O, gayb hakkında cimri değildir.
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ
ve mā huve ǎlā l-ğaybi bi Danīnin
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا | ve mā | ve değildir | |
| 2 | هُوَ | huve | O | |
| 3 | عَلَى | ǎlā | hakkında | |
| 4 | الْغَيْبِ | l-ğaybi | غ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişi | gayb |
| 5 | بِضَنِينٍ | bi Danīnin | ض ن نCimri, inatçı, eli sıkı veya aç gözlü hale geldi. Çok değer verilen ve inatla sahip çıkılan bir şey. Cesur, yürekli veya güçlü kalpli. | cimri |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Arkadaşınız, gizli şeyler hakkında da nekes değildir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Arkadaşınız, gizli şeyler hakkında da nekes değildir.
Adem Uğur
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Ahmed Hulusi
O, gayb hakkında cimri değildir!
Ahmet Tekin
Peygamber, fizik ve bilgi alanı ötesiyle, gayb âlemi ile ilgili bilgilerde cimri de kıskanç da değildir, zan ve töhmet altında da bırakılamaz.
Ahmet Varol
O gayb haberlerinden kıskançlık edip bir şeyi saklamaz. [5]
Ali Bulaç
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
Ali Fikri Yavuz
Peygamber, vahy üzerine itham edilir de değil...
Ali Rıza Safa
Gizli gerçeklerin bilgisinden dolayı kıskanan birisi değildir.
Bayraktar Bayraklı
- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.
Bekir Sadak
Peygamber, gorulmeyenler hakkinda soylediklerinden oturu tohmet altinda tutulamaz.
Celal Yıldırım
O (Muhammed) gaybe karşı suç zanlısı veya cimri de değildir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O, gayba ait bilgileri sizden esirgemez.
Diyanet İşleri
O, gayb hakkında cimri değildir.
Diyanet İşleri (eski)
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.
Diyanet Vakfi
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O, gayb hakkında cimri de değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o ğayb üzerine kıskanılır değil
Erhan Aktaş
O vahyi gizlemez.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O vahyi gizlemez.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O vahyi gizlemez.
Fizilal-il Kuran
O, gayb hakkında töhmet altında tutulamaz.
Gültekin Onan
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
Hamdi Döndüren
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Hasan Basri Çantay
O gaybden dolayı asla suçlu da değildir.
Hasib Asutay
O gayb hakkında cimri değildir. (7) (7. Yani Hz. Peygamber vahiy yoluyla aldığı bilgileri olduğu gibi tebliğ etmektedir.)
Hayrat Neşriyat
Ve o, gayb hakkında cimri değildir (aldığı vahyi aynen teblîğ eder)!
İbni Kesir
Gaybdan ötürü o, asla suçlu da değildir.
Mehmet Okuyan
O, gayb (bilinemeyenler) hakkında asla cimri değildir.
Muhammed Esed
o, (başka birine vahyedilmiş olan) insan kavrayışının ötesindeki şeylerin bilgisinden dolayı onları kıskanan biri değildir.
Mustafa İslamoğlu
kaldı ki o, görünmeyenin bilgisi üzerinde tekel kurup (onu saklayan) biri de değildir;
Ömer Nasuhi Bilmen
(23-25) Andolsun ki, onu apaçık ufukta gördü. Ve o, (peygamber) gaybe ait hususta behil değildir. Ve o, tardedilen bir şeytanın sözü değildir.
Ömer Öngüt
O (Peygamber), gayb haberlerini vermede aslâ cimri değildir.
Suat Yıldırım
O, vahiy hususunda cimri davranan, vahyi sizden esirgeyen bir zat değildir. Vahiy hakkında her türlü töhmetten de uzaktır.
Süleyman Ateş
O, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz.
Süleymaniye Vakfı
O, (kendisine bildirilen) gaybı /Kur'an'daki bilgileri kimseden saklayacak değildir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendindeki gayb bilgisini kimseden saklamaz.
Şaban Piriş
O, gayb hakkında suçlanacak değildir.
Tefhim-ul Kuran
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz).
Ümit Şimşek
O, vahyedileni açıklamakta cimrilik etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
O, gayb konusunda cimri değildir.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
O, qeybdən də xəsislik edən deyildir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er (Muhammad) ist nicht nachlässig bei der Verkündigung der Offenbarung (des Verborgenen).
Almanca — Der Edle Quran
und er hält nicht aus Geiz das Verborgene zurück.
Almanca — M. A. Rassoul
Und er ist weder geizig hinsichtlich des Verborgenen
Almanca — Muhammad Zaidan
Und er ist mit dem Verborgenen (Wahy) nicht enthaltsam.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Nor should he be accused of withholding any heavenly or divine knowledge of the unseen,
Abdul Haleem
He does not withhold what is revealed to him from beyond.
Abdullah Yusuf Ali
Neither doth he withhold grudgingly a knowledge of the Unseen.
Abul A'la Maududi
nor does he grudge (conveying this knowledge about) the Unseen;
Aisha Bewley
Nor is he miserly with the Unseen.
Al-Hilali & Khan
And he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) withholds not a knowledge of the Unseen.
Ali Quli Qarai
and he is not miserly concerning the Unseen.
Amatul Rahman Omar
And he is not at all niggardly, nor a forgerer in disclosing the hidden realties.
Arthur John Arberry
he is not niggardly of the Unseen.
Bijan Moeinian
And that he is not hiding any knowledge of him of unseen.
E. Henry Palmer
nor does he grudge to communicate the unseen.
Edip-Layth
He has no knowledge of the future.
George Sale
And he suspected not the secrets revealed unto him.
Hamid S. Aziz
Nor is he a tenacious concealer of the unseen.
Mahmoud Ghali
And in no way is he reluctant with the Unseen (i. e., the Prophet saw Jibrîl).
Marmaduke Pickthall
And he is not avid of the Unseen.
Mohamed Ahmed - Samira
He is not chary of making public what is unknown.
Muhammad Asad
and he is not one to begrudge others the knowledge [of whatever has been revealed to him] out of that which is beyond the reach of human Perception.
Mustafa Khattab
and he does not withhold ˹what is revealed to him of˺ the unseen.
Progressive Muslims
And he has no knowledge of the future.
Sahih International
And Muúammad is not a withholder of [knowledge of] the unseen.
Sam Gerrans
And he is not niggardly of the Unseen.
Shabbir Ahmed
And he withholds not in secret the least bit of the Revelation.
Syed Vickar Ahamed
And he does not withhold purposely any knowledge of the unseen.
Taqi Usmani
And he (the Prophet) is not stingy about (the news of) the unseen.
The Monotheist Group
And he has no knowledge of the future.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et il ne garde pas avarement pour lui-même ce qui lui a été révélé.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew der barê wehyê de ne bexîl e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij is niet gierig met (mededelingen over) het verborgene
Hollandaca — Salomo Keyzer
En hij verdenkt de geheimen niet, die hem werden geopenbaard.
Hollandaca — Siregar
En hij is niet achterhoudend (met berichten) over het onwaarneembare.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и он [Пророк] не скупится передавать сокровенное [откровения, которые он получает от Аллаха],
Rusça — Osmanov
и он (т. е. Мухаммад) не скупится сообщить другим [поведанное ему] сокровенное откровение.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och han undanhåller ingenting av (vad han fått veta av) det som är dolt för människor.