Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
اَنَّا صَبَبْنَا الْمَاءَ صَبًّا
ennā Sabebnā l-māe Sabben
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اَنَّا | ennā | biz | |
| 2 | صَبَبْنَا | Sabebnā | ص ب بDökmek, dökülmek. Sabbun - dökme eylemi. Sabban - yoğun şekilde dökme eylemi. | döktük |
| 3 | الْمَاءَ | l-māe | م و هsu, yağmur | suyu |
| 4 | صَبًّا | Sabben | ص ب بDökmek, dökülmek. Sabbun - dökme eylemi. Sabban - yoğun şekilde dökme eylemi. | iyice döküşle |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz, bir yağmurdur, yağdırdık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz, bir yağmurdur, yağdırdık.
Adem Uğur
Yağmurlar yağdırdık,
Ahmed Hulusi
Doğrusu biz o suyu bolca akıtıp döktük.
Ahmet Tekin
Doyurucu, bereketli yağmurlar yağdırdık.
Ahmet Varol
Şüphesiz biz suyu döktükçe döktük.
Ali Bulaç
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Ali Rıza Safa
Suyu akıttıkça akıttık.
Bayraktar Bayraklı
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Bekir Sadak
Dogrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki biz suyu döker de dökeriz, (İhtiyaç nisbetinde yağmur yağdırırız).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz bolca su indirdik.
Diyanet İşleri
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Diyanet İşleri (eski)
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
Diyanet Vakfi
(25-32) Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz o suyu bol bol döktük.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz, o suyu bir döküş (bol bol) dökmekteyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o suyu bir döküş dökmekteyiz
Erhan Aktaş
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Fizilal-il Kuran
O suyu döktükçe döktük.
Gültekin Onan
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Hamdi Döndüren
Biz gerçekten yağmuru bol bol yağdırdık.
Hasan Basri Çantay
Hakıykat biz, o suyu (yağmuru) bol bol dökdük.
Hasib Asutay
Şüphesiz biz suyu (yağmuru) akıttıkça akıttık.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki biz, suyu (buluttan) bol bol döktük.
İbni Kesir
Doğrusu Biz; o suyu, bol bol indirdik.
Mehmet Okuyan
Suyu bolca indirdik.
Muhammed Esed
(nasıl) suyu bolca indirmekteyiz;
Mustafa İslamoğlu
Elbet suyu tarifsiz bir cömertlikle Biz indirmekteyiz;
Ömer Nasuhi Bilmen
(25-27) Şüphe yok ki, bir suyu bir dökmekle döküverdik. Sonra yeri bir yarmakla yarıverdik. Artık onda daneler bitirdik.
Ömer Öngüt
Doğrusu biz suyu bol bol indirdik.
Suat Yıldırım
(24-31) Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
Süleyman Ateş
Biz suyu iyice döktük.
Süleymaniye Vakfı
Suyu (gökten) bol bol, biz boşalttık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Suyu, bolca biz yağdırdık.
Şaban Piriş
Ki, biz suyu döktükçe döktük.
Tefhim-ul Kuran
Hiç şüphe yok biz, suyu akıttıkça akıttık,
Ümit Şimşek
Biz suyu bol bol yağdırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz suyu döktük de döktük.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, yağışı bol-bol Biz yağdırırıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, Biz yağışı bol yağdırdıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir lassen das Wasser in Strömen regnen,
Almanca — Der Edle Quran
Wir gießen ja Güsse von Wasser,
Almanca — M. A. Rassoul
Siehe, Wir gossen das Wasser in Fülle aus.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, WIR ließen das Wasser im Gießen gießen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We poured down rain-water in quantities which stream and flow,
Abdul Haleem
We pour down abundant water
Abdullah Yusuf Ali
For that We pour forth water in abundance,
Abul A'la Maududi
We poured water, pouring it in great abundance,
Aisha Bewley
We pour down plentiful water,
Al-Hilali & Khan
We pour forth water in abundance.
Ali Quli Qarai
We poured down water plenteously,
Amatul Rahman Omar
How (at first) We pour down water in abundance,
Arthur John Arberry
We poured out the rains abundantly,
Bijan Moeinian
God pour downs lots of water from…
E. Henry Palmer
Verily, we have poured the water out in torrents:
Edip-Layth
We have poured the water abundantly.
George Sale
We pour down water by showers;
Hamid S. Aziz
That We pour down the water in abundance,
Mahmoud Ghali
(For) that We poured water in abundance, (Literally: with abundant pouring)
Marmaduke Pickthall
How We pour water in showers
Mohamed Ahmed - Samira
We poured down rain abundantly,
Muhammad Asad
[how it is] that We pour down water, pouring it down abundantly;
Mustafa Khattab
how We pour down rain in abundance
Progressive Muslims
We have poured the water abundantly.
Sahih International
How We poured down water in torrents,
Sam Gerrans
That We poured water in showers;
Shabbir Ahmed
How We pour water in showers.
Syed Vickar Ahamed
For that We pour forth water in plenty,
Taqi Usmani
how well We poured water,
The Monotheist Group
We have poured the water abundantly.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest Nous qui versons lʹeau abondante,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me av ji ewran barand.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dat Wij het water in gutsen uitgieten,
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, Wij doen het water in stromen neerkomen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
как Мы пролили воду ливнем,
Rusça — Osmanov
по Нашему велению обильно проливаются ливни,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi sänder ned regn i riklig mängd