And they say, `Tell if you are truthful, when this promise is to be fulfilled?'

Arthur John Arberry

They say, 'When will this promise be, if you speak truly?'

Bijan Moeinian

They [open their mouths without thinking and] say: "If you are truthful, subject us to this awful punishment that you are threatening with [not realizing that if they receive the punishment, there will be no time left for avoiding it which is exactly why the prophets are sent. ]

E. Henry Palmer

But they say, 'When is this threat (to come), if ye tell the truth?'

Edip-Layth

They say, "When is this promise, if you are truthful?"

George Sale

The unbelievers say, when will this threatening be made good, if ye speak truth?

Hamid S. Aziz

To every people was sent a Messenger; and when their Messenger comes to them (on the Day of Judgment), it will be judged between them fairly, and they will not be wronged.

Mahmoud Ghali

And they say, "When is this promise, in case you are sincere?"

Marmaduke Pickthall

And they say: When will this promise be fulfilled, if ye are truthful?

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "When is this promise going to come, if what you say is true?"

Muhammad Asad

And yet, they [who deny the truth] are wont to ask, "When is that promise [of resurrection and judgment] to be fulfilled? [Answer this, O you who believe in it,] if you are men of truth!"

Mustafa Khattab

They ask ˹the believers˺, "When will this threat come to pass if what you say is true?"

Progressive Muslims

And they Say: "When is this promise if you are truthful"

Sahih International

And they say, "When is [the fulfillment of] this promise, if you should be truthful?"

Sam Gerrans

And they say: “When is this promise, if you be truthful?”

Shabbir Ahmed

They say, "When will the promise be fulfilled, if you believers are truthful?"

Syed Vickar Ahamed

And they say: "When will this promise come true— If you (really) tell the truth?"

Taqi Usmani

They say, "When will this promise (of punishment to the disbelievers) be fulfilled if you are true?"

The Monotheist Group

And they say: "When is this promise if you are truthful?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils disent ʺA quand cette promesse, si vous êtes véridiquesʺ?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (bi tinaz) dibêjin: Eger bi rastî hûn rastgo ne, ka ew peyman(a bi ezab a ku tu me pê ditirsînî) kengê ye?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺWanneer zal deze aanzegging zich voordoen, als jullie gelijk hebben?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De ongeloovigen zeggen: Wanneer zullen deze bedreigingen vervuld worden, indien gij waarheid spreekt?

Hollandaca — Siregar

En zij zeggen: ʺWanneer is deze aanzegging. als jullie waarachtigen zijn?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И говорят они [многобожники из твоего народа]: «Когда же (исполнится) это обещание [наступит День Суда], если вы (о, Мухаммад и твои последователи) говорите правду?»

Rusça — Osmanov

Они спрашивают: ʺКогда же [настанет] обещанное, если вы говорите правду?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (förnekarna av sanningen) frågar: ʺNär skall detta löfte (uppfyllas), om ni talar sanning?ʺ