Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.

ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذِي كُنْتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ

ṧumme yuḳālu hāƶā elleƶī kuntum bihi tukeƶƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra denir ki: İşte buydu yalanladığınız.

Adem Uğur

Sonra onlara: "İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur" denilir.

Ahmed Hulusi

Sonra: "İşte bu, yalanladığınız şeydir" denilir.

Ahmet Tekin

Dahası, onlara: 'İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir.' denilecek.

Ahmet Varol

Sonra: 'İşte bu yalanlamakta olduğunuz şeydir' denir.

Ali Bulaç

Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.

Ali Fikri Yavuz

Sonra (onlara) şöyle denilecek: “- İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azab) budur.”

Ali Rıza Safa

Sonra, şöyle denilecek: "İşte, yalanladığınız budur!"

Bayraktar Bayraklı

- Sonra onlar cehenneme gireceklerdir. Sonra kendilerine, "İşte yalanladığınız budur" denilecektir.

Bekir Sadak

Sonra da: «Yalanlayip durdugunuz iste budur» denecektir.

Celal Yıldırım

Sonra da, «İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!» denilecek.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra da onlara, “İşte inkâr etmiş olduğunuz cehennem budur!” denilecektir.

Diyanet İşleri

Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Sonra da: 'yalanlayıp durduğunuz işte budur' denecektir.

Diyanet Vakfi

Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra da onlara: «İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir» denilecek.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da onlara: "İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!" denilecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da denecek: işte bu, sizin o tekzib edip durduğunuz

Erhan Aktaş

Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.

Fizilal-il Kuran

Sonra da onlara: «İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir» denilecek.

Gültekin Onan

Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.

Hamdi Döndüren

Sonra da, “İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!” denilecektir.

Hasan Basri Çantay

Sonra da (onlara) "İşte (bu azab) sizin yalan saymakda devam etdiğiniz şeydir" denilecek.

Hasib Asutay

Sonra da onlara, 'İşte sizin yalanladığınız (şey) budur' denilir.

Hayrat Neşriyat

Sonra da (onlara): 'İşte kendisini yalanlamakta olduğunuz (azab), budur!' denilecektir.

İbni Kesir

Sonra da onlara; yalanlayıp durduğunuz işte budur, denilecektir.

Mehmet Okuyan

Sonra (kendilerine) “Yalanlamış olduğunuz (cehennem) işte budur.” denecektir.

Muhammed Esed

ve kendilerine, "Bu, işte sizin yalanlamaya düşkün olduğunuz (şey)dir!" denilecek.

Mustafa İslamoğlu

sonra kendilerine denilecek ki: "işte sizin yalanlamayı adet edindiğiniz hakikat budur".

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra denilir ki: «İşte bu, sizin kendisini yalanladığınız şeydir.»

Ömer Öngüt

Sonra da onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz şey budur!" denilecektir.

Suat Yıldırım

Sonra kendilerine: "İşte size yalan saydığınız cehennem!" denilir.

Süleyman Ateş

Sonra da: "İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!" denilecektir.

Süleymaniye Vakfı

Sonra onlara: "İşte bu, hakkında yalana sarılıp durduğunuz şeydir!" denilecek.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra onlara şöyle denecektir: "İşte sizin yalan saydığınız budur."

Şaban Piriş

Sonra da onlara denilecek ki: -Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.

Tefhim-ul Kuran

Sonra onlara: «İşte sizin yalanlamakta olduğunuz budur» denir.

Ümit Şimşek

Sonra da onlara 'İşte budur yalanladığınız şey!' denecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və onlara deyiləcək: “Budur sizin yalan hesab etdiyiniz Cəhənnəm!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra da onlara: ″Bu sizin (dünyada) yalan saydığınız (Cəhənnəmdir)!″ deyiləcəkdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihnen wird dann gesagt werden: ʺDas ist die Strafe, die ihr für eine Lüge erklärt hattet.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf wird gesagt werden: ʺDas ist das, was ihr für Lüge zu erklären pflegtet.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und es wird gesprochen werden: ʺDies ist es, was ihr zu leugnen pflegtet!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann wird ihnen gesagt: ʺDies ist das, was ihr abzuleugnen pflegtet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall they be told: "This is the truth which you had always denied to satisfy your vain desire".

Abdul Haleem

and they will be told, ‘This is what you called a lie.’

Abdullah Yusuf Ali

Further, it will be said to them: "This is the (reality) which ye rejected as false!

Abul A'la Maududi

whereafter they will be told: "This is what you used to give the lie to."

Aisha Bewley

Then they will be told, ‘This is what you denied. ’

Al-Hilali & Khan

Then, it will be said to them: "This is what you used to deny!"

Ali Quli Qarai

then told, ‘This is what you used to deny!’

Amatul Rahman Omar

Then it shall be said (to them), `This is that (very punishment) which you used to cry lies to. '

Arthur John Arberry

Then it shall be said to them, 'This is that you cried lies to. '

Bijan Moeinian

Then they will be told: "This is the Fire that you used to joke about it. "

E. Henry Palmer

then it shall be said, 'This is what ye once did call a lie!'

Edip-Layth

Then it will be said, "This is what you used to deny!"

George Sale

Then shall it be said unto them, by the infernal guards, this is what ye denied as a falsehood.

Hamid S. Aziz

Then shall it be said, "This is what you gave the lie to. "

Mahmoud Ghali

Thereafter it will be said (to them), "This is what you cried lies to. "

Marmaduke Pickthall

And it will be said (unto them): This is that which ye used to deny.

Mohamed Ahmed - Samira

They will then be told: "This is what you had denied. "

Muhammad Asad

and be told: "This is the [very thing] to which you were wont to give the lie!"

Mustafa Khattab

and then be told, "This is what you used to deny."

Progressive Muslims

Then it will be said: "This is what you used to deny!"

Sahih International

Then it will be said [to them], "This is what you used to deny. "

Sam Gerrans

Then will it be said: “This is that which you denied.”

Shabbir Ahmed

And it will be said, "This is that which you used to deny. "

Syed Vickar Ahamed

Further, it will be said to them: This is the (reality), which you rejected as false!

Taqi Usmani

Then it will be said, "This is what you used to deny."

The Monotheist Group

Then it will be said: "This is what you used to deny!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

on (leur) dira alors: ʺVoilà ce que vous traitiez de mensonge!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê, melayîket û dergehvan ji wan re dibêjin: Ha ev e, ew (ezabê) ku we pê bawerî nedianî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En dan zal gezegd worden: ʺDit is het wat jullie loochenden!ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dan zullen de wachters der hel tot hen zeggen: Dit is, wat gij als een valschheid hebt geloochend.

Hollandaca — Siregar

Daarop wordt gezegd: ʺDit is dat wat jullie plachten te loochenen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом будет сказано (им): «Это – то, что вы считали ложью!»

Rusça — Osmanov

Наконец, им скажут: ʺЭто то, что вы отрицалиʺ.