- Türkçe anlamı
- Gece yıldızı / Şiddetle çarpan, vuran, gece gelen şey / Yol
- İsminin kaynağı
- 1. âyetteki "et-Târık" kelimesi
- Hangi cüzde
- 30: Tamamı
Nüzul sırası (araştırmacılara göre değişir) — 36.
وَالسَّمَاءِ وَالطَّارِقِ
ve s-semāi ve T-Tāriḳi
Göğe ve tarıka andolsun.
وَمَا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُ
ve mā edrāke mā T-Tāriḳu
Tarıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُ
n-necmu ṧ-ṧāḳibu
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
in kullu nefsin lemmā ǎleyhā HāfiZun
Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَ
fe l yenZuri l-insānu mimme ḣuliḳa
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
خُلِقَ مِنْ مَاءٍ دَافِقٍ
ḣuliḳa min māin dāfiḳin
Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı.
يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ
yeḣrucu min beyni S-Sulbi ve t-terāibi
Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.
اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِهِ لَقَادِرٌ
innehu ǎlā rac'ǐhi le ḳādirun
Şüphesiz Allah'ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ
yevme tublā s-serāiru
Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla!
فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
fe mā lehu min ḳuvvetin ve lā nāSirin
(O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الرَّجْعِ
ve s-semāi ƶāti r-rac'ǐ
Yağmurlu göğe andolsun,
وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ
ve l-erDi ƶāti S-Sad'ǐ
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
innehu le ḳavlun feSlun
Şüphesiz o Kur'an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ
ve mā huve bi l-hezli
O, boş bir söz değildir.
اِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
innehum yekīdūne keyden
Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
وَاَكِيدُ كَيْدًا
ve ekīdu keyden
Ben de bir tuzak kurarım.
فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
fe mehhili l-kāfirīne emhilhum ruveyden
Artık sen inkarcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!