Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيٰى

ṧumme lā yemūtu fīhā ve lā yeHyā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2لَاyoktur
3يَمُوتُyemūtuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüm
4فِيهَاfīhāorada
5وَلَاve lāve ne de
6يَحْيٰىyeHyāح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekyaşam

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da orada ne ölür, ne dirilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra da orada ne ölür, ne dirilir.

Adem Uğur

Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

Ahmed Hulusi

Sonra orada ne ölür (kurtulur); ne de dirilir (hakikatin ilmiyle)!

Ahmet Tekin

Üstelik ateşte, ne ölüp kurtulabilecek, ne de mutlu bir hayat sürmesi mümkün olacaktır.

Ahmet Varol

Sonra onun içinde ne ölür, ne de yaşar.

Ali Bulaç

onun içinde o, ne ölür, ne yaşar.

Ali Fikri Yavuz

Sonra orada ne ölecek, ne de hayat bulacaktır...

Ali Rıza Safa

Sonra, orada, ne ölür ne de yaşar.

Bayraktar Bayraklı

- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.

Bekir Sadak

O, orada ne olecektir ne de dirilecektir.

Celal Yıldırım

Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra orada ne ölür ne de yaşar.

Diyanet İşleri

Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

Diyanet İşleri (eski)

O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.

Diyanet Vakfi

(10-13) (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır

Erhan Aktaş

Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra orada ölüm de yok, yaşam da.

Fizilal-il Kuran

Sonra onun içinde ne ölür ne de yaşar.

Gültekin Onan

Sonra onun içinde o ne ölür ne yaşar.

Hamdi Döndüren

Sonra orada ne ölür, ne de yaşar!

Hasan Basri Çantay

sonra orada hem ölmeyecek, hem dirilmeyecek olandır O.

Hasib Asutay

Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.

Hayrat Neşriyat

Sonra orada ne ölecek (ki kurtulsun), ne de yaşayacak!

İbni Kesir

O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.

Mehmet Okuyan

Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak.

Muhammed Esed

ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.

Mustafa İslamoğlu

sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(13-14) Sonra orada ne ölür ve ne dirilir. Muhakkak o kimse felâha ermiştir ki, temizlenmiştir.

Ömer Öngüt

O ateşin içinde ne ölür ne de yaşar.

Suat Yıldırım

Orada artık ne ölür, ne de rahat yüzü görür.

Süleyman Ateş

Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.

Süleymaniye Vakfı

Artık orada ne ölür ne de yaşar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra orada ne ölecek, ne de hayat sürecektir.

Şaban Piriş

Orada ne ölür; ne de yaşar.

Tefhim-ul Kuran

Sonra onun içinde o, ne ölur, ne de yaşar.

Ümit Şimşek

Ne ölür, ne de yaşar orada.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O orada nə öləcək, nə də yaşaya biləcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Orada nə öləcək, nə də yaşayacaqdır! (Nə ölü kimi ölü, nə də diri kimi diri olacaqdır!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dort wird er weder sterben noch leben.

Almanca — Der Edle Quran

darin wird er hierauf weder sterben noch leben.

Almanca — M. A. Rassoul

und in ihm wird er weder sterben noch leben.

Almanca — Muhammad Zaidan

dann darin weder stirbt, noch lebt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Wherein he does not die nor live or respire.

Abdul Haleem

where they will neither die nor live.

Abdullah Yusuf Ali

In which they will then neither die nor live.

Abul A'la Maududi

Then he will neither die in it, nor live.

Aisha Bewley

and then neither die nor live in it.

Al-Hilali & Khan

There he will neither die (to be in rest) nor live (a good living).

Ali Quli Qarai

then neither live in it, nor die.

Amatul Rahman Omar

Then he shall neither die therein nor live.

Arthur John Arberry

then he shall neither die therein, nor live.

Bijan Moeinian

… end up in the great Hell Fire where they will neither die nor enjoy the life.

E. Henry Palmer

and then therein shall neither die nor live!

Edip-Layth

Then he will neither die in it nor live.

George Sale

wherein he shall not die, neither shall he live.

Hamid S. Aziz

Wherein he shall neither die nor live!

Mahmoud Ghali

Thereafter he will neither die therein, nor live.

Marmaduke Pickthall

Wherein he will neither die nor live.

Mohamed Ahmed - Samira

In which he will neither die nor live.

Muhammad Asad

wherein he will neither die nor remain alive.

Mustafa Khattab

where they will not ˹be able to˺ live or die.

Progressive Muslims

Then he will neither die in it nor live.

Sahih International

Neither dying therein nor living.

Sam Gerrans

Then will he neither die therein nor live.

Shabbir Ahmed

Wherein he neither dies nor lives. Mere survival!

Syed Vickar Ahamed

In which they will neither die nor live.

Taqi Usmani

then he will neither die therein, nor live (a desirable life).

The Monotheist Group

Then he will neither die in it nor live.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

où il ne mourra ni ne vivra.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê ew di cehenemê de, ne dimire ne jî sax dibe (her û her di ezabê dijwar de dimîne).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zal daarin dan niet sterven en niet leven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarin hij sterven noch leven zal.

Hollandaca — Siregar

Hij zal dan daarin niet sterven en niet leven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом он [неверующий] не умрет [не избавится от мучений] в нем [в Аду] и не будет жить [не будет ни на миг облегчено ему вечное наказание].

Rusça — Osmanov

И не будет он там ни жить, ни умирать.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

där han varken kan dö eller leva.