Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.
ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِهِ يَتَمَطّٰى
ṧumme ƶehebe ilā ehlihi yetemeTTā
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ثُمَّ | ṧumme | sonra, ayrıca | |
| 2 | ذَهَبَ | ƶehebe | ذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek | gitti |
| 3 | اِلٰٓى | ilā | — | |
| 4 | اَهْلِهِ | ehlihi | ا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar | ailesine |
| 5 | يَتَمَطّٰى | yetemeTTā | م ط وKibirli veya küstah bir şekilde yürümek | çalım satarak |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra da salına salına yakınlarının yanına gitmiştir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra da salına salına yakınlarının yanına gitmiştir.
Adem Uğur
Sonra da çalım sata sata yürüyerek kendi ehline (taraftarlarına) gitmişti.
Ahmed Hulusi
Sonra da (benlikle) gerine gerine ehline gitti.
Ahmet Tekin
Sonra çalım satarak yandaşlarının yanına gitti.
Ahmet Varol
Sonra da çalım satarak ailesine gitti.
Ali Bulaç
Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti.
Ali Fikri Yavuz
Sonra da böbürlene böbürlene (dünyada) ehline gitti.
Ali Rıza Safa
Sonra, böbürlenerek yandaşlarına gitti.
Bayraktar Bayraklı
- Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!
Bekir Sadak
(31-33) O, peygamberi dogrulamamis, namaz kilmamis, ama yalanlayip yuz cevirmis, sonra da salina salina kendinden yana olanlara gitmisti.
Celal Yıldırım
Sonra da salına salına gurur içinde ehline (yakınlarına) gitmişti.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra da çalım sata sata yürüyüp yandaşlarına gitmişti.
Diyanet İşleri
Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.
Diyanet İşleri (eski)
(31-33) O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.
Diyanet Vakfi
Sonra da çalım sata sata yürüyerek kendi ehline (taraftarlarına) gitmişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra da gerneşe gerneşe yakınlarına gitti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da gerneşe gerneşe ehline gitti
Erhan Aktaş
Sonra böbürlenerek yandaşlarına gitti.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra böbürlenerek yandaşlarına gitti.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra böbürlenerek yandaşlarına gitti.
Fizilal-il Kuran
Sonra çalım satarak ailesinin yanına döndü.
Gültekin Onan
Sonra çalım satarak ehline (yakınlarına) gitmişti.
Hamdi Döndüren
Sonra da çalım satarak ailesine gitti.
Hasan Basri Çantay
sonra da çalım sata sata yürüyerek ehline gitmişdi.
Hasib Asutay
Sonra da çalım satarak ailesine gitmiştir.
Hayrat Neşriyat
Sonra da çalımlana çalımlana âilesine gitti.
İbni Kesir
Sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.
Mehmet Okuyan
Sonra da kibirlenerek kendi ailesine gitmişti.
Muhammed Esed
ve sonra böbürlenerek geldiği yere döndü.
Mustafa İslamoğlu
sonra çalım satarak aşiretine sığındı:
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra da ailesinin yanına böbürlene böbürlene gitti.
Ömer Öngüt
Sonra da salına salına yürüyerek taraftarlarının yanına gitmişti.
Suat Yıldırım
Bir de yaptığından memnun olarak, çalımlı çalımlı kendi taraftarlarının yanına varırdı.
Süleyman Ateş
Sonra çalım satarak ailesine gitti.
Süleymaniye Vakfı
Sonra da çalım satarak ailesine ve yakınlarına gitti.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
sonra da kahraman edasıyla yandaşlarının yanına gitmişti.
Şaban Piriş
Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti.
Tefhim-ul Kuran
Sonra da çalım satarak yakınlarına gitmişti.
Ümit Şimşek
Sonra kasılarak yârânına vardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra da lovğa-lovğa öz ailəsinin yanına getdi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonra da özünü darta-darta ailəsinin yanına getdi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und ist stolzen Schrittes zu seinen Angehörigen gegangen.
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf ging er zu seinen Angehörigen, stolzierend.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann ging er mit stolzem Gang zu den Seinen.
Almanca — Muhammad Zaidan
dann ging er zu seiner Familie in Überheblichkeit.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
and among his people he walked upon air and exercised self – conceit;
Abdul Haleem
walking back to his people with a conceited swagger.
Abdullah Yusuf Ali
Then did he stalk to his family in full conceit!
Abul A'la Maududi
then he went back to his kinsfolk, elated with pride.
Aisha Bewley
and then went off to his family, swaggering.
Al-Hilali & Khan
Then he walked in conceit (full pride) to his family admiring himself!
Ali Quli Qarai
and went swaggering to his family.
Amatul Rahman Omar
Then he went to his kinsfolk strutting along (in false pride).
Arthur John Arberry
then he went to his household arrogantly.
Bijan Moeinian
Man who returned arrogantly back to his folks joking.
E. Henry Palmer
Then he went to his people haughtily -
Edip-Layth
Then he went to his family admiring himself.
George Sale
Then he departed unto his family, walking with a haughty mien.
Hamid S. Aziz
Then he went to his folk, arrogant.
Mahmoud Ghali
Thereafter he went to his family striding haughtily.
Marmaduke Pickthall
Then went he to his folk with glee.
Mohamed Ahmed - Samira
Then he strutted back to his people.
Muhammad Asad
and then went arrogantly back to what he had come from.
Mustafa Khattab
then went to their own people, walking boastfully.
Progressive Muslims
Then he went to his family admiring himself.
Sahih International
And then he went to his people, swaggering [in pride].
Sam Gerrans
Then went to his household in arrogance.
Shabbir Ahmed
And then used to walk back to his folk and his ways gleefully.
Syed Vickar Ahamed
Then he went back to his family with false pride!
Taqi Usmani
then he went to his home, puffed up with pride.
The Monotheist Group
Then he went to his family admiring himself.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
puis il sʹen est allé vers sa famille, marchant avec orgueil.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Piştre bi quretî û devavêtin çû cem alîgirên xwe.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen ging hij snoevend naar zijn familie.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarop ging hij tot zijn gezin terug, met hoogmoed wandelende.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
затем отправился к своей семье, с горделивой (из-за своего неверия) походкой.
Rusça — Osmanov
а потом спесиво возвратился к своей семье.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och sedan gick han, högfärdig och självbelåten, tillbaka till de sina.