Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.

وَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

ve Sbir ǎlā mā yeḳūlūne ve hcurhum hecran cemīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاصْبِرْve Sbirص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabret
2عَلٰىǎlā
3مَاşeylere
4يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleonların dedikleri
5وَاهْجُرْهُمْve hcurhumه ج رTerk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr - kötü davranış, utanç verici eylem, saçma konuşma.ve onlardan ayrıl
6هَجْرًاhecranه ج رTerk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr - kötü davranış, utanç verici eylem, saçma konuşma.bir ayrılışla
7جَمِيلًاcemīlenج م لBir şey veya şeyleri toplamak, güzel olmak, kişilik olarak hoş olmak, davranış/ahlaki karakter açısından iyi olmak, ılımlı olmak, hoş/nazik olmak, yakışıklı olmak, edepli/onurlu/zarif olmak, zarif olmak, bir şeyi birleştirmek veya tamamlamak, [Jaml] erkek deve; gemi; hurma ağacı; büyük deniz balığı veya balina; bükülmüş ip.güzel

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sabret dediklerine ve gönlünden onlara aykırı olmakla berâber kötülüklerine karşı vermeyerek bırak onları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve sabret dediklerine ve gönlünden onlara aykırı olmakla berâber kötülüklerine karşı vermeyerek bırak onları.

Adem Uğur

Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.

Ahmed Hulusi

Onların dediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılış ile ayrıl!

Ahmet Tekin

Ötekilerin söyledikleri mantıksız, çirkin, incitici sözlere karşı sabrederek mücadeleye devam et. Tamamen irtibatını kesmeden, anlayışlı, hoşgörülü davranarak, onlardan uzak dur. Onlara şimdilik elleme.

Ahmet Varol

Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılışla ayrıl.

Ali Bulaç

Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.

Ali Fikri Yavuz

Ve inkârcıların diyeceklerine, (sana iftira ve yalanlarına) sabırlı ol ve onları güzel bir şekilde terk edip ayrıl.

Ali Rıza Safa

Onların söylediklerine karşı dirençli ol ve onlardan güzellikle ayrıl.

Bayraktar Bayraklı

Onların dediklerine/diyeceklerine sabret ve onlardan güzelce ayrıl!

Bekir Sadak

Putperestlerin soylediklerine sabret, yanlarindan guzellikle ayril.

Celal Yıldırım

Onların (inkarcı müşriklerin) dediklerine katlan. Onları güzel bir tavırla terkedip ayrıl.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların söylediklerine katlan ve uygun bir şekilde onlardan uzaklaş.

Diyanet İşleri

Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.

Diyanet İşleri (eski)

Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.

Diyanet Vakfi

Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Başkalarının sözlerine sabret ve onları güzel bir terkedişle terket

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ağyarın diyeceklerine sabret ve onları bir hecr-i cemil ile terket, ayrıl!

Erhan Aktaş

Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların söylediklerine sabret. Ve onlardan güzellikle uzak dur.

Fizilal-il Kuran

Müşriklerin senin için dediklerine sabret, yanlarından nazik bir şekilde ayrıl.

Gültekin Onan

Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.

Hamdi Döndüren

Sen onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.

Hasan Basri Çantay

Onlar ne derlerse katlan. Onlardan sızıltısızca ayrıl.

Hasib Asutay

Onların (3) dediklerine sabret ve onları güzelce bir ayrılışla terk et. (3. Mekke müşriklerinin.)

Hayrat Neşriyat

Hem (o müşriklerin) söylediklerine sabret ve onları güzel bir ayrılışla terket!

İbni Kesir

Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.

Mehmet Okuyan

O (müşriklerin) söylediklerine karşı sabırlı ol ve onlardan güzellikle uzaklaş!

Muhammed Esed

halkın (senin aleyhinde) söyleyebileceği her şeye sabırla katlan ve onlardan uygun şekilde uzaklaş.

Mustafa İslamoğlu

Ve onların söyleyebilecekleri her şeye karşı sabırla diren ve güzellikle uzaklaş onlar(ın çirkin tavırların)dan;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve diyecekleri şey üzerine sabret ve onları güzelce bir ayrılışla terk eyle!

Ömer Öngüt

Onların söylediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl.

Suat Yıldırım

Onların söylediklerine karşı sabret, onlardan güzel bir tavırla uzak dur!

Süleyman Ateş

Onların dediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl.

Süleymaniye Vakfı

Onların söylediklerine sabret /duruşunu bozma ve onlardan güzel bir şekilde ayrıl.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.

Şaban Piriş

Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.

Tefhim-ul Kuran

Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.

Ümit Şimşek

Onların söylediklerine sabret ve güzellikle onlardan uzaklaş.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların söylediklerine sabret! Ve güzelce ayrıl onlardan.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Müşriklərin dediklərinə səbir et və onlardan xoşluqla uzaqlaş.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Onların (Məkkə müşriklərinin) sənə deyəcəklərinə (batil söz və iftiralarına) səbr et. Onlardan gözəl tərzdə ayrıl!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Harre geduldig aus! Ertrage alles, was sie sagen, und halte dich langmütig von ihnen zurück!

Almanca — Der Edle Quran

Und ertrage standhaft, was sie sagen, und meide sie auf schöne Weise.

Almanca — M. A. Rassoul

Und ertrage in Geduld alles, was sie reden; und halte dich von ihnen in angenehmer Weise zurück.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und übe dich in Geduld dem gegenüber, was sie sagen und entferne dich von ihnen in schöner Entfernung!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Be patient and forbear their -the Pagans- insults, and avoid them nicely, for true nobleness teaches forbearance from so foul a wrong,

Abdul Haleem

patiently endure what they say, ignore them politely,

Abdullah Yusuf Ali

And have patience with what they say, and leave them with noble (dignity).

Abul A'la Maududi

And bear patiently the vain things they utter, and gracefully forsake them.

Aisha Bewley

Be steadfast in the face of what they say and cut yourself off from them – but courteously.

Al-Hilali & Khan

And be patient (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) with what they say, and keep away from them in a good way.

Ali Quli Qarai

and be patient over what they say, and keep away from them in a graceful manner.

Amatul Rahman Omar

And patiently persevere in the face of all that these (enemies) say and withdraw from them in a graceful manner.

Arthur John Arberry

And bear thou patiently what they say, and forsake them graciously.

Bijan Moeinian

And be patient with your enemies and leave them with dignity.

E. Henry Palmer

And endure patiently what they say, and flee from them with a decorous flight.

Edip-Layth

Be patient over what they say, and depart from them in a good manner.

George Sale

And patiently suffer the contumelies which the infidels utter against thee; and depart from them with a decent departure.

Hamid S. Aziz

And bear patiently what they say and avoid them with a becoming avoidance (or leave taking).

Mahmoud Ghali

And (endure) patiently what they (The disbelievers) say, and forsake them with a becoming forsaking.

Marmaduke Pickthall

And bear with patience what they utter, and part from them with a fair leave-taking.

Mohamed Ahmed - Samira

Bear with patience what they say, and gracefully come away from them.

Muhammad Asad

and endure with patience whatever people may say [against thee], and avoid them with a comely avoidance.

Mustafa Khattab

Be patient ˹O Prophet˺ with what they say, and depart from them courteously.

Progressive Muslims

And be patient over what they say, and depart from them in a good manner.

Sahih International

And be patient over what they say and avoid them with gracious avoidance.

Sam Gerrans

And be thou patient over what they say, and forsake thou them with a comely forsaking.

Shabbir Ahmed

And endure with patience whatever people may say, and leave them with a noble leaving.

Syed Vickar Ahamed

And have patience with what they say, and leave them with noble (dignity).

Taqi Usmani

And bear patiently what they (the opponents) say, and part with them in a beautiful manner.

The Monotheist Group

And be patient over what they say, and depart from them in a good manner.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et endure ce quʹils disent; et écarte-toi dʹeux dʹune façon convenable.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li hember ya dibêjin xwe ragire û bi xweşikayî dev ji wan berde.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En verdraag wat zij zeggen geduldig en ga minzaam bij hen weg.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Draag den schimp geduldig, dien de ongeloovigen u toevoegen, en vertrek van hen op een voegzame wijze.

Hollandaca — Siregar

En wees geduldig met wat zij zeggen en houd op gepaste wijze afstand van hen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И проявляй терпение по отношению к тому, что говорят они [многобожники] (об Аллахе, Вере и о тебе, о Пророк), и оставь их прекрасным образом [отвернись от них и не мсти им].

Rusça — Osmanov

Будь снисходителен к тому, что говорят они (т. е. мекканские многобожники), и уходи от них по-доброму.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och bär vad (illasinnade människor) säger med tålamod, men håll dig värdigt på avstånd från dem.