O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌ
vucūhun yevmeiƶin nāǐmetun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün yüzler, sevinçlidir, neşeye dalar.
Abdulkadir Gölpınarlı
O gün yüzler, sevinçlidir, neşeye dalar.
Adem Uğur
O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar,
Ahmed Hulusi
O süreçte nimetin eseri görülen nice yüzler de (vardır).
Ahmet Tekin
O gün, bir takım yüzler de, nimetler içinde mutlu, güzel, pırıl pırıldır.
Ahmet Varol
Yüzler de vardır ki, o gün (nimetlerin verdiği bir) mutluluk içindedirler.
Ali Bulaç
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler.
Ali Fikri Yavuz
Bir takım yüzler de o gün mes’uddur.
Ali Rıza Safa
Yüzler vardır; o gün pırıl pırıl.
Bayraktar Bayraklı
- O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.
Bekir Sadak
Inanmis olanlarin yuzleri, o gun, piril pirildir.
Celal Yıldırım
Yüzler de var ki, o gün yumuşacık tazedir.
Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Diyanet İşleri (eski)
İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.
Diyanet Vakfi
(8-11) O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yüzler de var ki, o gün nimetle mutludur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kimi yüzler de mesuttur o gün.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir takım yüzler de o gün mes'uddur
Erhan Aktaş
O Gün birtakım yüzler nimetler içindedirler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İzin Günü birtakım yüzler nimetler içindedirler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İzin Günü bir takım yüzler nimetler içindedirler.
Fizilal-il Kuran
İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.
Gültekin Onan
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimettedirler.
Hamdi Döndüren
Yüzler de var ki o gün nimetle mutludur,
Hasan Basri Çantay
Yüzler (vardır) o gün güzeldir (ni'metlere mazhardır).
Hasib Asutay
(O gün) yüzler (3) de var ki, mutludur. (3. Müminlerin yüzleri.)
Hayrat Neşriyat
O gün öyle yüzler (de) vardır ki ni'met içinde (olmakla güzel)dir!
İbni Kesir
Yüzler de vardır ki; o gün, parıl parıldır.
Mehmet Okuyan
O gün bazı yüzler de nimet içindedir (mutludur).
Muhammed Esed
Bazı yüzler (de) o Gün mutlulukla parıldayacak,
Mustafa İslamoğlu
Bazıları da vardır o gün; nimete gark olmuştur;
Ömer Nasuhi Bilmen
(8-9) Bir kısım yüzler de o günde güzellik sahibidir. Çalışmış olmasından dolayı hoşnuttur.
Ömer Öngüt
O gün bir takım yüzler vardır ki nimet içinde mutludurlar.
Suat Yıldırım
Ama yüzler vardır, o gün mutludurlar!
Süleyman Ateş
Yüzler de var ki o gün ni'met içinde mutlu,
Süleymaniye Vakfı
O gün kimi yüzler de rahatlamıştır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O gün kimi yüzler de mutlu,
Şaban Piriş
O günde yüzler vardır pırıl pırıl..
Tefhim-ul Kuran
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler.
Ümit Şimşek
Bir de öyle yüzler var ki, o gün mutludur.
Yaşar Nuri Öztürk
Yüzler de vardır o gün, nimetlerle mutlu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O gün neçəsinin üzündə fərəh görünəcək,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O gün) bir çox üzlər sevinəcək;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Es wird am Jüngsten Tag auch fröhliche Gesichter geben
Almanca — Der Edle Quran
(Die anderen) Gesichter werden an jenem Tag wonnig sein,
Almanca — M. A. Rassoul
(Und manche) Gesichter werden an jenem Tage fröhlich sein
Almanca — Muhammad Zaidan
Es sind Gesichter an diesem Tag wohlergehend,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There will be other faces radiant with delight.
Abdul Haleem
On that Day there will also be faces radiant with bliss,
Abdullah Yusuf Ali
(Other) faces that Day will be joyful,
Abul A'la Maududi
On that very Day some faces shall be radiant with joy,
Aisha Bewley
Some faces on that Day will be radiant,
Al-Hilali & Khan
(Other) faces that Day will be joyful,
Ali Quli Qarai
Some faces on that day will be joyous,
Amatul Rahman Omar
On that day some (other) persons will be fresh and joyful,
Arthur John Arberry
Faces on that day jocund,
Bijan Moeinian
On the other hand, on that day there will be faces full of joy.
E. Henry Palmer
Faces on that day shall be comfortable,
Edip-Layth
Faces on that day are joyful.
George Sale
But the countenances of others, on that day, shall be joyful;
Hamid S. Aziz
Other faces on that day shall be joyful,
Mahmoud Ghali
(Other) faces upon that day will be blissful,
Marmaduke Pickthall
In that day other faces will be calm,
Mohamed Ahmed - Samira
Many faces will be joyous on that day,
Muhammad Asad
[And] some faces will on that Day shine with bliss,
Mustafa Khattab
On that Day ˹other˺ faces will be glowing with bliss,
Progressive Muslims
And faces on that Day which are soft.
Sahih International
[Other] faces, that Day, will show pleasure.
Sam Gerrans
Faces, that day, will be joyous:
Shabbir Ahmed
On that Day some faces will shine with Bliss.
Syed Vickar Ahamed
On that Day (other) faces will be joyful,
Taqi Usmani
Many faces that day will be full of glamour,
The Monotheist Group
And faces on that Day which are soft.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ce jour-là, il y aura des visages épanouis,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wê rojê hin ser û çav hene ku geş û mehdxweş in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zalige gezichten zijn er op die dag,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar de aangezichten van anderen zullen op dien dag vroolijk zijn.
Hollandaca — Siregar
Er zijn gezichten die op die Dag verheugd zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Лица (тех, которые в День Суда получат весть о том, что им Аллах дарует Рай) в тот день благостные [счастливые],
Rusça — Osmanov
[Другие] лица в тот день - благостные,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Andras) ansikten skall den Dagen visa glädjen och