Mearic — Dil Profiliالمعارج
217 kelime, 44 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ه ل ع(HLA)yalnızca bu suredeEndişeli, sabırsız, sinirli.
- و ف ض(WFĐ)yalnızca bu suredeAcele etmek/koşmak
- ع ز و(AZW)yalnızca bu suredeİlişki kurmak veya ilişkiyi beyan etmek. İzin: şirketler/gruplar/taraflar.
- ع ه ن(AHN)2×Solmak, kurumak, kırılmak veya eğilmek. ihn (çoğulu uhun) - yün, boyanmış yün, çok renkli yün.
- ش و ي(ŞWY)2×Kızartmak/haşlamak/ızgara yapmak. Kafa derisi, baş derisi, vücudun uç kısımlarına kadar olan deri.
- ج ز ع(CZA)2×Kesmek veya kopartmak, sabırsız olmak, üzüntü veya huzursuzluk göstermek/sergilemek, şiddetli üzüntü göstermek, yarıya veya parçalara bölmek.
- ه ط ع(HŦA)3×İleriye doğru acele etmek, bir noktaya sabit bakarak korkuyla ilerlemek. ahta'a - devenin boynunu uzatarak hızlı yürümesi.
- ج د ث(CD̃S̃)3×Kendine bir mezar veya türbe yapmak; bir mezar veya türbe.
Nadir çekim formları
- سَائِلٌ(sāilun)yalnızca bu surede
- وَفَصِيلَتِهِ(ve feSīletihi)yalnızca bu surede
- تَعْرُجُ(teǎ'rucu)yalnızca bu surede
- الْمَعَارِجِ(l-meǎārici)yalnızca bu surede
- تُـْٔوِيهِ(tu'vīhi)yalnızca bu surede
- لَظٰى(leZā)yalnızca bu surede
- نَزَّاعَةً(nezzāǎten)yalnızca bu surede
- لِلشَّوٰى(li ş-şevā)yalnızca bu surede
- هَلُوعًا(helūǎn)yalnızca bu surede
- جَزُوعًا(cezūǎn)yalnızca bu surede
- مَنُوعًا(menūǎn)yalnızca bu surede
- دَائِمُونَ(dāimūne)yalnızca bu surede
- يُصَدِّقُونَ(yuSaddiḳūne)yalnızca bu surede
- مَأْمُونٍ(me'mūnin)yalnızca bu surede
- وَالْمَغَارِبِ(ve l-meğāribi)yalnızca bu surede
- بِشَهَادَاتِهِمْ(bi şehādātihim)yalnızca bu surede
- قَائِمُونَ(ḳāimūne)yalnızca bu surede
- يُوفِضُونَ(yūfiDūne)yalnızca bu surede
- سَاَلَ(seele)yalnızca bu surede
- يَفْتَدِي(yeftedī)yalnızca bu surede
- اَيَطْمَعُ(e yeTmeǔ)yalnızca bu surede
- يُبَصَّرُونَهُمْ(yubeSSarūnehum)yalnızca bu surede
- يُنْجِيهِ(yuncīhi)yalnızca bu surede
- يَرَوْنَهُ(yeravnehu)yalnızca bu surede
- فَاَوْعٰى(fe ev'ǎā)yalnızca bu surede
- عِزِينَ(ǐzīne)yalnızca bu surede
- الْمُجْرِمُ(l-mucrimu)yalnızca bu surede
- وَنَرٰيهُ(ve nerāhu)yalnızca bu surede
- مَلُومِينَ(melūmīne)2×
- الْعَادُونَ(l-ǎādūne)2×
- رَاعُونَ(rāǔne)2×
- مِقْدَارُهُ(miḳdāruhu)2×
- الْمَشَارِقِ(l-meşāriḳi)2×
- سِرَاعًا(sirāǎn)2×
- لِلسَّائِلِ(li s-sāili)2×
- وَالْمَحْرُومِ(ve l-meHrūmi)2×
- دَافِعٌ(dāfiǔn)2×
- بِمَسْبُوقِينَ(bi mesbūḳīne)2×
- نُبَدِّلَ(nubeddile)2×
- خَمْسِينَ(ḣamsīne)2×
- كَالْعِهْنِ(ke l-'ǐhni)2×
- وَصَاحِبَتِهِ(ve SāHibetihi)2×
- الْمُصَلِّينَ(l-muSallīne)2×
- ابْتَغٰى(bteğā)2×
- وَيَلْعَبُوا(ve yel'ǎbū)2×
- لِاَمَانَاتِهِمْ(li emānātihim)2×
- مُهْطِعِينَ(muhTiǐyne)3×
- كَالْمُهْلِ(ke l-muhli)3×
- مُكْرَمُونَ(mukramūne)3×
- الْاَجْدَاثِ(l-ecdāṧi)3×
- حَمِيمًا(Hamīmen)3×
- تَرْهَقُهُمْ(terheḳuhum)3×
- يُحَافِظُونَ(yuHāfiZūne)3×
- خَلَقْنَاهُمْ(ḣaleḳnāhum)3×
- يُلَاقُوا(yulāḳū)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 15 (%34)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 27 (%61)
- Emir (buyurgan)
- 2 (%5)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 4 (%9)
- Muhatap (2. şahıs)
- 2 (%5)
- Gaib (3. şahıs)
- 38 (%86)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-15 | 3/11/1 | 1/1/13 |
| Orta | 16-30 | 8/2/0 | 0/0/10 |
| Son | 31-44 | 4/14/1 | 3/1/15 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ع ر ج(ARC)Tırmanmak, binmek. Topallamak, aksak olmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=7.72
- ح ف ظ(ḪFƵ)Bir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.2 ayet · beklenen 0.3 · z=3.15
- ص ل و(ṦLW)Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükran3 ayet · beklenen 0.6 · z=3.00
- م س س(MSS)Elle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.2 ayet · beklenen 0.4 · z=2.54
- س ا ل(SÊL)akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek3 ayet · beklenen 0.8 · z=2.41
- ي م ن(YMN)Sağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.2 ayet · beklenen 0.4 · z=2.35
- ي و م(YWM)Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci6 ayet · beklenen 2.7 · z=2.12
- ق د ر(GD̃R)ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış2 ayet · beklenen 0.8 · z=1.26
- ج م ع(CMA)Toplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.2 ayet · beklenen 0.9 · z=1.23
- و ع د(WAD̃)söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)2 ayet · beklenen 0.9 · z=1.15