س ت ت (STT) kökünün geçtiği ayetler
Altı (6)
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (8)
Bu kök Kur'an boyunca 8 kez, 2 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
سِتَّةِ7 kez
A'raf 7:54سِتَّةِsittetialtı
اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَثِيثًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِهِ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُ تَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
inne rabbekumu (a)llahu elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe fī sitteti eyyāmin ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi yuğşī l-leyle n-nehāra yeTlubuhu Haṧīṧen ve ş-şemse ve l-ḳamera ve n-nucūme museḣḣarātin bi emrihi elā lehu l-ḣalḳu ve l-emru tebārake (a)llahu rabbu l-ǎālemīne
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir.
Yunus 10:3سِتَّةِsittetialtı
اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مَا مِنْ شَفِيعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِهِ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ
inne rabbekumu (a)llahu elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe fī sitteti eyyāmin ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi yudebbiru l-emra mā min şefīǐn illā min beǎ'di iƶnihi ƶālikumu (a)llahu rabbukum fe ǎ'budūhu e fe lā teƶekkerūne
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hala düşünmüyor musunuz?
Hud 11:7سِتَّةِsittetialtı
وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
ve huve elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe fī sitteti eyyāmin ve kāne ǎrşuhu ǎlā l-māi li yebluvekum eyyukum eHsenu ǎmelen ve le in ḳulte innekum meb'ǔṧūne min beǎ'di l-mevti le yeḳūlenne (e)lleƶīne keferū in hāƶā illā siHrun mubīnun
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken "Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz" desen, inkarcılar "Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür" derler.
Furkan 25:59سِتَّةِsittetialtı
اَلَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِهِ خَبِيرًا
elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe ve mā beynehumā fī sitteti eyyāmin ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi r-raHmānu fe sel bihi ḣabīran
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde 32:4سِتَّةِsittetialtı
اَللّٰهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَفِيعٍ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ
(a)llahu elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe ve mā beynehumā fī sitteti eyyāmin ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi mā lekum min dūnihi min veliyyin ve lā şefīǐn e fe lā teteƶekkerūne
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a kurulandır. Sizin için O'ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Kaf 50:38سِتَّةِsittetialtı
وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ اَيَّامٍۗ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ
ve leḳad ḣaleḳnā s-semāvāti ve l-erDe ve mā beynehumā fī sitteti eyyāmin ve mā messenā min luğūbin
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadid 57:4سِتَّةِsittetialtı
هُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
huve elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe fī sitteti eyyāmin ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi yeǎ'lemu mā yelicu fī l-erDi ve mā yeḣrucu minhā ve mā yenzilu mine s-semāi ve mā yeǎ'rucu fīhā ve huve meǎkum eyne mā kuntum ve(a)llahu bimā teǎ'melūne beSīrun
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş'a kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
سِتِّينَ1 kez
Mücadele 58:4سِتِّينَsittīnealtmış
فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَاسَّا فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ اَلِيمٌ
fe men lem yecid fe Siyāmu şehrayni mutetābiǎyni min ḳabli en yetemāssā fe men lem yesteTiǎ' fe iT'ǎāmu sittīne miskīnen ƶālike li tu'minū bi(a)llahi ve rasūlihi ve tilke Hudūdu (a)llahi ve li l-kāfirīne ǎƶābun elīmun
Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah'a ve Resulüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.