Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيٰى
ṧumme lā yemūtu fīhā ve lā yeHyā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra da orada ne ölür, ne dirilir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra da orada ne ölür, ne dirilir.
Adem Uğur
Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Ahmed Hulusi
Sonra orada ne ölür (kurtulur); ne de dirilir (hakikatin ilmiyle)!
Ahmet Tekin
Üstelik ateşte, ne ölüp kurtulabilecek, ne de mutlu bir hayat sürmesi mümkün olacaktır.
Ahmet Varol
Sonra onun içinde ne ölür, ne de yaşar.
Ali Bulaç
onun içinde o, ne ölür, ne yaşar.
Ali Fikri Yavuz
Sonra orada ne ölecek, ne de hayat bulacaktır...
Ali Rıza Safa
Sonra, orada, ne ölür ne de yaşar.
Bayraktar Bayraklı
- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Bekir Sadak
O, orada ne olecektir ne de dirilecektir.
Celal Yıldırım
Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra orada ne ölür ne de yaşar.
Diyanet İşleri
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Diyanet İşleri (eski)
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.
Diyanet Vakfi
(10-13) (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır
Erhan Aktaş
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.
Fizilal-il Kuran
Sonra onun içinde ne ölür ne de yaşar.
Gültekin Onan
Sonra onun içinde o ne ölür ne yaşar.
Hamdi Döndüren
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar!
Hasan Basri Çantay
sonra orada hem ölmeyecek, hem dirilmeyecek olandır O.
Hasib Asutay
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Hayrat Neşriyat
Sonra orada ne ölecek (ki kurtulsun), ne de yaşayacak!
İbni Kesir
O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.
Mehmet Okuyan
Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak.
Muhammed Esed
ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.
Mustafa İslamoğlu
sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-14) Sonra orada ne ölür ve ne dirilir. Muhakkak o kimse felâha ermiştir ki, temizlenmiştir.
Ömer Öngüt
O ateşin içinde ne ölür ne de yaşar.
Suat Yıldırım
Orada artık ne ölür, ne de rahat yüzü görür.
Süleyman Ateş
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Süleymaniye Vakfı
Artık orada ne ölür ne de yaşar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra orada ne ölecek, ne de hayat sürecektir.
Şaban Piriş
Orada ne ölür; ne de yaşar.
Tefhim-ul Kuran
Sonra onun içinde o, ne ölur, ne de yaşar.
Ümit Şimşek
Ne ölür, ne de yaşar orada.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O orada nə öləcək, nə də yaşaya biləcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Orada nə öləcək, nə də yaşayacaqdır! (Nə ölü kimi ölü, nə də diri kimi diri olacaqdır!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Dort wird er weder sterben noch leben.
Almanca — Der Edle Quran
darin wird er hierauf weder sterben noch leben.
Almanca — M. A. Rassoul
und in ihm wird er weder sterben noch leben.
Almanca — Muhammad Zaidan
dann darin weder stirbt, noch lebt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Wherein he does not die nor live or respire.
Abdul Haleem
where they will neither die nor live.
Abdullah Yusuf Ali
In which they will then neither die nor live.
Abul A'la Maududi
Then he will neither die in it, nor live.
Aisha Bewley
and then neither die nor live in it.
Al-Hilali & Khan
There he will neither die (to be in rest) nor live (a good living).
Ali Quli Qarai
then neither live in it, nor die.
Amatul Rahman Omar
Then he shall neither die therein nor live.
Arthur John Arberry
then he shall neither die therein, nor live.
Bijan Moeinian
… end up in the great Hell Fire where they will neither die nor enjoy the life.
E. Henry Palmer
and then therein shall neither die nor live!
Edip-Layth
Then he will neither die in it nor live.
George Sale
wherein he shall not die, neither shall he live.
Hamid S. Aziz
Wherein he shall neither die nor live!
Mahmoud Ghali
Thereafter he will neither die therein, nor live.
Marmaduke Pickthall
Wherein he will neither die nor live.
Mohamed Ahmed - Samira
In which he will neither die nor live.
Muhammad Asad
wherein he will neither die nor remain alive.
Mustafa Khattab
where they will not ˹be able to˺ live or die.
Progressive Muslims
Then he will neither die in it nor live.
Sahih International
Neither dying therein nor living.
Sam Gerrans
Then will he neither die therein nor live.
Shabbir Ahmed
Wherein he neither dies nor lives. Mere survival!
Syed Vickar Ahamed
In which they will neither die nor live.
Taqi Usmani
then he will neither die therein, nor live (a desirable life).
The Monotheist Group
Then he will neither die in it nor live.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
où il ne mourra ni ne vivra.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê ew di cehenemê de, ne dimire ne jî sax dibe (her û her di ezabê dijwar de dimîne).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zal daarin dan niet sterven en niet leven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarin hij sterven noch leven zal.
Hollandaca — Siregar
Hij zal dan daarin niet sterven en niet leven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Потом он [неверующий] не умрет [не избавится от мучений] в нем [в Аду] и не будет жить [не будет ни на миг облегчено ему вечное наказание].
Rusça — Osmanov
И не будет он там ни жить, ни умирать.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
där han varken kan dö eller leva.