(34-35) "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.

اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰى ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰى

evlā leke fe evlā / ṧumme evlā leke fe evlā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da kötülük sana gerek de gene kötülük sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra da kötülük sana gerek de gene kötülük sana.

Adem Uğur

Evet, lâyıktır sana (o azap) lâyık!

Ahmed Hulusi

Evet, kesinlikle gereklidir sana gerekli!

Ahmet Tekin

Bir daha teyit edelim. Cezalandırılacağın günler yaklaştı, iyice yaklaştı.

Ahmet Varol

Sonra sana layık olan (yine azap ve helaktir), yine senin layığın budur.

Ali Bulaç

Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın.

Ali Fikri Yavuz

Sonra yine azab olsun sana, azab gerek!

Ali Rıza Safa

Yine; hak ettin sen, hak ettin!

Bayraktar Bayraklı

- Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Bekir Sadak

Daha ne olsun, sana yaziklar olsun, yaziklar!

Celal Yıldırım

Sonra yine yazıklar olsun sana yazıklar! (Sen bu azaba çok daha lâyıksın.)

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Evet o sana yaklaştıkça yaklaşıyor!

Diyanet İşleri

(34-35) "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar!

Diyanet Vakfi

Evet, lâyıktır sana (o azap) lâyık!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Evet, gerektir o bela sana gerek.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Evet gerektir o bela sana gerek!

Elmalılı Hamdi Yazır

Evet, gerektir sana o bela gerek

Erhan Aktaş

Evet, yazık sana yazık, sen hak ettin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Evet, yazık sana yazık, sen hak ettin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Evet, yazık sana yazık, sen hak ettin.

Fizilal-il Kuran

Yine vay başına geleceklere!

Gültekin Onan

Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın.

Hamdi Döndüren

Yazıklar olsun sana!

Hasan Basri Çantay

Yine (hoşlanmadığın herşey) sana yaklaş (ıb çat) sın. Zira (sen buna başkalarından daha çok) layıksın.

Hasib Asutay

Evet, layıktır sana (azap) layıktır!

Hayrat Neşriyat

Sonra (tekrar tekrar) sana daha lâyıktır (bu azab), daha lâyık!

İbni Kesir

Yine yazıklar olsun sana, yazıklar.

Mehmet Okuyan

Sonra (tekrar) yazıklar olsun sana, yazıklar olsun!

Muhammed Esed

yakınına, daha da yakınına!

Mustafa İslamoğlu

Tekrar (duy ey insan), yaklaşmakta olan hemen yanıbaşında!

Ömer Nasuhi Bilmen

(35-36) Sonra yine vay sana! Vay sana. İnsan sanır mı ki, başıboş bırakılacaktır?

Ömer Öngüt

Evet! Gerektir o belâ sana gerek!

Suat Yıldırım

Yazık ki sana ne yazık!

Süleyman Ateş

Yine yazık sana yazık!

Süleymaniye Vakfı

Evet, sana layık olan budur, işte bu!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Evet, senin için öncelikli olan ve öncelikli olması gereken budur.

Şaban Piriş

Sonra sen buna layıksın!

Tefhim-ul Kuran

Yine buna müstahaksın, dahasına da müstahaksın.

Ümit Şimşek

Yine lâyıktır sana, lâyık!

Yaşar Nuri Öztürk

Evet, çok uygundur sana bu bela, çok uygun!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yenə də vay sənin halına, vay!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yenə də vay sənin halına, vay!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nochmals: wehe dir, ja wehe!

Almanca — Der Edle Quran

Abermals: Wehe dir, ja wehe!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und abermals wehe dir! Und nochmals wehe!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

ja! Es kam dir näher, es kam näher, (so nimm dich in Acht!).

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed it serves you right.

Abdul Haleem

Closer and closer still.

Abdullah Yusuf Ali

Again, Woe to thee, (O men!), yea, woe!

Abul A'la Maududi

again, it is worthy of you, altogether worthy.

Aisha Bewley

Then closer to you and closer still.

Al-Hilali & Khan

Again, woe to you [O man (disbeliever)]! And then (again) woe to you!

Ali Quli Qarai

Again, woe to you! Woe to you!

Amatul Rahman Omar

Again (in the Hereafter) woe be to you, then woe upon woe!

Arthur John Arberry

then nearer to thee and nearer!

Bijan Moeinian

Indeed such a man deserves his miserable destiny.

E. Henry Palmer

again woe to thee, and woe to thee!

Edip-Layth

Then woe to you and woe to you.

George Sale

And again, woe be unto thee; woe!

Hamid S. Aziz

Again, nearer unto you and nearer (comes the doom).

Mahmoud Ghali

Thereafter (it is) more appropriate for you, then more appropriate!

Marmaduke Pickthall

Again nearer unto thee and nearer (is the doom).

Mohamed Ahmed - Samira

Alas, the woe for you!

Muhammad Asad

and ever nearer unto thee, and nearer!

Mustafa Khattab

Again, woe to you, and even more woe!

Progressive Muslims

Then woe to you and woe to you.

Sahih International

Then woe to you, and woe!

Sam Gerrans

Then nearer to Thee and nearer!)

Shabbir Ahmed

Again! This is the most befitting for you - now this is the most befitting. (The impending requital befits the behavior).

Syed Vickar Ahamed

Again, suffering and sorrow to you (woe unto you, O man!), and a great suffering to you!

Taqi Usmani

Again, woe to you, then woe to you!

The Monotheist Group

Then woe to you and woe to you.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et encore malheur à toi, malheur!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê ezab li ser ezab ji bo te be!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En nog eens: Wacht maar jij, wacht maar.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het nadert steeds. Wee! en nog eens wee over u; wee!

Hollandaca — Siregar

Nogmaals, wee jou, wee!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Затем горе [погибель] тебе и (еще раз) горе [погибель]!

Rusça — Osmanov

И еще раз горе тебе, горе!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ja, (ditt slut) är nära!