O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ
vucūhun yevmeiƶin musfiratun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وُجُوهٌ | vucūhun | و ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. | yüzler (var ki) |
| 2 | يَوْمَئِذٍ | yevmeiƶin | o gün | |
| 3 | مُسْفِرَةٌ | musfiratun | س ف رSeyahat etmek, yolculuk yapmak, gitmek, ortaya çıkarmak, parlak olmak, aydınlanmak, açığa çıkarmak, süpürmek, kazımak | parıl parıl |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Nice yüzler o gün parıl parıl parlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Nice yüzler o gün parıl parıl parlar.
Adem Uğur
O gün bir takım yüzler parıl parıl,
Ahmed Hulusi
O süreçte yüzler (vardır) parıldar!
Ahmet Tekin
O gün bazı yüzler pırıl pırıldır.
Ahmet Varol
Yüzler var ki, o gün parıl parıl parıldar.
Ali Bulaç
O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır;
Ali Fikri Yavuz
Bir takım yüzler vardır ki, o gün parıldar:
Ali Rıza Safa
O gün, kimi yüzler parıldar.
Bayraktar Bayraklı
- O gün birtakım yüzler parlak, güleç ve sevinçlidir.
Bekir Sadak
(38-39) O gun bir takim yuzler aydinliktir, gulmekte ve sevinmektedir.
Celal Yıldırım
Yüzler var ki o gün ışıl ışıl ışıldar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O gün birtakım yüzler parıldar;
Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
Diyanet İşleri (eski)
(38-39) O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
Diyanet Vakfi
(38-39) O gün bir takım yüzler parlak, güleç ve sevinçlidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün yüzler vardır ışılar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Yüzler vardır o gün ışılar
Erhan Aktaş
O Gün pırıl pırıl yüzler vardır;
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İzin Günü pırıl pırıl yüzler vardır;
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İzin Günü pırıl pırıl yüzler vardır;
Fizilal-il Kuran
Bazı yüzler o gün parıl parıldır.
Gültekin Onan
O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır;
Hamdi Döndüren
Yüzler var ki o gün ışıl ışıl,
Hasan Basri Çantay
O gün yüzler vardır; parıl parıl parlayıcıdır,
Hasib Asutay
O gün yüzler vardır, parıl parıldır.
Hayrat Neşriyat
(38-39) O gün öyle yüzler vardır ki, parlaktır, güleçtir, sevinçlidir!
İbni Kesir
O gün; yüzler vardır, parıl parıl parlar.
Mehmet Okuyan
O gün bazı yüzler aydınlıktır (adeta ışık saçar).
Muhammed Esed
Bazı yüzler o Gün mutlulukla parıldayacak,
Mustafa İslamoğlu
Bazı yüzler vardır: o gün ışıl ışıl, ağardıkça ağaracak;
Ömer Nasuhi Bilmen
(38-39) O günde birtakım yüzler parıldanır. Gülücüdür, sevinicidir.
Ömer Öngüt
O gün bir takım yüzler vardır, parıl parıldır.
Suat Yıldırım
Yüzler vardır o gün pırıl pırıldır.
Süleyman Ateş
Yüzler var ki o gün parıl parıl,
Süleymaniye Vakfı
O gün kimi yüzler de parıl parıl parıldar,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kimi yüzler de ışık saçacak,
Şaban Piriş
Yüzler vardır o gün apaydınlık.
Tefhim-ul Kuran
O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır:
Ümit Şimşek
Yüzler vardır o gün parıl parıl,
Yaşar Nuri Öztürk
Yüzler vardır o gün, pırıl pırıl,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O gün neçə-neçə üzlər parlayacaq,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O gün bir çox üzlər parlayacaq,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
An diesem Tag werden manche Gesichter strahlen,
Almanca — Der Edle Quran
(Die einen) Gesichter werden an jenem Tag erstrahlen,
Almanca — M. A. Rassoul
An jenem Tage werden manche Gesichter strahlend sein
Almanca — Muhammad Zaidan
Strahlende Gesichter gibt es an diesem Tag,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Some faces will then be beaming,
Abdul Haleem
on that Day some faces will be beaming,
Abdullah Yusuf Ali
Some faces that Day will be beaming,
Abul A'la Maududi
Some faces on that Day shall be beaming with happiness,
Aisha Bewley
That Day some faces will be radiant,
Al-Hilali & Khan
Some faces that Day will be bright (true believers of Islâmic Monotheism),
Ali Quli Qarai
That day some faces will be bright,
Amatul Rahman Omar
Some faces, that day, will be beaming,
Arthur John Arberry
Some faces on that day shall shine
Bijan Moeinian
Some faces in that day will be bright, …
E. Henry Palmer
Faces on that day shall be bright, -
Edip-Layth
On that day are faces which are openly displayed.
George Sale
On that day the faces of some shall be bright,
Hamid S. Aziz
Many faces on that Day shall be bright as dawn (or beaming with light),
Mahmoud Ghali
(Some) faces upon that Day will be shining,
Marmaduke Pickthall
On that day faces will be bright as dawn,
Mohamed Ahmed - Samira
Many faces will that day be bright,
Muhammad Asad
Some faces will on that Day be bright with happiness,
Mustafa Khattab
On that Day ˹some˺ faces will be bright,
Progressive Muslims
Faces on that Day which are openly displayed.
Sahih International
[Some] faces, that Day, will be bright -
Sam Gerrans
Faces, that day, will be bright,
Shabbir Ahmed
Some faces on that Day will be bright as dawn.
Syed Vickar Ahamed
Some faces that Day will be shining,
Taqi Usmani
Many faces, on that day, will be bright,
The Monotheist Group
Faces on that Day which are openly displayed.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ce jour-là, il y aura des visages rayonnants,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wê rojê, hin rû hene ku geş in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Gezichten zullen er op die dag stralend zijn,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Op dien dag zullen de aangezichten van sommigen schitteren.
Hollandaca — Siregar
Gezichten (van de gelovigen) zullen op die Dag stralen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Лица (верующих) в тот день (будут) открытые,
Rusça — Osmanov
в тот день одни лица сияют [от счастья],
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Den Dagen kommer några ansikten att stråla av glädje,