De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."

قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَا اِلَّٓا اِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ اَنْ يُصِيبَكُمُ اللّٰهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِهِ اَوْ بِاَيْدِينَا فَتَرَبَّصُوا اِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُونَ

ḳul hel terabbeSūne binā illā iHdā l-Husneyeyni ve neHnu neterabbeSu bikum en yuSībekumu (a)llahu bi ǎƶābin min ǐndihi ev bi eydīnā fe terabbeSū innā meǎkum muterabbiSūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2هَلْhel
3تَرَبَّصُونَterabbeSūneر ب صBeklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan ve tutan kişi.gözetiyor musunuz?
4بِنَاbinābizim için
5اِلَّٓاillāyalnız
6اِحْدَىiHdāا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.birini
7الْحُسْنَيَيْنِl-Husneyeyniح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.iki iyilikten
8وَنَحْنُve neHnuama biz
9نَتَرَبَّصُneterabbeSuر ب صBeklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan ve tutan kişi.gözetiyoruz
10بِكُمْbikumsize
11اَنْen
12يُصِيبَكُمُyuSībekumuص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.ulaştırmasını
13اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
14بِعَذَابٍbi ǎƶābinع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
15مِنْmin
16عِنْدِهِǐndihiع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.kendi tarafından
17اَوْevveya
18بِاَيْدِينَاbi eydīnāي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitbizim ellerimizle
19فَتَرَبَّصُواfe terabbeSūر ب صBeklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan ve tutan kişi.haydi gözetin
20اِنَّاinnābiz de
21مَعَكُمْmeǎkumsizinle beraber
22مُتَرَبِّصُونَmuterabbiSūneر ب صBeklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan ve tutan kişi.gözetenleriz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Bizim ya gazi yahut şehît olmamızdan, o iki güzel âkibetten birine uğramamızdan başka bir şey mi gözetmedesiniz? Ve biz de sizin ya Allah katından, yahut da bizim elimizle, bizim tarafımızdan bir azâba uğramanızı gözleyip beklemedeyiz. Haydi siz gözetleyedurun, biz de sizinle berâber gözetlemekteyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Bizim ya gazi yahut şehît olmamızdan, o iki güzel âkibetten birine uğramamızdan başka bir şey mi gözetmedesiniz? Ve biz de sizin ya Allah katından, yahut da bizim elimizle, bizim tarafımızdan bir azâba uğramanızı gözleyip beklemedeyiz. Haydi siz gözetleyedurun, biz de sizinle berâber gözetlemekteyiz.

Adem Uğur

De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah'ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz.

Ahmed Hulusi

De ki: "İki güzellikten (ganimet veya şehid olmak) hangisi gelecek diye mi bizi izliyorsunuz? Biz de, Allah'ın, kendi indinden (içinizden, hastalık vs. ) yahut bizim ellerimiz olarak bir azap vermesini bekliyoruz. . . O halde umutla bekleyin (başımıza gelmesini istediğinizi); biz de sizinle beraber bekleyenleriz. "

Ahmet Tekin

'Siz, bizim için, ancak iki iyilikten, zafer veya şehadetten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah’ın, ya kendi katından veya bizim ellerimizle size bir ceza vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin. Biz de sizinle beraber beklemekteyiz.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Siz bize iki iyilikten biri dışında bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? [5] Bizse Allah'ın ya kendi katından veya bizim ellerimizle sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Haydi bekleyin, biz de sizinle birlikte beklemekteyiz!'

Ali Bulaç

De ki: "Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Allah'ın ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azab dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz."

Ali Fikri Yavuz

Münafıklara şöyle de: “- Siz bize, ancak iki güzelliğin (zafer ile şehitliğin) birini gözetleyip bekliyorsunuz. Biz ise, Allah’ın kendi tarafından veya bizim elimizle size bir azab indirmesini gözetliyoruz. Haydi bekleyin durun, biz de sizinle beraber gözetleyeciyiz. “

Ali Rıza Safa

De ki: "Bizim için iki güzelliğin birinden başka bir şey mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Kendi katından veya bizim elimizle, Allah'ın, sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Artık, bekleyin! Aslında, sizinle birlikte biz de bekliyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Bize ancak iki güzel şeyden birinin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle sizi azaba uğratmasını bekliyoruz. Öyle ise bekleyiniz, biz de doğrusu sizinle birlikte beklemekteyiz."

Bekir Sadak

De ki: «Bize iki iyiden, gazilik ve sehidlikten baska bir seyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz Allah'in kendi katindan veya elimizle, sizi bir azaba ugratmasini bekliyoruz. Bekleyiniz, dogrusu biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.»

Celal Yıldırım

De ki: Bizim hakkımızda bekleyedurduğunuz, gözetleyip beklediğiniz, iki iyilikten başkası mıdır ? (Yo gazi, ya da şehîd olmak). Biz de Allah'ın kendi tarafından veya bizim elimizle size bir azâb dokunduracağını bekliyoruz. Siz de bekleyin ; doğrusu biz de sizinle beraber beklemekteyiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Sizin bizim hakkımızda beklediğiniz, ancak iki güzellikten biridir. Bizim sizinle ilgili beklentimize gelince, Allah ya katından bir belâ gönderecek veya sizin cezanızı bizim elimizle verecektir. O halde sonucu siz de bekleyin, biz de sizinle birlikte bekleyelim.”

Diyanet İşleri

De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Bize iki iyiden, gazilik ve şehidlikten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz Allah'ın kendi katından veya elimizle, sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyiniz, doğrusu biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.'

Diyanet Vakfi

De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah'ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Siz bizde iki güzelliğin (zafer veya şehitliğin) birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise size Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini gözetiyoruz. Haydi siz gözetedurun, biz de sizinle beraber gözetmekteyiz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Siz, bizim için ancak iki güzel şeyden birini bekleyebilirsiniz. Biz ise size, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini bekliyoruz. O halde bekleyin, biz de sizinle birlikte bekliyoruz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: siz, bize ancak iki güzelliğin birini gözetebilirsiniz, biz ise size Allahın kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir azab indirmesini gözetiyoruz, onun için gözetin çünkü biz beraberinizde gözetiyoruz

Erhan Aktaş

De ki: "Bize iki güzellikten birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap gelmesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin. Doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Bize iki güzellikten birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap gelmesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin. Doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Bize iki güzellikten birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap gelmesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin. Doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Bizim için beklediğiniz sonuç iki iyiden, yani zaferden veya şehit düşmekten biri değil mi? Biz ise Allah'ın sizi ya doğrudan doğruya kendi tarafından ya da bizim elimizle azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyiniz bakalım, biz de sizinle birlikte bekliyoruz.»

Gültekin Onan

De ki: "Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Tanrı'nın ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azab dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz."

Hamdi Döndüren

De ki: “Sizin bekledikleriniz, ancak hakkımızda, iki iyilikten biridir. Biz de hakkınızda Allah’ın sizi, ya kendi tarafından veya bizim elimizle bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Haydi, siz bekleyin, kuşkusuz biz de sizinle birlikte bekliyoruz!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Siz bizde iki güzelliğin birinden başkasını mı gözetiyorsunuz? Halbuki biz Allahın size ya kendi katından, yahud bizim elimizle bir azab getireceğini bekliyoruz. Haydi siz (bizim akıbetimizi) gözetleye durun, biz de sizinle beraber (kendi feci' akıbetlerinizi) bekleyiciyiz".

Hasib Asutay

De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini (27) bekleyebilirsiniz. Biz de Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi, bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz. (27. Gazilik yahut şehitlik.)

Hayrat Neşriyat

De ki: '(Siz) bizim için iki iyiliğin (zafer veya şehâdetin) birinden başkasını mı bekliyorsunuz? Biz ise sizin için, Allah’ın ya kendi katından veya bizim ellerimizle size bir azab vermesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin, doğrusu biz de (Allah’ın size nasıl muâmele edeceğini görmek üzere) sizinle berâber bekleyicileriz!'

İbni Kesir

De ki: Bize iki güzelliğin birinden başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Halbuki biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azab getireceğini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin, doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz.

Mehmet Okuyan

De ki: “Siz bizim için sadece iki güzellikten birini beklemektesiniz. Biz de Allah’ın ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Bekleyin! Şüphesiz ki biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.”

Muhammed Esed

De ki: "Bize (olması mümkün) iyiler iyisi iki şeyden birisi değil de, ille de (kötü) bir şey olmasını mı umup gözlüyorsunuz? Fakat, bilin ki, sizin kadar biz de gözlüyoruz, Allahın (ya) kendi katından ya da bizim elimizle sizi bir azaba uğratmasını! O halde, umutla gözleyin; bilin ki, biz de sizinle birlikte gözleyeceğiz!"

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Bizim için iki güzellikten biri değil de, ille de (kötülük) beklentisi içinde misiniz? Bizim size ilişkin beklentimizse -O'nun katından ya da bizim elimizle- Allah'ın gazabına uğramanızdır. Artık bekleyin; bilin ki biz de sizinle birlikte bekliyoruz!"

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Siz bizim hakkımızda iki güzellikten birinden başkasını mı beklersiniz? Ve bizler ise size Cenâb-ı Hakk'ın katından veya bizim ellerimizle bir azabın isabetini bekliyoruz. Artık bekleyiniz. Biz de sizinle beraber bekleyicileriz.»

Ömer Öngüt

De ki: “Siz bize iki güzellikten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Halbuki biz Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size bir azap getireceğini bekliyoruz. Öyleyse bekleyedurun. Biz de sizinle beraber bekleyenleriz. ”

Suat Yıldırım

Münafıklara de ki: "Bizim hakkımızda bekleyip gözlediğiniz, iki güzel şeyden, yani zaferden veya şehid olmaktan başka bir şey midir?Biz ise Allah’ın, ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!

Süleyman Ateş

De ki: "Bize yalnız iki iyilikten (ya gazilik veya şehidlikten) birini gözetmiyor musunuz? Ama biz, Allah'ın size ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir azab ulaştırmasını gözetiyoruz. Haydi gözetin, biz de sizinle beraber gözetenleriz."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Bizim için iki iyilikten biri dışında bir şey mi bekliyorsunuz? Biz de Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Hadi bekleyin! Biz de sizinle birlikte bekliyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Bizim için iki iyilikten biri dışında bir beklentiniz mi var? Bu arada biz de ya kendi katından ya da bizim elimizle Allah'ın sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Haydi, bekleyin; sizinle birlikte biz de bekliyoruz."

Şaban Piriş

De ki: -Bize iki iyiden başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle sizi bir azaba uğratmasını bekliyoruz. Bekleyin siz, biz de sizinle bekleyenleriz!

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı beklemektesiniz? Oysa biz de, Allah'ın ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azab dokunduracağını beklemekteyiz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.»

Ümit Şimşek

De ki: Bizim hakkımızda bekleyip durduğunuz şey, iki güzellikten biridir. Sizin hakkınızda bizim beklediğimiz şey ise, Allah'ın size bir azap göndermesidir-ya kendi katından, ya da bizim elimizle. Siz bekleyedurun; sizinle beraber biz de bekliyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Bizim için iki güzelliğin birinden başkasını mı bekliyorsunuz? Biz de size Allah'ın, kendi katından veya bizim ellerimizle bir azap çarptırmasını bekliyoruz. Artık bekleyin, sizinle beraber biz de bekliyoruz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Doğrudanmı siz bizlərə iki uğurdan (qələbədən və ya şəhidlikdən) birinin yetişməsini gözləyirsiniz? Biz isə ya Allahın Özü tərəfindən və yaxud da bizim əllərimizlə sizi əzaba düçar etməsini gözləyirik. Siz gözləyin; şübhəsiz ki, biz də sizinlə birlikdə gözləyirik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Biz Allahın Özü tərəfindən və ya bizim əlimizlə sizi əzaba düçar etməsini gözlədiyimiz halda, siz bizlərə ancaq iki yaxşı işdən (zəfər çalmaqdan və şəhid olmaqdan) birinin gəlməsinimi gözləyirsiniz? Doğrusu, biz də sizinlə birlikdə gözləməkdəyik″!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺWas erwartet ihr für uns, außer daß uns eine von zwei guten Alternativen geschehen könnte: der Sieg oder der Tod auf Gottes Weg. Für euch aber erwarten wir, daß Gott euch mit einer qualvollen Strafe heimsucht, die unmittelbar von Ihm kommt oder durch unsere Hände erfolgt. Wartet nun ab! Wir warten mit euch.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Erwartet ihr für uns etwas (anderes) als eines der beiden schönsten Dinge? Wir erwarten für euch, daß Allah euch mit einer Strafe von Ihm oder durch unsere Hände trifft. So wartet nur ab! Gewiß, Wir warten mit euch ab.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺIhr wartet darauf, daß uns nur eines der beiden guten Dinge ereilt, während wir, was euch betrifft, darauf warten, daß Allah euch mit einer Strafe treffen wird, die entweder von Ihm Selbst oder durch unsere Hände (über euch kommen wird) Wartet denn ab, und wir werden mit euch abwarten.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺErwartet ihr für uns etwas anderes außer eines der beiden Schönen (Sieg oder Schahada fi-sabilillah)?ʺ Und wir erwarten für euch, daß ALLAH euch mit einer Peinigung trifft entweder (direkt) von Sich oder durch uns. Also wartet ab, gewiß, wir warten ebenfalls mit euch ab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: " Do you give yourselves up to the first anticipations of your thoughts! But only one of two things can happen to us, and either of them is but an advantage, martyrdom or victory. As for you, we do anticipate an inevitable retributive punishment either from heaven or at our hands. Therefore, await the event that shall come in due time and we are also waiting".

Abdul Haleem

Say, ‘Do you expect something other than one of the two best things to happen to us? Well, we expect God to inflict punishment on you, either from Himself or at our hands. So wait; we too are waiting.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Can you expect for us (any fate) other than one of two glorious things- (Martyrdom or victory)? But we can expect for you either that Allah will send his punishment from Himself, or by our hands. So wait (expectant); we too will wait with you."

Abul A'la Maududi

[9:52] Tell them: "What you await to befall upon us is nothing but one of the two good things! And what we await for you is that Allah visit you with chastisement from Him or chastise you at our hands. So continue waiting; we too shall wait with you."

Aisha Bewley

Say: ‘What do you await for us except for one of the two best things?* But what we await for you is for Allah to inflict a punishment on you either directly from Himself or at our hands. So wait, we are waiting with you!’

Al-Hilali & Khan

Say: "Do you wait for us (anything) except one of the two best things (martyrdom or victory); while we await for you either that Allâh will afflict you with a punishment from Himself or at our hands. So wait, we too are waiting with you."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Do you await anything to befall us except one of the two excellences? But we await that Allah shall visit on you a punishment, from Him, or by our hands. So wait! We too are waiting along with you.’

Amatul Rahman Omar

Say, `You only await for us one of the two good things (- victory or martyrdom), while we await for you (one of two evils to befall) that Allâh will afflict you with punishment either from Himself or at our hands. Wait then, we are (also) waiting with you (as to our respective ends).

Arthur John Arberry

Say: 'Are you awaiting for aught to come to us but one of the two rewards most fair? We are awaiting in your case too, for God to visit you with chastisement. from Him, or at our hands; so await; we are awaiting with you.'

Bijan Moeinian

Tell them: "Which one of the two best things are you expecting to happen to us [victory in the war or martyrdom?] As for us, we expect that God would severely punish you, either by our hands our any other mean that He wills. Wait, we are waiting too."

E. Henry Palmer

Say, 'Do ye await for us aught but one of the two best things?' we too await for you that God will inflict on you torment from Himself, or by our hands. Wait then; and we with you are waiting too!

Edip-Layth

Say, "While we wait for you to be afflicted by God with retribution from Him, or at our hands you can only expect for us one of two good things. So wait, we are with you waiting."

George Sale

Say, do ye expect any other should befall us, than one of the two most excellent things; either victory or martyrdom? But we expect concerning you, that God inflict a punishment on you, either from himslef, or by our hands. Wait therefore to see what will be the end of both; for we will wait with you.

Hamid S. Aziz

Say, "Can you expect for us aught but one of the two best things (martyrdom or victory)? We too expect that Allah will afflict on you with doom from Himself or by our hands. Wait then, and verily, we are waiting with you!"

Mahmoud Ghali

Say, "Are you awaiting for us (anything) except one of the two fairest rewards? (i. e., martyrdom or victory) And we are awaiting for you that Allah will afflict you with a torment from His (providence) or at our hands. So await; surely we are awaiting with you.".

Marmaduke Pickthall

Say: Can ye await for us aught save one of two good things (death or victory in Allah's way)? while we await for you that Allah will afflict you with a doom from Him or at our hands. Await then! Lo! We are awaiting with you.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Are you waiting for anything else but one of two good things for us, (victory or martyrdom)? Yet what we are waiting for you is the punishment of God, direct or through us. So keep waiting; we are waiting with you."

Muhammad Asad

Say: "Are you, perchance, hopefully waiting for something [bad] to happen to us-[the while nothing can happen to us] save one of the two best things? But as far as you are concerned, we are hopefully waiting for God to inflict chastisement upon you, [either] from Himself or by our hands! Wait, then, hopefully; behold, we shall hopefully wait with you!"

Mustafa Khattab

Say, "Are you awaiting anything to befall us except one of the two best things: ˹victory or martyrdom˺? But We are awaiting Allah to afflict you with torment either from Him or at our hands. So keep waiting! We too are waiting with you."

Progressive Muslims

Say: "You can only expect for us one of two good things; while we wait for you to be afflicted by God with a retribution from Him, or by our hands. So wait, we are with you waiting."

Sahih International

Say, "Do you await for us except one of the two best things while we await for you that Allah will afflict you with punishment from Himself or at our hands? So wait; indeed we, along with you, are waiting. "

Sam Gerrans

Say thou: “Do you await for us save one of the two best things? And we await for you, that God will afflict you with a punishment from Him or at our hands. So wait — we are with you waiting.”

Shabbir Ahmed

Say, "Can you expect for us other than one of the two things" (victory or martyrdom in the Cause of Allah?) On the other hand, we expect for you retribution from Allah's Law of Requital, and it may be at our hands when you fight against us. Wait then hopefully, and we shall hopefully wait with you."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Can you expect for us (anything) other than one of two best things while we wait for you, that Allah will give to us? (Death as a martyr or victory)? But we can expect for you that either Allah will send His punishment from Himself, or by our hands. So wait, we will also wait with you."

Taqi Usmani

Say, "What you are expecting for us is nothing but one of the two good things (martyrdom or victory). And we are expecting for you that Allah sends to you a punishment from Himself or at our hands. So, wait. Of course, we are waiting with you."

The Monotheist Group

Say: "You can only expect for us one of two good things; while we wait for you to be afflicted by God with a retribution from Him, or by our hands. So wait, we are with you waiting."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺQuʹattendez-vous pour nous, sinon lʹune des deux meilleures choses? Tandis que ce que nous attendons pour vous, cʹest quʹAllah vous inflige un châtiment de Sa part ou par nos mains. Attendez donc! Nous attendons aussi, avec vousʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Ma hûn çavnêriya yekê ji du qenciyên ku bighîje me, dikin? Em jî ji bo we li hêviyê ne ku Xwedê ji cem xwe, yan jî bi destên me ezabekî bighîne we. De haydê çavlirê bin, em jî bi we re çavlirê ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺVerwachten jullie voor ons iets anders dan een van de twee allermooiste dingen? Wij verwachten voor jullie dat God jullie treft met een bestraffing van Hem of door onze handen. Wachten jullie maar af; wij wachten met jullie af.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Verwacht gij dat ons iets anders zal overkomen, dan een der twee uitmuntendste dingen, overwinning of martelaarschap? Maar wij verwachten omtrent u, dat God u eene straf oplegt, hetzij van hem zelven of door onze handen. Wacht dus, om te zien wat het einde zal zijn; want wij zullen op u wachten.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺJullie venuchten slechts voor ons één van de twee goede dingen. En wij verwachten dat Allah jullie met een bestraffing van Zijn kant zal treffen, of (met een bestraffing) door ons. Wachten jullie dan maar af, wij wachten daar met jullie op.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим лицемерам): «Неужели вы выжидаете, что с нами будет только одно из двух благ [либо придет помощь от Аллаха, либо человек примет смерть ради Аллаха], в то время как мы (верующие) выжидаем, что вас (лицемеров) постигнет Аллах наказанием от Себя или (накажет вас) нашими руками? Ждите же, поистине, мы (тоже) вместе с вами будем ждать!»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺНеужели вы ожидаете, что нам выпадет что-либо иное кроме одного из двух благ, пока мы дожидаемся, что Аллах поразит вас наказанием от Себя или же посредством наших десниц? Что же, ждите, и мы, воистину, подождем вместе с вамиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺVäntar ni att något annat skall hända oss än ettdera av två ting, som båda utgör det högsta goda? Vi för vår del väntar att Gud skall straffa er eller att Han skall låta straffet drabba er genom oss. Vänta därför! Vi väntar liksom ni.ʺ