Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
ve lā yu'ƶenu lehum fe yeǎ'teƶirūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَا | ve lā | ve | |
| 2 | يُؤْذَنُ | yu'ƶenu | ا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasret | izin verilmez |
| 3 | لَهُمْ | lehum | kendilerine | |
| 4 | فَيَعْتَذِرُونَ | fe yeǎ'teƶirūne | ع ذ رÖzür dilemek, affetmek, birini suçtan veya kusurdan kurtarmak, mazeret/bahane, mazeret öne sürenler, savunucular. | özür dilesinler |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara izin de verilmez, özür getiremezler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlara izin de verilmez, özür getiremezler.
Adem Uğur
Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.
Ahmed Hulusi
Onlara izin de verilmez ki mazeret beyan etsinler!
Ahmet Tekin
Mazeretlerini beyan etmeleri için onlara izin bile verilmeyecek bir gündür.
Ahmet Varol
Kendilerine izin de verilmez ki özür bildirsinler.
Ali Bulaç
Ve onlara özür beyan etmeleri için izin verilmez.
Ali Fikri Yavuz
Kendilerine izin verilmez ki, özür dilesinler.
Ali Rıza Safa
Artık, özür dilemeleri için izin verilmez.
Bayraktar Bayraklı
Özür dilemelerine izin verilmeyecektir.
Bekir Sadak
Onlara izin de verilmez ki ozur beyan etsinler.
Celal Yıldırım
Kendilerine izin verilmez ki özür beyân etsinler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Zamanı geçtiği için) kendilerine izin de verilmez ki mazeret bildirsinler.
Diyanet İşleri
Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
Diyanet İşleri (eski)
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
Diyanet Vakfi
Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İzin de verilmez ki, özür dileyeler!
Elmalılı Hamdi Yazır
İzin de verilmez ki i'tizar ederler
Erhan Aktaş
Onlara izin verilmez ki, özür dilesinler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara izin verilmez ki, özür dilesinler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara izin verilmez ki, özür dilesinler.
Fizilal-il Kuran
Özür dilemelerine de izin verilmez.
Gültekin Onan
Ve onlara özür beyan etmeleri için izin verilmez.
Hamdi Döndüren
Onlara izin de verilmez ki (sözde) özürlerini beyan etsinler!
Hasan Basri Çantay
Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.
Hasib Asutay
Kendilerine izin verilmez ki (sözde) özür dilesinler.
Hayrat Neşriyat
Onlara izin de verilmez ki özür dilesinler!
İbni Kesir
Onlara izin de verilmez ki özür dilesinler.
Mehmet Okuyan
Özür dilemeleri için kendilerine izin verilmeyecektir.
Muhammed Esed
ve özür dilemelerine izin verilmeyeceği o Gün.
Mustafa İslamoğlu
(o gün) onlara özür dilemeleri için dahi verilmez izin.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlar için izin verilmez, itizarda da bulunamazlar.
Ömer Öngüt
Kendilerine izin de verilmez ki mazeretlerini beyan etsinler.
Suat Yıldırım
Kendilerine konuşma izni verilmez ki özür dilesinler.
Süleyman Ateş
Kendilerine izin de verilmez ki özür dilesinler.
Süleymaniye Vakfı
Onlara izin verilmeyecek ki özür beyan etsinler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Özürlerini ortaya koymalarına dahi izin verilmez.
Şaban Piriş
Özür dilemeleri için onlara izin verilmez.
Tefhim-ul Kuran
Ve onlara, özür beyan etmeleri için izin de verilmez.
Ümit Şimşek
İzin de verilmez ki özür dilesinler.
Yaşar Nuri Öztürk
İzin verilmez ki onlara özür dilesinler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara üzrxahlıq üçün izin belə verilməyəcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlara üzr istəməyə izin də verilməz.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ihnen wird nicht erlaubt zu sprechen, um sich zu entschuldigen.
Almanca — Der Edle Quran
und (es) ihnen nicht erlaubt wird, daß sie sich entschuldigen.
Almanca — M. A. Rassoul
Es wird ihnen nicht erlaubt sein, Entschuldigungen vorzubringen.
Almanca — Muhammad Zaidan
und ihnen nicht erlaubt wird, damit sie sich entschuldigen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Nor are they permitted to plea in justification of their deeds of inequity nor of the deeds which with their words did not accord
Abdul Haleem
and they will be given no chance to offer any excuses.
Abdullah Yusuf Ali
Nor will it be open to them to put forth pleas.
Abul A'la Maududi
nor will they be allowed to proffer excuses.
Aisha Bewley
nor will they be allowed to offer any excuses.
Al-Hilali & Khan
And they will not be permitted to put forth any excuse.
Ali Quli Qarai
nor will they be permitted to offer excuses.
Amatul Rahman Omar
Nor shall they be allowed to offer excuses.
Arthur John Arberry
neither be given leave, and excuse themselves.
Bijan Moeinian
Nor will be they given the opportunity to apologize.
E. Henry Palmer
when they are not permitted to excuse themselves!
Edip-Layth
Nor will it be permitted for them so they can make excuses.
George Sale
neither shall they be permitted to excuse themselves.
Hamid S. Aziz
Nor are they permitted to make excuses (or pleas).
Mahmoud Ghali
Nor be permitted to, then excuse themselves.
Marmaduke Pickthall
Nor are they suffered to put forth excuses.
Mohamed Ahmed - Samira
Nor given leave to make excuses.
Muhammad Asad
nor be allowed to proffer excuses!
Mustafa Khattab
nor will they be permitted to offer excuses.
Progressive Muslims
Nor will it be permitted for them so they can make excuses.
Sahih International
Nor will it be permitted for them to make an excuse.
Sam Gerrans
Nor be given leave, then put forth excuses.
Shabbir Ahmed
Nor will they be allowed to make excuses.
Syed Vickar Ahamed
And they will not be allowed to bring out any excuse (begging for mercy).
Taqi Usmani
nor will they be allowed to offer excuses.
The Monotheist Group
Nor will it be permitted for them so they can make excuses.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et point ne leur sera donné permission de sʹexcuser.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Destûr jî ji wan re nayê dayîn vêca ku mehna xwe (uzrê xwe) bibêjin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En het wordt hun niet toegestaan zich te verontschuldigen.
Hollandaca — Siregar
En er wordt hun niet toegestaan zich te verontschuldigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не будет дано им позволения (говорить), чтобы они оправдались (потому что нет для этого оправдания).
Rusça — Osmanov
И не будет им дозволено оправдываться.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ingen kommer att tillåtas urskulda sig.