(4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

وَالَّذِي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۖ فَجَعَلَهُ غُثَاءً اَحْوٰى

ve elleƶī eḣrace l-mer'ǎā / fe ceǎlehu ğuṧā'en eHvā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِيve elleƶīve O ki
2اَخْرَجَeḣraceخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkardı
3الْمَرْعٰىۖl-mer'ǎāر ع يOtlatmak, beslemek, otlamak, doğru gözlemlemek, düzeni korumak, yönetmek, dikkat etmek, gözetmek, dikkatli olmak, izlemek, önem vermek. Sürüleri besleyen kişi, çoban. ri'ayatun - doğru gözetim. mar'an - otlak. ra'a (fiil 3) - gözlemlemek/saygı göstermek, bakmak, dinlemek, kulak vermek, dikkatle dinlemek. ra'ina - bizi dinle (hitap edilen kişiye saygısızlık göstermek için de kullanılan bir ifade).otlağı
1فَجَعَلَهُfe ceǎlehuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamaksonra da onu çevirdi
2غُثَاءًğuṧā'enغ ث وYüzeyde köpük oluşturmak, üste çıkmak, suyun yüzeyinde köpük birikmek, sel suyunun taşıdığı çer çöp, köpükbir çöpe
3اَحْوٰىeHvāح و يYaşlılık nedeniyle koyu yeşil veya koyu kırmızı veya kahverengi veya siyah ve kurumuş hale gelmek. Bir şeyi toplamak/getirmek/çekmek/bir araya getirmek, bir şeyi kavramak, bir şeyin mülkiyetini almak veya kazanmak, bir şeyin mülkiyetini almak, bir şeyi kavrayış veya mülkiyet içinde tutmak, bir şeye sahip olmak, bir şeyi içermek veya anlamak veya kapsamak, bir şeyi çevirmek, bir şeyi sarmak, yuvarlak veya dairesel bir şekil almak, kıvrılmak, develer için küçük bir su yalağı veya tank yapmak, yuvarlaklık veya dairesellik [veya sarılmış olma durumu] sahibi olmak veya almak.kupkuru siyah

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken onu kapkara, kupkuru bir hale döndürdü.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken onu kapkara, kupkuru bir hale döndürdü.

Adem Uğur

Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren.

Ahmed Hulusi

(Sonunda da) onu simsiyah çer - çöp (toprağa atılacak ceset) kıldı.

Ahmet Tekin

Sonra da, bitkileri kapkara bir sel suyu artığı haline getirenin adını tesbihe, zikre devam et.

Ahmet Varol

Ardından onu siyah, kupkuru çöpe çevirdi.

Ali Bulaç

Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.

Ali Fikri Yavuz

Sonra da onu, kurumuş, kararmış bir hale çevirdi.

Ali Rıza Safa

Sonra, onu kapkara bir artığa çevirdi.

Bayraktar Bayraklı

- Yaratıp düzene koyanın, her şeyi ölçüyle yapıp doğasına göre görevini belirleyenin, yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çevirenin ismini tesbih et.

Bekir Sadak

Sonra da onlari siyah cercope cevirmistir.

Celal Yıldırım

Sonra da onu kupkuru kömüre çevirdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(4-5) Yeşil bitkileri çıkartan, sonra onları kapkara bitki kalıntısı haline getiren (rabbinin adını).

Diyanet İşleri

(4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

Diyanet İşleri (eski)

Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.

Diyanet Vakfi

(1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sonra da onu karamsı, bir sel kusuğuna çevirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da onu karamsı bir sel kusuğuna çevirdi

Erhan Aktaş

Derken onu kuru, kararmış çer çöp haline getirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Derken onu kuru, kararmış çer çöp haline getirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Derken onu kuru, kararmış çer çöp haline getirdi.

Fizilal-il Kuran

Sonra da onları kupkuru çöpe çevirendir.

Gültekin Onan

Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.

Hamdi Döndüren

Sonra onu kupkuru siyah bir çöp yapıverdi.

Hasan Basri Çantay

Sonra da onu kapkara, kupkuru bir haale getirendir.

Hasib Asutay

Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirdi.

Hayrat Neşriyat

(4-5) Ve O ki, yeşillikleri çıkardı, sonra da onu kapkara bir süprüntü hâline getirdi.

İbni Kesir

Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirmiştir.

Mehmet Okuyan

Sonra da onu kapkara kuru ota çevirendir.

Muhammed Esed

ve sonra on(lar)ı kara, kavruk kök haline getirmektedir!

Mustafa İslamoğlu

sonra onu kapkara-kupkuru bir hale soktu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra onu kapkara, kuruca bir ota çevirdi.

Ömer Öngüt

Sonra da onu kupkuru siyah bir çöpe çevirmiştir.

Suat Yıldırım

(4-5) O, yeşillikleri çıkarıp sonra da onu kara kuru bir çöpe çevireni!

Süleyman Ateş

Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirdi.

Süleymaniye Vakfı

sonra onu kararmış çer çöpe çeviren (Rabbinin özelliklerine boyun eğ!)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra onu kapkara çöpe döndüren odur.

Şaban Piriş

Ve onu kuru ota çeviren O'dur.

Tefhim-ul Kuran

Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.

Ümit Şimşek

Sonra onu kapkara bir curufa çevirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra da onu sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

sonra da qaralmış samana çevirdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra da onu (qupquru) qara çör-çöpə döndərdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und es dann zu trockenem, dunklem Heu macht.

Almanca — Der Edle Quran

und sie dann zu dunkelbrauner Spreu macht.

Almanca — M. A. Rassoul

und sie zu versengter Spreu macht.

Almanca — Muhammad Zaidan

und ER es dann zum grünschwarzen Vertrockneten machte.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then He makes it decay and causes its degeneration,

Abdul Haleem

then made it dark debris.

Abdullah Yusuf Ali

And then doth make it (but) swarthy stubble.

Abul A'la Maududi

and then made it into a blackish straw.

Aisha Bewley

then makes it blackened stubble.

Al-Hilali & Khan

And then makes it dark stubble.

Ali Quli Qarai

then turned it into a black scum.

Amatul Rahman Omar

And then turns it into dried up rubbish, gray coloured.

Arthur John Arberry

then made it a blackening wrack.

Bijan Moeinian

… colonize the earth with plants and then transfers it into a bunch of hay.

E. Henry Palmer

and then makes it dusky stubble!

Edip-Layth

So He made it dry up into hay.

George Sale

and afterwards rendereth the same dry stubble of a dusky hue.

Hamid S. Aziz

Then turns it to dusky stubble!

Mahmoud Ghali

Then He made it a dark (Or: stubble including all pasturage) stubble.

Marmaduke Pickthall

Then turneth it to russet stubble.

Mohamed Ahmed - Samira

Then reduces them to rusty rubbish.

Muhammad Asad

and thereupon causes it to decay into rust-brown stubble!

Mustafa Khattab

then reduces it to withered chaff.

Progressive Muslims

So He made it dry-up into hay.

Sahih International

And [then] makes it black stubble.

Sam Gerrans

Then made it blackening decaying herbage

Shabbir Ahmed

And then turns it into rust-brown residue. (18:45).

Syed Vickar Ahamed

And then makes it dry and stalky (with grain).

Taqi Usmani

then turned it into a blackening stubble.

The Monotheist Group

SoHe made it dry-up into hay.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et en a fait ensuite un foin sombre.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca stewand û kire pûşekî hişkereş.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en het daarna dor en grauw maakt.

Hollandaca — Siregar

En het daarna dor (en) zwart maakt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и затем Он сделал его сухим сором [Он делает так, что растения увядают и высыхают]!

Rusça — Osmanov

а потом иссушил ее дочерна.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

för att sedan vissna och svartna.