Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?"

وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا اَرَى الْهُدْهُدَ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ

ve tefeḳḳade T-Tayra fe ḳāle mā li ye lā erā l-hudhude em kāne mine l-ğāibīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَفَقَّدَve tefeḳḳadeف ق دKaybetmek, istemek, özlemek, bunalımlı olmak. Gözden geçirmek, soruşturma yapmak, kayıp veya eksik şeyleri aramak.ve teftiş etti
2الطَّيْرَT-Tayraط ي رUçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şanskuşları
3فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
4مَاneden
5لِيَli yeben
6لَا
7اَرَىerāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.göremiyorum
8الْهُدْهُدَl-hudhudeه د ه دGüvercin gibi guruldamak, deve gibi homurdanmak, çocuk gibi sevmek, (bir şeyi aşağı) atmak. hadhadatun - mırıldama sesi. hadaahid - sabır. hudhud - kuş, ibibik kuşu, çulluk, kızkuşu.hüdhüdü
9اَمْemyoksa
10كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin(mı) oldu?
11مِنَmine
12الْغَائِبِينَl-ğāibīneغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişikayıplardan-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kuşları araştırdı da ne oldu dedi, hüdhüdü görmüyorum, yoksa bir yere mi gidip gizlendi?

Abdulkadir Gölpınarlı

Kuşları araştırdı da ne oldu dedi, hüdhüdü görmüyorum, yoksa bir yere mi gidip gizlendi?

Adem Uğur

(Süleyman) kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?

Ahmed Hulusi

(Süleyman bir gün) kuşları gözden geçirdi ve "Niye Hüdhüd'ü göremiyorum. . . Yoksa kayıp mı oldu?" dedi.

Ahmet Tekin

Süleyman uçar kuvvetleri, kuşları gözden geçirdi, denetledi. 'İbibiği niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?' dedi.

Ahmet Varol

Kuşları denetledi ve dedi ki: 'Neden Hudhud'u göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?

Ali Bulaç

Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu?"

Ali Fikri Yavuz

Bir de Süleyman kuşları teftiş etti de şöyle dedi: “- Hüdhüd’ü niye (yerinde) göremiyorum, yoksa gaiblerden mi oldu?

Ali Rıza Safa

Ve kuşları denetledikten sonra, şöyle dedi: "HüdHüd'ü neden göremiyorum; kayıplara mı karıştı?"

Bayraktar Bayraklı

Kuşları teftiş etti de dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı?"

Bekir Sadak

(20-21) Suleyman, kuslari arastirarak: «Hudhud'u nicin goremiyorum? Yoksa kayiplarda mi? Bana apacik bir delil getirmelidir; yoksa onu ya siddetli bir azaba ugratirim yahut keserim» dedi.

Celal Yıldırım

Bir de kuşları denetleyip araştırdı, derken, «nerede Hüdhüd'ü (çavuşkuşu) göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Süleyman kuşları gözden geçirdi ve “Hüdhüdü niçin göremiyorum; yoksa kayıplara mı karıştı?” diye sordu.

Diyanet İşleri

Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?"

Diyanet İşleri (eski)

(20-21) Süleyman, kuşları araştırarak: 'Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim' dedi.

Diyanet Vakfi

(Süleyman) kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Süleyman) Kuşları gözden geçirdikten sonra şöyle dedi: «Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de kuşları denetledi ve: "Bana ne oluyor, Hüdhüd'ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de kuşları teftiş etti de bana dedi: ne oluyor hüdhüdü görmüyorum? Yoksa gaiblere mi karıştı?

Erhan Aktaş

Süleyman kuş topluluğunu yokladı. Sonra: "Hudhud'u niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Süleyman kuş topluluğunu yokladı. Sonra: "Hudhud'u niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Süleyman kuş topluluğunu yokladı. Sonra: "Hudhud'u niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.

Fizilal-il Kuran

Süleyman, ordusunun kuşlardan oluşan birliğini denetleyince dedi ki «Hüdhüd'ü niçin göremiyorum, yoksa burada değil mi?

Gültekin Onan

Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu?"

Hamdi Döndüren

Süleyman kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: “Hüdhüd kuşunu niçin göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı?”

Hasan Basri Çantay

(Süleyman) kuşları araşdırıb dedi ki: "Hüdhüdü neye görmüyorum? Yoksa gaaiblerden mi oldu"?

Hasib Asutay

(Süleyman) kuşları denetleyip dedi ki: 'Hüdhüdü (7) niye göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?' (7. Çavuş kuşu.)

Hayrat Neşriyat

Ve kuşları teftîş edip, şöyle dedi: 'Bana ne oldu da Hüdhüd’ü göremiyorum, yoksa kayıplardan mı oldu?'

İbni Kesir

Kuşları araştırarak dedi ki: Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?

Mehmet Okuyan

(Süleyman) kuşları denetlemiş ve “Neden Hüdhüd’ü göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?

Muhammed Esed

Ve (bir gün) kuşlar arasında göz gezdirirken: "Hüthütü niçin göremiyorum?" dedi, "Yoksa kayıplara mı karıştı?

Mustafa İslamoğlu

Yine o (bir gün) kuşları denetliyordu; birden sordu: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum? Yoksa yine kayıplara mı karıştı?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kuşları teftiş etti de dedi ki: «Bana ne oldu? Hüdhüd'ü göremiyorum, yoksa gaiblerden mi oldu?»

Ömer Öngüt

Kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: “Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?”

Suat Yıldırım

Bir de kuşları teftiş etti de: "Hüdhüd’ü neden göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.

Süleyman Ateş

Kuşları teftiş etti, (içlerinde hüdhüdü bulamadı), dedi ki: "Neden hüdhüdü göremiyorum, yoksa kayıplardan mı oldu?"

Süleymaniye Vakfı

Süleyman kuşları teftiş etti. "Neden Hüdhüd'ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Süleyman kuşları teftiş etti. "Neden Hüdhüd'ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?" dedi.

Şaban Piriş

Kuşları gözden geçirdi ve: -Hüdhüdü neden göremiyorum? dedi. Yoksa, kayıplara mı karıştı?

Tefhim-ul Kuran

Ve kuşları denetledikten sonra dedi ki: «Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu?»

Ümit Şimşek

Kuşları denetlerken, 'Hüdhüdü niye göremiyorum?' dedi. 'Yoksa kayıplara mı karıştı?

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşları teftiş etti de dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kayıplara mı karıştı?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Süleyman quşları nəzərdən keçirib dedi: “Hüdhüdü nə üçün görmürəm? Yoxsa o burada yoxdur?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra (Süleyman) quşları yoxlayıb dedi: ″(Torpaq altında suyun harada olduğunu bilən) Hüdhüdü (şanapipiyi) niyə görmürəm? Yoxsa o burada yoxdur?

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Er musterte die Vögel und sprach: ʺWarum sehe ich den Wiedehopf nicht? Oder ist er abwesend?

Almanca — M. A. Rassoul

Und er musterte die Vögel und sagte: ʺWie kommt es, daß ich den Wiedehopf nicht sehe? Ist er abwesend?

Almanca — Muhammad Zaidan

Und er inspizierte die Vögel, dann sagte er: ʺWeshalb sehe ich den Wiedehopf nicht? Oder ist er etwa von den Abwesenden?

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And he inspected the birds and took a muster of them, only to find one missing, he said: "Why do I not see the hoopoe or has he been among the absentees!" (A bird of the family upupidae especially the typical upupa epops, conspicuous by its variegated plumage and large erectile crest).

Abdul Haleem

Solomon inspected the birds and said, ‘Why do I not see the hoopoe? Is he absent?

Abdullah Yusuf Ali

And he took a muster of the Birds; and he said: "Why is it I see not the Hoopoe? Or is he among the absentees?

Abul A'la Maududi

(On another occasion) Solomon inspected the birds and said: "Why is it that I do not see the hoopoe? Is he among the absentees?

Aisha Bewley

He inspected the birds and said, ‘How is it that I do not see the hoopoe? Or is it absent without leave?

Al-Hilali & Khan

He inspected the birds, and said: "What is the matter that I see not the hoopoe? Or is he among the absentees?

Ali Quli Qarai

[One day] he reviewed the birds, and said, ‘Why do I not see the hoopoe? Or is he absent?’

Amatul Rahman Omar

And (once) he reviewed the birds and the (cavalry of) swift running horses and said, `How is it that I do not see (my officer named) Hudhud? Is he deliberately absent?

Arthur John Arberry

And he reviewed the birds; then he said, 'How is it with me, that I do not see the hoopoe? Or is he among the absent?

Bijan Moeinian

Once he summoned all birds in his army. When he took the attendance, he realized that the Hoopoe was absent.

E. Henry Palmer

And he reviewed the birds, and said, 'How is it I see not the hoopoe? is he then amongst the absent?

Edip-Layth

He inspected the birds, then said, "Why do I not see the hoopoe, or is he among those absent?"

George Sale

And he viewed the birds, and said, what is the reason that I see not the lapwing? Is she absent?

Hamid S. Aziz

And he (Solomon) smiled, laughing at her speech, and said, "O Lord! Excite (cause) me to be thankful for Thy favour, wherewith Thou hast favoured me and my parents, and to do righteousness which may please Thee; and include me by Thy Grace amongst Thy righteous servants!"

Mahmoud Ghali

And he reviewed the birds; then he said, "what is it with me that I do not see the hoopoe? Or is he among the absent?

Marmaduke Pickthall

And he sought among the birds and said: How is it that I see not the hoopoe, or is he among the absent?

Mohamed Ahmed - Samira

When he reviewed the Tair, he said: "How is it I do not see Hud-hud? Is he absent?

Muhammad Asad

And [one day] he looked in vain for [a parti­cular one of] the birds; and so he said: How is it that I do not see the hoopoe? Or could he be among the absent?

Mustafa Khattab

˹One day˺ he inspected the birds, and wondered, "Why is it that I cannot see the hoopoe? Or could he be absent?

Progressive Muslims

And he inspected the birds, then said: "Why do I not see the hoopoe, or is he among those absent"

Sahih International

And he took attendance of the birds and said, "Why do I not see the hoopoe - or is he among the absent?

Sam Gerrans

And he inspected the birds, and said: “How is it with me that I see not the hoopoe? Or is he among the absent?

Shabbir Ahmed

(Leaving the peaceful tribe of An-Naml alone, Solomon marched forward. ) As he examined the cavalry, he said, "How is it that I do not see the commander

Syed Vickar Ahamed

And he took a troop of the birds, and he said: "Why is it I see not the Hoopoe? (A bird with feathers like a crown on its head ) or is he from those absent?

Taqi Usmani

And (once) he (Sulaimān) checked the birds and said, "How is it with me that I do not see the hudhud (hoopoe)? Rather he has disappeared.

The Monotheist Group

And he inspected the birds, then said: "Why do I not see the hoopoe, or is he among those absent?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis il passa en revue les oiseaux et dit: ʺPourquoi ne vois-je pas la huppe? est-elle parmi les absents?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Suleyman piştî çavê xwe li teyran gerand got: Çima ez Hudhud (li vir) nabînim? Ma ew ne hazir e?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hij keek of er bij de vogels een miste en zei: ʺHoe komt het dat ik de hop niet zie? Of is die bij de afwezigen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij zag de vogelen en hij zeide: Wat is de reden dat ik de kievit niet zie? Is hij afwezig?

Hollandaca — Siregar

En hij inspecteerde de vogels, toen zei hij: ʺHoe komt het dat ik de hop niet zie? Of behoort hij tot de afwezigen?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И он [пророк Сулайман] рассматривал птиц (которые были подчинены ему) и сказал: «Почему это я не вижу удода? (Он находится за кем-либо) или же он отсутствует?»

Rusça — Osmanov

[Однажды Сулайман] разглядывал птиц и спросил: ʺЧто со мной? Почему я не вижу удода? Может быть, его нет?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (en dag) då han mönstrade sina fåglar sade han: ʺVarför ser jag inte härfågeln? Är det möjligt att den inte är här