Mürselat — Dil Profiliالمرسلات
181 kelime, 50 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ك ف ت(KFT)yalnızca bu suredeBir araya toplamak, kendine doğru çekmek, acele etmek, koşmada hızlı ve çevik olmak, şiddetle zorlamak, uçmak, daraltmak, kavramak, almak.
- ش م خ(ŞMḢ)yalnızca bu suredeYüksek ve görkemli, uzun olmak.
- ش ع ب(ŞAB)2×Ayırmak, toplamak, bir araya getirmek, birleştirmek, görünmek, dağıtmak, ayırmak, parçalamak/ayırmak, tamir etmek, bozmak, (bir mesaj) göndermek, dallanmak, çatallı, düzenini bozmak, düzensizleştirmek, ayarlamak, doğru veya uygun duruma getirmek, uzaklaştırmak, geri göndermek, tutmak, kısıtlamak, çatlamış, bozulmuş, dallanmış, uzaklaşmış, uzak, ölmüş, ayrılmış ırklar veya kabileler, yabancılar, yol/patika ayrımı, su yolu, dağlar arası boğaz, keçi boynuzları arası genişlik veya mesafe, bir parça/bölüm/kısım, Arap yılının sekizinci ayı.
- ف ر ت(FRT)3×Tatlı olmak (su), susuzluğu gidermek, Fırat/Dicle.
Nadir çekim formları
- عُرْفًا(ǔrfen)yalnızca bu surede
- فَالْعَاصِفَاتِ(fe l-ǎāSifeti)yalnızca bu surede
- وَالْمُرْسَلَاتِ(ve l-murselāti)yalnızca bu surede
- نَشْرًا(neşran)yalnızca bu surede
- فَالْمُلْقِيَاتِ(fe l-mulḳiyāti)yalnızca bu surede
- فَالْفَارِقَاتِ(fe l-feriḳāti)yalnızca bu surede
- طُمِسَتْ(Tumiset)yalnızca bu surede
- لِاَيِّ(li eyyi)yalnızca bu surede
- نَخْلُقْكُمْ(naḣluḳkum)yalnızca bu surede
- الْقَادِرُونَ(l-ḳādirūne)yalnızca bu surede
- كِفَاتًا(kifāten)yalnızca bu surede
- شَامِخَاتٍ(şāmiḣātin)yalnızca bu surede
- شُعَبٍ(şuǎbin)yalnızca bu surede
- فُرَاتًا(furāten)yalnızca bu surede
- اللَّهَبِ(l-lahebi)yalnızca bu surede
- بِشَرَرٍ(bi şerarin)yalnızca bu surede
- كَالْقَصْرِ(ke l-ḳaSri)yalnızca bu surede
- جِمَالَتٌ(cimāletun)yalnızca bu surede
- صُفْرٌ(Sufrun)yalnızca bu surede
- ظَلِيلٍ(Zelīlin)yalnızca bu surede
- يَرْكَعُونَ(yerkeǔne)yalnızca bu surede
- وَاَسْقَيْنَاكُمْ(ve esḳaynākum)yalnızca bu surede
- تَرْمِي(termī)yalnızca bu surede
- نُسِفَتْ(nusifet)yalnızca bu surede
- اُقِّتَتْ(uḳḳitet)yalnızca bu surede
- فُرِجَتْ(furicet)yalnızca bu surede
- نُتْبِعُهُمُ(nutbiǔhumu)yalnızca bu surede
- جَمَعْنَاكُمْ(cemeǎ'nākum)yalnızca bu surede
- وَالنَّاشِرَاتِ(ve n-nāşirāti)yalnızca bu surede
- نُذْرًا(nuƶran)yalnızca bu surede
- عَصْفًا(ǎSfen)yalnızca bu surede
- فَرْقًا(ferḳan)yalnızca bu surede
- اُجِّلَتْ(uccilet)2×
- يَعْتَذِرُونَ(yeǎ'teƶirūne)2×
- نُهْلِكِ(nuhliki)2×
- عُذْرًا(ǔƶran)2×
- ظِلَالٍ(Zilālin)2×
- مُجْرِمُونَ(mucrimūne)2×
- كِيدُونِ(kīdūni)2×
- اَمْوَاتًا(emvāten)3×
- ارْكَعُوا(rkeǔ)3×
- ظَلَّ(Zelle)3×
- فَوَاكِهُ(fevākihu)3×
- نَفْعَلُ(nef'ǎlu)3×
- اِنْطَلِقُٓوا(inTaliḳū)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 16 (%39)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 17 (%41)
- Emir (buyurgan)
- 8 (%20)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 11 (%27)
- Muhatap (2. şahıs)
- 13 (%32)
- Gaib (3. şahıs)
- 17 (%41)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-17 | 6/3/0 | 2/1/6 |
| Orta | 18-34 | 6/6/2 | 7/4/3 |
| Son | 35-50 | 4/8/6 | 2/8/8 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ع ذ ر(AZ̃R)Özür dilemek, affetmek, birini suçtan veya kusurdan kurtarmak, mazeret/bahane, mazeret öne sürenler, savunucular.2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.47
- ك ذ ب(KZ̃B)Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.11 ayet · beklenen 2.1 · z=6.39
- ظ ل ل(ƵLL)Kalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.3 ayet · beklenen 0.3 · z=5.55
- ف ص ل(FṦL)Bir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.3 ayet · beklenen 0.3 · z=4.62
- ط ل ق(ŦLG)Bağdan kurtulmak, boşanmak, reddedilmek. talak - boşanma. ta'allaqa (fiil 2) - boşanmak/bırakmak/ayrılmak. mutallaqatun - boşanmış kadın. intalaqa - bir şey yapmaya başlamak, ayrılmak, bir şey yapmaya koyulmak, yoluna gitmek, serbest veya gevşek olmak.2 ayet · beklenen 0.2 · z=4.49
- م و ه(MWH)su, yağmur2 ayet · beklenen 0.5 · z=2.21
- ج ر م(CRM)Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].2 ayet · beklenen 0.5 · z=2.07
- ا ك ل(ÊKL)yiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekler2 ayet · beklenen 0.8 · z=1.34
- ي و م(YWM)Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci5 ayet · beklenen 3.0 · z=1.18
- ق د ر(GD̃R)ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış2 ayet · beklenen 1.0 · z=1.06