Kaybetmek, istemek, özlemek, bunalımlı olmak. Gözden geçirmek, soruşturma yapmak, kayıp veya eksik şeyleri aramak.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
Bu kök Kur'an boyunca 3 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
قَالُوا وَاَقْبَلُوا عَلَيْهِمْ مَاذَا تَفْقِدُونَ
ḳālū ve eḳbelū ǎleyhim māƶā tefḳidūne
Yusuf'un kardeşleri onlara dönerek, "Ne yitirdiniz?" dediler.
قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَاءَ بِهِ حِمْلُ بَعِيرٍ وَاَنَا۬ بِهِ زَعِيمٌ
ḳālū nefḳidu Suvāǎ l-meliki ve li men cā'e bihi Himlu beǐyrin ve enā bihi zeǐymun
Onlar, "Hükümdar'ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim" dediler.
وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا اَرَى الْهُدْهُدَ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ
ve tefeḳḳade T-Tayra fe ḳāle mā li ye lā erā l-hudhude em kāne mine l-ğāibīne
Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?"