Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."

وَقَالَ الْمَلَاُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ

ve ḳāle l-meleu (e)lleƶīne keferū min ḳavmihi le ini ttebeǎ'tum şuǎyben innekum iƶen le ḣāsirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2الْمَلَاُl-meleuم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasıileri gelenler
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden
5مِنْmin-nden
6قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi-
7لَئِنِle inieğer
8اتَّبَعْتُمْttebeǎ'tumت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyarsanız
9شُعَيْبًاşuǎybenشعيباŞu'ayb'e
10اِنَّكُمْinnekummuhakkak siz
11اِذًاiƶen
12لَخَاسِرُونَle ḣāsirūneخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.ziyana uğrarsınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar, Şuayb'e uyduğunuz takdîrde andolsun ki dediler, zarara uğrarsınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar, Şuaybʼe uyduğunuz takdîrde andolsun ki dediler, zarara uğrarsınız.

Adem Uğur

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eğer Şuayb'e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.

Ahmed Hulusi

Halkından hakikat bilgisini inkar eden ileri gelenler: "Eğer Şuayb'a tabi olursanız, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz" dediler.

Ahmet Tekin

Kavminden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kodamanlar, halka: 'Şuayb’e tâbi olursanız, o takdirde siz de zarara uğrarsınız' dediler.

Ahmet Varol

Kavminin inkar eden ileri gelenleri dediler ki: 'Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o zaman zarara uğrayanlardan olursunuz.'

Ali Bulaç

Kavminin önde gelenlerinden inkar edenler, dediler ki: "Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."

Ali Fikri Yavuz

Kavminin öncü kâfirleri, diğerlerine şöyle dediler: “- Dininizi bırakıp Şuayb’a uyarsanız, yemin ederiz ki, bu takdirde çok büyük ziyan görenlerden olacaksınız.”

Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Şuayb'ı izlerseniz, kesinlikle yitime uğrarsınız!"

Bayraktar Bayraklı

Kavminden ileri gelen inkarcılar: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız, muhakkak siz ziyana uğrarsınız!" dediler.

Bekir Sadak

Milletinin inkar eden ileri gelenleri, «suayb'i uyarsaniz, and olsun ki siz kaybedersiniz» dediler.

Celal Yıldırım

Kavminden inkâra sapan ileri gelenler: «Şuâyb'e inanıp uyarsanız and olsun ki o takdirde ziyana uğrayanlardan olursunuz!» diyerek (tehdîdde bulundular).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kavminin inkârcı ileri gelenleri, “Eğer Şuayb’a uyarsanız o takdirde siz mutlaka hüsrana uğrarsınız!” dediler.

Diyanet İşleri

Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."

Diyanet İşleri (eski)

Milletinin inkar eden ileri gelenleri, 'Şuayb'a uyarsanız, and olsun ki siz kaybedersiniz' dediler.

Diyanet Vakfi

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eğer Şuayb'e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: «Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavminden ileri gelen kafirler dediler ki: "Eğer Şuayb'a uyarsanız andolsun ki, o takdirde mutlaka zarara düşersiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminden küfreden cumhur cemaat da yemin ederiz, dediler: eğer Şuaybe uyarsanız hiç şüphe yok o takdirde siz kat'i husrane düşeceksiniz

Erhan Aktaş

Halkından Kafir meleler: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halkından Kafir meleler: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halkından gerçeği yalanlayan nankör ileri gelenler: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Soydaşlarının ileri gelenleri 'eğer Şuayb'a uyarsanız, kesinlikle hüsrana uğrar, mahvolursunuz' dediler.

Gültekin Onan

Kavminin önde gelenlerinden küfredenler dediler ki: "Andolsun, eğer Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."

Hamdi Döndüren

Onun kavminden inkâr eden ileri gelenler dediler ki: “Eğer Şuayb’a uyarsanız, işte o zaman ziyana uğrayanlardan olursunuz!”

Hasan Basri Çantay

Onun kavminden kafir olan ileri gelirler: "(Dininizi terk ile) Şuaybe uyarsanız, andolsun ki, o takdirde muhakkak en büyük zarara uğramış kimseler olacaksınız" dedi.

Hasib Asutay

Kavminden inkâr eden ileri gelenleri: 'Eğer Şuayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız ' dediler.

Hayrat Neşriyat

Kavminden inkâr eden ileri gelenler ise dedi ki: 'Yemîn olsun ki, eğer Şuayb’a tâbi' olursanız, o takdirde doğrusu siz elbette hüsrâna uğramış kimseler olursunuz.'

İbni Kesir

Kavminden küfretmiş olan ileri gelenler dediler ki: Şuayb'a uyarsanız; andolsun ki siz, o zaman hüsrana uğrayanlardansınız.

Mehmet Okuyan

Kavminin kâfir olan yöneticileri “Şuayb’a uyarsanız bu durumda şüphesiz ki siz kaybedersiniz!” demişlerdi.

Muhammed Esed

Ne var ki, kavimleri arasından, hakkı inkara şartlanmış olan elebaşları, (Şuaybın yandaşlarına:) "Doğrusu, eğer Şuayba uyarsanız, bilin ki, kaybedenlerden olacaksınız!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

Ve kavminden inkarda direnen seçkinler: "Eğer Şuayb'e uyacak olursanız kesinlikle kaybeden siz olacaksınız!" diye tehdit ettiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onun kavminden kâfir olmuş olan ileri gelenleri demişti ki: «Eğer Şuayb'e tebâiyyet ederseniz, şüphesiz siz o zaman en büyük zarara düşmüşler olursunuz.»

Ömer Öngüt

Kavminin ileri gelen kâfirleri dediler ki: “Eğer Şuayb'e uyarsanız, yemin ederiz ki bu takdirde ziyan edenlerden olacaksınız. ”

Suat Yıldırım

Kavminden inkâra sapan ileri gelenler "Eğer Şuayb’a uyacak olursanız kesinlikle perişan olursunuz!" diye tehditte bulundular.

Süleyman Ateş

Kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"

Süleymaniye Vakfı

Halkının önde gelenlerinden, ayetleri görmezlikte direnenler şöyle dediler: "Hele Şuayb'a uyun, kesinlikle kaybedeceksiniz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkının itibarlı kişilerinden ayetleri görmezden gelenler (kafirler) şöyle dediler: "Hele Şuayb'a uyun; kesin olarak kaybedersiniz."

Şaban Piriş

Toplumun önde gelen kafirleri dediler ki: -Şuayb'e uyarsanız o zaman mahvolursunuz!

Tefhim-ul Kuran

Kavminin önde gelenlerinden küfre sapanlar, dediler ki: «Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz.»

Ümit Şimşek

Kavminin ileri gelen kâfirleri ise, 'Şuayb'a uyarsanız ziyan edersiniz' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun küfre sapan kodamanları dedi ki: "Eğer Şuayb'ın ardısıra giderseniz hüsrana gömülenler olursunuz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onun qövmünün kafir zadəganları dedilər: “Əgər Şueybin ardınca getsəniz, siz mütləq ziyana uğrayanlardan olarsınız”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Şüeyb) tayfasının kafir əʼyanları (tabeliyində olanlara) dedilər: ″Əgər (dininizi atıb) Şüeybin ardınca getsəniz, şübhəsiz ki, (çox böyük) ziyana uğramış olarsınız!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die ungläubigen Notabeln des Volkes aber verkündeten: ʺWenn ihr Schuʹaib folgt, dann seid ihr fürwahr Verlorene.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Aber die führende Schar aus seinem Volk, die ungläubig war, sagte: ʺWenn ihr Suʹaib folgt, dann werdet ihr fürwahr Verlierer sein.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und die Vornehmen seines Volkes, die ungläubig waren, sagten: ʺWenn ihr Suaib folgt, seid ihr wahrlich verloren.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Entscheidungsträger seiner Leute, die Kufr betrieben haben, sagten: ʺSolltet ihr Schuʹaib folgen, gewiß wäret ihr dann doch Verlierer.”

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then said the wicked leaders among his people to those who did not gather to their leaders' standard: " If you should take Shu'aib as a guide and espouse his cause, then you shall be great losers".

Abdul Haleem

The disbelieving leaders among his people said, ‘You will certainly be losers if you follow Shuayb’-

Abdullah Yusuf Ali

The leaders, the unbelievers among his people, said: "If ye follow Shu'aib, be sure then ye are ruined!"

Abul A'la Maududi

The elders of his people who disbelieved said: 'Should you follow Shu'ayb, you will be utter losers.

Aisha Bewley

The ruling circle of those of his people who were kafir said, ‘If you follow Shu‘ayb, you will definitely be lost. ’

Al-Hilali & Khan

The chiefs of those who disbelieved among his people said (to their people): "If you follow Shu‘aib, be sure then you will be the losers!"

Ali Quli Qarai

The elite of his people who were faithless said, ‘If you follow Shu‘ayb, you will indeed be losers. ’

Amatul Rahman Omar

The chiefs who had disbelieved from among his people then said, `If you follow Shu`aib you shall then, truly be the losers. '

Arthur John Arberry

Said the Council of those of his people who disbelieved, 'Now, if you follow Shuaib, assuredly in that case you will be losers. '

Bijan Moeinian

The leaders of his people (who had chosen to reject the message of God) said to the people: "If you accept the Shu'aib's way of life, we will be all ruined.

E. Henry Palmer

And the chiefs of those who disbelieved amongst his people said, 'If ye follow Shohaib, verily, ye shall be the losers;'

Edip-Layth

The leaders who rejected from among his people said, "If you follow Shuayb, then you are losers."

George Sale

And the chief men of his people, who disbelieved, said, 'If you follow Shu'aib, you shall then certainly be of the losers. '

Hamid S. Aziz

But the chiefs of those who disbelieved amongst his people said, "If you follow Shu'eyb, verily, you shall be the losers;"

Mahmoud Ghali

And the chiefs who disbelieved from among his people said, "Indeed in case you (ever) follow Shuaayb, lo, surely in that case you will indeed be losers. "

Marmaduke Pickthall

But the chieftains of his people, who were disbelieving, said: If ye follow Shu'eyb, then truly ye shall be the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

The chiefs among his people who did not believe said (to them): "If you follow Shu'aib and his way you will surely be ruined. "

Muhammad Asad

But the great ones among his people, who were bent on denying the truth, said [to his followers]: "Indeed, if you follow Shu'ayb, you will, verily, be the losers!"

Mustafa Khattab

The disbelieving chiefs of his people threatened, "If you follow Shu’aib, you will surely be losers!"

Progressive Muslims

And the leaders who rejected from among his people said: "If you follow Shu'ayb, then you are losers. "

Sahih International

Said the eminent ones who disbelieved among his people, "If you should follow Shu'ayb, indeed, you would then be losers. "

Sam Gerrans

And said the eminent ones who disbelieved among his people: “If you follow Shuʿayb, you will then be the losers.”

Shabbir Ahmed

But the disbelieving chiefs of his nation said, "O People! If you follow Shoaib, then truly we will be ruined (as we lose the big profits in our trade). "

Syed Vickar Ahamed

The leaders of the disbelievers from his people, said to their people: "If you follow Shu’aib, be sure then you will be the losers!"

Taqi Usmani

The chiefs of his people who disbelieved said, "If you are to follow Shu‘aib, then you will be utter losers."

The Monotheist Group

And the leaders who rejected from among his people said: "If you follow Shu'ayb, then you are losers."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et les notables de son peuple qui ne croyaient pas, dirent: ʺSi vous suivez Chuʹaïb, vous serez assurément perdantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji qewmê wî giregirên ku kafir bûn (wiha) digotin: Sond be, (ey gelê me) eger hûn bibine peyrewê Şu‘eyb bêguman hûn ê zerar bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de voornaamsten uit zijn volk, zij die ongelovig waren, zeiden: ʺAls jullie Sjoeʹaib volgen behoren jullie tot de verliezers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de opperhoofden van zijn volk, dat niet geloofde, zeiden: Indien gij Shoaïb volgt, zult gij zekerlijk verdorven zijn.

Hollandaca — Siregar

En de vooraanstaanden van zijn volk, die ongelovig waren, zeiden. ʺAls jullie Sjoeʹaib gevolgd hebben: voorwaar, dan zullen jullie zeker de verliezers zijin.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказала знать из его народа, которые стали неверными: «Если вы (о, люди) последуете за Шуайбом, тогда вы непременно окажетесь в убытке [погибнете]».

Rusça — Osmanov

Предводители его народа, которые не уверовали, сказали: ʺЕсли вы последуете за Шуʹайбом, то непременно окажетесь в числе потерпевших уронʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Folkets äldste, som (alla) förnekade sanningen, sade: ʺOm ni följer Shu`ayb kommer ni helt säkert att stå som förlorare.ʺ