مُبْصِرَةً kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden مبصرة formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (3)
İsra 17:12مُبْصِرَةًmubSiratenaydınlatıcı
وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْنَا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْصِيلًا
ve ceǎlnā l-leyle ve n-nehāra āyeteyni fe meHavnā āyete l-leyli ve ceǎlnā āyete n-nehāri mubSiraten li tebteğū feDlen min rabbikum ve li teǎ'lemū ǎdede s-sinīne ve l-Hisābe ve kulle şey'in feSSalnāhu tefSīlen
Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.
İsra 17:59مُبْصِرَةًmubSiratenaçık bir mu'cize olarak
وَمَا مَنَعَنَا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْوِيفًا
ve mā meneǎnā en nursile bi l-āyāti illā en keƶƶebe bihā l-evvelūne ve āteynā ṧemūde n-nāḳate mubSiraten fe Zelemū bihā ve mā nursilu bi l-āyāti illā teḣvīfen
Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.