(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْدِيكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبِيدِ

ƶālike bimā ḳaddemet eydīkum ve enne (a)llahe leyse bi Zellāmin li l-'ǎbīdi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikeişte bu
2بِمَاbimāyüzündendir
3قَدَّمَتْḳaddemetق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.yapıp öne sürdüğü işler
4اَيْدِيكُمْeydīkumي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitellerinizin
5وَاَنَّve enneyoksa şüphesiz
6اللّٰهَ(a)llaheAllah
7لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirdeğildir
8بِظَلَّامٍbi Zellāminظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmedici
9لِلْعَبِيدِli l-'ǎbīdiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkullara

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu, evvelce ellerinizle kendinize hazırladığınız şeydir ve şüphe yok ki Allah, kullarına zulmetmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu, evvelce ellerinizle kendinize hazırladığınız şeydir ve şüphe yok ki Allah, kullarına zulmetmez.

Adem Uğur

İşte bu, ellerinizle yaptığınız yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir.

Ahmed Hulusi

"Bu, yaptıklarınızın getirisidir! Allah, kullarına zulmedici değildir!"

Ahmet Tekin

İşte bu, sizin dünyada kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Allah kullarına zâlimce davranan biri değildir.

Ahmet Varol

Bu sizin kendi ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına haksızlık etmez.'

Ali Bulaç

Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir.

Ali Fikri Yavuz

Bunun sebebi ellerinizin önceden yaptığı (şeyler) yüzündendir, bir de Allah’ın, kullarına zulüm yapmadığındandır.

Ali Rıza Safa

"Kendi elinizle yaptıklarınızın karşılığı, işte budur. Çünkü kuşkusuz, Allah, kullara haksızlık yapmaz!"

Bayraktar Bayraklı

İşte bu, ellerinizle yapıp ettikleriniz yüzündendir. Şüphesiz Allah, kullara zulmedici değildir.

Bekir Sadak

(50-51) Melekler, inkar edenlerin yuzlerine ve sirtlarina vurarak, «Yakici azabi tadin, bu, kendi ellerinizle yaptiginizin karsiligidir» diyerek canlarini alirken bir gorseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.

Celal Yıldırım

işte bu sizin ellerinizin işleyip öne sürdüğünüzün karşılığıdır ve elbette Allah kullarına zulmedici değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte bu, ellerinizle yapıp ettikleriniz yüzündendir ve kuşkusuz Allah kullara asla zulmedici değildir

Diyanet İşleri

(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

Diyanet İşleri (eski)

(50-51) Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, 'Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır' diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.

Diyanet Vakfi

İşte bu, ellerinizle yaptığınız yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur. Hiç şüphesiz Allah, kullarına hiçbir şekilde zalim biri değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, sizin kendi ellerinizle önceden yaptıklarınızın karşılığı ve Allah'ın kullarına haksızlık etmemesindendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu işte sizin kendi ellerinizin takdim ettiği yüzünden ve Allahın kullarına zulümkar olmadığındandır.

Erhan Aktaş

İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.

Fizilal-il Kuran

İşte bu vaktiyle kendi ellerinizle hazırladığınız bir sonuçtur. Yoksa Allah kesinlikle kullarına haksızlık etmez.

Gültekin Onan

Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği (işler) yüzündendir. Yoksa kuşkusuz Tanrı kullara zulmedici değildir.

Hamdi Döndüren

“İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah, kullarına zulmedici değildir.”

Hasan Basri Çantay

Bunun sebebi, ellerinizin önce yapdığıdır, bir de Allahın, kullarına hakikaten zulümkar olmadığıdır.

Hasib Asutay

İşte bu, ellerinizin önceden (yapıp) öne sürdüğü işler yüzündendir, yoksa Allah kullarına asla zulmedici değildir.

Hayrat Neşriyat

İşte bu (azab), ellerinizin takdîm ettiği şeyler (daha önce işlediği günahlar)yüzündendir; yoksa, şübhesiz ki Allah kullar(ın)a zulümkâr değildir.

İbni Kesir

İşte bu; ellerinizin yaptığının karşılığıdır. Muhakkak ki Allah; kullarına asla zulmedici değildir.

Mehmet Okuyan

İşte bu, ellerinizle hazırladığınız şeyler (kendiniz) yüzündendir. Şüphesiz ki Allah kullarına asla haksızlık edici değildir.

Muhammed Esed

"kendi ellerinizle işlediğiniz (günahların) karşılığıdır bu; yoksa Allah asla kullarına haksızlık yapmaz!"

Mustafa İslamoğlu

bu, öz ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır; değilse Allah'ın kullarına haksızlık yapma ihtimali bulunmamaktadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bu, işte ellerinizin takdim ettiği şey yüzündendir. Ve şüphe yok ki Allah Teâlâ kulları için zulmeder değildir.

Ömer Öngüt

İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah kullarına zulmetmez.

Suat Yıldırım

"İşte bu, sizin ellerinizin işleyip öne sürdüğü işlerin karşılığıdır; yoksa Allah asla kullarına zulmetmez."

Süleyman Ateş

"İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah, kullara zulmedici değildir."

Süleymaniye Vakfı

"Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına asla haksızlık etmez."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz, ne ettiyseniz onu buldunuz. Allah, hiçbir kuluna haksızlık yapmaz.

Şaban Piriş

Bu kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır diyerek canlarını alırken bir görseydin! Allah, kullarına zulmedici değildir.

Tefhim-ul Kuran

Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir.

Ümit Şimşek

Bu sizin kendi elinizle hazırladığınız şeydir. Yoksa Allah kullarına hiçbir zaman haksızlık etmez.

Yaşar Nuri Öztürk

"İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir. Allah, kullara asla zulmetmez."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu, öz əllərinizlə etdiyiniz əməllərə görədir. Yoxsa Allah qullarına zülm edən deyildir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu (əzab) sizin öz əllərinizlə qazandığınız (əllərinizin törətdiyi) günahlara görədir. Yoxsa Allah bəndələrinə əsla zülm edən deyildir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dieses wegen der von euch begangenen Untaten. Gott ist keineswegs ungerecht Seinen Dienern gegenüber.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Dies (geschieht) wegen dessen, was eure Hände vorausgeschickt haben, und deshalb, weil Allah keiner ist, der den Menschen Unrecht zufügt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Dies (geschieht) um dessentwillen, was eure Hände (euch) vorausgeschickt haben; und (wisset), daß Allah niemals ungerecht gegen die Diener ist.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies ist für das, was ihr euch erworben habt. Und gewiß ist ALLAH den Dienern in keiner Weise ein Unrecht- Zufügender.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"This is in the train of the evil deeds your wrongful and unclean have committed, and Allah is not unjust to His servants".

Abdul Haleem

This is caused by what your own hands have stored up for you: God is never unjust to His creatures.’

Abdullah Yusuf Ali

"Because of (the deeds) which your (own) hands sent forth; for Allah is never unjust to His servants:

Abul A'la Maududi

This is your punishment for what your hands wrought. Allah is not unjust in the least to His creatures.'

Aisha Bewley

That is for what you did. Allah does not wrong His slaves.’

Al-Hilali & Khan

"This is because of that which your hands had forwarded. And verily, Allâh is not unjust to His slaves."

Ali Quli Qarai

That is because of what your hands have sent ahead, and because Allah is not tyrannical to the servants. ’

Amatul Rahman Omar

`This (punishment) is because of (the deeds) which your (own) hands have sent forward and (know) Allâh is by no means unjust to His servants. '

Arthur John Arberry

that, for what your hands have forwarded, and for that God is never unjust unto His servants. '

Bijan Moeinian

"This [misfortune] is what you, yourselves, have earned as God is not unjust towards His servants. "

E. Henry Palmer

that is for what your hands have sent on before; and for that God is no unjust one towards his servants. '

Edip-Layth

"This is for what your hands have put forth, and God does not wrong the servants."

George Sale

This shall ye suffer for that which your hands have sent before you; and because God is not unjust towards his servants.

Hamid S. Aziz

This is for what your hands have sent on before you; and know that Allah is no tyrant to his servants. "

Mahmoud Ghali

That (is) for what your hands have forwarded, and for that Allah is not in the least unjust to (His) slaves.

Marmaduke Pickthall

This is for that which your own hands have sent before (to the Judgment), and (know) that Allah is not a tyrant to His slaves.

Mohamed Ahmed - Samira

For what you have brought upon yourselves. " God is surely not unjust to His creatures, (they are unjust to themselves).

Muhammad Asad

in return for what your own hands have wrought - for, never does God do the least wrong to His creatures!"

Mustafa Khattab

This is ˹the reward˺ for what your hands have done. And Allah is never unjust to ˹His˺ creation."

Progressive Muslims

"This is for what your hands have put forth, and God does not wrong the servants. "

Sahih International

That is for what your hands have put forth [of evil] and because Allah is not ever unjust to His servants. "

Sam Gerrans

“For it is that your hands have sent ahead, and that God is not unjust to His servants!”

Shabbir Ahmed

"It is the result of your deeds that you sent forth with your own hands. Allah is never a tyrant to His servants."

Syed Vickar Ahamed

"This is because of what your hands sent forward: Verily, Allah is never unjust to His servants:

Taqi Usmani

That is due to what your hands sent ahead, and that Allah is not cruel to (His) servants."

The Monotheist Group

"This is for what your hands have delivered, and God does not wrong the servants."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cela (le châtiment), pour ce que vos mains ont accompli.ʺ Et Allah nʹest point injuste envers les esclaves.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha ev, bi sedema ku destê we kiriye û bêguman Xwedê li bendeyê xwe tu zilmê nake.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat is voor wat jullie handen vroeger gedaan hebben en omdat God geen onrechtvaardige behandeling geeft aan de dienaren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit zult gij ondergaan, om hetgeen uwe handen voor u hebben verricht, en omdat God niet onrechtvaardig omtrent zijne dienaren is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это [наказание] (постигает вас) за то, что уготовали ваши руки [за ваше неверие, несправедливость, зло и грехи], и (знайте) что Аллах не притеснитель для (Своих) рабов [Аллах – справедлив, и это – Его справедливое решение]».

Rusça — Osmanov

за то, что сотворили ваши десницы, ведь Аллах не обижает [Своих] рабов.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

följden av vad ni har sänt framför er (till domen); Gud låter ingen av Sina tjänare lida orätt!ʺ