Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذِينَ كَفَرُوا الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ

ve lev terā iƶ yeteveffā (e)lleƶīne keferū l-melāiketu yeDribūne vucūhehum ve edbārahum ve ƶūḳū ǎƶābe l-Harīḳi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve keşke
2تَرٰٓىterāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görseydin
3اِذْ
4يَتَوَفَّىyeteveffāو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.canlarını alırken
5الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
6كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefareto inkar eden(leri)
7الْمَلٰٓئِكَةُl-melāiketuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.Melekler
8يَضْرِبُونَyeDribūneض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakvuruyorlar
9وُجُوهَهُمْvucūhehumو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzlerine
10وَاَدْبَارَهُمْve edbārahumد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.ve arkalarına
11وَذُوقُواve ƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duyguhaydi tadın
12عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabını
13الْحَرِيقِl-Harīḳiح ر قAteşe çekerek yakmak, kavurmak. Bir şeyi törpülemek, bir şeyin bir parçasını diğeriyle sürtmek, (dişleri) gıcırdatmak, dişleri gıcırdatarak gıcırtılı ses çıkarmak, son lokmasına kadar yemek, huyu kötü olmak, bir şeyin üzerine ateşle iz veya baskı yapmak, bir kişiyi veya şeyi ateşle yakmak, bir şeyi veya kişiyi tekrar tekrar yakmak, yanma acısına sebep olmak, bir kişiyi veya insanları üzmek/sıkıntı vermek/rahatsız etmek/taciz etmek/incitmek, bir kişiyi suçlamak veya azarlamak veya kınamak, itibarını zedelemek, bitki örtüsünü (soğuk hava veya hava durumu ile) büzmek/küçültmek/kurutmak/mahvetmek, bir kişiyi veya şeyi yok etmek/mahvolmak, yanmak veya yanmış olmak.yangın

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Melekler, kâfirlerin suratlarına ve sırtlarına vura vura canlarını alır ve şiddetle yakıcı azâbı tadın derlerken bir görmeliydin onları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Melekler, kâfirlerin suratlarına ve sırtlarına vura vura canlarını alır ve şiddetle yakıcı azâbı tadın derlerken bir görmeliydin onları.

Adem Uğur

Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve "Tadın yakıcı cehennem azabını" (diyerek) o kâfirlerin canlarını alırken onları bir görseydin!

Ahmed Hulusi

Melaikeyi, hakikat bilgisini inkar edenlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak ve "Tadın yakıp kavuran azabı" (diye) öldürürken bir görseydin!

Ahmet Tekin

Melekler kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak: 'Tadın harlı ateş azâbını' deyip onların ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirirken hallerini bir görseydin.

Ahmet Varol

Melekler inkar edenlerin, yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırlarken, bir görseydin! 'Tadın bakalım ateşin azabını!

Ali Bulaç

Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkar edenlerin canlarını alırken görmelisin.

Ali Fikri Yavuz

Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve : “- Tadın cehennem azabını” diyerek canlarını alırken bir görmeliydin!...

Ali Rıza Safa

Yüzlerine ve arkalarına vurarak, nankörlük edenlerin canlarını alırken, melekleri görseydin? "Tadın, yakıcı cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

Görseydin o inkar edenleri. Melekler onların canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve "Haydi yakıcı azabı tadın!" diyorlardı.

Bekir Sadak

(50-51) Melekler, inkar edenlerin yuzlerine ve sirtlarina vurarak, «Yakici azabi tadin, bu, kendi ellerinizle yaptiginizin karsiligidir» diyerek canlarini alirken bir gorseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.

Celal Yıldırım

Bir de melekler o küfredenlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve «tadın yakıcı azabı!» (diye diye) canlarını aldıklarını görmeliydin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Melekler, inkâr edenlerin suratlarına ve arkalarına vura vura, “Tadın bakalım yangın azabını!” diyerek canlarını alırken bir görseydin!

Diyanet İşleri

Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

Diyanet İşleri (eski)

(50-51) Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, 'Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır' diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.

Diyanet Vakfi

Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve «Tadın yakıcı cehennem azabını» (diyerek) o kâfirlerin canlarını alırken onları bir görseydin!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve «Tadın bakalım cehennem azabını!» diye diye canlarını alırken hallerini bir görmeliydin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de meleklerin, kafirlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vura vura: "Tadın bakalım yangın azabını!" dediklerini görmeliydin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de görseydin Melekler canlarını alırken o küfr edenlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura, tadın bakalım! diyerek: yangın azabını

Erhan Aktaş

Şayet görüp tanıklık etseydin eğer! Melekler, Kafirlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vuruyorlar ve "Kavurucu azabı tadın." diyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şayet görüp tanıklık etseydin eğer! Melekler, Kafirlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vuruyorlar ve "Kavurucu azabı tadın." diyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir görseydin! Melekler, gerçeği yalanlayan nankörlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vuruyorlar ve "Kavurucu azabı tadın. " diyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Melekler, kâfirlerin canlarını alırken keşki görseydiniz; onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak şöyle derler: «Yakıcı azabı tadınız bakalım.»

Gültekin Onan

Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o küfredenlerin canlarını alırken görmelisin.

Hamdi Döndüren

Melekler, o inkâr edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, “Tadın bakalım, cehennem azabını!” diyerek, canlarını alırken bir görseydin!

Hasan Basri Çantay

Melekler, o kafirlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve "Tadın cehennem azabını" (diye diye) canlarını alırken görmeliydin!

Hasib Asutay

Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve 'Tadın yakıcı (cehennem) azabını' (17) (diyerek) o kâfirlerin canlarını alırken onları bir görseydin! (17. 'Tadın' emri burada şimdiki zamana değil, geleceğe aittir.)

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Melekler o inkâr edenlerin canlarını alırken bir görseydin, onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve: 'Tadın Cehennemin (yakıcı)azâbını!' (diyorlardı).

İbni Kesir

Bir görseydin sen; hani melekler, küfredenlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve: Tadın yakıcı azabı, diyorlardı.

Mehmet Okuyan

Hani melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve “Tadın yakıcı azabı!” (diyerek) o kâfir olanların canlarını alırken onları bir görseydin!

Muhammed Esed

O, hakkı inkara şartlanmış olanları ölüme sürüklediği zaman, (nasıl olacak) bir görebilseydin: Melekler onların yüzlerine, sırtlarına vurarak: "Yakıp kavuran azabı tadın, bakalım!" (diyecekler),

Mustafa İslamoğlu

Ve O, küfre saplanıp kalanlara ölümü tattırdığında bir görmeliydin: Melekler onların suratlarına ve sırtlarına vurarak (diyecekler) ki: "Tadın bakalım yakıcı azabı;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve görecek olsan o zaman ki, melekler kâfir olanların canlarını alırlar, yüzlerine ve arkalarına vururlar, «Yangının azabını tadın!» (derler).

Ömer Öngüt

Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak ve: “Haydi yangın azabını tadın!” diyerek canlarını alırken onları bir görsen!

Suat Yıldırım

Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak "Tadın bakalım cayır cayır yanmanın acısını!" diyerek canlarını alırken bir görmeliydin!

Süleyman Ateş

Görseydin o inkar edenleri: Melekler, onların canlarını alırken yüzlerine ve kıçlarına vuruyorlar: "Haydi, yangın azabını tadın!" (diyorlardı).

Süleymaniye Vakfı

Melekler, yüzlerine ve sırtlarına vura vura vefat ettirirken o kafirleri bir görsen! Onlara: "Yangın azabını tadın bakalım!" derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Melekler canlarını alırken o kafirleri bir görsen; yüzlerine ve arkalarına vurarak onlara: "Yangın azabını tadın şimdi" derler.

Şaban Piriş

Görseydin o inkar edenleri melekler, kafir olanların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken: (Şöyle diyorlardı) -Yakıcı azabı tadın.

Tefhim-ul Kuran

Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: «Yakıcı azabı tadın» diye o küfredenlerin canlarını alırken görmelisin.

Ümit Şimşek

Melekler yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken, sen o kâfirleri bir görsen! 'Haydi,' derler, 'tadın bakalım yakıcı azabı!'

Yaşar Nuri Öztürk

Bir görseydin o küfre sapanları! Melekler canlarını alırken onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlardı: "Yangın azabını tadın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kaş sən kafirləri mələklər onların canını alarkən görəydin. Mələklər onların üzünə və yanlarına vura-vura deyirdilər: “Dadın yandırıcı odun əzabını!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Kaş sən kafirləri mələklər onların üzünə və yanlarına vura-vura: ″Dadın atəşin əzabını!″ – deyib canlarını alanda görəydin!

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn du sehen würdest, wenn die Engel diejenigen abberufen, die ungläubig sind, wobei sie sie ins Gesicht und auf den Rücken schlagen und (sagen): ʺKostet die Strafe des Brennens!

Almanca — M. A. Rassoul

Könntest du nur sehen, wie die Engel die Seelen der Ungläubigen hinwegnehmen, während sie ihnen Gesicht und Rücken schlagen und (sprechen): ʺKostet die Strafe des Verbrennens!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If you could only see the infidels when the angels of death besiege them all about to disembody their souls, how they descend violently upon them striking their faces and their backs, and say to them: " Now you shall taste the torment of the Fire laid upon the damned".

Abdul Haleem

If only you [Prophet] could see, when the angels take the souls of the disbelievers, how they strike their faces and backs: it will be said, ‘Taste the punishment of the Fire.

Abdullah Yusuf Ali

If thou couldst see, when the angels take the souls of the Unbelievers (at death), (How) they smite their faces and their backs, (saying): "Taste the penalty of the blazing Fire-

Abul A'la Maududi

And if you could only see when the angels took away the souls of the unbelievers, striking them on their faces and backs, saying: 'Taste the torment of burning.

Aisha Bewley

If only you could see when the angels take back those who were kafir at their death, beating their faces and their backs: ‘Taste the punishment of the Burning!

Al-Hilali & Khan

And if you could see when the angels take away the souls of those who disbelieve (at death); they smite their faces and their backs, (saying): "Taste the punishment of the blazing Fire."

Ali Quli Qarai

Were you to see when the angels take away the faithless, striking their faces and their backs, [saying], ‘Taste the punishment of the burning.

Amatul Rahman Omar

Could you but see the angels carrying away the souls of those who disbelieve, smiting their faces and their backs (saying), `Suffer the punishment of burning.

Arthur John Arberry

If thou couldst only see when the angels take the unbelievers, beating their faces and their backs: 'Taste the chastisement of the burning --

Bijan Moeinian

If you could only see how the angels would treat the disbelievers who had been killed in the battle [of Badr] They would slap their faces and kick their rear end saying: "Now is the time that you face the Fire that [you used to deny. ]

E. Henry Palmer

Couldst thou see when the angels take away the souls of those who misbelieve; they smite them on their faces and hinder parts. - 'Taste ye the torment of burning!

Edip-Layth

If you could only see as the controllers take those who have rejected, they strike their faces and their backs: "Taste the punishment of the blazing fire!"

George Sale

And if thou didst behold when the angels cause the unbelievers to die: They strike their faces and their backs, and say unto them, taste ye the pain of burning:

Hamid S. Aziz

If you could see how the angels take away the souls of those who disbelieve, smiting them on their faces and hinder parts, saying, "Taste you the torment of burning!

Mahmoud Ghali

And if you could see the Angels as they take up the ones who disbelieved, striking their faces and their hind parts and (saying), "Taste the torment of the burning. "

Marmaduke Pickthall

If thou couldst see how the angels receive those who disbelieve, smiting faces and their backs and (saying): Taste the punishment of burning!

Mohamed Ahmed - Samira

If you could only see the infidels as the angels draw away their souls and strike their faces and their backs, (saying): "Taste the torment of burning

Muhammad Asad

AND IF thou couldst but see [how it will be] when He causes those who are bent on denying the truth to die: the angels will strike their faces: and their backs, and [will say]: "Taste suffering through fire

Mustafa Khattab

If only you could see when the angels take the souls of the disbelievers, beating their faces and backs, ˹saying,˺ "Taste the torment of burning!

Progressive Muslims

And if you could only see as the Angels take those who have rejected, they strike their faces and their backs: "Taste the punishment of the blazing Fire!"

Sahih International

And if you could but see when the angels take the souls of those who disbelieved. .. They are striking their faces and their backs and [saying], "Taste the punishment of the Burning Fire.

Sam Gerrans

And if thou couldst see when the angels take those who ignore warning, striking their faces and their backs:[...]. — “And taste the punishment of the consuming fire

Shabbir Ahmed

Only if you could perceive how the rejecters leave this world, as the angels put them to death. It is as if they are smiting their faces and backs, "Taste the doom of burning."

Syed Vickar Ahamed

And if you could see, when the angels take the souls of the disbelievers (at the time of their death), that they smite their faces and (strike) their backs, (saying): "Taste the Penalty of the burning Fire—

Taqi Usmani

Only if you were to see (them) when the angels take out the souls of those who disbelieve, beating their faces and their backs, and (saying) "Taste the punishment of the flaming Fire.

The Monotheist Group

And if you could only see as the angels terminate the lives of those who have rejected, they strike their faces and their backs: "Taste the punishment of the blazing Fire!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si tu voyais, lorsque les Anges arrachaient les âmes aux mécréants! Ils les frappaient sur leurs visages et leurs derrières, (en disant): ʺGoûtez au châtiment du Feu.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Xweziya dema melayîket rihê yên ku kafir in distînin û li rû û pişta wan dixin û (ji wan re dibêjin) de ezabê dojehê biçêjin, te bidîta!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als jij maar kon zien wanneer de engelen hen die ongelovig zijn wegnemen, terwijl zij hen op de gezichten en hun ruggen slaan: ʺProeft de straf van de verbranding.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zoo gij hadt gezien toen de engelen de ongeloovigen doodden; toen sloegen zij hunne aangezichten en hunne ruggen en zeiden tot hen: Gevoelt gij de pijn der verbranding?

Hollandaca — Siregar

En als jij (het) zou kunnen zien, wanneer de Engelen (de zielen van) degenen die ongelovig zijn wegnemen, (en hoe) zij hun gezichten en hun ruggen slaan (en zeggen:) ʺProeft de bestraffing van het branden!ʺ (Dan zie je zeker een geweldige zaak.)

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

И если бы ты видел (о, Пророк), как завершают жизнь те, которые стали неверующими. (Когда вырывают их души из их тел) ангелы бьют их [неверующих] по лицам и по спинам (говоря): «И вкусите наказание обжигающего (Огня)!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OM DU kunde se förnekarna av sanningen när änglarna i dödsögonblicket tar emot deras själar och slår dem i ansiktet och i ryggen, medan (de ropar): ʺ(Ni skall få) pröva förbränningens plåga,