(1-3) Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,

اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَا وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَا وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَا

iƶā zulzileti l-erDu zilzālehā / ve eḣraceti l-erDu eṧḳālehā / ve ḳāle l-insānu mā lehā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذَاiƶāzaman
2زُلْزِلَتِzulziletiز ل ز لHarekete geçirmek/karışıklık, çalkalanma, sarsıntı, depremsarsıldığı
3الْاَرْضُl-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer
4زِلْزَالَهَاzilzālehāز ل ز لHarekete geçirmek/karışıklık, çalkalanma, sarsıntı, depremyaman sarsıntı ile
1وَاَخْرَجَتِve eḣracetiخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakve çıkardığı (zaman)
2الْاَرْضُl-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer
3اَثْقَالَهَاeṧḳālehāث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.ağırlıklarını
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediği (zaman)
2الْاِنْسَانُl-insānuا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
3مَاne oluyor?
4لَهَاlehāona

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve insan, ne oluyor ki buna deyince.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve insan, ne oluyor ki buna deyince.

Adem Uğur

Ve insan "Ne oluyor buna!" dediği vakit,

Ahmed Hulusi

İnsan (bilinç, bedene bakarak): "Buna ne oluyor?" diyerek (panik yaşadığında),

Ahmet Tekin

İnsan: 'Bu yere ne oluyor?' dediği zaman haberlerini anlatır.

Ahmet Varol

İnsan da: 'Buna ne oluyor?' dediği zaman,

Ali Bulaç

Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;

Ali Fikri Yavuz

Ve insan “- Bu arza ne oluyor?” dediği zaman,

Ali Rıza Safa

Ve insan, "Ona ne oluyor?" dediğinde.

Bayraktar Bayraklı

- Yerküre o korkunç sarsıntı ile sarsıldığı;yer, ağırlıklarını çıkardığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman!

Bekir Sadak

(1-3) Yer dehsetle sarsildikca sarsildigi, yeryuzu agirliklarini disariya cikardigi ve insanin: «Buna ne oluyor?» dedigi zaman;

Celal Yıldırım

Ve insan da «ne oluyor buna ?» dediği zaman.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve insan, “Ne oluyor buna!” dediğinde;

Diyanet İşleri

(1-3) Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,

Diyanet İşleri (eski)

(1-3) Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: 'Buna ne oluyor?' dediği zaman;

Diyanet Vakfi

(1-5) Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve insan: «Ona ne oluyor?» dediği zaman.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsan: "Buna ne oluyor?" dediğinde;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve insan "noluyor buna?" Dediği vakıt

Erhan Aktaş

Ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği,

Fizilal-il Kuran

Ve insanın «Buna ne oluyor» dediği zaman,

Gültekin Onan

Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;

Hamdi Döndüren

Ve insan, “Buna ne oluyor?” dediği zaman!

Hasan Basri Çantay

insan "Buna ne oluyor?" dediği (zaman),

Hasib Asutay

Ve insan, 'Ona ne oluyor?' dediği (zaman),

Hayrat Neşriyat

(1-3) Yer, (o şiddetli) zilzâl’iyle (sarsıntısıyla) sarsıldığı; yeryüzü, ağırlıklarını(dışarıya) çıkardığı ve insan: 'Buna ne oluyor?' dediği zaman!

İbni Kesir

İnsan; buna ne oluyor? dediği zaman,

Mehmet Okuyan

İnsan “Buna (yere) ne oluyor?” dediği (zaman),

Muhammed Esed

ve insan: "Ona ne oluyor?" diye bağırdı(ğında),

Mustafa İslamoğlu

İnsan der ki: Ne oluyor buna!

Ömer Nasuhi Bilmen

(2-3) Ve yer ağırlıklarını dışarıya çıkarır. Ve insan, «Buna ne oluyor?» der.

Ömer Öngüt

İnsanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman!

Suat Yıldırım

İnsan şaşkın şaşkın: "Ne oluyor buna!" dediği zaman...

Süleyman Ateş

Ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman!

Süleymaniye Vakfı

insan da "Ne olmuş buraya!" deyince,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsan, "bu yere ne oluyor?" deyince,

Şaban Piriş

İnsan: -Buna ne oluyor? dediğinde..

Tefhim-ul Kuran

Ve insan: «buna ne oluyor?» dediği zaman;

Ümit Şimşek

Ve insan 'Ne oluyor buna?' dediğinde,

Yaşar Nuri Öztürk

Ve insan: "Ne oluyor buna?" dediği zaman,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və insan: “Ona nə olub?”– deyəcəyi zaman –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İnsan (təəccüblə): ″Buna (bu yerə) nə olub?″ – deyəcəyi zaman -

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

und der Mensch sagt: ʺWas ist mit ihr?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

und der Mensch sagt: ʺWas ist mit ihr?ʺ,

Almanca — Muhammad Zaidan

und der Mensch sagt: ʺWas ist los mit ihr?ʺ,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And mankind be struck with surprise and astonishment and emotionally vent an exclamation "What happened" they say, "to make the earth unstable and agitated?"

Abdul Haleem

when man cries, ‘What is happening to it?’;

Abdullah Yusuf Ali

And man cries (distressed): 'What is the matter with her?'-

Abul A'la Maududi

and man will cry out: "What is the matter with her?"

Aisha Bewley

and man asks, ‘What is wrong with it?’,

Al-Hilali & Khan

And man will say: "What is the matter with it?"

Ali Quli Qarai

and man says, ‘What is the matter with her?’

Amatul Rahman Omar

And when a person will say (in bewilderment at the extraordinary happenings on the earth), `What is the matter with her?'

Arthur John Arberry

and Man says. , 'What ails her?'

Bijan Moeinian

And the man will wonder what is happening.

E. Henry Palmer

and man shall say, What ails her!

Edip-Layth

The human being will say, "What is wrong with her?"

George Sale

and a man shall say, what aileth her?

Hamid S. Aziz

And man shall say, "What ails her!"

Mahmoud Ghali

And man says, "What is it with it?"

Marmaduke Pickthall

And man saith: What aileth her?

Mohamed Ahmed - Samira

And man enquires: "What has come over it?"

Muhammad Asad

and man cries out, "What has happened to her?" -

Mustafa Khattab

and humanity cries, "What is wrong with it?"—

Progressive Muslims

And man will Say: "What is wrong with it"

Sahih International

And man says, "What is [wrong] with it?" -

Sam Gerrans

And man says: “What ails it?”

Shabbir Ahmed

And mankind cries out, "What has happened to her?" (People will be stunned at the speed of unfolding events).

Syed Vickar Ahamed

And man cries (out in great pain): "What is the matter with her?"

Taqi Usmani

and man will say, "What has happened to it?"

The Monotheist Group

And man will say: "What is wrong with her?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et que lʹhomme dira: ʺQuʹa-t-elle?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema însan jî bibêje: Çi lê hatiye ku diheje!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en de mens zegt: ʺWat heeft zij toch?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de mensch zal zeggen: Wat schort haar?

Hollandaca — Siregar

En de mens zegt: ʺWat is er met haar aan de hand?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и скажет человек: «Что (происходит) с нею? [Почему она так сотрясается?]»

Rusça — Osmanov

и человек спросит [в страхе]: ʺЧто с нею?ʺ -