Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

فَلَمَّا اٰتٰيهُمْ مِنْ فَضْلِهِ بَخِلُوا بِهِ وَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ

fe lemmā ātāhum min feDlihi beḣilū bihi ve tevellev ve hum muǎ'riDūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat lûtfedip ihsân edince verdiği şeyde nekesliğe başlarlar, ahitlerinden dönerler, zâten onlar dinden dönmüş kişilerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat lûtfedip ihsân edince verdiği şeyde nekesliğe başlarlar, ahitlerinden dönerler, zâten onlar dinden dönmüş kişilerdir.

Adem Uğur

Fakat Allah lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Ahmed Hulusi

Ne zaman ki onlara (Allah) fazlından verdi; onunla cimrilik ettiler ve yüz çevirerek vaatlerinden döndüler.

Ahmet Tekin

Allah onlara lütfundan verdiği zaman da cimrilik ettiler, malî mükellefiyetleri yerine getirmediler. İslâm’a karşı engelleme tedbirleri alarak sırtlarını dönüp güç ve iktidarlarını kullanarak halkı yönlendirmeye devam ettiler.

Ahmet Varol

Ama Allah lütfundan kendilerine verince ondan cimrilik etti ve yüz çevirdiler. Onlar zaten dönektirler.

Ali Bulaç

Onlara kendi bol ihsanından verince ise, onunla cimrilik yaptılar ve yüz çevirdiler; onlar böyle sırt dönenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Ne zamanki Allah, kereminden istediklerini verdi, cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten yan çizip duruyorlardı.

Ali Rıza Safa

Kendi lütfundan onlara verince de cimrileştiler. Ve yüz çevirerek döndüler.

Bayraktar Bayraklı

Ne zaman ki Allah lütfundan onlara verdi, O'nun verdiğinde cimrilik ettiler ve yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Bekir Sadak

Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler, yuz cevirdiler. Zaten donektirler.

Celal Yıldırım

Ne vakit ki, Allah onlara geniş nimetinden verdi, onunla cimrilik edip yüzçevirdiler; zaten onlar dönek kimselerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama Allah onlara lütuf ve kereminden ihsan edince hemen cimrilik gösterdiler ve yüz çevirdiler, zaten yan çizip duruyorlardı

Diyanet İşleri

Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

Diyanet İşleri (eski)

Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler, yüz çevirdiler. Zaten dönektirler.

Diyanet Vakfi

Fakat Allah lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ne zaman ki, Allah lutfedip onlara ihsanda bulundu, onlar da cimrilik edip yüz çevirdiler ve zaten yan çizip duruyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah kendilerine lütfundan istediklerini verince cimrilik edip yüz çevirdiler ve zaten yan çizip duruyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki Allah fadlından istediklerini verdi, buhl edib yüz çevirdiler, ve zaten yan çizib duruyorlardı

Erhan Aktaş

Allah, onlara lütfundan verince, onlar cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten onlar dönektirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onlara lütfundan verince, onlar cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten onlar dönektirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onlara lütfundan verince, onlar cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten onlar dönektirler.

Fizilal-il Kuran

Fakat Allah onlara lütfundan bol mal verince, cimrice davranarak sırt çevirdiler, sözlerinden döndüler.

Gültekin Onan

Onlara kendi bol ihsanından verince ise, onunla cimrilik yaptılar ve yüz çevirdiler; onlar böyle sırt dönenlerdir.

Hamdi Döndüren

Ancak Allah, onlara lütfundan verdiğinde, onda cimrilik ederler ve yüz çevirerek, sözlerinden dönerler.

Hasan Basri Çantay

Allah, kendilerine fazl-ü inayetinden verince de onunla cimrilik edib (taat-i ilahiyyeye) arka çevirdiler. Onlar öyle dönekdirler!

Hasib Asutay

Fakat Allah lütfundan onlara (zenginlik) verince onda cimrilik edip (Allah'ın emrinden) yüz çevirerek (sözlerinden) döndüler.

Hayrat Neşriyat

Fakat (Allah) fazlından onlara verince, onda cimrilik ettiler ve onlar (Allah’a itâatten) yüz çeviren kimseler olarak (sözlerinden) döndüler.

İbni Kesir

Ama Allah onlara lütuf ve kereminden ihsan edince; cimrilik ettiler ve yüz çevirdiler. Onlar zaten dönektirler.

Mehmet Okuyan

Fakat (Allah) lütfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah’ın emrinden) yüz çevirerek (sözlerinden) dönmüşlerdi.

Muhammed Esed

Fakat böyleleri, daha Allah cömertliğiyle kendilerine (bir şey) verir vermez, hemen ona hasisçe sarılır, (ettikleri bütün o yeminlerden) inatla geri dönerler.

Mustafa İslamoğlu

Ama onlar, Allah kendilerine lutfundan bağışlar bağışlamaz onda cimrilik ederler ve (yeminlerinden) geri dönerler: zira onlar dönektirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Allah Teâlâ onlara fazlından ihsan buyurdu, onunla cimrilikte bulundular ve yüz çevirdiler. Ve zâten onlar yüz döndürür kimselerdir.

Ömer Öngüt

Allah onlara lütfundan verince, onda cimrilik edip yüz çevirdiler, sözlerinden döndüler.

Suat Yıldırım

Fakat Allah lütfundan onlara servet verince cimrilik edip mallarının hakkını vermediler. Zaten onlar yan çizip duruyorlardı.

Süleyman Ateş

Ne zaman ki Allah lutfundan onlara verdi, O'n(un verdiğin)e cimrilik ettiler ve yüz çevirerek (sözlerinden) döndüler.

Süleymaniye Vakfı

Ama Allah onlara lütfundan verince cimrilik edip yüz çevirdiler. Onlar dönek kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah cömertçe verince o mal onları cimrileştirdi. Yan çizerek yüz çevirdiler.

Şaban Piriş

Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler. Zaten onlar dönektir.

Tefhim-ul Kuran

Onlara kendi bol ihsanından verince ise, onunla cimrilik yaptılar ve yüz çevirdiler; onlar böyle sırt dönenlerdir.

Ümit Şimşek

Allah onlara lütfuyla zenginlik verdiğinde ise cimrilik ettiler ve arkalarını dönüp gittiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Lütfundan kendilerine verdiği zaman ise o lütfa cimrilik ederek yüz çevirmiş bir halde dönüp gittiler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah Öz lütfündən onlara verdikdə isə simiclik edərək üz çevirib getdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) Öz neʼmətindən onlara (istədiklərini) ehsan buyurduqda xəsislik etdilər və (əhdə vəfa etməyib itaətdən də) üz döndərdilər. Onlar elə zatən dönükdürlər!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Als Er ihnen aber von Seiner Huld gewährt hatte, geizten sie damit, und sie kehrten sich widerstrebend ab.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch als Er ihnen dann aus Seiner Fülle gab, geizten sie damit und wandten sich in Abneigung ab.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und nachdem ER ihnen von Seiner Gunst hatte zuteil werden lassen, geizten sie damit und wandten sich ab, während sie ablehnend waren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when He bestowed on them of His bounty, their actions to their words did not accord. They were niggardly in divine service and they said to their money "you are my god". They turned away, refusing to heed and turned a deaf ear.

Abdul Haleem

yet when He did give them some of His bounty, they became mean and turned obstinately away.

Abdullah Yusuf Ali

But when He did bestow of His bounty, they became covetous, and turned back (from their covenant), averse (from its fulfilment).

Abul A'la Maududi

[9:76] Then, when He gave them out of His bounty, they grew niggardly and turned their backs (upon their covenant).

Aisha Bewley

But when He does give them of His bounty they are tight-fisted with it and turn away,

Al-Hilali & Khan

Then when He gave them of His Bounty, they became niggardly [refused to pay the Sadaqâh (Zakât or voluntary charity)], and turned away, averse.

Ali Quli Qarai

But when He gave them out of His grace, they begrudged it and turned away, being disregardful.

Amatul Rahman Omar

But when He granted them of His bounty they hoarded it and they went back (upon their covenant) and they were averse (to righteousness).

Arthur John Arberry

Nevertheless, when He gave them of His bounty they were niggardly of it, and turned away, swerving aside.

Bijan Moeinian

But when God showered them with His blessings, they became stingy and did not fulfill their promises.

E. Henry Palmer

But when He gave them of His grace they were niggardly thereof, and turned their backs and swerved aside.

Edip-Layth

Yet when He gave them of His bounty, they became stingy with it, and they turned away in aversion.

George Sale

Yet when He had given unto them of his abundance, they became covetous thereof, and turned back, and retired afar off.

Hamid S. Aziz

But when He gave them of His grace they hoarded it, and turned away, averse.

Mahmoud Ghali

Yet, as soon as He brought them of His Grace, they were miserly with it and turned back (while) they are veering away (from His Words). .

Marmaduke Pickthall

Yet when He gave them of His bounty, they hoarded it and turned away, averse;

Mohamed Ahmed - Samira

But when He gave them of His bounty they became greedy, and then turned away.

Muhammad Asad

But as soon as He has given them [aught] out of His bounty. they cling to it niggardly, and turn away in their obstinacy [from all that they have vowed]:

Mustafa Khattab

But when He gave them out of His bounty, they withheld it and turned away indifferently.

Progressive Muslims

So when He gave them of His bounty, they became stingy with it, and they turned away while they were averse.

Sahih International

But when he gave them from His bounty, they were stingy with it and turned away while they refused.

Sam Gerrans

Then when He gave them of His bounty, they withheld it and turned away; and they are averse.

Shabbir Ahmed

Yet, when He gave them His Bounty they hoarded it and turned away from their promise.

Syed Vickar Ahamed

Then, when He gave them of His bounty, they became greedy, and turned back opposed. (As if to break their promise with Allah).

Taqi Usmani

But when He gave them (wealth) out of His grace, they became stingy about it, and went back turning their faces away.

The Monotheist Group

So when He gave them from His bounty, they became stingy with it, and they turned away while they were averse.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais, lorsquʹIl leur donna de Sa grâce, ils sʹen montrèrent avares et tournèrent le dos en faisant volte-face.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca çi dema Xwedê ji xweşbexşiya xwe (mal) da wan, nemerdî û çikûsî kirin,

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar toen Hij hun van Zijn goedgunstigheid gegeven had waren zij er gierig mee en keerden zich af terwijl zij zich afwendden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar toen hij hun van zijn overvloed had gegeven, werden zij gierig, keerden zich om en wendden zich ver weg.

Hollandaca — Siregar

Maar wanneer Hij hun dan van Zijn gunst heeft geschonken, dan zijn zij er gierig mee en wenden zij zich af (van hun belofte). En zij wenden zich af.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Когда же Он даровал им [что-либо] по щедрости Своей, они скаредничали и всячески уклонялись [от выполнения обещаний].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men när Han ger dem något av Sitt goda klamrar de sig girigt fast vid det, vänder ryggen till och vägrar att infria sitt löfte.