ذ م م (Z̃MM) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Kınamak/suçlamak/azarlamak/mahkum etmek/sansürlemek/ayıplamak, ayıplanacak, suçlanan, rezil olmuş, istismar edilmiş, kaçınmak/uzak durmak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (5)

Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

ذِمَّةً2 kez

Tevbe 9:8ذِمَّةًƶimmetenbir andlaşma

كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا فِيكُمْ اِلًّا وَلَا ذِمَّةً يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبٰى قُلُوبُهُمْ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَ

keyfe ve in yeZherū ǎleykum lā yerḳubū fīkum illen ve lā ƶimmeten yurDūnekum bi efvāhihim ve te'bā ḳulūbuhum ve ekṧeruhum fāsiḳūne

Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

Tevbe 9:10ذِمَّةًƶimmetenbir andlaşma

لَا يَرْقُبُونَ فِي مُؤْمِنٍ اِلًّا وَلَا ذِمَّةً وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُعْتَدُونَ

lā yerḳubūne fī mu'minin illen ve lā ƶimmeten ve ulāike humu l-muǎ'tedūne

Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.

مَذْمُومًا2 kez

İsra 17:18مَذْمُومًاmeƶmūmenkınanmış olarak

مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ فِيهَا مَا نَشَاءُ لِمَنْ نُرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا

men kāne yurīdu l-ǎācilete ǎccelnā lehu fīhā mā neşā'u li men nurīdu ṧumme ceǎlnā lehu cehenneme yeSlāhā meƶmūmen medHūran

Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.

İsra 17:22مَذْمُومًاmeƶmūmenkınanmış olarak

لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَخْذُولًا

lā tec'ǎl meǎ (a)llahi ilāhen āḣara fe teḳ'ǔde meƶmūmen meḣƶūlen

Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın.

مَذْمُومٌ1 kez

Kalem 68:49مَذْمُومٌmeƶmūmunkınananrak

لَوْلَا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّهِ لَنُبِذَ بِالْعَرَاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

levlā en tedārakehu niǎ'metun min rabbihi le nubiƶe bi l-ǎrā'i ve huve meƶmūmun

Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı.