Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْ
ve iƶā l-cibālu nusifet
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَاِذَا | ve iƶā | ve zaman | |
| 2 | الْجِبَالُ | l-cibālu | ج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmak | dağlar |
| 3 | نُسِفَتْ | nusifet | ن س فKökünden sökmek, toza indirgemek, dağıtmak, yere atmak, yok etmek, parçalamak, ezmek, parçalara ayrılarak savrulmak | ufalanıp savrulduğu |
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve dağlar, yerlerinden kopup dümdüz olunca.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve dağlar, yerlerinden kopup dümdüz olunca.
Adem Uğur
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Ahmed Hulusi
Dağlar savrulduğunda,
Ahmet Tekin
Dağlar temellerinden sökülüp savrulduğu zaman nasıl ertelenebilir?
Ahmet Varol
Dağlar yerlerinden sökülüp savurulduğu zaman,
Ali Bulaç
Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
Ali Fikri Yavuz
Dağlar (yerlerinden) sökülüp savrulduğu zaman,
Ali Rıza Safa
Ve dağlar ufalanıp savrulduğunda.
Bayraktar Bayraklı
- Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!
Bekir Sadak
Daglar pamuk gibi atildigi zaman,
Celal Yıldırım
Dağlar yerinden kopup savrulduğu zaman,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Dağlar sökülüp savrulduğunda;
Diyanet İşleri
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Diyanet İşleri (eski)
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
Diyanet Vakfi
(8-11) Yıldızların ışığı söndürüldüğü, gökkubbe yarıldığı, dağlar ufalanıp savrulduğu ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Dağlar savrulduğu zaman,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
dağlar savrulduğu vakit,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o dağlar savurulduğu vakıt
Erhan Aktaş
Dağlar ufalanıp savrulduğunda;
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Dağlar ufalanıp savrulduğunda;
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Dağlar ufalanıp savrulduğunda;
Fizilal-il Kuran
Dağlar ufalanıp dağıldığı zaman,
Gültekin Onan
Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
Hamdi Döndüren
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Hasan Basri Çantay
dağlar (yerinden koparılıb) savurulduğu zaman,
Hasib Asutay
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Hayrat Neşriyat
(8-11) Nihâyet yıldızlar söndürüldüğü zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere (ümmetleri hakkında şâhidlik etmeleri için) vakit belirlendiği zaman!
İbni Kesir
Dağlar atıldığı zaman,
Mehmet Okuyan
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Muhammed Esed
ve dağlar toz gibi ufalandığı zaman,
Mustafa İslamoğlu
ve dağlar un ufak edildiği zaman;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o an ki, dağlar dağılıverir.
Ömer Öngüt
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman.
Suat Yıldırım
Dağlar parçalanıp savrulduğu zaman,
Süleyman Ateş
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Süleymaniye Vakfı
dağlar un ufak edilip savrulduğu zaman,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
dağlar parçalanıp savrulunca,
Şaban Piriş
Dağlar un ufak savrulduğu zaman..
Tefhim-ul Kuran
Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
Ümit Şimşek
Dağlar savrulduğunda,
Yaşar Nuri Öztürk
Dağlar un ufak edilip savrulduğunda,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Dağlar dağılacağı zaman;
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Dağlar parça-parça olub dağılacağı (toz kimi havada uçacağı);
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
wenn die Berge weggeblasen werden,
Almanca — Der Edle Quran
und wenn die Berge zersprengt werden
Almanca — M. A. Rassoul
und wenn die Berge hinweggeblasen sind
Almanca — Muhammad Zaidan
und wenn die Berge zertrümmert werden,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And the mountains melt and disappear out of sight,
Abdul Haleem
when the mountains are turned to dust
Abdullah Yusuf Ali
When the mountains are scattered (to the winds) as dust;
Abul A'la Maududi
and the mountains are blown away,
Aisha Bewley
when the mountains are pulverised,
Al-Hilali & Khan
And when the mountains are blown away.
Ali Quli Qarai
and when the mountains are scattered [like dust],
Amatul Rahman Omar
And when the mountains shall be blown down to pieces,
Arthur John Arberry
when the mountains shall be scattered
Bijan Moeinian
When the mountains are reduced to dust.
E. Henry Palmer
And when the mountains shall be winnowed!
Edip-Layth
When the mountains are destroyed.
George Sale
and when the mountains shall be winnowed,
Hamid S. Aziz
And when the mountains are carried away as dust,
Mahmoud Ghali
And when the mountains will be crushed,
Marmaduke Pickthall
And when the mountains are blown away,
Mohamed Ahmed - Samira
The mountains reduced to dust and blown away,
Muhammad Asad
and when the mountains are scattered like dust,
Mustafa Khattab
and the mountains are blown away,
Progressive Muslims
And when the mountains are destroyed.
Sahih International
And when the mountains are blown away
Sam Gerrans
And when the mountains are scattered,
Shabbir Ahmed
And when the mountains are blown away as dust. (The great ones who enslave the weak float around like flakes of wool). (20:105), (56:5).
Syed Vickar Ahamed
And when the mountains are blown (to the winds) as dust;
Taqi Usmani
and when the mountains will be blown away as dust,
The Monotheist Group
And when the mountains are destroyed.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et que les montagnes seront pulvérisées,
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer de bergen worden verstrooid.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als de bergen zullen uiteenstuiven.
Hollandaca — Siregar
En wanneer de bergen verpulverd worden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и когда горы развеются (в пыль),
Rusça — Osmanov
когда горы рассыплются [во прах],